Demokratik Birlik İnisiyatifi, Kürtlerin artık bir unsur değil, bölgesel bir özne ve belirleyici bir aktör olduğunu belirterek, ulusal birlik çağrısı yaptı
Demokratik Birlik İnisiyatifi, İran ve Ortadoğu ekseninde derinleşen savaş durumunu ve bölgedeki son gelişmelere dair Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti basın toplantısı düzenledi. Toplantıya birlik inisiyatifi üyeleri katıldı. Açıklama metninin Kürtçesini inisiyatif üyesi Hasan Özcüler okurken Türkçesini inisiyatif üyesi Hafize İpek okudu.
Ortadoğu’nun, yüzyılı aşkın süredir emperyalist ve gericiliğin müdahaleleri ile şekillendirilmeye çalışıldığını belirten Hafize İpek, “Doksanlı yıllardan bu yana da ABD öncülüğünde Büyük Ortadoğu projesi doğrultusunda bir 3. Dünya Savaşı yürütülmektedir. Amaç, kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayin etmektir. Bölge halklarına ‘demokrasi’ ve ‘özgürlük’ vaat edenler; Afganistan’ı, Irak’ı, Libya’yı ve Suriye’yi kan, yıkım ve istikrarsızlıkla baş başa bırakmıştır. Geride parçalanmış toplumlar, talan edilmiş kaynaklar ve derinleşmiş mezhepsel-etnik çatışmalar kalmıştır. Bizler açıkça ifade ediyoruz ki: Ortadoğu halklarının kaderi hegemon batılı devletlerin başkentlerinde yazılamaz. Halkların geleceklerini tayin etme hakkının kendilerine ait olması gerektiğini savunuyoruz” dedi.
‘Kürtler bölgesel bir özne ve belirleyici bir aktördür’
Hafize İpek, İsrail ve ABD’nin İran’a dönük hamlesinin, bölgeyi yeniden dizayn etme girişimlerinin yeni bir halkasından ibaret olduğunu kaydederek, “Bu müdahale, ne halkların özgürlüğüyle ne de demokrasiyle ilgilidir; enerji yolları, jeopolitik üstünlük ve bölgesel tahakküm hesaplarının yansımasıdır. Bununla beraber İran rejiminin tekçi, otoriter ve baskıcı karakteri de kabul edilemezdir. Kürtler başta olmak üzere, Ermeni, Belucî, Ahvâzî Arap, Azerî, Bahaî gibi farklı etnik ve inanç gruplarına karşı acımasız bir zulüm inkâr, idam, tutuklama ve sistematik baskı politikaları uygulamaktadır. Ne hegemonik güçlerin müdahalesi ne de despotik rejim. Bizler her iki dayatmayı da reddetmekteyiz. Bu savaş Ortadoğu’ya ve bölge haklarına ne demokrasi ne de özgülürlük getirmeyeceği gibi toplumsal yıkım ve acıları daha da derinleştirecektir. Ortadoğu’nun en temel ve dinamik halklarından biri hiç şüphesiz Kürt halkıdır. Dört parçada yaşayan Kürtler artık edilgen bir unsur değil, bölgesel bir özne ve belirleyici bir aktördür” ifadelerini kullandı.
‘Bu dayanışma politik, örgütsel ve tarihsel bir sorumluluktur’
“Kürtsüz bir Ortadoğu denklemi kurulamaz” diyen Hafize İpek, “Bulunduğumuz her ülkede barışın, istikrarın ve demokratikleşmenin yolu; Kürt halkının ve diğer halkların, inançların kendi kaderini tayin hakkının ve statü talebinin anayasal güvenceye kavuşmasından geçer. Demokratik Birlik İnisiyatifi tam da bu tarihsel sorumlulukla kurulmuştur. Amacımız nettir: Kürt ulusal birliğini güçlendirmek, diğer halklarla özgür eşit bir temelde yaşamaktır. Ortak siyasi iradeyi büyütmek ve Kürt halkının statü mücadelesini demokratik zeminde tahkim etmek. Biz ne Amerikan ne İsrail ne de İran’daki tekçi rejimin yanındayız. Biz İran’daki Kürtlerin ve tüm bölge halklarının özgür, eşit ve demokratik geleceğinin yanındayız. İran’daki Kürt siyasi güçleri arasında gelişen diyalog ve ittifak pratiği tarihsel bir değere sahiptir. Bu birlik ruhu korunmalı ve güçlendirilmelidir. Kürtlerin kazanımı, parçalı duruşla değil ortak diplomasi ve ulusal dayanışmayla mümkündür. Dört parçada ve diasporada yaşayan milyonlarca Kürt, İran’daki halkımızla dayanışma içindedir. Bu dayanışma yalnızca duygusal değil; politik, örgütsel ve tarihsel bir sorumluluktur” sözlerine yer verdi.
‘Kürt kadınlarının mücadelesi demokratik dönüşümün temel gücü’
Hafize İpek, Kürt kadınların mücadelesinin ulusal birliğin temel gücü olduğunu kaydederek, “İran’da Kürt kadınlarının öncülüğünde yükselen direniş bu dönemin en güçlü özgürlük manifestosu olduğunun altını çizerek, “Jina Mahsa Amini’nin katledilmesiyle büyüyen ‘Jin, Jiyan, Azadî’ isyanı, yalnızca bir slogan değil; yeni bir toplumsal sözleşme çağrısıdır. Kadınların özgürlüğü olmadan toplumun özgürlüğü mümkün değildir. Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak, Kürt kadınlarının mücadelesini ulusal birliğin ve demokratik dönüşümün temel gücü olarak görüyoruz. Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak buradan sesleniyoruz: Ortadoğu halkları dış projelere de, bölgesel statükocu, tekçi despotizme de mahkûm değildir. Kürt halkı statüsüzlüğü asla kabul etmeyecektir. Birliğimizi büyütecek, irademizi ortaklaştıracak ve demokratik geleceğimizi kendi ellerimizle kuracağız” dedi.
Hafize İpek son olarak şunları söyledi:
“Dolaysıyla tüm Kürdistan halkımıza çağrımız; bu tarihi süreçte ulusal birliklerini acilen kurmaları ve her türlü olumlu-olumsuz senaryoya göre hazır olmalarıdır. Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak açıkça ilan ediyoruz: Kürt halkı artık hiçbir hegemonik müdahalenin, yayılmacılığın ve hiçbir despotik rejimin aparatı olmayacak; inkâra ve statüsüzlüğe boyun eğmeyecek, ulusal birliğini esas alarak kendi kaderini tayin hakkını fiili ve meşru temelde savunacak ve Kürt birliğini bölgesel barışın belirleyici gücü haline getirerek özgür, eşit ve demokratik bir Ortadoğu’nun inşasında kurucu özne olacaktır. Dört parça Kürdistan ve diasporadaki Kürt halkı başta olmak üzere tüm Orta Doğu halklarını İran halklarının demokratik mücadelesinin yanında olmaya çağırıyoruz.”
Kaynak: JINNEWS
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



































