Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Hamdiye Kömürcü için kurulan taziye yürüyüşle sona erdi
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde Manisa’nın Turgutlu ilçesinde Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Hamdiye Kömürcü için kurulan taziye üçüncü gününde sona erdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Turgutlu İlçe Örgütü önünde bir araya gelen kitle Atatürk taziye evine yürüdü. Taziyeye DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk’un yanı sıra parti yöneticileri ve TJA aktivistleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Burada konuşan Hediye Kömürcü’nün babası Bahattin Kömürcü, “Bu insanların direnişi, şehitlerin emeği ve mücadelesi bizi bu aşamaya getirdi. Bizi bu seviyeye getirdiler, Kürtleri dünyada tanıttılar. Bizi birbirimize tanıttılar. Şöyle ki; bugün her birimiz farklı bir şehirden, farklı bir yerdendik, önceden birbirimizi tanımazdık. Şehitlerin emeği sayesinde bugün hepimiz bir araya geldik. Mücadelemiz bir, sözümüz birdir. Şehîd namirin, yaşasın Sayın Öcalan ve yaşasın Kürt halkının direnişi” dedi.
‘Barışı kazanmadan durmayacağız’
Burcugül Çubuk da “Evlatlarının mezarlarına dahi sarılamayan ailelerle birlikte barış mücadelesinde birlikte yürüyoruz. Halkların onurlu barış mücadelesini büyütüyoruz ve buradan aldığımız güçle, ailelerimizden aldığımız güçle hak ettiğimiz barışı tamamına erdirmenin sözünü tekrar sizlerin karşısında veriyoruz. Bu yoldan dönmeyeceğimize, halkın değerlerini her zaman sahipleneceğimize söz veriyoruz. Hepimizin hak ettiği, Türkiye ve Kürdistan halklarının hak ettiği yaşamı, adaleti, özgürlüğü, barışı kazanmadan durmayacağız” dedi.
‘Onların yerine onurlu bir barış isteyeceğiz’
Barış Annesi Peyruze Kurt ise konuşmasına özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak başladı. Peyruze Kurt, “Değerli ailemizin, Kürt halkının ve Kürdistan’ın başı sağ olsun, Sayın Öcalan’ın başı sağ olsun; bugün bu davada olan o kahramanların başı sağ olsun. Şehitlerimizle başımız diktir, çocuklarımızla başımız diktir. Çocuklarımız mazlum bir halkın davasını yürüttü; barış ve özgürlük davasını, var olma ve hak davasını, kimlik davasını yürüttü. Sonuna kadar onların davasına ve şehadetlerine sahip çıkacağız. Ama bir Barış Annesi olarak biz yas ve gözyaşı istemiyoruz. Üzerimizde bu kadar zulüm olmasına rağmen ‘kardeşlik istiyoruz’ desek de önümüzü kesiyorlar, yürümemize izin vermiyorlar. Bu şekildeki bir kardeşliği kabul etmemiz mümkün değildir. Onlara çağrıda bulunuyoruz: şerefli bir barış, kalıcı bir barış, onurlu bir barış. Çocuklarımız başı dik bir şekilde şehadete ulaştılar. Biz de aileler ve anneler olarak onların yerine onurlu bir barış isteyeceğiz” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından taziye, okunan Mevlitle sona erdi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































