Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye’de haber içeriklerine ve gazetecilik faaliyetlerine yönelik erişim engellerini eleştirerek, mahkeme kararlarıyla uygulanan sansürün sona erdirilmesi çağrısında bulundu. IPI, özellikle bağımsız ve Kürt medyasına yönelik kısıtlamaların basın özgürlüğünü ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye’nin mahkeme kararlarıyla basın kuruluşlarının sansürlenmesine ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada gazetecilik amaçlı sosyal medya hesaplarını ve haber içeriklerini sansürlemek için uydurma “ulusal güvenlik” ve “kamu düzeni” gerekçeleriyle keyfi mahkeme kararları kullanma uygulamasına son vermesi gerektiğini ifade etti.
Yakın zamanda Kısa Dalga’dan Canan Coşkun’un “Vize İmparatorluğu” başlıklı bir araştırma haberine ilişkin art arda 3 mahkeme kararıyla yayın yasağı verildiğini ve bu yasaklamaların sırasıyla; soruşturmayla ilgili haberleri, mahkeme kararıyla ilgili haberleri, önceki sansür önlemlerinin en temel düzeyde bile olsa ele alınmasını engellediğini hatırlattı.
Üçlü erişim engelleme kararlarının, Türkiye’de bağımsız gazeteciliğe yönelik yargısal sansürün yüksek seviyelerinin çarpıcı bir örneği olduğunu ve bu durumun son yıllarda daha da kötüleştiğini belirten IPI, “Şeffaflıktan yoksun ve yetersiz gerekçelerle verilen mahkeme kararları, açık kamu yararına olan konularda eleştirel haberciliği bastırmak için ‘ulusal güvenlik’ veya ‘kamu düzeni’ ihlali iddialarına dayanmaktadır” dedi.
Elazığ 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’nin, Cumhuriyet Gazetesi’nin sanal medya platformu X hesabını bloke etme kararını da eleştiren IPI, Özgür Basın’a yönelik erişim engellemelerine de yer verdi. IPI açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kürt medya kuruluşları da Türk yetkililer tarafından aynı şekilde hedef alınmaya maruz kaldı. Mayıs 2026’nın sonlarında BTK, Mezopotamya Ajansı ve JINNEWS’in X hesaplarına erişimi engelledi ; bu, her iki kuruluşa da uygulanan bir dizi kısıtlamanın sonuncusuydu. İFÖD’ün kurucu ortaklarından Yaman Akdeniz’in yakın tarihli bir röportajda belirttiği gibi, Kürt gazetecilerin ve yayın organlarının hedef alınması, Türkiye’nin internet sansür altyapısının en tutarlı özelliklerinden biri olmuş ve bireysel haber döngülerinden önce başlayıp daha uzun sürmüştür.”
Erişim engelleri ve yasaklamalara tepki gösteren IPI, yetkililere şu çağrıyı yaptı:
- Kamu yararına olan haberlere yönelik erişim engelleme emirlerinin derhal kaldırılmasını ve bağımsız gazeteciliğe karşı mahkeme kararlarının kullanılmasının durdurulmasını talep ediyoruz.
- Etkilenen tarafların etkili bir hukuki savunma yapabilmesi için, erişim engelleme kararlarının tamamını kamuoyuna eksiksiz olarak açıklayın.
- 5651 sayılı Kanun’da, özellikle 8/A maddesinde, mahkemelerin gazeteciliği bastırmasına olanak tanıyan belirsiz ve aşırı geniş ifadelerin ortadan kaldırılması amaçlanmalıdır.
- Siyasi açıdan hassas konulara değinen ve hükümet yetkililerini hesap verebilir kılan araştırmacı gazetecilik de dahil olmak üzere bağımsız gazeteciliğin kamu yararı değeri, sansür gerekçesi olarak kullanılmak yerine tanınmalı ve korunmalıdır.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































