• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Nilgün Cerrahoğlu yazdı : Yüzsüzlüğün elli tonu

    Nilgün Cerrahoğlu yazdı : Yüzsüzlüğün elli tonu

    Survivor’da 2. finalist kim oldu? 13 Haziran Cumartesi Survivor neden yok?

    Survivor’da 2. finalist kim oldu? 13 Haziran Cumartesi Survivor neden yok?

    TR724 HABER

    KULİS | CHP’de yeni parti hazır; Ankara’da iki bina tutuldu

    Zeynep Oral yazdı : Müzik ve Vicdan

    Zeynep Oral yazdı : Festivalde büyülü gece: Bedenimiz bir evrendir

    TR724 HABER

    Faik Öztrak: “Mutlak butlan kararına sebep olan itirafları yok mu sayacağız?”

    Çukurören’in tescilli lezzetinde ekim başladı: 162 yıllık tarım mirasına çimento tehdidi!

    Çukurören’in tescilli lezzetinde ekim başladı: 162 yıllık tarım mirasına çimento tehdidi!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Ankara’da özel sektör öğretmenlerine polis saldırısı: Çok sayıda gözaltı var

    Ankara’da özel sektör öğretmenlerine polis saldırısı: Çok sayıda gözaltı var

    Konferans ikinci gününde 5’inci oturumuyla devam ediyor CANLI

    Konferans ikinci gününde 5’inci oturumuyla devam ediyor CANLI

    Remzi Kartal: Siyasete geçişin önünü açacak hukuki zemin oluşturulmalı

    Remzi Kartal: Siyasete geçişin önünü açacak hukuki zemin oluşturulmalı

    Adana’da 25 hasta tutsak tahliye edilmiyor

    Adana’da 25 hasta tutsak tahliye edilmiyor

    Xana Axpar ve Şemrex yangınlarının üzerinden 2 yıl geçti: Kovuşturma hala açılmadı

    Xana Axpar ve Şemrex yangınlarının üzerinden 2 yıl geçti: Kovuşturma hala açılmadı

    Konferansta ilk gün sona erdi: ‘Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?’ forumu yapıldı

    Konferansta ilk gün sona erdi: ‘Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?’ forumu yapıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Milliler 24 yıllık hasrete yenilgiyle döndü

    Milliler 24 yıllık hasrete yenilgiyle döndü

    Beyaz Saray’da kafes dövüşü: Bir maç, iki Amerika!

    Beyaz Saray’da kafes dövüşü: Bir maç, iki Amerika!

    Bu da oldu; kümese horoz atandı!

    Bu da oldu; kümese horoz atandı!

    Dünya Kupası’nda uçuş maratonu: İki takım 10 bin kilometreyi aşacak

    Dünya Kupası’nda uçuş maratonu: İki takım 10 bin kilometreyi aşacak

    Bilincin penceresi kapanırken: Anestezi ve ölüm paradoksu

    Bilincin penceresi kapanırken: Anestezi ve ölüm paradoksu

    Ekrandan âyineye

    Ekrandan âyineye

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Nilgün Cerrahoğlu yazdı : Yüzsüzlüğün elli tonu

    Nilgün Cerrahoğlu yazdı : Yüzsüzlüğün elli tonu

    Survivor’da 2. finalist kim oldu? 13 Haziran Cumartesi Survivor neden yok?

    Survivor’da 2. finalist kim oldu? 13 Haziran Cumartesi Survivor neden yok?

    TR724 HABER

    KULİS | CHP’de yeni parti hazır; Ankara’da iki bina tutuldu

    Zeynep Oral yazdı : Müzik ve Vicdan

    Zeynep Oral yazdı : Festivalde büyülü gece: Bedenimiz bir evrendir

    TR724 HABER

    Faik Öztrak: “Mutlak butlan kararına sebep olan itirafları yok mu sayacağız?”

    Çukurören’in tescilli lezzetinde ekim başladı: 162 yıllık tarım mirasına çimento tehdidi!

