SDG komutanı Mazlum Abdi, Ankara’ya ziyaret planının “hazırlık aşamasında” olduğunu söyledi. Mazlum Abdi, ziyaretin gerçekleşmesi halinde İmralı Cezaevi’nde tutuklu olan Abdullah Öcalan ile görüşme ihtimaline ilişkin soruya ise “Evet, olabilir!” şeklinde cevap verdi.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Ankara’ya ziyaret hazırlığının planlama aşamsında olduğunu ve Abdullah Öcalan ile bir görüşmenin olabileceğini ifade etti. Abdi, Al-Monitor yazarı Amberin Zaman’ın Suriye’deki entegrasyon, SDG’nin feshedilmesi ve Türkiye’ye ilişkin sorularını WhatsApp üzerinden yanıtladı. HTŞ’nin kontrolündeki Şam ile yürütülen müzakerelerde hatalar yapıldığını ifade eden Abdi, SDG’nin özellikle Arap çoğunluklu bölgelerin yeniden entegrasyonu konusunda daha esnek davranabileceğini ifade etti. Abdi, ocak ayında HTŞ ve beraberindeki güçlerle yaşanan saldırılarda şimdiye kadar tespit edilen can kaybının 260 olduğunu belirtti.
Mazlum Abdi, geçici Suriye Cumhurbaşkanı Colani (Ahmed eş-Şara) ile 29 Ocak’ta revize edilen entegrasyon ve ateşkes anlaşmasının imzalamasının üzerinden geçen 4 ayda yaşananlara ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
- Öncelikli odak noktamız Şam ile yaptığımız entegrasyon anlaşmasının doğru biçimde hayata geçirilmesidir. Bu çerçevede hem askeri kuvvetlerimizin Suriye ordusuna entegrasyonu hem de özerk yönetime bağlı kurumların entegrasyonu yürütülmektedir. Bu sürecin adil ve hakkaniyetli bir şekilde tamamlanmasını istiyoruz. Süreç boyunca temel önceliğimiz, Kürt bölgemizin kendine özgü niteliklerinin korunması ve gözetilmesidir.
- Oldukça kapsamlı bir süreç. Farklı dosyaları ele alan ayrı ekiplerimiz var. Örneğin askeri entegrasyonla ilgilenen ekip; Sipan Hemo da bu ekipte yer alıyor. Ayrıca özerk yönetimin diğer birimlerinin entegrasyonuyla ilgilenen meslektaşlarımız var. Asayiş’i örnek verelim: Şam ile, Asayiş’in Kürt çoğunluklu bölgelerde yapısını koruyacağı konusunda mutabık kalındı. Tüm Asayiş yetkilileri ve personeli görevlerini sürdürecek, Suriye devletiyle bütünleşerek devletin bir parçası haline gelecek. Yaklaşık 15.000 kişiden söz ediyoruz.
- Aslında üzerinde mutabık kaldığımız iki temel ilke var. Özerk yönetimin hiçbir çalışanı işten çıkarılmayacak ya da “diskalifiye” edilmeyecek; herkes görevini sürdürecek ve ücretlerini ilgili bakanlıklardan almaya devam edecek. Yaklaşık 50.000 kişiden söz ediyoruz.
- İkinci ilke ise şu: Kürt çoğunluklu bölgelerde yerel yönetim, yerel halk tarafından yürütülecek; karma nüfuslu bölgelerde ise yönetim uzlaşı temelinde paylaşılacak. Karma bölgelerden kastım, Arap, Kürt, Hristiyan ve başka toplulukların bir arada yaşadığı Haseke gibi yerler. Kobani’ye bağlı Sirrin ve Şexler adlı iki ilçe Arap çoğunlukludur. Serêkaniyê de böyle. Bu tür bölgelerde Arapların halk iradesine dayalı olarak yönetimde söz sahibi olması gerekiyor. Afrin’in durumu biraz daha hassas çünkü Türk devleti hâlâ orada varlığını sürdürüyor. Ancak Afrin tartışmasız biçimde Kürt bir bölgedir; Afrin çevresindeki Şehba bölgesi de öyle. Halep’teki Şeyh Maksut ise Kürt çoğunlukludur.
