• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Tr724 Haber

    Trump’tan ‘Hürmüz Boğazı’ iddiası: ”Neredeyse tamamen kontrolümüz altında”

    Mısır'da Katliam Gibi Kaza, Onlarca Ölü ve Yaralı Var

    Mısır’da Katliam Gibi Kaza, Onlarca Ölü ve Yaralı Var

    Yaşlanmanın vücuttaki 7 gizli işareti: Uzmanlar yaşa bağlanıp geçiştirilmemesi gereken belirtileri sıraladı

    Yaşlanmanın vücuttaki 7 gizli işareti: Uzmanlar yaşa bağlanıp geçiştirilmemesi gereken belirtileri sıraladı

    GTA 6’nın oynanış videosu 27 Ağustos’ta Netflix’te yayınlanacak

    GTA 6’nın ön siparişleri yüzde 436 arttı

    İran’ın Güneyinde Kanlı Gece: ABD Füzeleri Düğün Evini Vurdu! 4 Ölü

    İran’ın Güneyinde Kanlı Gece: ABD Füzeleri Düğün Evini Vurdu! 4 Ölü

    Vedat Milor’dan o iddialara açıklama: Yasal süreç başlatıldı

    Vedat Milor’dan o iddialara açıklama: Yasal süreç başlatıldı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Mustafa Karasu: Önder Apo ile yüz yüze görüşmeler olmalı

    Mustafa Karasu: Önder Apo ile yüz yüze görüşmeler olmalı

    Zülfü Livaneli: En baştan beri rüyamız barış

    Zülfü Livaneli: En baştan beri rüyamız barış

    Kimsesizler mezarlığından alınan Ateş Amed’de toprağa verildi

    Kimsesizler mezarlığından alınan Ateş Amed’de toprağa verildi

    Tülay Hatimoğlulları: Onurlu bir barış için kenetlenmeye ihtiyacımız var

    Tülay Hatimoğlulları: Onurlu bir barış için kenetlenmeye ihtiyacımız var

    Maçta sakatlandılar: Amedspor’dan futbolcuların sağlık durumuna ilişkin açıklama

    Maçta sakatlandılar: Amedspor’dan futbolcuların sağlık durumuna ilişkin açıklama

    Bakırhan: Barış imkanının demokrasiye evrilmesi için sürece sahip çıkalım

    Bakırhan: Barış imkanının demokrasiye evrilmesi için sürece sahip çıkalım

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Kendi evladını yetiştiren değil, tüketen Trabzonspor

    Kendi evladını yetiştiren değil, tüketen Trabzonspor

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan, Melih Gökçek’i feda eder mi?

    Köyden Bundesliga’ya: Elversberg’in imkânsızı zorlama hikâyesi

    Köyden Bundesliga’ya: Elversberg’in imkânsızı zorlama hikâyesi

    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    Necip F. Bahadır

    Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Tr724 Haber

    Trump’tan ‘Hürmüz Boğazı’ iddiası: ”Neredeyse tamamen kontrolümüz altında”

    Mısır'da Katliam Gibi Kaza, Onlarca Ölü ve Yaralı Var

    Mısır’da Katliam Gibi Kaza, Onlarca Ölü ve Yaralı Var

    Yaşlanmanın vücuttaki 7 gizli işareti: Uzmanlar yaşa bağlanıp geçiştirilmemesi gereken belirtileri sıraladı

    Yaşlanmanın vücuttaki 7 gizli işareti: Uzmanlar yaşa bağlanıp geçiştirilmemesi gereken belirtileri sıraladı

    GTA 6’nın oynanış videosu 27 Ağustos’ta Netflix’te yayınlanacak

    GTA 6’nın ön siparişleri yüzde 436 arttı

    İran’ın Güneyinde Kanlı Gece: ABD Füzeleri Düğün Evini Vurdu! 4 Ölü

    İran’ın Güneyinde Kanlı Gece: ABD Füzeleri Düğün Evini Vurdu! 4 Ölü

    Vedat Milor’dan o iddialara açıklama: Yasal süreç başlatıldı

    Vedat Milor’dan o iddialara açıklama: Yasal süreç başlatıldı

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Mustafa Karasu: Önder Apo ile yüz yüze görüşmeler olmalı

    Mustafa Karasu: Önder Apo ile yüz yüze görüşmeler olmalı

    Zülfü Livaneli: En baştan beri rüyamız barış

    Zülfü Livaneli: En baştan beri rüyamız barış

    Kimsesizler mezarlığından alınan Ateş Amed’de toprağa verildi

    Kimsesizler mezarlığından alınan Ateş Amed’de toprağa verildi

    Tülay Hatimoğlulları: Onurlu bir barış için kenetlenmeye ihtiyacımız var

    Tülay Hatimoğlulları: Onurlu bir barış için kenetlenmeye ihtiyacımız var

    Maçta sakatlandılar: Amedspor’dan futbolcuların sağlık durumuna ilişkin açıklama

    Maçta sakatlandılar: Amedspor’dan futbolcuların sağlık durumuna ilişkin açıklama

    Bakırhan: Barış imkanının demokrasiye evrilmesi için sürece sahip çıkalım

    Bakırhan: Barış imkanının demokrasiye evrilmesi için sürece sahip çıkalım

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Kendi evladını yetiştiren değil, tüketen Trabzonspor

    Kendi evladını yetiştiren değil, tüketen Trabzonspor

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan, Melih Gökçek’i feda eder mi?