    Çukurören’in tescilli lezzetinde ekim başladı: 162 yıllık tarım mirasına çimento tehdidi!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Ankara’da özel sektör öğretmenlerine polis saldırısı: Çok sayıda gözaltı var

    Ankara’da özel sektör öğretmenlerine polis saldırısı: Çok sayıda gözaltı var

    Konferans ikinci gününde 5’inci oturumuyla devam ediyor CANLI

    Konferans ikinci gününde 5’inci oturumuyla devam ediyor CANLI

    Remzi Kartal: Siyasete geçişin önünü açacak hukuki zemin oluşturulmalı

    Remzi Kartal: Siyasete geçişin önünü açacak hukuki zemin oluşturulmalı

    Adana’da 25 hasta tutsak tahliye edilmiyor

    Adana’da 25 hasta tutsak tahliye edilmiyor

    Xana Axpar ve Şemrex yangınlarının üzerinden 2 yıl geçti: Kovuşturma hala açılmadı

    Xana Axpar ve Şemrex yangınlarının üzerinden 2 yıl geçti: Kovuşturma hala açılmadı

    Konferansta ilk gün sona erdi: ‘Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?’ forumu yapıldı

    Konferansta ilk gün sona erdi: ‘Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?’ forumu yapıldı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Milliler 24 yıllık hasrete yenilgiyle döndü

    Milliler 24 yıllık hasrete yenilgiyle döndü

    Beyaz Saray’da kafes dövüşü: Bir maç, iki Amerika!

    Beyaz Saray’da kafes dövüşü: Bir maç, iki Amerika!

    Bu da oldu; kümese horoz atandı!

    Bu da oldu; kümese horoz atandı!

    Dünya Kupası’nda uçuş maratonu: İki takım 10 bin kilometreyi aşacak

    Dünya Kupası’nda uçuş maratonu: İki takım 10 bin kilometreyi aşacak

    Bilincin penceresi kapanırken: Anestezi ve ölüm paradoksu

    Bilincin penceresi kapanırken: Anestezi ve ölüm paradoksu

    Ekrandan âyineye

    Ekrandan âyineye

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Güncel

Başörtüsü ve tesettür üzerine -1

SG by SG
16 Aralık 2023
in Güncel
0
Başörtüsü ve tesettür üzerine -1


YÜKSEL ÇAYIROĞLU | YORUM 

Modern dönemde şu veya bu gerekçeyle başörtüsünün dinî bir zorunluluk olmadığını ileri süren araştırmacıların da onların sözüne kulak veren, inanan ve bununla amel eden kimselerin de sayısı azımsanamayacak kadar çoktur. Nitekim zaman zaman bize de bu tür sorular soruluyor. Bu yüzden ehlince malum olan bir konuyu bir kere daha ele alma, bazı Kur’ânî prensipleri bir kere daha hatırlatma gereği duyduk.

Bu cümleden olarak ilk yazıda başörtüsü ve tesettürün son asırda niçin tartışma konusu hâline geldiğinin sebeplerini izah edecek, ikinci yazıda başörtüsünü emreden âyetleri değerlendirecek, üçüncü yazıda genel anlamda İslâm’ın tesettür emri üzerinde duracak, son yazıda da başörtüsü ve tesettür emrinin hikmetlerini ele alacağız.

En başta şunu ifade etmeliyiz ki modern döneme gelinceye kadar Müslümanların on dört asırlık tarihinde başörtüsünün hükmü belki de hiç tartışma konusu yapılmamıştır. Başörtüsünün farz olmadığı hükmü, hiçbir âlimin, müçtehidin, mezhep imamının muhtemelen aklına bile gelmemiştir. Çünkü Kur’ân ve Sünnet’in konuyla ilgili emirleri şüpheye mahal bırakmayacak ölçüde açık ve nettir. Bu yüzden fakihler başörtüsü farz mıdır, değil midir tartışmasından ziyade tesettürün niteliği, şekli ve sınırları üzerinde durmuşlardır.

Modern dönemde dinin en muhkem meseleleri bile tartışmaya açıldı. Modern tabulara uymadığı gerekçesiyle sübut ve delaleti kat’i naslar zorlama tevillere tâbi tutuldu. Mevcut düşünce ve uygulamalarla telif edilmesi güç olan Kur’ân ve Sünnet hükümleri tarihsel denilerek reddedildi. Dinî hükümlere duyulan güven ve teslimiyet zedelendi. Dolayısıyla başörtüsü de bu değişimden nasibini aldı ve onun hakkında da yeni sorgulamalar başladı, marjinal görüşler ortaya atıldı. Görünen o ki bu tartışmalar ileriki yıllarda daha da şiddetlenerek devam edecektir.

