Reel sektörde borçlar çevrilemez duruma geldi, ödeme krizi büyüyor. Takibe düşen ticari kredilerin toplamı Nisan 2025’te 220 milyar TL iken Nisan 2026’da 408 milyar TL’ye yükseldi. Takipteki ticari kredilerin bir yılda 188 milyar TL artması, şirketlerin borç ödeme kapasitesinde ciddi bozulmaya işaret ediyor. Ekonomistlere göre yüksek faiz, zayıflayan iç talep ve nakit akışındaki sıkışma, özellikle KOBİ’lerin kredi borçlarını çevirmesini zorlaştırdı. Ödenemediği için takibe düşen kurumsal kredi kartı borçları da 11,7 milyar TL’den 26,2 milyar TL’ye çıktı. CHP’li Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, şirketlerin bankalara karşı yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığını belirtti. Veriler, reel sektörün finansman baskısının ağırlaştığını ve borç ödeme kapasitesinde ciddi bozulma yaşandığını gösterdi.
Reel sektörün borç ödeme kapasitesindeki bozulma, takibe düşen ticari kredi ve kurumsal kredi kartı borçlarındaki artışla görünür hale geldi. CHP Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu’nun çalışmasına göre, Nisan 2025’te 220 milyar TL olan takipteki ticari kredilerin toplamı Nisan 2026’da 408 milyar TL’ye çıktı.
Kurumsal kredi kartlarında da benzer bir tablo oluştu. Ödenmediği için takibe düşen kurumsal kredi kartı borçları 2025’te 11,7 milyar TL iken 2026’da 26,2 milyar TL’ye yükseldi. Böylece hem ticari kredilerde hem de şirketlerin kısa vadeli finansman araçlarında belirgin bir bozulma yaşandı. Birgün’ün aktardığına göre Bakırlıoğlu, ticari kredi kullanımındaki artış ile takipteki borçlardaki artış arasındaki farkın krizin boyutunu gösterdiğini belirtti. Toplam kullanılan ticari kredilerdeki artış yüzde 36 olurken, takipteki borçlardaki artışın yüzde 100’ün üzerine çıktığını kaydetti.
Karşılıksız çeklerdeki artış da reel sektör üzerindeki baskıyı büyüttü. Bakırlıoğlu’nun aktardığı verilere göre, karşılıksız çek tutarı 2026 yılının ilk üç ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 73 artarak 76,7 milyar TL’ye ulaştı.
Bakırlıoğlu, tabloya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Veriler, şirketlerin bankalara karşı yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığını gösteriyor. Benzer durum karşılıksız çek tutarlarında da karşımıza çıkıyor. Karşılıksız çek tutarı 2026 yılının ilk üç ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 73 artarak 76,7 milyar liraya ulaşmış.”
CHP’li Bakırlıoğlu, özellikle KOBİ’lerin borç yükü altında zorlandığını vurgulayarak, geçmişte düşük faizli krediler ve teşviklerle ayakta kalan şirketlerin mevcut ekonomik ortamda faaliyetlerini sürdürmekte daha fazla güçlük çektiğini belirtti.
Bakırlıoğlu, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Geçmişte, ‘Zombi şirketler’ olarak nitelediğimiz yani düşük faizli kredilerle ve teşviklerle ayakta kalan şirketlerin bu ortamda devam etmeleri giderek zorlaşıyor. Her yıl rekor kıran konkordato başvuruları ve iflaslar bu tabloyu doğruluyor. İktidar her seferinde ekonomi şahlanıyor, büyüyor dedi ama maalesef görünen o ki büyüyen ve şahlanan tek şey borçlar olmuş… Bu yük ne şirketler ne de yurttaşlar tarafından taşınabilir. Türkiye’nin acilen üretim odaklı, planlı ve gerçekçi bir ekonomi politikasına dönmesi şarttır.”
Bu rakamlar ne anlama geliyor?
Takipteki ticari kredilerdeki hızlı artış, yalnızca bankacılık sistemine ilişkin teknik bir veri değil; şirketlerin nakit akışında ciddi bozulma yaşandığını gösteren kritik bir işaret olarak yorumlanıyor. Ticari kredilerdeki borç yükü arttıkça, özellikle KOBİ’lerin yatırım, üretim ve istihdam kapasitesi baskı altına giriyor.
Basit bir örnekle aktaralım; Bir şirket kredi çekiyor ama işleri kötü gidiyor ve borcunu ödeyemiyor. Banka da bu krediyi “takibe düşmüş” olarak kayda alıyor. Burada rakamın artması şu anlama geliyor: Şirketlerin finansal durumu bozuluyor, ekonomide risk artıyor, iflas ve konkordato ihtimali yükseliyor… Kısacası bu veri, reel sektörde borçların çevrilemediğini ve ödeme krizinin büyüdüğünü gösteriyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































