NECİP F. BAHADIR | YORUM
Genel Kurul’da 468 el ne için kalktı?
Ertuğrul Özkök de akıllandı! Gayrı ‘Eller kaosa kalktı’ demez veya diyemez. Korku dağları bekliyor… İYİ Parti ‘ihanet yasası’ dedi. Medyası olsaydı, ‘Eller ihanete kalkı’ der miydi? Belki… Musavat Dervişoğlu iktidar sıralarına bakarak “İhanetin zaman aşımı yoktur.” dedi. İşkencenin de, insanlığa karşı suçların da ‘zaman aşımı’ yok. Cadı avı veya soykırımı da eklemek lazım mı? Evet… Bizzat Erdoğan, “Cadı avıysa cadı avı…” demedi mi? AKP ve MHP çok ‘suç biriktirdi’ çok! Onun için yarınları zor.
AKP’nin Gelecek Partisi’nden transfer hukukçu milletvekili Serap Yazıcı ‘çerçeve yasaya imza attığı’ için sıkıntı yaşayabileceğinden çekindi ve parti yönetimine “Başıma bir şey gelirse beni nasıl koruyacaksınız?” diye sordu. Bir cevap alabildi mi? Meçhul… Haberlere yansımadı. O yarın olduğunda AKP diye bir parti kalmayacak. O gün kimsenin kimseye faydası dokunmayacak. ‘Mahşer kurulları’ geçerli olacak. Siyasette de o zor ve çetin günlerde kimse kimseyi tanımaz, herkes kendi derdine düşer…
Çerçeve yasaya 468 el kalktı. Bu bir rekor… Tahminleri aştı. MHP’li Feti Yıldız bile bu kadarını beklemiyordu. ‘Nitelikli çoğunluk’ demişti. Bu ‘nitelikli’ falan değil düpedüz ezici çoğunluk.
Bu kadar el yeni anayasa için de kalkar mı? Veya Erdoğan’ın tekrar adaylığı için? Elbette hayır… DEM’in iktidar blokunda konuşlandığını kabul etmek lazım. Bu ada yeni anayasa için gerekli olan rakamın zorlanması demek… AKP’nin heyecanlanması boşuna değil. İktidar kanadında 468 bayramının yaşandığını tahmin etmek güç değil. Gerçekten büyük rakam…
Her ne kadar umut ve heyecan verse de buradan yeni anayasa çıkmaz. Fakat Erdoğan’ın adaylığına ‘evet’ çıkar. DEM de AKP-MHP’nin erken seçim senaryosunda yerini alacaktır.
Erdoğan’ın tekrar adaylığı mümkün mü? Anayasaya aykırı değil mi? Evet ama hangi anayasa? Çerçeve yasa anayasanın ‘eşitlik ilkesine’ aykırı değil miydi? Sadece bir zümre için özel yasa çıkarılabilir mi? Böyle bir ayrıcalığı hangi anayasa kabullenir? 468 el bile bile anayasaya aykırı oy kullandı. ‘Ayrımcılığa evet’ dedi. Hukukçuların görüşü ortada…
Rekora rağmen fireler dikkat çekici. AKP bile tulum çıkaramadı. MHP’de yönetimden dışlanan İzzet Ulvi Önder ‘çerçeve yasaya’ imza da atmadı, oy da kullanmadı. Bunun bahanesi olmaz. Bu bir tavır… Nitekim mesajına da yansıdı; “Haksızlık düzeni, yalan ve iftira düzenekleri gün gelir yıkılır. Zulüm hiç kimsenin yanına kalmaz…”
Çok doğru… Kendisini ‘mazlum’ falan mı sanıyor acaba? Zulüm parantezinde onun adı da var. Dışlanması parantezin dışına çıktığı anlamına gelmez. Geçmişini unutturamaz. AKP’den 9 milletvekili oylamaya katılmadı. İkisi önemli; Tuğrul Türkeş ve İYİ Parti’den transfer Kürşat Zorlu…
Bir tavır mı? ‘Ölüm döşeği’ dışında hiçbir mazeret veya bahane ‘masum sayılmaz’. Takvim günler öncesinden belli… Evet, bu bir tavır. Yoksa niye oy kullanmaktan imtina etsinler?
AKP bunu mesele yapar mı? Pek sanmam… Diğer milletvekillerine “Ne oluyoruz?” diye sorabilir. Türkeş ve Zorlu’nun imtiyazlı konumu var. Zorlu bir de parti yöneticisi… Yöneticisi olduğu partinin politikasıyla ‘ters düşmek’ normal şartlarda istifa gerektirir. Siyasetin koşulları hiç de normal değil. AKP fireleri 468’in gölgesinde unutulur gider…
Ve fakat Erdoğan not eder, asla bunu unutmaz…! Yeri geldiğinde de gereğini yapar.
Kemal Kılıçdaroğlu ‘tereddütsüz destek ve katkı’ dedi. Fakat elde kalan milletvekillerinden tulum çıkaramadı. İlhan Kesici isyan bayrağını çekti. Bir gün öncesinden ‘hayır’ oyu kullanacağını kamuoyuna duyurdu. “Yeminime sadık kalacağım.” dedi. Çerçeve yasanın ‘cumhuriyeti sakatlayacağı’ görüşünde olduğunu bildirdi.
Mansur Yavaş’ı da Kesici’nin yanına yazmak lazım… ‘Barışa evet’ dedi fakat arkasından ‘ama’larını sıraladı. Her iki isim de ‘yarına yatırım’ yaptı. Yavaş tamam da demek ki Kesici de umudunu yitirmemiş, gözü hala cumhurbaşkanlığı adaylığında…
Yeni Parti ortadan ikiye bölündü!
Ve Yeni Parti… Firenin en fazla olanı… Hayır, bu kadarı normal değil. Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasında görüş ayrılığı yaşandı mı? Bazı işaretler belirdi. İmamoğlu kısa açıklamasıyla ‘çatlaktan su sızmasını’ önledi. Fırsat kollayanlar var çünkü…
“Özgür Özel’in kararının arkasındayım!” dedi. Özel, grubu topladı. Basına kapalı konuşmasında ‘esnek mesajlar’ verdi. Sert konuşmadı. Grup kararı alabilirdi. Kendisinin ‘evet’ diyeceğini açıkladı. Milletvekillerine serbest bıraktı. “Seçmeninizin nabzına kulak verin.” dedi.
Özel ile birlikte ‘35 evet’, ‘54 hayır’ oyu çıktı. Parti neredeyse ortadan ikiye bölündü. Vekilleri bir bakıma Özel’i yalnız bıraktı. ‘Özel durum’ denebilir. Fakat bu kadar önemli ve kritik konuda bir partinin genel başkanı ile milletvekilleri ayrı düşüyorsa orada ‘sorun var’ demektir.
Özel dışında tüm Manisa vekilleri ‘red oyu’ kullandı. Seçmenin oyunu kim doğru okudu? Özel mi milletvekiller mi?
Şüphesiz milletvekilleri ‘serbest kalmasaydı’ bu tablo yaşanmazdı. Bu bir başka gerçeği gerçeği de ortaya koydu. Tüm milletvekilleri kelimenin tam anlamıyla özgür iradeleriyle, vicdanlarının sesine kulak vererek oy kullansaydı acaba ne olurdu? 468 oya ulaşılabilir miydi? Asla…
Vekillerin iradelerinin üzerinde ‘partilerinin ipoteği’ var. İradeleri özgür, vicdanları hür değil. ‘Partilerinin tutsağı’ durumundalar…
Yeni Parti’deki fireleri ‘siyasetin gerçek yüzü’ olarak da okumak lazım. ‘Bir parti olamadı’ gibi yorum ve analizlerin yanında siyasetin bu gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Akıl ve vicdanlarını kiraya vermek en çok siyasette rastlanır. Emir-komuta şeklindeki parti disiplininin askeriyeden farkı yoktur. Partilerin içinde olmayan demokrasinin ülkede olması mümkün mü? Demokrasi sorunu yapısal… AKP ve MHP’nin bir askeri yapı veya tarikattan farkı yok. Yukarısı ne derse o…
468 el kalktı ve ‘çerçeve yasa’ Meclis’ten geçti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dediği gibi Türkiye yeni bir sabaha uyandı mı? Ben uzaklardayım. Haberlere baktım. Gününün veya sabahın yeni ve farklı olduğunu gösteren manşete ve gelişmeye rastlayamadım.
Günün dünden bir farkı yok… Haftanın da… Düzen aynı. Adaletten eser yok. Ve zulüm tüm şiddetiyle hüküm sürmekte… Terör bitmiş falan değil. ‘AKP terörü’ her yerde…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



