    Köyden Bundesliga’ya: Elversberg’in imkânsızı zorlama hikâyesi

    Köyden Bundesliga’ya: Elversberg’in imkânsızı zorlama hikâyesi

    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    Necip F. Bahadır

    Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Kürt Meselesi

Mustafa Karasu: Önder Apo ile yüz yüze görüşmeler olmalı

SG by SG
2 Eylül 2026
in Kürt Meselesi
0
Mustafa Karasu: Önder Apo ile yüz yüze görüşmeler olmalı


Sürece dair değerlendirmelerde bulunan Mustafa Karasu, ‘Biz artık önümüzdeki süreçte doğrudan Önder Apo’yla yüz yüze görüşmelerin olmasını bekliyoruz’ dedi

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber TV gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin geldiği aşamaya dair değerlendirmelerde bulunan Mustafa Karasu, “İki yıla yakındır Barış ve Demokratik Toplum Süreci sürüyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Ekim ayındaki çağrısıyla birlikte bu süreç başladı diyelim. Önder Apo, Devlet Bahçeli’nin çağrısına yönelik, ben bu süreci, yani çatışmalı durumu, Kürt sorununu siyasi ve hukuki zemine çekebilirim, dedi. Ve böyle bir çağrıyla cevap verdi. Ondan sonra görüşmeler oldu İmralı’da ve daha sonra Önder Apo 27 Şubat 2025’te Barış ve Demokratik Toplum çağrısı yaptı. Bu çağrıda partinin kendini feshetmesi, yani PKK’nin kendini feshetmesi ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma çağrısı yaptı. Buna karşı biz hemen bir gün sonra bu çağrıya çatışmasızlık kararı alarak cevap verdik. 5 ve 7 Mayıs tarihleri arasında da PKK Kongresi’ni toplayarak PKK’yi feshettik ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdık. Ve o günden bugüne süreç sürüyor.

‘Adımlarımıza karşı gereken cevap verilmedi’

Bu aşamada bazı yaptıklarımız oldu. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanımız Besê Hozat’ın öncülüğünde 30 arkadaşın silah yakması oldu. Yine Bakûr’dan çekilen askeri güçlerin çekilmesine yönelik Sabri arkadaş bir açıklama yaptı. Süreci bu yönle biz ilerletmeye çalıştık. Fakat tabii süreç aslında bizim istediğimiz hızla gelişmedi. Bizim bu adımlarımıza karşı AKP-MHP ittifakı, iktidarı, bunlar gereken cevabı vermediler. Yani bu yönlü bir gecikme oldu. Bu süreçte birçok şey oldu, tartışmalar oldu. Önderlikle görüşmeler oldu. Yine Önderlikle bizim aramızda gidip gelen heyetler oldu. Yine devlet heyetiyle bizden bazı arkadaşların belli yerlerde görüşmeleri oldu. Yani böyle yoğun bir trafik olduğunu söyleyebilirim. Daha sonra bu çerçeve yasanın çıkması gündeme geldi. Bu, Önder Apo’yla tartışıldı. Aslında bir yol haritası da ortaya çıktı. Fakat daha sonra işte artık neler yaşandıysa, tabii biz biraz bunu NATO toplantısına bağladık. İşte İran’daki gelişmelere bağladık.

Önder Apo belli görüşlerini sunmuştu

Türkiye biraz bunların sonucunu görerek mi acaba adım atacak yaklaşımıyla, bu gecikmeyi, çünkü yol haritası vardı, tartışılmıştı. İşte Önderlikle belli bir uzlaşmaya varacaklardı. Bir ortak görüş ortaya çıkacaktı bu yasa konusunda. Daha sonra bizim görüşümüz de alınacak ve bu yasa Meclis’e sunulacaktı. Böyle bir süreç bekleniyordu fakat olmadı. Daha sonra bir görüşme oldu Önderlikle. Önderlikle görüşme oldu, gecikmeli de olsa. Orada yine bu yasa konusu tartışıldı. Önderlik düşüncelerini belirtti. Fakat bu da yine pratikleşmedi. Gecikmeli bir durum ortaya çıktı. Erkenden Önder Apo belli görüşlerini sunmuştu. 6-7 maddelik görüşlerini sunmuştu. Bu tartışılacaktı hükümet tarafından. Ondan sonra İmralı’ya gelecekti. O da biraz gecikmeli oldu. Bu süreçte basına çerçeve yasanın içeriği konusu yansıdı. Buna karşı biz bir açıklama yaptık. Yine düşüncelerimizi belirli aracılarla devlet yetkililerine ilettik.

Önder Apo yasayı bir başlangıç olarak gördü

Bu sürede Önderlikle bir görüşme oldu. Bu görüşmede yasa tartışıldı. Fakat bu yasada Önderliğin görüşleri de bizim görüşlerimiz de çok fazla dikkate alınmadı. Bunu belirtebilirim. Bir süreç var. Bu açıktan bellidir. Kürt sorunudur. Kürt sorununu çözme, demokratikleşme temelinde tartışmaların yapıldığı bir süreçtir. Biliyorsunuz, o Meclis Komisyonu olmuştu. Meclis Komisyonu’nun yaptığı tartışmalar, Meclis’teki görüşmelerin çoğu Kürt sorunu ve demokratikleşme üzerine yapılan tartışmalardı. Bu açıdan Önder Apo bu yasayı bir başlangıç olarak, bu sürecin bir yasaya kavuşması olarak, çatışmasızlığın kalıcılaşacağı ve bunun arkasından da demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümünün gerçekleşmesinin bir başlangıcı olarak değerlendirdi, itiraz etmedi. Bir başlangıçtır, dedi. ‘Bin adım, bir adımla başlar’ dedi. Ve en önemlisi de Önder Apo bu tartışmalar sırasında şunu belirtti: ‘Önemli olan bu yasa çıktıktan sonra bana rol verilecek mi? Ben rolümü oynayabilecek miyim? Benim toplumla, örgütle ilişkilerim gelişebilecek mi? Bu benim için önemlidir. Bu olursa bu yasa bir başlangıç olur. Gelişmeler olur’ dedi. Şimdi bu noktadayız” dedi.

