AHMET KURUCAN | YORUM
Allah’ım…
Hamd Sana mahsustur… Başlangıcı olmayan Sensin… Sonu olmayan Sensin…
Biz yoktuk, Sen vardın… Biz olmayacağız, yine Sen var olacaksın…
Mülk Senin, hüküm Senin, kudret Senin, af Senin, rahmet Senin…
Allah’ım…
Şimdi Arafat’tayız…
Burası hesap makamı değil niyaz makamı… Burası iddia makamı değil kulluğunu itiraf makamı… Burası güç gösterisi değil acziyetini ortaya koyma makamı…
Kapındayız Allah’ım… Başımız önde… Kalbimiz kırık… Ellerimiz boş…
Ama ümidimiz Senin rahmetin kadar büyük…
Allah’ım…
Huzurunun edebine tam riayet edemiyoruz…
Temkinimiz eksik… Kalbimiz dağınık… Zihnimiz perişan… Ama yine de Senin kapına geldik… Çünkü başka kapımız yok…
Biz Senin kapındaki dilencileriz Allah’ım… Heyecanımız kusur sayılırsa affet…
Gözyaşlarımızı kabul buyur… Titreyen dudaklarımızı geri çevirme…
“Dua edin icabet edeyim” buyurdun…
Biz de o fermana güvenerek geldik… Yoksa bizim ne yüzümüz var…
Ne amellerimiz yeterli… Ne de ibadetlerimiz Sana layık…
Allah’ım…
Verirsen “neden verdin” diyecek hâlimiz yok…
Vermezsen de “neden vermedin” diyecek cesaretimiz yok…
Sen Kadîr’sin… Sen Hakîm’sin… Sen bilirsin… Biz bilemeyiz…
Biz acele ediyoruz Allah’ım… Sen ise sabrı seviyorsun…
“Kul acele etmediği müddetçe duası kabul olunur” buyurulduğunu biliyoruz…
Ama işte sabrımız dar… Yüreğimiz yorgun…Omuzlarımız ağır…
Ne olur bu acziyetimize rağmen dualarımızı kabul buyur…
Allah’ım…
Bugüne bakarak dua ediyoruz… Yarını görebildiğimiz kadarını hesap ediyoruz…
Ufkumuz dar… Aklımız sınırlı… Kalbimiz bazen korkuların esiri…
Ama Sen Muhît’sin… Her şeyi kuşatansın…
Olmuşu da bilirsin, olacakları da…
Onun için Ya Rabbi…
Bizim istediğimizi değil… Hakkımızda hayırlı olanı nasip eyle…
Allah’ım…
Senin emrine uyarak geldik… Habibinin sünnetine ittiba ederek geldik…
Kitabını tasdik ederek geldik… Ahde vefa niyetiyle geldik… Bizi boş çevirme Allah’ım…
Haccımızı makbul eyle… Sa’yimizi meşkûr eyle… Günahlarımızı mağfur eyle…
Arafatımızı Arafat eyle… Müzdelife’mizi teslimiyet eyle…
Allah’ım…
Sen Gafûr’sun… mağfiret et… Sen Rahmân’sın… merhamet et…
Sen Afüvv’sün… affet… Sen Settâr’sın… ayıplarımızı ört… Sen Tevvâb’sın… tevbemizi kabul buyur…
Biz mücrimiz Allah’ım… Bize yıllarca mühlet verdin… İsyan ettik sustun…
Günah işledik perdeledin… Kapından uzaklaştık ama Sen bizi tamamen terk etmedin…
Şimdi yine geldik… Yine kapındayız… Yine affını istiyoruz…
Allah’ım…
Bizi gerçekten insan eyle… Sadece yiyen, içen, yaşayan değil…
Merhamet eden… Adalet taşıyan… Vicdan sahibi olan… Kul hakkından titreyen… Kalbi Senin için atan insanlar eyle…
İman lütfet… İslam lütfet… İhsan şuuru lütfet…
Kalplerimizi iman üzere sabit kıl… Azalarımızı taatine yönlendir… Dilimize zikir… Gözümüze yaş… Kalbimize haşyet… Ruhumuza aşk-ı lika nasip eyle…
Allah’ım…
Faydasız ilimden Sana sığınırız… Ürpermeyen kalpten Sana sığınırız… Yaşarmayan gözden Sana sığınırız… Kabul edilmeyen duadan Sana sığınırız…