Gerek Batı’da gerek Türkiye’de gerekse diğer İslâm ülkelerinde başörtüsünün bir problem olarak ortaya çıkmasının ve etrafında bunca kızıl kıyametin kopmasının sebebi sadece dinî gerekçelere dayanmaz. Konunun psikolojik, sosyolojik, siyasi, tarihî, kültürel ve ekonomik bir çok yönü vardır. Özellikle modernitenin kendini kadın üzerinden tanımlaması, modayla, defilelerle, kadın dergileriyle, film ve reklâmlarla yeni bir kadın imajı oluşturması, başörtüsü tartışmalarını tetikleyen kök sebeplerden biri olmuştur. Modernite kadının özgür ve uygar bir birey olmasının önünde tesettürü bir engel olarak gördü. Modern zamanlarda, tesettürün kadını eve hapsettiği, onu esaret altına aldığı ve onun sosyal hayata katılımını engellediği gibi iddialar sıklıkla dile getirildi. Dinin ağırlığının sosyal ve gündelik hayattan çekilmesi de modernleşme yanlılarının işini kolaylaştırdı.

Kadının sosyal rolünün ve giyim kuşamının kapitalist dünya düzeniyle ve tüketim toplumuyla da yakından alakası vardır. Zira sermaye sahiplerinin, üreticilerin, reklamcıların birinci hedefi hep kadın olmuştur. Kadınların, İslâm’ın öngördüğü şekilde giyinmeleri ve buna göre iffetli bir hayat yaşamaları küresel kapitalist sistem açısından oldukça büyük bir tehdit olarak görülmüştür.

Örtünen, makyaj yapmayan, güzellik takıntısı olmayan, teşhircilikten kaçınan, gayrimeşru ilişkilerden uzak duran, gece kulüplerine ve eğlence mekanlarına gitmeyen, moda ve defilelere önem vermeyen, şunun bunun elinde kendini istismar ettirmeyen bir kadın, modern dünyada elbette “istenmeyen kadın” olacaktır. Zira böyle bir anlayışın yayılması, devasa boyutlara ulaşan kozmetik, giyim, moda, eğlence ve fuhuş gibi sektörlerin sonunu getirebilir.

Başörtüsü ve tesettür hakkında sonu gelmez tartışmaların ortaya çıkmasının ve büyük mağduriyetler yaşanmasının diğer önemli bir sebebi de laiklik adı altında gizli veya açık bir şekilde yürütülen din düşmanlığıdır. Laik ve seküler kesimler çıkardıkları kanunlarla ve medya baskısıyla kamusal alanı her türlü dinsel görünürlükten temizlemeye çalışmış, kendilerine göre başörtüsüne olmadık anlamlar yüklemişlerdir. Örtülü kadınları “irticacı” olarak nitelemiş, onların Cumhuriyet ilkelerini tehdit ettiğini ileri sürmüşlerdir. Şayet baş örtmenin dinle ve inançla hiçbir ilgisi olmasaydı, muhtemelen mevcut tartışmaların yüzde biri bile yaşanmazdı. Çünkü karşı çıkılan şey örtünmek değil, ona yansıyan inançlar ve yaşam biçimidir.

Aynı şekilde başörtüsünü siyasi bir simge olarak nitelediği, çağdaşlığa ters bulduğu, kadının özgürlüğünü kısıtladığını düşündüğü, erkek zorbalığıyla ilişkilendirdiği, kadın-erkek eşitliğine aykırı gördüğü veya mahalle baskısına yol açacağını zannettiği için onu eleştirenlerin sayısı da az değildir. Özellikle liberal ve feminist gruplar başörtüsünü Ortaçağ’dan kalma bir âdet ve gerici olmanın bir sembolü olarak görmüş, kadını kısıtladığını ve baskı altına aldığını söylemiş, kadının sosyalleşmesini ve değişik meslekleri icra etmesini engellediğini ileri sürmüş ve başörtülü kadınları acımasızca eleştirmişlerdir.