Süreç sadece bir silahsızlanma biçiminde olmasın

Meclis’ten çıkan yasaya dair de değerlendirmelerde bulunan Mustafa Karasu şunları ifade etti: “Şöyle; reddeden bir yaklaşımımız olmadı. Yani reddediyoruz, kabul etmiyoruz biçiminde bir yaklaşımımız olmadı. Ama bizim önerilerimiz vardı. Bir, işte böyle terör kavramı kullanılmasın, böyle ifade edilmesin. Diğer taraftan bu süreç sadece bir silahsızlanma, silah bırakma biçiminde olmasın. Böyle bir yaklaşım olmasın. Diğer taraftan da bu yasayla birlikte demokratik adımların atılacağı, demokratikleşme adımlarının atılacağının belirtilmesi gerekir, dedik yasada. Önder Apo da çeşitli biçimlerde yasanın böyle kategorize edilmemesini, bütün örgüt yapısıyla aynı anda bu yasanın pratikleşmesini. Tabii ki hemen bu yasayla Kürt sorunu çözülmeyecek. Ama bu yasanın Kürt sorununun çözümünün böyle önünü açacak, onu belirli düzeyde ortaya koyacak bir çerçevede olmasını belirtti. Bizim de yaklaşımımız öyleydi, kamuoyunun beklentileri de öyleydi. Fakat onlar bazı hukuki gerekçeler, belli siyasi ortam gerekçeleri gösterilerek ilk aşamada yasanın böyle olması gerektiğini, daha sonra diğer adımların gelebileceğini bu yasadan sonra öyle bir yaklaşım ortaya koymuşlardı. Bu nedenle Önder Apo bir başlangıç olarak reddetmedi” diye ifade etti.

Komisyon raporu ve muhalefetin tavrı

Meclis Komisyonu’nun raporunun aslında yetersizlikleri olduğuna dikkat çeken Mustafa Karasu, eksik ve hatalarına rağmen belli konulara değindiğini belirterek, “Aslında çok açık biçimde olmasa bile birkaç yerde bu Kürt sorununun çözümünün sadece güvenlik politikalarıyla olmayacağını kabul eden bir yaklaşım içindeydi. Bu olumluydu. Öte yandan sorunun bir demokratikleşme sorunu olduğu, bununla çözülebileceği biçiminde bir yaklaşım da vardı. Öte yandan 7. bölümde sanıyorum, orada AİHM kararlarının, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının uygulanması isteniyordu. Gerçekten onların uygulanması, 7. bölümdeki kararların uygulanması böyle demokratikleşme açısından önemli bir adım olurdu. Kamuoyunu rahatlatırdı. Sürece toplumsal desteği artırırdı. Muhalefetin ikircikli tavrını netleştirir, sürece desteği artırırdı.

AYM-AİHM kararları

Fakat komisyon bu öneriyi sunmasına rağmen 7. maddedeki demokratikleşme, bazı tutukluların serbest bırakılmasını, Anayasa Mahkemesi’nin ve AİHM kararlarının uygulanmasının gerçekleşmesini istiyordu. Bunlar olmadı. Aslında bunların bütünü basında da tartışılıyor. Gerekli tartışmalar yapıldığında bunlar için bir şeye de gerek yok. Yasa çıkarmaya, yasa değiştirmeye, yasa değiştirmeden bizzat hükümetin kendi iradesiyle atacağı adımlardı. Bunları da yapmadılar. Tabii bunların yapılmaması ister istemez kamuoyunda niye yapılmıyor? Bu adımlar atılmayacaksa bu kadar köklü sorun nasıl çözülecek gibi tabii kuşkular, kaygılar haklı olarak kamuoyunda dile getiriliyordu” diye konuştu.

Demokratikleşme olmasa nasıl sorun çözülecek?

Eksikliklerin giderilme meselesine dair de konuşan Mustafa Karasu şöyle devam etti: “Şimdi şu açıktır. Bu sorun bir silahsızlanma sorunu değil. Evet, silahsızlanmanın da olması gerekiyor. Diyelim siyasal mücadele, siyasal çözüm açısından bu gerekli. Evet, biz bu nedenle silahlı mücadeleyi sonlandırdık. Ama süreci sadece bununla ele almak tıkar. Sorunu çözmez. Bu açıdan zaten Meclis’teki tartışmalarda da, yasa tartışmalarında da herkes dedi, bu bir demokratikleşme sorunu. Bunu CHP de söyledi, Yeni Parti de söyledi. Diyelim işte Yeni Yol Grubu var. Onlar da söyledi. Zaten DEM Parti sürekli söylüyor. Bu bakımdan bu sorunu silahsızlanmaya indirgememek ve demokratikleşme adımları atmak gerekiyor. Yoksa sürecin ilerlemesi söz konusu olmaz. Demokratikleşme olmasa nasıl sorun çözülecek?

Bu yöneticiler ve 800 kişi ne yapacak?