İlmimizi artır Ya Rabbi… Ama bizi bilgiyle kibirlenenlerden eyleme… Bildikleriyle amel etmeyenlerden eyleme… İlmi, marifete… Marifeti muhabbetine ulaştır…
Allah’ım…
Cennetini istiyoruz… Ama sadece bağlarını değil… Cemalini istiyoruz…
Rızanı istiyoruz… Habibine komşu olmayı istiyoruz… Bizi enbiya, evliya, asfiya, mukarrabin ve ebrarla beraber haşret… Adlarımızı onların arasına yaz… Yüzlerimizi onların yüzleriyle beraber ak eyle…
Allah’ım…
Cehennemden Sana sığınıyoruz… Kabir azabından Sana sığınıyoruz…
Berzahın dayanılmaz yalnızlığından Sana sığınıyoruz… Mahşerin dehşetinden Sana sığınıyoruz…
İmanla yaşat… İmanla öldür… Son nefeste “La ilahe illallah” dedirt…
Az ağrı… kolay ölüm… tekmil iman… Kur’an nuru nasip eyle…
Allah’ım…
Bizi kendine muhtaç bırak ama başkasına muhtaç etme… Lütfunla muamele et… Kapı kapı dolaştırma… İnsanların önünde eğdirme… İzzetimizi koru ama nefsimizi büyütme…
Helal dairesinin genişliğini bize göster… İbadetinle bizi meşgul et… Öyle meşgul et ki haramlara düşmeyelim…
Allah’ım…
İstikamet istiyoruz… Sonuna kadar yürüyebilme gücü istiyoruz… Bir anlık heyecan değil… Ömür boyu sadakat istiyoruz…
Muradını muradımız eyle… Rızanı en büyük hedefimiz eyle… Dünyayı kalbimizde küçült… Ahireti büyüt…
Allah’ım…
Kalplerimizi havf ve reca ile doldur… Ne emniyet-i mutlaka içinde gevşeyelim… Ne de ümitsizlik içinde boğulalım…
İmanı bize sevdir… Küfrü, fıskı, nifakı çirkin göster… Kalplerimizi suizandan koru… Dillerimizi yalandan, gıybetten, iftiradan koru…
Allah’ım…
Tembellikten Sana sığınırız… Cehaletten Sana sığınırız… Borç altında ezilmekten Sana sığınırız… Düşmanların kahrına uğramaktan Sana sığınırız…
Ansızın gelen musibetlerden Sana sığınırız…
Bildiğimiz bilmediğimiz bütün bela ve musibetlerden muhafaza buyur…
Dünyevi afetlerden koru… Manevi çöküşlerden koru… Küfür ve dalalete düşmekten muhafaza buyur…
Allah’ım…
İblisi bizden uzaklaştır… Şeytanın vesveselerine karşı iradelerimize fer ver…
Nefsimizin tuzaklarına düşürme… Hıyanetin esiri olmaktan koru… Nifakın karanlığından koru… Zaaflarımızın kölesi olmaktan koru…
Allah’ım…
Hasenatımızı bütün kusurlarına rağmen kabul buyur… Eksik secdelerimizi kabul buyur… Dağınık dualarımızı kabul buyur… Kırık kalplerimizi kabul buyur…
Çocuklarımızı Sana kul, Habibine ümmet eyle… İstikametten ayırma…
Onları fitne zamanlarında muhafaza buyur… Helal süt emmiş insanlarla karşılaştır… Salih dostlar nasip et… İyi çevreler nasip et…
Allah’ım…
Amin diyen bütün dillerin geçmişlerine rahmet eyle… Kabirlerini nurla doldur… Mizanlarını ağır eyle…
Allah’ım…
Ümmet-i Muhammed’e merhamet et… Dağılmışlığımıza birlik ver… Çıkışsız kaldığımız yerlerde fereç ve mahreç ihsan eyle…
Aramıza kin sokma… Nefret sokma… Haset sokma… Öfke sokma… Yıkıcı rekabet sokma…
Allah’ım…
Oynanan oyunları görebilecek basiret ver… Doğru karar verecek feraset ver…
Hak ile batılı ayıracak fetanet ver… Bu milletin birliğini parçalamak isteyenleri ıslah eyle… Islahları mümkün değilse Sen Kahhâr isminle muamele et…