Bazıları da var ki başörtüsü ve tesettürün dinî hükmü hakkında konuşan kimseleri kadınların özgürlüklerine müdahale etmekle, onlar üzerinde baskı kurmakla suçluyor ve “rahat bırakın şu kadınları” türünden laflar ediyorlar. Özellikle de bu konuda konuşanlar, yazıp çizenler erkekler ise onları bu eleştirilerinde haklı görmek de mümkün değildir.

Çünkü âyetin net ifadesiyle dinde zorlama yoktur. (el-Bakara, 2/256) Herkes istediğini yapmakta serbesttir. Dileyen başını açar, dileyen kapatır. Başörtüsünün dinin kesin bir emri olduğu görüşünün dile getirilmesi, açık Müslüman kadınların vicdanlarını rahatsız edebilir. Fakat bunu gerekçe göstererek tesettürün dinî hükmü hakkında konuşmaya karşı çıkılacak olursa, aynı gerekçeyle karşı çıkılamayacak dinî hüküm kalmaz.

Namaz kılmayanlar namazın farziyeti hakkında, içki içenler veya kumar oynayanlar bunların haramlığı hakkında konuşulmasına karşı çıkarlar. Dolayısıyla din bilginlerine düşen vazife bir meselenin dinî hükmünü ortaya koymaktır, onu uygulayıp uygulamama ise mükelleflerin hür iradelerine kalır.

Bunların yanında, başörtüsünün dinî bir fariza olduğunu kabul etmekle birlikte, onun, dinin birinci ve en önemli emriymiş gibi sunulmasına karşı çıkan, dinî hükümler arasındaki hiyerarşinin bozulmasından şikâyet eden kimseler de vardır. Onlar, dinin şekilciliğe kurban edildiğini, ahlâk, iffet ve iç temizliği hakkında yeterince titiz davranmayanların konu tesettüre geldiğinde mangalda kül bırakmadığını, başörtüsü ve tesettürün anlam ve amacına uygun kullanılmadığını söylüyorlar ki bu eleştirilerinde bütünüyle haksız sayılmazlar.

Bir de din hakkında araştırma yapan kişilerin dinî bir görüş olarak ortaya attıkları marjinal görüşler söz konusudur. Bizim asıl ele almak istediğimiz konu da tam olarak budur. Evet, kimileri başörtüsünü emreden âyetin (en-Nûr, 24/31) bir emir değil tavsiye niteliğinde olduğunu söylüyor; kimileri âyette zikredilen “humur” lafzının başörtüsü değil; şal, atkı veya herhangi bir örtü anlamına geldiğini ileri sürüyor; kimileri cilbâb âyetindeki ifadelerden hareketle (el-Ahzâb, 33/59) tesettür emrinin hür kadınları cariyelerden ayırmak için geldiğini ve günümüzde bu ayrıma gerek kalmadığını iddia ediyor, kimileri de başörtüsü emrine tarihsel yaklaşarak onu Hz. Peygamber döneminin sosyo-kültürel şartları ile izah ediyor.

Başörtüsü etrafında son yarım asırda ortaya atılan farklı görüşlerin salt ilmî, fikrî ve dinî saiklerle dile getirildiğini söylemek çok zordur. Bunlar daha ziyade sosyal, kültürel ve siyasi şartların etkisi ve baskısıyla ortaya çıkmış görüşlerdir. Farklı bir ifadeyle, geniş halk kesimleri yanında bir çok bilim adamını da başörtüsü ve tesettüre karşı daha toleranslı hâle getiren sebep, toplumsal değişim ve dönüşümlerdir. Maalesef günümüzde belli konular etrafında öyle baskıcı ve dayatmacı bir atmosfer oluşturuldu ki bu konuların objektif bir şekilde konuşulup tartışılabilmesi çok zor hâle geldi. Kadına dair muhtelif konular da başta geliyor.