Diğer taraftan gerçekten bunu kategorize etmek sorundur. Sen şimdi diyorsun, şu kadar gelecek, 2 bin kişi, 3 bin kişi gelecek, yöneticiler kalacak, 800 kişi kalacak. Nasıl olacak? Bu sorun değil mi? Bu yöneticiler ve 800 kişi ne yapacak? Kendisini nasıl koruyacak? Kendisini koruyacak. Kendisini korumak için silahlı güvenliği de olacak. Bu yönüyle işte şunlar gelecek, geldikten sonra Milli Güvenlik Kurulu teyit edecek. Peki, yöneticilerin durumu ne olacak? 800 kişinin durumu ne olacak? Bu böyle olabilir mi? Hadi bunlar da silahsızlandı, geldi. Tamam. Öyle mi düşünüyorlar? Bilemiyorum. Örgütün altını boşalttık zaten. Diyelim savaşçılarını da getirdik. Artık herhangi bir konuda adım atmaya gerek yok mu? Böyle bir yaklaşım mı var? Kuşku duyanlar çıkar. Çıkabilir. Biz illa da böyledir demiyoruz.”

Kamplarda bekletilme iddiası

Kategorizasyon ve yöneticilerin kamplara alınması yönündeki tartışmalara dair de değerlendirmelerde bulunan Karasu, böyle bir şeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, “Mümkün değil. Dünyada her şey olur, böyle bir şey olmaz. Biz öyle bir hareket değiliz. Biz irademizi götürüp belli kamplarda sınırlayan, kontrol altında olan bir hareket olamayız. Biz Kürt sorununu çözmek istiyoruz. Türkiye’ye gidip demokratik siyaset yapmak istiyoruz. Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin parçası olmak istiyoruz. Böyle bir devrimci demokratik hareketiz. Bize böyle işte gidecekler, şurada kamplarda bekleyebilirler gibi yaklaşımı kimse düşünmemeli. Fakat ben şunu düşünüyorum, Türk devleti de bizi tanıyor. PKK’yi tanıyor, hareketi tanıyor. Bizim böyle bir şeyi kabul etmeyeceğimizi onlar çok iyi biliyor” dedi.

Abdullah Öcalan ile görüşme

Abdullah Öcalan ile temaslarına dair soruları yanıtlayan Karasu, “Bizimle, Önderlik, İmralı arasında bir temas var. Karşılıklı görüşlerin gidip geldiği bir kanal var. Böyle bir ilişkimiz var. Böyle bir ilişki var. Yoksa nasıl olacak? Bu sorun bizi ilgilendiriyor. Bizi ilgilendiren sorun konusunda bizim devletle hiç ilişkimiz olmayacak, bizim Önder Apo’yla hiç ilişkimiz olmayacak, bu süreç nasıl yürüyecek? Mümkün mü? Akıllı olan sıradan bir insan bile başka türlü olmayacağını düşünür. Tabii ki kanal da var. Zaman zaman bazı devlet yetkilileriyle bizim bazı arkadaşlarımızın belli mekanlarda, yerlerde oturup tartışmaları var, görüşmeleri var. Bazı konularda pratik adımlar atılıyor. İşte devletin rahatsızlıkları oluyor belli konularda. O iletiliyor. O konu tartışılıyor. Ya da bizim rahatsızlıklarımız oluyor.

Diyelim işte devlet yetkilileriyle bizim arkadaşlar bir araya gelip tartışıyorlar. Bu normaldir. Bu niye böyle oluyor demenin hiçbir anlamı yok. O zaman nasıl çözülecek? Eğer İmralı ile bizim aramızda hiçbir ilişki olmayacaksa, hiçbir görüşme olmayacaksa, karşılıklı görüş alışverişi olmayacaksa, yine bizim devletle karşılıklı ilişkimiz, görüş alışverişimiz olmayacaksa, zaman zaman belli konularda bir araya gelmeyeceksek bu sorun nasıl çözülecek? Bu devasa sorun, 50 yıllık bir mücadele, işte 42 yıllık savaş sorunu nasıl çözülecek? Bu bakımdan yani siz sordunuz da yani sormadan da bunların hepsinin kamuoyu tarafından, halk tarafından, herkes tarafından bilinmesi gerekiyor” diye konuştu.

Önderliğin konumu konusunda biz hassasız

Devlet ile Abdullah Öcalan arasında görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Mustafa Karasu, “Evet, hem Önderliğin konumu konusunda görüşmeler devam ediyor. Devletle Önderlik arasında ilişkiler var. Devletle bizim aramızda kanallar var. Bizim de Önder Apo’yla aramızda kanallar var. Bunları tartışıyoruz. Özellikle Önderliğin konumu konusunda biz hassasız. Çünkü biz kongrede şu kararı aldık; Önderlik devreye girmeden bu süreç yürümez. Önderliğin bizzat yürütmesi gerekiyor. İşte silahsızlanma olacaksa da onun Önderlik tarafından yürütülmesi gerekiyor. Şöyle olamaz, hadi silahları bırakın, gelin. Böyle bir şey yok. Biz böyle bir silah bırakmaktan söz etmiyoruz. Biz Türkiye’ye dönüş olacaksa orada demokratik siyasal mücadeleyi yürütmek istiyoruz. Şöyle değil. Biz gideceğiz Türkiye’ye, düşüncemizi bırakacağız. Demokrasi mücadelesini bırakacağız.