Fitne ateşini yakanları Sana havale ediyoruz Allah’ım… Mazlumların ahını yerde bırakma… Kötülerin şerrinden koru… Facirlerin komplolarından koru…
Despotların zulmünden koru… Şeytanların ocaklarını söndür…
Allah’ım…
Bizim bu yükleri tek başımıza taşımamız mümkün değil… Sen varsın Allah’ım… Sen yardım etmezsen ayakta duramayız…
Hizmet eden bütün insanlara yardım et…
İhlas ver… Sadakat ver… Sıhhat ve afiyet ver… Aşk-ı lika ver… Üns ve afiyet ver… Muhabbetini ver…
Hıfzını ver… Emânını ver… Nusretini ver…
Allah’ım…
Kalpleri çeviren Sensin… Kalpleri çevir… Soğuyan gönülleri ısıt…
Kırılan bağları tamir et… İnsanlara imanı sevdir… Kur’an’ı sevdir…
Secdeyi sevdir…
Bizi bize bırakma Allah’ım… Bir an bile nefsimize terk etme… Elimizden tut…
Tut ki düşmeyelim… Tut ki kaybolmayalım… Tut ki Sensiz yapamayız Allah’ım…
Allah’ım…
İstihkakımıza göre değil… Senin rahmetinin genişliğine göre muamele et…
Biz hak etmiyoruz belki… Ama Senin rahmetin hak edişe göre değil…
Lütfuna göre…
Ne olur Allah’ım… Ne olur Ya Rab… Kapından boş dönenlerden eyleme bizi…
Arafat’tayız Allah’ım…
Rahmetinin altında… Affının eşiğinde… Cehennemden azad ümidiyle…
Sen affedersen kurtuluruz… Sen tutarsan ayakta kalırız… Sen “kulum” dersen her şey değişir…
Ve son nefeste…
Korkuyla değil huzurla… Pişmanlıkla değil teslimiyetle… Mahcubiyetle ama ümitle…
“La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” diyerek Sana yürümeyi nasip et…
Allah’ım…
Sana ellerimizi kaldırıyoruz ama aslında ellerimizden önce kalplerimizi kaldırıyoruz… Çünkü Sen kalplerimizin içini biliyorsun… Kimseye anlatamadığımız kırgınlıklarımızı… Gece karanlığında içimize çöken yalnızlıkları…
Sustuğumuz yerleri… Yutkunup geçtiklerimizi… İçimizde dönüp duran korkuları… Sadece Sen biliyorsun Allah’ım…
Biz bazen kendimizi bile anlatamıyoruz… Ama Sen bizi bizden iyi biliyorsun…
Allah’ım…
Senin kapından başka kapı bilmiyoruz… Bizi nefsimize bırakma… Korkularımıza bırakma… İnsanlardan medet uman hâle düşürme…
Mahlukata el açtırıp mahcup etme…
Bizi Sensiz bırakma Allah’ım…
Biz aciziz… Biz yoruluyoruz… Biz dağılıyoruz… Ama Sen Cemîl’sin… toparlayansın… Sen Rahîm’sin… sarıp sarmalayansın…
Allah’ım…
Bize Senin rızanı merkeze alan yuvalar nasip eyle… Gösteriş üzerine kurulmuş hayatlar değil… İnsanların alkışına göre şekillenmiş ilişkiler değil…
İhlasın hâkim olduğu evler nasip eyle…
Eşler arasında sadakat nasip eyle…
Muhabbet nasip eyle… Merhamet nasip eyle… Birbirini Allah için seven gönüller nasip eyle…
Evlerimizi kavga ile değil huzurla doldur… Çocuklarımızı imanla büyüt…
Yuvalarımızı Kur’an’ın nuru ile aydınlat…
Allah’ım…
Konuştuğumuz zaman sözlerimize tesir ver… Yaptığımız hizmetlere ihlas ver…
Bizi gösterişten koru… Alkış bağımlılığından koru… İnsanların takdirine göre şekillenen kulluktan Sana sığınırız…
Yaptığımız her işi sadece Senin rızan için yapabilmeyi nasip et…
Allah’ım…
Şu mübarek günleri hakkıyla değerlendirmeyi nasip eyle… Zilhicce’nin ruhunu anlayabilmeyi nasip et… Kurbanın sadece bir hayvan kesmek olmadığını… Asıl kurban kesmenin nefsi Sana teslim etmek olduğunu anlayabilmeyi nasip et…
Hz. İbrahim’in teslimiyetinden hisse ver…
Hz. Hacer’in tevekkülünden hisse ver…
Hz. İsmail’in sadakatinden hisse ver…
Allah’ım…
Sana peygambelerin Lebbeyk nidaları ile sesleniyoruz…
Bizim Lebbeyk’lerimizi de onların Lebbeyk’lerine idhal eyle…
Bizi günahlarımızdan arınmış kullar olarak yeniden dirilt…
Kâbe’nin örtüsüne tutunanların gözyaşları hürmetine…
Arafat’ta ellerini açanların duaları hürmetine…
Müzdelife’de sabahlayan mahzun kulların hürmetine…
Mina’da teslimiyet gösterenlerin hürmetine…
Dualarımızı kabul buyur Allah’ım…
Allah’ım…
Bize affetmeyi öğret… Ama zillete razı olmayı değil… Merhameti öğret…
Ama zulmü normalleştirmeyi değil… Sabretmeyi öğret… Ama haksızlık karşısında sessizliği değil…
Bize denge ver Allah’ım… İfrata düşmeden… Tefrite sapmadan… Dosdoğru yürüyebilmeyi nasip et…
Allah’ım…
Beni Senin sevdiğin kullardan eyle… Meleklerin hakkında hayır konuştuğu kullardan eyle… Adı gökte güzel anılan kullardan eyle…
Kırık dualarımızı kabul edecek kadar Rahmân’sın Sen… Biz bazen ne isteyeceğimizi bile bilmiyoruz… Onun için bize bilmediğimiz hayırları da ihsan eyle…
Kapalı görünen kapılarda hayır varsa aç… Açık görünen ama şerli olan yolları kapat… Bizi Senin istemediğin yerlere götürme…
Allah’ım…
Kalplerimize Seni herkesten çok sevdirmeyi nasip et… Dünyayı gözümüzde küçült… Ahireti büyüt… Rızanı hayatımızın merkezi yap…
Bizi Sana layık kullar eyle… Habibine layık ümmet eyle…
Allah’ım…
Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz bütün günahlarımızı affet… Kalplerimizde taşıdığımız pişmanlıkları rahmetinle temizle… Ayıplarımızı ört… Kusurlarımızı bağışla… Bizi affınla güzelleştir…
Allah’ım…
Ailelerimize sadakat nasip et… Doğruluk nasip et… Emanete riayet nasip et…
Kalplerimizi birbirine karşı dürüst eyle…
Yalanı evlerimizden uzaklaştır… İhaneti uzaklaştır… Güvensizliği uzaklaştır… Evlerimizi huzur mekânı eyle…
Allah’ım…
Helal ve bereketli rızık nasip et… Geçim sıkıntısının eziciliğinden Sana sığınırız… Bizi kimseye muhtaç bırakma… Ama bolluk verdiğinde de kalplerimizi bozma… Makamla bozma… Parayla bozma… Rahatlıkla gaflete düşürme…
Allah’ım…
Kazancımızı bereketlendir… İnfak ruhu ver… Paylaşmayı sevdir… Fakirin hakkını gözetebilmeyi nasip et…
Bizi cimrilikten koru… Hırstan koru… Dünya sevgisinin esaretinden koru…
Helal lokmanın nurunu evlerimize yerleştir… Çocuklarımızın istikbalini haramla karartma…
Allah’ım…
Başta Habibin Efendimiz olmak üzere bütün peygamberlere salat u selam ediyoruz… Ashabından… evliyandan… asfiyandan… Dinine hizmet etmiş bütün güzel insanlardan razı ol…
Bizi onların yürüdüğü sırat-ı müstakimden ayırma…
Allah’ım…
Ahirete irtihal etmiş bütün büyüklerimize rahmet eyle… Anne babalarımıza… dedelerimize… ninelerimize… Kabirlerini cennet bahçelerinden bir bahçe eyle…
Kabir gecelerinde yalnız bırakma onları… Kur’an’ın nuru ile kabirlerini aydınlat…
Allah’ım…
Akrabalarımız arasındaki kırgınlıkları gider… Kalplerimize muhabbet koy…
Birbirine dua eden insanlar eyle bizi…
Allah’ım…
Zulme uğrayan bütün mazlumlara yardım et… Hapishanelerde çürütülenlere sabır ver… Yetim kalan çocuklara Sen sahip çık… Dağılan aileleri toparla…
Yurdundan edilenlere emniyet ver…
Ümmet-i Muhammed’i yeniden ayağa kaldır Allah’ım…
Bizi sadece kendi derdiyle yaşayan değil… Ümmetin yarasıyla yanan, derleriyle dertlenen kullarından eyle…
Allah’ım…
Zulüm yıllarında yollara düşen… Hicret yollarında Meriç’in sularına düşen…
Sınır boylarında… zindanlarda… gurbet köşelerinde ömrünü tüketen…
Vatan hasretiyle gözlerini kapatan bütün kardeşlerimize rahmet eyle…
Kabirlerini ravza-i cennet eyle…
Çekilen çileleri günahlarına kefaret… sabırlarını katında büyük ecirlere vesile eyle…
Geride bıraktıkları eşlerine… çocuklarına… anne babalarına sabr-ı cemil ihsan buyur…
Allah’ım…
Memleketinden koparılan… Adı suçluya çıkarılan… Yurdundan edilen…
Sessizce acısını içine gömüp gurbet ellerde toprağa verilen bütün mazlum kullarını rahmetinle kuşat…
Onları şehitler zümresine komşu eyle… Bizleri de onların sadakatine… sabrına… teslimiyetine layık kullar eyle…
Allah’ım…
Hocaefendi’ye rahmet eyle… Onun Kur’an hizmetini kabul buyur… Onun ihlasını… sadakatini… ümmet için taşıdığı derdi makbul eyle…
Ömrünü adadığı hizmetlerini zayi etme… Çektiği çileleri rahmetine vesile eyle… Kabir âlemini ravza-i cennet eyle…
Bize de onun anlattığı kulluk ufkuna sadık kalabilmeyi nasip et… İhlasına… tevazusuna… diğergamlığına hissedar eyle bizleri…
Ya Erhamerrâhimîn…
Bize hizmet aşkı ver… Davamızı şahısların değil Senin rızanın davası olarak görebilmeyi nasip et…
Tevazu ver… Sadakat ver… Vefa ver… İstikamet ver… Sabır ver… İhlâs ver…
Birbirimizi aziz görebilmeyi nasip et… Kardeşlerimizin hukukuna riayet etmeyi nasip et… Kimseyi küçük görmeyen gönüller nasip et… Kalplerimizi vifak ve ittifak içinde yaşat…
İhtilaftan… iftiraktan… parçalanmışlıktan koru… Nefislerimizin fitnesinden koru… Şeytanın desiselerinden koru…
Allah’ım…
Kimsenin kusuruyla uğraşan değil… Kendi kusurunu gören kullar eyle bizi…
Affetmeyi bilen insanlar eyle… Kırmamayı bilen insanlar eyle… İncinse de incitmeyen… Öfkelense de adaletten ayrılmayan kullar eyle…
Yüz kere rencide olsa da bir kere gönül yıkmayan insanlardan eyle bizi…
Bütün dünyayı önümüze sersen bile… Kalplerimizi Senden ayırma…
Ve Allah’ım…
Son nefes geldiğinde… Yüzümüzü korkuyla değil huzurla Sana çevirebilmeyi nasip et…
“Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyerek…
Kalbimiz mutmain şekilde Sana yürümeyi nasip et…
Âmin… Âmin… Âmin Ya Rabbi’l âlemîn…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































