MEBYA-DER Colemêrg temsilcisi Hamdi Taşkın ve DEM Parti Eşbaşkanı Remziye Akdoğan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziksel özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiğini söyledi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısıyla “Barış ve Demokratik Toplum” süreci başlatıldı ve bu süreç çerçevesinde Özgürlük Hareketi ilk kongresini düzenleyerek kendini feshetti. Ardından, 11 Temmuz 2025’te bir törenle silahlarını yaktılar ve nihayet gerillalar çatışmalı bölgelerden geri çekildi. Bu büyük ve tarihi adımlara rağmen, devletin somut bir adım atmaması demokratik kurumlar ve siyasetçiler tarafından eleştiriliyor.
MEBYA-DER Colemêrg temsilcisi Hamdi Taşkın, devletin savaş devam ettiği sürece demokratik adımlar atılmayacağını her zaman söylediğini ve Kürt Halk Önderi’nin de devletten bu gerekçeyi aldığını belirtti. Taşkın, Kürt Halk Önderi’nin sürecin sonunda atılması gereken adımı attığını ve şunları söylediğini ifade etti: “Barış sağlandığında silah bırakmak son adımdır, ancak Önderlik bu adımı ilk önce attı, silahlar yakıldı ve PKK fesh edildi. Önderlik devletin gerekçesini ortadan kaldırdı ve devlete bir şans verdi. Ne yazık ki, devlet henüz hiçbir adım atmadı ve Kürtlerin istedikleri gerçekleşmedi.”
‘Bu süreç pişmanlıkla başlamadı’
Taşkın, Özgürlük Hareketi ve DEM Partisi’nin de artık geri adım atmanın mümkün olmadığını ve demokratikleşme sürecinin yolunda ilerlediğini söylediğini belirtti. Taşkın, sürecin devam edebilmesi için Kürt Halk Önderi’nin fırsatlarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti: “Hapisteki dostlarımız için adımlar atılmalıdır. Şimdi pişmanlık yasasından bahsediyorlar, ancak bu mücadele Pişmanlık değil insanlık onuru ve hakları için başladı. Nasıl ki siz ve ben kardeş olduğumuzu söylüyorsak, bu kardeşlikte hiçbir farklılık veya ayrım olmamalıdır. Kürtlerin sahip olduğu tüm haklara ve ayrıcalıklara sahip olmaları gerekir. Ancak o zaman kardeş olduğumuzu bileceğiz. Bu barış gelişmedikçe kardeşliğe şüpheyle bakacağız.”
‘Yasalar tatillerden önce çıkarılmalı’
Taşkın, yasanın meclis tatile girmeden önce geçirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Halkımız diyor ki, Özgürlük Hareketi bugüne kadar her alanda fedakarlığı yaptı, tüm adımlarını attılar, kardeşliğin tüm yollarını açtılar, ama siz neyi bekliyorsunuz, hangi adımları atıyorsunuz? Meclis tatile girmeden önce adımlar atılmasını umuyoruz. Kürtler her zaman hazırdır, bu mücadele ve direniş her zaman büyüyor. En nihayetinde Kürtler haklarına kavuşacak, ama biz diyoruz ki, ne kadar erken ve hızlı olursa o kadar iyi.”
‘Engellerin aşılması gerekir’
Taşkın, demokratik kurumlar olarak her şeye hazır olduklarını belirterek konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Ancak önümüze konulan engeller kaldırılmalıdır. Örneğin; anadilimizde eğitim almak ve doğal kimliğimizle yaşamak istiyoruz. Bu nedenle bu engeller kaldırılmalıdır. Ancak Kürtler üzerindeki baskılar devam ediyor ve birçok kişi sorgulanıyor. Son 50 yıldır hep büyük engellerle karşılaştık, ancak umudumuz asla tükenmez. Umudumuz halkımızdan ve gücümüzden gelir. İnançla haklarımıza kavuşacağız.”
‘Önderliğimizin özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür’
DEM Partisi Hakkari Eş Başkanı Remziye Akdoğan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne de dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir buçuk yıldır bir süreç var, adımlar atıyoruz ama Erdoğan henüz hiçbir adım atmadı. Yoldaşlarımız hala hapiste ve hastalar tahliye edilmedi. Barış istiyoruz. Artık gerillaların veya askerlerin annelerinin ağlamasını istemiyoruz. Önderliğimiz özgür olmayana kadar biz de özgür olmayacağız. Önderliğimizin özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür.”
Haber: Bazid Evren\AW
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