Demokratik Türkiye’yi yaratmak

Amacımız var. Demokratik Türkiye yaratmak. Demokratik toplumcu bir sistem kurmak. Komünlere dayalı bir demokratik toplumu yaratmak gibi amaçlarımız var. Demokratik sosyalizmi inşa etmek gibi amaçlarımız var. Biz bunlardan vazgeçmedik. Biz bunları demokratik siyasal yöntemlerle ve demokratik Türkiye içinde gerçekleştirmek istiyoruz. Yoksa amaçlarımızdan, bu yönlü mücadelemizden, bu yönlü çabamızdan vazgeçmiş değiliz. Bu yönüyle şöyle, sanki silahlı mücadeleyi sonlandırdık mı, Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi bıraktık mı, sanki bizler ideolojik duruşumuzdan, politik duruşumuzdan, mücadelemizden, amacımızdan, hedeflerimizden, ütopyamızdan vazgeçmişiz gibi görme var. Böyle görenler var. Böyle bir şey yok. Bunun kesinlikle bilinmesi gerekir.

Kimi endişeler de var. Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin boşalttığı alanlar eğer boşaltılırsa DAİŞ gibi grupların da bu boşluğu doldurma hevesinde olduğuna dair iddialar da oluyor. Yani İran Savaşı’ndan da yola çıkarak böyle birtakım iddialar da var. Bu konuda sizin de endişeleriniz var mı? Yani bu güvenlik boşluğunun oluşmaması için.

Kaldığımız alanlar çok stratejik

Evet, var. Şimdi bizim kaldığımız alanlar çok stratejik. Çok stratejik. Bizim kaldığımız alanlar üzerinde kavga çok olur. Yani KDP’yle YNK de kavga edebilir. Başkaları, işte DAİŞ diyorsunuz, bunlar kaldığımız alanlara yerleşebilir. Bazı güçler yerleşebilir. Yani bizim kaldığımız alanlar gerçekten çok stratejik alanlar. Zaten stratejik alan olduğu için onlarca yıldır biz buradayız, savaşıyoruz. Ayakta duruyoruz. Bütün dünya üzerimize gelmesine rağmen, dünya Türk devletini desteklemesine, Türk devletiyle onlarca yıla dayanan büyük bir savaş vermemize rağmen bu coğrafyada kalıyoruz.

Coğrafyanın stratejik konumu

Bu coğrafyanın stratejik konumundan dolayı kalıyoruz. Bu bakımdan bazen şöyle düşünüyoruz yani, ya biz buradan gitsek büyük kavga çıkacak. Acaba gidişimiz büyük kavgalara mı yol açar? Şu anda yok. Böyle bir gerçekten tartışmamız, düşüncemiz de oluyor. Gerçekten de eğer dikkatli bir politika olmazsa biz burada diyelim işte silahlı güçlerimizi çektik. Eğer bunu iyi planlamazsak, iyi yönetmezsek gerçekten çok olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bunları da düşünmemiz, tartışmamız gerekiyor” diye ifade etti.

Maxmûr’un durumu ne olacak?

Maxmûr Mülteci Kampı’nın durumuna dair de değerlendirmelerde bulunan Mustafa Karasu, “Bunlar şuan tartışılan konular yani, İmralı’da da zaman zaman bu konular tartışılıyor. Yani evet, Maxmûr da ciddi bir sorun. Bu savaşın sonucu topraklarını bıraktılar, geldiler. Cennet gibi köyleri var. Gerçekten kaldıkları yeri de, çölü cennet yapmışlar ama asıl kaldıkları yer cennettir. Ama şu anda durum nedir? Birçok köylerini korucular işgal etmiş. El koymuşlar. Bu sorunların çözülmesi lazım. Bir de şimdi bunların hepsi Kürtçe eğitim yaptı. Hepsi Kürtçe okuyor, Kürtçe düşünüyor. Ana dilde eğitimini böyle yaptı. Bu sorunlar nasıl çözülecek?

Bunlar da tartışılıp çözülmesi gereken konular. Tabii ki Maxmûrlular yani demokratik bir çözüm olursa, gittiklerinde özgür olacaklarsa, baskı görmeyeceklerse, kendi kimlikleriyle, kültürleriyle yaşayacaklarsa tabii ki o cennet köylerine gitmek isterler. Haklarıdır ve doğrusu da odur. Bir süreç ilerler, gerçekten demokratikleşme ortaya çıkar. Kürtler üzerinde, dili, kimliği, kültürü üzerinde baskı ortadan kalkarsa, baskının ortadan kalktığı bir Türkiye ortaya çıkarsa tabii ki Maxmûrluların gidişi olabilir ama yani hemen olmaz yani. Belirli bir ilerleme olursa düşünülebilir, tartışılabilir.

Dönüş süreci gerillayla başlayacak

Dönüş sürecinin gerilladan başlayacağını söyleyen Mustafa Karasu, “Çünkü sorun esas olarak o eksende tartışıldığı için orada başlayacak. Gerilla da diyor, Önderlik çağırırsa gideriz ama Önderliğin belirttiği çerçevede böyle gitmeyecekler. Gidip orada örgütlenecekler. Demokratik siyaset yapacaklar. Tabii ki Maxmûr da bu savaşın sonucu. Bu savaşın sonucu olduğuna göre o ortak sebeplerin ortadan kalkması lazım. Eski ortamın değişmesi gerekiyor. Yoksa niye gidecekler?” diye belirtti.

Avrupa’dakilerin durumu

Mustafa Karasu Avrupa’da sürgün olanlara dair de şunları ifade etti: “Avrupa’da da bir kere çok şey var. Bu baskılardan dolayı çok dışarı çıkan var. Belediye başkanı var, siyasetçiler var. Çünkü Kürtlük adına siyaset yapmak suç haline getirildi. Bu öyle Kürt Avrupa’ya gitti, siyasetçi Avrupa’ya gitti. Şimdi bunlar tabii ki dönmek ister. Evet, herkes dönmeyebilir. Ama önemli bir bölümü Avrupa’dan Türkiye’ye gelmek ister. Özellikle bu işçi olarak gitmemiş, siyasi olarak gitmiş, mülteci olmuş olanların önemli bölümü de döner. Ki evet, demokratik siyasal mücadele olacaksa tabii ki onların da ne yapması lazım? Gelip katkı sunarlar. Tecrübeleriyle, birikimleriyle siyasal mücadele içine girerler. Örgütlenme içine girerler.

Yasa çıktı ama bu yasanın pratikleşmesi önemli

Kürdistan’daki demokratik toplum inşasında, demokratikleşmenin gelişmesinde birikimleriyle katkı sunarlar. Evet, süreç belli düzeyde bir ilerleme gösterirse, bazı tıkanıklıklar var. Bu kategoriyle yapma, işte yöneticileri dışarıda, şu kadar kişiyi dışarıda tutma, işte teyide kadar, tespite kadar bir şey olmayacakmış gibi çok böyle, nasıl yani pratikte, uygulamada sorun olacak konular biraz daha netleşirse, daha uygulanabilir bir noktaya gelirsek çünkü evet, yasa çıktı ama bu yasanın pratikleşmesi önemli. Pratikleşmesindeki yol, yöntem önemli. Öyle dümdüz yasa çıktı, hadi, öyle olmaz yani. Bu devasa bir sorundur. Avrupa’nınki devasa sorundur. Burası sorundur” diye ifade etti.

Geçiş süreci

Geçiş sürecine dair de konuşan Mustafa Karasu, “Önemlidir bu geçiş süreci. Avrupa’dan gidiş, buradan gidiş, işte Maxmûr’dan gidiş. Yani bu gidişler oldu mu tabii ki orada birçok şeyin iyi planlanması, örgütlenmesi, geliştirilmesi gerekir. Şu açık; Türkiye’de demokratikleşme gelişecekse ve Kürtler kimliğiyle özgürce siyaset yapacaksa, örgütlenecekse o zaman Avrupa’da birikimi olan bütün insanların gelip Kürdistan’daki bu yeniden inşaya, demokratikleşme inşasına, demokratik toplumu gerçekleştirme inşasına katkı sunmaları gerekir. Gerçekten Kürdistan’da o kadar ağır tahribat oldu, baskı oldu, zulüm oldu. Diyelim Kürt halkının sadece örgütlenmesi değil, ekonomik alanı, toplumsal alanı, kültürel alanı, birçok alanında ağır baskılar yaşandı.

Toplumun hazır olması lazım

Eğer demokratikleşme süreci gelişecekse, Türkiye demokratikleşme doğrultusunda adım atarsa tabii ki her bilinçli Kürt, Kürdistan’a dönüp ne yapmak ister? Kendi katkısını sunmak ister. Ama şu var yani. Gerçekten dönüşler olduğunda bu geçiş süreci gerçekten kolay bir süreç değildir. Öyle geldiler, işte sorun çözüldü biçiminde yaklaşım olmaz. Çok önemli planlama olması lazım. Türkiye’deki demokrasi güçlerinin hazır olması lazım. Kürt demokrasi güçlerinin hazır olması lazım. Toplumun hazır olması lazım. Bu gelişmelerin örgütlü biçimde olması ve bir sistem haline gelmesi gerekiyor. Kürdistan’da, Türkiye’de. Bu bakımdan geçiş dönemi gerçekten zor bir dönem. Öyle şu anda konuştuğumuz gibi, masa başında konuştuğumuz gibi değil. Birçok sorunu ortaya çıkacak ama bizim büyük bir tecrübemiz var, halkımız da tecrübeli, biz de tecrübeliyiz. Bu tecrübelerimizin ışığında üstesinden geleceğimize inanıyoruz” dedi.

Mücadelenin kültürü

Sürece dair halkın kaygılarına ilişkin soruları yanıtlayan Karasu şunları belirtti: “Şöyle bir şey var tabii; biz bir halkın sorumluluğunu üzerimize almışız. Hareket olarak aldık. Tabii Önder Apo’nun öncülüğünde aldık yani. Bu büyük bir yüktür yani. Hem de kimliği, kültürü yok sayılmış, asimile edilmiş, soykırıma uğratılmış bir halkın sorumluluğunu tabii üstümüze aldık.  Bu açıdan süreç konusunda halk hassastır. Bu büyük bir mücadelenin sonucu ne olacak biçiminde hassasiyetler vardır. Görüyoruz bunu. Ama şu var yani, bir yıllık mücadele değil, iki yıllık değil, on yıllık değil, yirmi yıllık değil, otuz yıllık değil, elli yıllık bir mücadeledir yani. Bu elli yıl içinde kaç kuşak bu mücadelenin içinde büyüdü? Bu mücadelenin kültürünü aldı.