Kadınla ilgili meselelerde kemikleşmiş önyargılar var. Bir çok hakikat ideolojilere kurban ediliyor. Modern hayatın kabullerine ve maşeri vicdanın beklentilerine aykırı düşmekten korkuluyor. Dolayısıyla da konuyla ilgili âyet ve hadisler gereksiz zorlamalarla ve tevil oyunlarıyla çok rahat çarpıtılabiliyor. İnandığımız gibi yaşayamayınca, yaşadığımız gibi inanmaya başlıyor, mevcut yaşantımıza naslardan meşruiyet devşirme yoluna gidiyoruz.

Tesettürle ilgili tartışmalar on dokuzuncu asrın ikinci yarısına kadar gider. Fakat bu tartışmalar İkinci Meşrutiyetten sonra hız kazanmış ve günümüze kadar da şiddetlenerek gelmiştir. Osmanlı’nın son döneminde çıkan kadın dergilerinde, kurulan kadın derneklerinde ve daha başka dergi ve gazetelerde konu etrafında hararetli tartışmalar yapılmıştır. O dönemdeki eleştiriler daha çok peçe ve çarşafa yönelse de yavaş yavaş tesettür emri de eleştiri oklarına muhatap olmaya başlamıştır. Cumhuriyet döneminde ise kadınların örtüden kurtulması gerektiği düşüncesi daha yüksek sesle dile getirilmiştir. Türban ve başörtüsü tartışmaları ise 1980’li yıllardan sonra alevlenmiştir.

Başörtüsü ve tesettüre karşı değişen bakış açısının ve uygulamaların sadece Türkiye ve Müslüman ülkelere has olmadığını da hatırlatmak gerekir. Esasında örtünme, insanlık tarihi kadar eskidir. İslâm’a özgü bir hüküm değildir. İslâm zaten var olan bir uygulamaya çekidüzen getirmiştir.

Mesela Hammurabi kanunlarında kadınların başlarını örtmeleri emredildiği gibi, örtünmenin Sasani, Bizans ve Hint medeniyetlerinde de yaygın bir uygulama olduğu dinî ve tarihî metinlerden anlaşılmaktadır.

Aynı şekilde semavi dinlerden olan Yahudilik ve Hristiyanlık da başörtüsünü emretmiş ve modern döneme kadar bu dine mensup olan kadınlar başlarını kapatmışlardır. Fakat modern zamanlarda yaşanan sosyal ve siyasi değişim dalgalarıyla birlikte başörtüsüne yönelik algı ve düşünceler, uygulama ve pratikler de değişmiştir.

Türkiye’de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

İYİ Parti’de ses kaydı skandalı: İhraç edilen Ümit Dikbayır, 3 isim hakkında suç duyurusunda bulundu

Next Post

İsrail üç rehineyi ‘yanlışlıkla’ öldürdüğünü duyurdu

Related Posts

Gayrettepe-Arnavutköy Metrosu Kapatıldı
Güncel

Gayrettepe-Arnavutköy Metrosu Kapatıldı

14 Haziran 2026
TR724 HABER
Güncel

KULİS | CHP’de yeni parti hazır; Ankara’da iki bina tutuldu

14 Haziran 2026
Bakan Çiftçi'den Jandarma Teşkilatına 187. Yıl Kutlaması
Güncel

Bakan Çiftçi’den Jandarma Teşkilatına 187. Yıl Kutlaması

14 Haziran 2026
TR724 HABER
Güncel

Faik Öztrak: “Mutlak butlan kararına sebep olan itirafları yok mu sayacağız?”

14 Haziran 2026
Meteoroloji 21 İl İçin Uyarı Yaptı: Ani Sel, Su Baskını, Heyelan ve Yıldırım...
Güncel

Meteoroloji 21 İl İçin Uyarı Yaptı: Ani Sel, Su Baskını, Heyelan ve Yıldırım…

14 Haziran 2026
TR724 HABER
Güncel

İDDİA | Kılıçdaroğlu yönetimi, üç büyükşehir il başkanını görevden alacak

14 Haziran 2026
Next Post
İsrail üç rehineyi ‘yanlışlıkla’ öldürdüğünü duyurdu

İsrail üç rehineyi ‘yanlışlıkla’ öldürdüğünü duyurdu

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter