Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem kayyımlarından Mustafa Yaman’ın manevi kızı ve bazı bürokratları ‘kamu kurumunu zarara uğratma’ suçlamasıyla ceza aldı
Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi’ne 17 Kasım 2016 ve 19 Ağustos 2019 tarihlerinde kayyım olarak atanan dönemin Mardin Valisi Mustafa Yaman, 10 Haziran 2020’ye kadar (yaklaşık 4 yıl) kayyım olarak görev yaptı. Kayyım olarak atandığı dönemde belediyedeki usulsüzlükler, yolsuzluklar ve kentte yarattığı tahribatlarla gündemden düşmeyen Mustafa Yaman’ın merkeze çekilmesinin ardından dönemine ilişkin başlatıldı. Çok sayıda bürokratın yer aldığı soruşturmaların çoğu davaya dönüşürken, bürokratların yanı sıra kayyım Mustafa Yaman’ın da yargılanması için İçişleri Bakanlığı’ndan izin istendi. Ancak yıllar içinde izin verilmemesi nedeniyle Mustafa Yaman hakkında yargılama yapılmadı.
5 yıl sonra ifadesi alındı
İçişleri Bakanlığı bünyesinde 5 yıl boyunca Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapan Mustafa Yaman’ın 2025 yılında Mülkiye Başmüfettişliği görevinin sona ermesinin ardından hakkında Mardin 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde “görevi ihmal” suçundan dava açıldı. Dava kapsamında 5 yıl sonra ifadesi alınan Mustafa Yaman döneminde “ağırlama ve temsil giderleri” adı altında aralarında dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da olduğu bakanlara alınan hediyeler, otellere yapılan fahiş ödemeler, yüksek meblağlı yemek ücretleri ile yüksek meblağlı araç kiralama ücretlerine ilişkin sorulara cevap verdi.
Mustafa Yaman ifadesinde, Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamının temsil makamı olduğunu belirterek, “Biz belediye başkanı olarak hiçbir işlemde bulunmayız” iddiasında bulundu. Kendisinin teknik detayları bilmediğini savunan Mustafa Yaman, “Yalnızca makamım gereği gelen misafirin ağırlanma programlarında bulunurum. Kayyım olarak görev yaptığımız dönemde örnek olarak gösteriliyorduk. İfadelerin çoğu soyut içeriklidir. Üst sorumlu olarak sorumlu tutulmam hukuken mümkün değildir. Benimle ilgili iddialar o dönemki duruşum sebebiyle ezbere yazılmış ve kasıtlı oluşturulmuştur” iddialarında bulundu.
Savunmasında diğer kayyımlardan farklı herhangi bir işlem yapmadığını da öne süren Mustafa Yaman, “Ancak bana yönelik soruşturma yapılmıştır. Yapılan işlemler hem belediye bütçesinden hem de il özel idaresi bütçemizden harcanacak temsil, tören, ağırlama yönergesi ve yönetmeliğine uygun olduğunu düşünüyorum. Ayrıca benim yapılan işlemleri denetleme sorumluluğum da yoktur” dedi.
Bilirkişileri ‘teröre müzahir’ diye suçladı
İfadesinin devamında yapılan işlemleri “Türk Devletinin geleneklerine uygun” olarak savunan Mustafa Yaman, savunmasını “terör” iddiasıyla sürdürerek, “Belediyede teröre muzahir olan şahıslar kurumdan uzaklaştırılmış, bu şahısların akrabaları dosyaya bilirkişi olarak atanmıştır. Bu şahısların tarafsız olarak rapor hazırlaması beklenemez. İfadeler soyut ve tutarsızdır” iddialarında bulundu. 200 kişilik otelde 400 kişilik fatura kesilmesini, “Bir devlet büyüğünün ziyarete gelmesi en az bir hafta süreyle oldukça kalabalık bir ekiple gerçekleşmiştir” sözleriyle savunan Yaman, araçlara ilişkin hususun da bu şekilde olduğunu ileri sürdü.
400 kişilik lokantada 4 bin kişilik yemeğe ceza verildi
Mustafa Yaman’ın ifadesi, Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi’nde kendisinin kayyım olarak görev yaptığı döneme ilişkin yürütülen diğer soruşturmalara da gönderildi. Bu süre içinde Mustafa Yaman’ın kayyım olduğu döneme ilişkin bürokratlar hakkında açılan iki dava ise sonuçlandı. Biri Mardin 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bir diğeri ise Mardin 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde olmak üzere aralarında Mustafa Yaman’ın manevi kızı Merve Erciyas Çatal’ın da olduğu sanıklara “kamu kurumunu zarara uğratma” suçlaması yöneltildi. Mardin 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava kayyımın 400 kişilik lokantada 4 bin 220 kişiye yemek yedirmesine ilişkin oldu.
Söz konusu davada mahkeme yapılan incelemeler ve tespitler sonucunda kayyımın manevi kızı Merve Erciyas Çatal ile kayyım bürokratlarının yanı sıra Fidan Yemek isimli firma sahiplerinin yaşanan zararı faizi ile birlikte ödemesine karar verdi. Mardin 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen ve yine Merve Erciyas Çatal ile beraber kayyım bürokratlarının sanık olduğu dava ise, belediye bütçesinden dönemin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın kente yaptığı ziyaret kapsamında yapılan araç kiralama işlerine fahiş fiyatların ödenmesi oldu. Öz Mardini isimli araç kiralama firmasının sahiplerinin de sanık olduğu dosyada; işlemler karşılığında firma sahiplerinden rüşvet aldığı belgelerle ortaya çıkan kayyımın danışmanı Bülent Erdolu yer almadı.
Mahkeme sanıkların kendilerini “terör, istihbarat ve güvenlik” gibi gerekçelerle savundukları belirtildi. Somut olayda sanıkların savunmalarını destekleyen bir tarafın olmadığına dikkat çeken mahkeme, belirtilen tarihlerde üst düzey ve bu sayıda araç kiralanmasını gerektirecek bir sayıda katılımın olmadığına yer verildi. Mahkeme yapılan işlemler dolayısıyla sanıkları suçlu bularak, davanın kabulüne ve kamu zararı oluşturan miktarların yasal faizi ile sanıklardan tahsil edilmesine karar verdi.
Haber: Ahmet Kanbal / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