Yeni bir parti kurmadık
Geçici Şam hükümetinin kendisine görev teklifinde bulunmasına ilişkin konuşan Abdi, “Dedim ya, önceliğimiz bu entegrasyon çalışmasını tamamlamak. İkinci neden ise Kürt birliğini pekiştirmenin de öncelikli hedeflerimizden biri olması.” dedi. “Yeni bir siyasi parti kurduğunuz doğru mu?” sorusuna, “Hayır. Bu talep halktan geliyor ve biz de bu nedenle değerlendiriyoruz. Ancak açıkçası şu an öncelik listemizin en üstünde yer almıyor” şeklinde yanıt verdi.
SDG’nin feshedilmesi hakkında konuşan Abdi, “Entegrasyon süreci tamamlanana kadar SDG varlığını sürdürecek. SDG feshedilmedi.” dedi ve sürecin tamamlanmasının ardından feshedileceğini ifade etti. Abdi, “Peki sizin unvanınız ne olacak?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Güzel soru. Halkımın arasında kalacağım. Halkımızı örgütlemeye odaklanacağız ve doğal olarak yeni yapılar oluşacak.”
ABD’nin HTŞ öncülüğündeki hükümeti desteklemesi hakkında konuşan Abdi, Tom Barrack ile iletişimde olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bunu beklemiyorduk. Bu savaş başladığında Amerikalılar, merkezi hükümet kuvvetleri ilerledikçe ağırlıklarını koyarak savaşı durdurabilirlerdi. Durum bu kadar kötüye gitmeden önce bir anlaşmaya arabuluculuk etmeleri mümkündü. Çok geç devreye girdiler; ancak hükümet kuvvetleri Kürt çoğunluklu bölgelere yaklaştığında. Savaşı sona erdirmek için o zaman yaptıklarını çok daha önce yapabilirlerdi. Tabii bunları söylerken yönetimin politikasını eleştiriyorum. Rojava’da bizimle birlikte görev yapan Amerikalı komutanlar ve askerler bize her zaman çok destek oldular; onları suçlamamak gerekir. Emirleri doğrultusunda hareket ediyorlardı. Ve elbette varlıklarını özlüyoruz. Pek çok değerli, sadık dost edindik; hâlâ iletişimdeyiz. Onların bilgi ve deneyiminden yararlandığımız gibi onlar da bizimkinden yararlandı. ABD’nin askeri varlığı artık yok; bu yeni ortama uyum sağlıyoruz.”
Abdi, “Pentagon’dan hâlâ fon alıyor musunuz?” sorusunu “SDG’ye değil, “Suriye ordusuyla entegre güçlere” fon sağlanması tartışılıyor. Henüz hiçbir şey netleşmedi. Görüşmeler sürüyor” yanıtını verdi.
Ankara ile temaslarımız sürüyor, ayrıntıya girmeyeceğim
Türkiye’de devam eden süreç hakkında konuşan Abdi, “Şam’daki Türk Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile görüşme yaptı” iddiasını yalanladı. Abdi, sözlerine şöyle devame etti: “Ancak Türk yetkililerle temaslarımız sürmektedir. Ayrıntılara girmeyeceğim. Bununla birlikte, Türkiye ile yürüteceğimiz her türlü görüşmeye Suriye hükümetinin de dahil olmasının daha verimli olacağına inanıyoruz. Tutumumuz bu yönde.”
Abdi, “Yakın zamanda verdiğiniz bir röportajda Ankara’ya gitmeyi düşünüp düşünmediğiniz sorulduğunda “Neden olmasın?” dediniz. Türk hükümetinden resmi bir davet aldınız mı?” sorusuna, “Bu tür planların hazırlık aşamasında olduğunu söyleyebiliriz.” yanıtını verdi ve ziyaretin gerçekleşmesi durumunda Abdullah Öcalan ile bir görüşmenin olabileceği ihtimaline vurgu yaptı. Öcalan’ın Suriyeli Kürtler için önemine değinen Abdi, “Onunla telefonda konuşmadım. Mektuplar aldık. Sonuncusu Ocak’taki savaştan önceydi. O, ulusal bir lider figürüdür ve Rojava’da onu bu şekilde gören büyük bir kesim var. Rolü önemini korumaktadır.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