Elli yıllık mücadelemizi değerlendirirken bu birkaç kuşağın içinde olduğu, böyle bir mücadele içinde yaşadığı, diyelim kültürü aldığı, ömrü bununla geçtiği böyle bir şey var. Halk gerçeği var. Bir kere bunun görülmesi lazım. Yani bizim halkımız da elli yıl içinde çok bilinçlendi. Tabii ki diyelim biz örgütlü gücüz, halkımızın bizden beklentisi olur ama biz şöyle bir hareket değiliz. Halksız bir şey yapamayız. Biz ne yapacaksak bu halkla birlikte yapacağız. Halkın desteğiyle yapacağız. Bu halkın örgütlü gücüyle yapacağız. Yoksa biz bilmem 10 bin kişiyle, 20 bin kişiyle bu işleri tek başımıza yürütemeyiz. Bu bakımdan biz bir kere bu halk gücüne güveniyoruz. Elli yıllık yarattığımız değerlere güveniyoruz. Tabii ki halkın beklentileri var. Bu yönüyle şunu hissediyoruz.

Biz taşıdığımız yükün farkındayız

O konuda değil, yani yükümüz ağır. Biz taşıdığımız bu yükün farkındayız. Nasıl bir iş yaptığımızın farkındayız. Bu yönüyle halkımızın bu büyük yükü nasıl yürüteceğimiz, nasıl sonuca götüreceğimiz konusunda beklentileri olacak. Bu sürecin başarılı götürülmesini bekleyecek. Bu konuda halk inanıyor. Önder Apo’ya inanıyor. Hareketimize inanıyor. Gerçekten şunu söyleyebilirim. Dünyada, belki tarihte ilk defa bir öndere, bir harekete bu kadar inanılmıştır. Bu derin bir inançtır. Herhangi bir siyasal parti taraftarlığı değildir. Herhangi bir siyasal partiye oy vermek değildir. Birleştik, bütünleştik. Halk diyordu ya, ‘PKK halktır halk burada’. Böyle bir ilişkimiz var bizim halkla.”

Yasada bu kurulun adı açıkça ifade edilmedi

Kurul ve alt komisyonlara ilişkin de konuşan Mustafa Karasu, “24 Ağustos’ta oluşturulan dört kuruldan biri, daha önce Bahçeli’nin belirttiği Barış ve Siyasallaşma Kuruludur. Şimdi ismini tabii farklı ifade ediyorlar. Bunu devlet yetkilileriyle yapılan görüşmede de bunlar konuşulmuştur. Onlar da Devlet Bahçeli’nin önerdiği bu kurulun uygun olduğunu kabul etmişlerdir. Fakat bu kurul yasaya girmedi. Aslında yasaya girmesi için Önderliğin de isteği oldu, bizim de isteğimiz oldu. Fakat yasada bu kurulun adı açıkça ifade edilmedi. Sadece alt kurullar oluşturulacağı söylendi. Şimdi böyle bir alt kurul oluştu. Tabii ki bu komisyon içinde, yani bu kurul içinde Önder Apo olacak. Önder Apo o kurulun içinde etkin olmazsa bu süreç yürümez. Silahsızlanma süreci de, diğer bütün süreçler de yürümez.

Silah bırakma nasıl olacak?

Bu bakımdan bizzat Önder Apo’nun o kurulla birlikte süreci yürütmesi gerekiyor. Yine Önder Apo’nun bu süreci yürütürken diğer kurullarla sürekli ilişki içinde olması gerekiyor. Bu yasaya açık yazılmadı ama bu kabul edildi. Hem Devlet Bahçeli açıkça söyledi hem de devlet yetkilileri kabul etti. Bu bakımdan zaten daha Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında kurul toplanmadan kamuoyuna yansıdı zaten. Bu doğrudur. Evet, Önderlik onun içinde olacak. O kurulda çalışacak. Silah bırakma nasıl olacak, hangi yöntemde olacak, ne zaman olacak, biçimi ne olacak, Türkiye’ye dönerlerse bunlar nasıl örgütlenecekler, bunların hepsi Önder Apo’nun içinde olduğu kurul tarafından konuşulacak ve diğer kurullarla diyalog içinde olacak. Bu olmazsa zaten süreç yürümez. Bunu açık söyleyelim” diye ifade etti.

Önder Apo bu kurulda çalışacak

Mustafa Karasu, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bu çalışmaya başladı mı ya da diğer kurullar henüz çalışmadığı için süreç beklemede mi?” sorusuna da şöyle bir yanıt verdi: “Şunu söyleyebilirim. Eski tartışmalara göre, devlet yetkilileriyle tartışmalarına göre, diyelim bunun işte pratiğe geçmesi, çalışması konusu artık süreçle bağlantılı. O kurulu ilgilendiren bir konu gündeme gelirse o kurul çalışacak. Örneğin diyelim bazı grupların silah bırakma konusu gündeme gelirse ki gelmesi bekleniyor, o zaman Önder Apo bu kurulda çalışacak. Ama şunu söyleyebiliriz, biz böyle söylüyoruz, böyle olması gerekiyor. Şu anda Önder Apo o kurulun içindedir. O kurulun aktif, en etkin, en belirleyici üyesidir. Böyle değerlendirmek gerekiyor.”

Abdullah Öcalan’ın koşullarında bir değişiklik olmadığını söyleyen Karasu, “Şu anda daha değişiklik olmadı. Olacak. Şunu belirtelim, orada bazı tartışmalar oldu. Bize de yansıdı, orada bazı kararlar alındı. İşte Önder Apo’nun çalışma koşulları orada belirlendi. Önder Apo’nun kimlerle çalışacağı belirlendi. Önder Apo’nun yanına kimler gidecek? Bunlar tartışıldı, konuşuldu, belirlendi. Bu yönüyle, bu süreçte Önder Apo’nun çalışma koşulları nasıl olacağı, hangi yol ve yöntemle çalışacağı, kimlerle çalışacağı, bunların hepsi belli oldu. Fakat şunu belirtelim, şimdi bize gelen bilgilere göre İmralı’da yapılan tartışmalar, kararlaşmalar vardı. Sanki bu konuda bir ayak sürüme var. Yani bu doğru değil. Şimdi uyulmuyor demeyelim de fakat hâlâ pratiğe geçirilmiş değil. Geçmişte de oldu. Bazı yol haritaları oldu. Sonra gerçekleşmedi. Bunlar doğru değil. Eğer gerçekten devletin bir ciddiyeti var, Önder Apo da ciddi yaklaşıyor, devletin ciddiyeti varsa, Önder Apo da ciddi yaklaşıyorsa, orada bazı tartışmalar varsa, bazı kararlaşmalar olmuşsa o zaman bunların pratikleşmesi gerekir. O zaman ne diyeceğiz yani eğer pratikleşmezse bu tartışmalar boş mu diyeceğiz? Alınan kararlar boş mu diyeceğiz? Öyle olmaz ki. O zaman niye tartışıyoruz, niye karar alıyoruz? Bu yönüyle biz inanıyoruz ki Önder Apo’yla yapılan tartışmalar önemli. Özgür çalışma imkanı biraz doğuyor. Gazetecilerle görüşecek, aydınlarla görüşecek, orada bir çalışma yapacak. Önderliğin bir ekibi olması lazım. Böyle bir süreci tek başına nasıl yürütecek? Devlet tek başına mı yürütüyor?

Diyelim Devlet Bahçeli veyahut Erdoğan tek başına mı yürütüyor? Ne kadar kurulu vardır? Diyelim çalışanı vardır. Onlarla birlikte bu süreci yürütüyor. Önderliğin de, tamam yanında dört arkadaş var. Bunlarla tartışıyor, konuşuyor ama daha başka arkadaşların da olması gerekiyor. Böyle kararlar vardı. Umarız bunlar uygulanır ve Önderlik daha aktif hale gelir” diye ifade etti.

Yüz yüze görüşme talebi

Abdullah Öcalan ile yüz yüze görüşme talep ettiklerini söyleyen Karasu, “İmralı’yla bir ilişkimiz var, kanal var, devletle de var. Gelinen aşamada şunu söyleyebiliriz; bunları da tartışıyoruz. Gelinen aşamada artık sadece böyle kanallarla değil, kanallar üzerinden değil. Yani doğrudan Önderlikle hareketimizin görüşmesi gerekiyor. Bu konuda da yapılan görüşmelerde, İmralı’da yapılan görüşmelerde bunun olabileceği, eğer süreç ilerleyecekse, ne olması gerekiyor? Hareketimizin olması gerekiyor. Bizimle Önderlik arasında bir ortak mutabakatın olması gerekiyor. Görüşlerimizin tam ortaklaşması gerekiyor. Bizim Önderliği daha iyi anlamamız açısından sadece bazı heyetlerin gidip görüşmelerden getirdiği bilgiler değil ya da aracı gidip gelenlerden değil. Bizzat Önderlikten çeşitli konularda düşüncelerini öğrenmemiz gerekiyor. Önderliğin de doğrudan bizden öğrenmesi gerekiyor. Uzaktan teknik üzerinden öyle bir şey oldu. Öyle bir görüşme oldu. Ama biz artık önümüzdeki süreçte doğrudan Önder Apo’yla yüz yüze görüşmelerin olmasını bekliyoruz.

Muhataplarla da bu konu tartışılıyor. Yani sürecin başarıya gitmesi, ilerlemesi açısından bunun olması gerektiği konusunda farklı bir görüş yok.

Onların da böyle olmaz gibi itirazları yok. Şu andaki durum böyle. Biz umuyoruz ki ileride Önderliğimizle de görüşmeler yapalım” dedi.

HABER MERKEZİ

 

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

ShareTweet
Previous Post

Zülfü Livaneli: En baştan beri rüyamız barış

Next Post

Mısır’da Katliam Gibi Kaza, Onlarca Ölü ve Yaralı Var

Related Posts

Zülfü Livaneli: En baştan beri rüyamız barış
Kürt Meselesi

Zülfü Livaneli: En baştan beri rüyamız barış

2 Eylül 2026
Kimsesizler mezarlığından alınan Ateş Amed’de toprağa verildi
Kürt Meselesi

Kimsesizler mezarlığından alınan Ateş Amed’de toprağa verildi

2 Eylül 2026
Tülay Hatimoğlulları: Onurlu bir barış için kenetlenmeye ihtiyacımız var
Kürt Meselesi

Tülay Hatimoğlulları: Onurlu bir barış için kenetlenmeye ihtiyacımız var

2 Eylül 2026
Maçta sakatlandılar: Amedspor’dan futbolcuların sağlık durumuna ilişkin açıklama
Kürt Meselesi

Maçta sakatlandılar: Amedspor’dan futbolcuların sağlık durumuna ilişkin açıklama

2 Eylül 2026
Bakırhan: Barış imkanının demokrasiye evrilmesi için sürece sahip çıkalım
Kürt Meselesi

Bakırhan: Barış imkanının demokrasiye evrilmesi için sürece sahip çıkalım

2 Eylül 2026
Wan’da 1 Eylül yürüyüşü: Binler barış için alanlardaydı
Kürt Meselesi

Wan’da 1 Eylül yürüyüşü: Binler barış için alanlardaydı

1 Eylül 2026
Next Post
Mısır'da Katliam Gibi Kaza, Onlarca Ölü ve Yaralı Var

Mısır'da Katliam Gibi Kaza, Onlarca Ölü ve Yaralı Var

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter