• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    54. İstanbul Müzik Festivali 11-25 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek: ‘Ânın İçinde’

    54. İstanbul Müzik Festivali 11-25 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek: ‘Ânın İçinde’

    Robert Duvall kimdir? Robert Duvall neden öldü? Robert Duvall hangi yapımlarda rol aldı?

    Robert Duvall kimdir? Robert Duvall neden öldü? Robert Duvall hangi yapımlarda rol aldı?

    Hollywood’un efsane ismi Robert Duvall hayatını kaybetti

    Hollywood’un efsane ismi Robert Duvall hayatını kaybetti

    PlayStation 6’nın çıkışı ertelenebilir

    PlayStation 6’nın çıkışı ertelenebilir

    Emmy ödüllü İsrailli Dana Eden Atina'da Ölü Bulundu

    Emmy ödüllü İsrailli Dana Eden Atina’da Ölü Bulundu

    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Vakıf üniversitelerinde de kontenjanlar düşürülecek

    Vakıf üniversitelerinde de kontenjanlar düşürülecek

    Mithat Sancar: Öcalan süreci uçurumun kenarından masaya geri döndürdü

    Mithat Sancar: Öcalan süreci uçurumun kenarından masaya geri döndürdü

    Avukat Suzan Akipa: Öcalan tecrit koşullarına rağmen müzakerenin güçlü tarafıdır

    Avukat Suzan Akipa: Öcalan tecrit koşullarına rağmen müzakerenin güçlü tarafıdır

    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboydu!

    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboldu!

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Necip F. Bahadır

    ‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    54. İstanbul Müzik Festivali 11-25 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek: ‘Ânın İçinde’

    54. İstanbul Müzik Festivali 11-25 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek: ‘Ânın İçinde’

    Robert Duvall kimdir? Robert Duvall neden öldü? Robert Duvall hangi yapımlarda rol aldı?

    Robert Duvall kimdir? Robert Duvall neden öldü? Robert Duvall hangi yapımlarda rol aldı?

    Hollywood’un efsane ismi Robert Duvall hayatını kaybetti

    Hollywood’un efsane ismi Robert Duvall hayatını kaybetti

    PlayStation 6’nın çıkışı ertelenebilir

    PlayStation 6’nın çıkışı ertelenebilir

    Emmy ödüllü İsrailli Dana Eden Atina'da Ölü Bulundu

    Emmy ödüllü İsrailli Dana Eden Atina’da Ölü Bulundu

    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Araştırma: Yaşam süresini üç yıla kadar uzatabilecek beslenme reçetesi

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Vakıf üniversitelerinde de kontenjanlar düşürülecek

    Vakıf üniversitelerinde de kontenjanlar düşürülecek

    Mithat Sancar: Öcalan süreci uçurumun kenarından masaya geri döndürdü

    Mithat Sancar: Öcalan süreci uçurumun kenarından masaya geri döndürdü

    Avukat Suzan Akipa: Öcalan tecrit koşullarına rağmen müzakerenin güçlü tarafıdır

    Avukat Suzan Akipa: Öcalan tecrit koşullarına rağmen müzakerenin güçlü tarafıdır

    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    Yerine kayyım atanan muhtara para cezası

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboydu!

    Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboldu!

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

    Necip F. Bahadır

    ‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

    İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Ayasofya minberindeki kılıçlı el, Kürtçe tez yazımını da yasaklamış!

SG by SG
2 Ağustos 2020
in Görüş & Analiz
0
Ayasofya minberindeki kılıçlı el, Kürtçe tez yazımını da yasaklamış!

Ünlü Rus yazar Anton Çehov’un çok bilinen sözüdür:

“Bir tiyatro oyununun ilk bölümünde duvarda asılı bir tüfek varsa, sonraki bölümlerde o tüfek patlamalıdır. Patlamayacaksa eğer, o tüfek orada asılı olmamalıdır.”

“Çehov’un Silahı” şeklinde tiyatro literatürüne girmiş ve sinema için de geçerli sayılan bu kuralı, hayatın farklı alanlarına da teşmil edebiliyoruz zaman zaman. Bazen, tesadüfen de olsa bu kuralı doğrulayan şeyler yaşamak mümkün. Ama yine de hayat dediğimiz, bir tiyatro sahnesi ya da film senaryosu değil. Farklı dinamikleri var. Yaşanan şeyin Çehov kuralına bire bir uymayan, onu aşan boyutları oluyor.

Teşbihte hata olmaz, (en son bayram namazı hutbesinde de gördük, ki bunun Ayasofya ibadetleri için süreklileştirileceği anlaşılıyor!) Ayasofya’da minbere çıkan Diyanet İşleri Başkanı’nın elinde tuttuğu kılıç, “Çehov’un Silahı” babında değerlendirilebileceği gibi, bu kuralın öngördüğü paranteze sığmayan bir gerçeklik de içeriyor. Şöyle ki, o kılıcın kullanılması için sonraki bölümleri beklememiz gerekmiyor. Beş yüzyıl öncesinden ‘çalışmaya’ başlamış bir kılıç çünkü o. Ayasofya’yı ‘resmen’ camileştirirken, yüzyıl öncesinde askıya alınmış, ‘kılıç hakkı’nı da içeren Ortaçağ hukukunun yeniden ihya edilmesinin simgesiyse o kılıç, öncesi bir yana, ‘tek adam’ ismiyle müsemma yeni rejim iddiası, fikri ve zikriyle birlikte hep eldeydi zaten. Sıkı sıkıya tutulup sağa sola, ona buna sallandı durdu…

“YERLİ VE MİLLÎ AKADEMİ BÖYLE BİR ŞEY”

Efendim, Dicle Üniversitesi, Kürt Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğrencilerine bundan sonra hiçbir şekilde Kürtçe tez kabul edilmeyeceğini bildirmiş.

Dikkat buyrunuz lütfen; Kürt Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı!

Haberi ilk duyuran, Mardin Artuklu Üniversitesi’nde akademisyenlik yaparken KHK ile görevinden ihraç edilen şair-yazar Selim Temo. Twitter hesabından haberi ve tepkisini şöyle dile getiriyor Temo: “10 yıldır Kürtçeye yönelik bu densiz yaklaşımı deşifre ediyorum. İşte yeni densizlik: Üniversitelerdeki Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinde Kürt diliyle tez yazımı yasaklandı ve bütün derslerin dili Türkçe oldu. Yerli ve millî akademi böyle bir şey!”

Karara itiraz eden öğrencilere üniversitenin yanıtı ise tahmin edilmez değil elbette:

“YÖK’ün kararıdır.”

Bu da ‘kılıç dili’ işte!

İktidara gelindiğinde “başörtülü bacılarımıza kan kusturan YÖK bir vesayet kılıcıdır…” deniliyordu ya, şimdi eldeki de o kılıç, her fırsatta bileylenip tepe tepe kullanılmakta…

DÖNEM, KILIÇ KUŞANMA DÖNEMİ OLUNCA…

Sözkonusu uygulamayla son örneğini gördüğümüz Kürt dili ve kültürüyle ilgili bu ‘geriye sarma’ operasyonları, iktidarın demokrasi ve özgürlüklere dair genel yaklaşımından ayrı değil elbette. Ama özel olarak da Kürt politikasının önemli bir parçası. AKP iktidarının ilk dönemi, katı inkârcı ‘müesses nizam’a karşı en iddialı olduğu alandı Kürt sorunu. Sorunun çözümüne dair de ‘kolektif hak’ ekseninde olmamak koşuluyla,  bireysel hak bazında kullanılabilecek bazı görece düzenlemeler yapıldı. Anadilini özel Kürtçe kurslarında öğrenmek(!), Anadolu Ajansı’nın ya da zaptiye kuvvetlerinin ‘terörle mücadele’ bültenlerini Kürtçe sunan TRT Şeş, bazı üniversitelerde Kürtçe bölümler ve istenirse Kürtçe seçmeli ders, vb…

Aslında Kürt siyasal hareketinin bölgesel çapta geldiği düzeyin zorladığı ve ‘adım atmanın’ zorunlu hale geldiği bir dönemdi. Kürtlerin çok daha köklü ve kapsamlı bir kopuşa yönelmemeleri açısından mecbur kalınan ve ama ‘Anayasal’ güvenceye (özellikle) kavuşturulmamış bu tasarruflar, AKP’nin Kürt amigolarınca köpürtülerek pazarlandı:

Kürt sorunu esasında Kürtçenin kullanımı sorunudur, çözülmüştür.”

Bu cilalı söylemin dayandırıldığı o eklektik, kırılgan ‘dil/kültür’ açılımının başına da neler geldiğini yeterince gördük, görüyoruz. Yerel yönetimlerce inşa edilmeye çalışılan ve yılların birikimini yansıtan kurumların yerle bir edilmesi bir yana, en son Dicle Üniversitesi’nin kararı gibi, imaj ya da mücadele zorunlu kıldığı için atılmış titrek adımlardan ricat edildi.

Dönem kılıç kuşanma ve ‘kılıç dili’ zamanı çünkü!

ZAMANI GERİYE SARMA HİKÂYESİ BU

Bir kez daha anlamış olduk ki, Kürt dilini, kültürünü yaşatmaya yönelik en küçük bir kaygı taşınmıyor. Kürt siyasetini yedeklemek mümkün olmayınca, bunun dil ve kültür alanına yansıması da kaçınılmaz oluyor. Siyaset belirleyici çünkü. Dil ve kültür siyasetin basit aparatı olarak değer buluyor sadece. Sonuçta, “Kürtçeye ilişkin birkaç adım atar, Kürt sorununu çözdük algısı yaratırız” demagojisi de çökmüş oluyor. Yapılan ve ‘reform’ diye sunulanlar, Kürtçeye ve Kürt kültürüne alan açma kaygısı taşımayan, siyasal getirisi olacak beklentisiyle atılan adımlardı. Esas paradigma değişmedi hiç: Kürt dili ve kültürü ‘Türklüğün’ folklorik alt unsurlarıdır!

Kürtçenin kuşaklar arası aktarımını gözetmeyen, bu aktarımı güvenceye almaktan itinayla kaçınan, kamusal alanda ihtiyaç duyulur bir noktaya gelmemesi için kapıları sıkıca kapatan bu kılıçlı devlet eli, bugün tek adam rejiminin şahsında somutlanıyor.

Velhasıl, Ayasofya minberinde zuhur eden o kılıç, hayatımızın her alanında tepemizde duruyor aslında. Her inip kalktığında yitirdiğimiz değer ve birikimlerle birlikte tarih geriye sarılmaya çalışılıyor. Son tahlilde, zaman kaybı elbette, biliriz az çok; süreklilik ve kopuş içinde seyreden tarihin kendine özgü bir hafızası ve istikameti vardır yine de. Dönemsel ‘arızalara’, gerilemelere karşın, bu istikamet esas olarak ileriye doğrudur.

Ama işte, yaşanması söylenmesi kadar kolay olmayan bir zamanı geriye sarma hikâyesi bu, sıkıntılı, zahmetli, acılı…

Reklam

Yazar: Vedat İlbeyoğlu

Kaynak: Evrensel

ShareTweet
Previous Post

İngiliz özel kuvvetler askerleri Afganistan’ta sivil infazı gerçekleştirdi mi?

Next Post

Şule Çet cinayetini meşrulaştıran doktora men

Related Posts

Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboydu!
Görüş & Analiz

Fidan yoktu, Kalın görünmedi; Türkiye Münih’te kayboldu!

16 Şubat 2026
İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak
Görüş & Analiz

İntiharın eşiğine gelmiş bir canın yanında durmak

16 Şubat 2026
Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor
Görüş & Analiz

Teknoloji özgürlükleri ve bireysel alanı daraltıyor

16 Şubat 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

‘Seyyar giyotin’ iş başında; ‘adalet’ başka bahara!

15 Şubat 2026
Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı
Görüş & Analiz

Fenerbahçe, Trabzon deplasmanında hata yapmadı

14 Şubat 2026
İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği
Görüş & Analiz

İlahi ‘hizalanma’ ile şeytani sapmanın metafiziği

14 Şubat 2026
Next Post
Şule Çet cinayetini meşrulaştıran doktora men

Şule Çet cinayetini meşrulaştıran doktora men

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter