NECİP F. BAHADIR | YORUM
Peşinen söylemeliyim; Melih Gökçek meselesini tam anlayamadım. Erdoğan’ın Gökçek’i sevmediğini biliyorum. AKP’ye alması, dışarıdaki Gökçek’in, partisi için daha tehlikeli olacağındandı. Bunu göze alamamıştı.
Yıldızları pek barışmaz, aynı yollarda yürümüş değiller, aynı yağmurda ıslanmadılar. Erdoğan ‘milli görüş’ kökenli, Gökçek ise ‘yeniden milli mücadele…’
O köprünün altından çok sular aktığı söylenebilir. Erdoğan o gömleği çıkardı. Fakat geçmiş ‘gölge’ gibi insanı bırakmaz. Deri veya gömlek değiştirir gibi kurtulamazsın. Aynı hal Gökçek için de geçerli…
Her iki ekol de siyaset ve medyada çok etkili… Yeniden Millî Mücadele (YMM) diye bilinen grup sayıca çok az fakat etkileri çok yüksek… Bir ara hem Ankara hem İstanbul’un belediye başkanları bu çizginin mensuplarıydı. Ali Müfit Gürtuna’yı kastediyorum. Başka isim vermek gerekirse Cemil Çiçek, Ahmet Taşgetiren ve Hüseyin Gülerce’yi hemen söyleyebilirim.
Farklı farklı yerdeler fakat dirsek temaslarını bırakmadılar, ‘kendi ajandaları’ olduğu muhakkak. Tabii şartlar elverdiği sürece… Bulundukları kabın içinde erimediler… Kendileri olarak kalmayı başardılar… Bu isimlere aynı çizgiden gelen, sonradan Kürt siyasi hareketi içinde bulunmuş Ayhan Bilgen ve Altan Tan’ı da ekleyebiliriz.
Erdoğan AKP’yi kurarken en ciddi muhalefet Melih Gökçek’ten geldi. O kendi yolunda yürüdü. Erdoğan’a bu ülke siyaset yaptırılmayacağını düşünüyordu. Cemil Çiçek de öyle… Eşi başörtülüydü çünkü. Çiçek, “Tekrar duvara niye toslayalım!” diyordu. Gökçek ise elinin altındaki veya beslemesi gazetecilere soru sorduruyordu; “Devlet eşi kapalı kişileri polis memuru bile yapmıyor, başbakan yapar mı?”
Melih Gökçek cebinde anketlerle dolaşıyordu. Yüzde 20’nin üzerinde oy oranı olduğunu söyleyip duruyordu. Partileri de kadroları da hazırdı.
Bu çizgi, düşünce ve strateji farkına rağmen Erdoğan, Gökçek’i bugüne kadar AKP’de tutmasını bildi. Bülent Arınç, Gökçek’e savaş açtı, aday olmasını istemedi. Erdoğan’ı ikna edemedi. Ankara’yı kaybetmekten korkuyordu çünkü.
Kendinden emin olduğu anda da düğmeye bastı. Artık Gökçek’in gidecek yeri yoktu ve AKP’ye zarar veremezdi. “İstifa et!” dedi.
Neden?
Metal yorgunluğu falan hikayeydi. Partinin en yorgun ismi kendisiydi. Gökçek ikiletmedi. Diğer belediye başkanları gibi herhangi bir direnç göstermedi. ‘Başkanlıktan ayrıldı’ AKP’de siyasete devam etti.
Melih Gökçek meselesi eğer geçmiş bilinmezse anlaşılamaz. Onun için biraz fazla ayrıntıya girdim.
Erdoğan Gökçek’i neden gözden çıkardı? Defosu neydi? Hangi suçun veya hangi günahın failiydi? ‘The Cemaat’ ile ilişkisi bana en makul cevap gibi görünüyor. O dönemde koltuklarını bırakması istenen belediye başkanlarının ortak özelliğiydi bu.
Birgün havaalanından dönüyorlardı, aynı araç içinde… Erdoğan, ‘Cemaat ve İpek grubu’ hakkında ağır konuştu. Gökçek “Aslında Akın İpek iyi biriydi!” diyecek oldu. Erdoğan öfkelendi, dudağı düştü. Pursaklar yakınlarına gelmişlerdi. Şoföre “Durdur arabayı!” dedi ve Melih Gökçek’i bir çuval gibi araçtan attı.
‘The Cemaat’ ile ilişki, eğer ‘tasfiye nedeni’ olursa AKP’de ilgisi olmayan kişi kalır mı? En başta da Erdoğan… Çocukları dershaneye gitmedi mi? Oğlu Cemaat’in hangi evlerinde kaldı? Damatları hangi okulda okudu?
Sıradan bir vatandaşa uygulanan kriterler Erdoğan ailesine uyarlansa dışarıda kimse kalmaz. Kaldı ki ‘Cemaat’ çok asil davrandı, Erdoğan’la yaşadıklarını paylaşmadı. Eteklerindekileri dökseydi Erdoğan çok zor durumda kalırdı.
Hayır, özel şeyler bildiğimden değil, biraz olayları okuyan gerçekleri fark etmekte zorlanmaz. Bilmem anlatabildim mi? Keşke Erdoğan da bunu fark edebilseydi. Neyse konumuz Melih Gökçek…
“Bülent Arınç, Gökçek’e saydırırken bu ilişkiye dikkat çekmişti. Peki Ankara’da yapılan okulların açılışını yaparken en ön sırada kim vardı? ‘Cemaat büyüğü’ gibi muamele gören kimdi? Bülent Arınç’tan başkası değil. Kurdelayı kesen makas onun ellerindeydi. Arınç’ın veya bir başkasının ‘cemaat ilişkisi’ konusunda başkasını suçlayacak sözü ve yüzü olamaz. Fakat neylersin ki yalanın, haramın saltanatı hüküm sürmekte… Her alan işgal altında…”
Evet, Gökçek denklemini çözmeye çalışırken onun kendi ajandası, kendi masası ve kendi kasası olduğunu akıldan çıkarmamak lazım. Sorunun kaynağını da buralarda aramak lazım.
Melih Gökçek’in bu saatten sonra siyasi olarak Erdoğan’ın karşısına dikilmesi çok zor. Neredeyse imkansız… Oğlu zaten Erdoğan’ın tutsağı… Bülent Arınç’ın durumu gibi… Eğer sorun ‘mal varlığı’ ise Gökçek’in işi zor. Görüneni bile izah edemez, hesabını veremez.
Ankara kulislerindeki söylentiler!
Buzdağının bir de görünmeyen yüzü var. O kısmı Erdoğan görebilir herhalde… Gökçek ‘cin gibi’ biri… Önlemini almasını bilir. Kimi CHP’liler gibi safça biriktirmez. Ben mallarının büyük bir kısmının elinden çıktığını düşünüyorum. Kulislerde de epey söylenti mevcut… Özellikle de yurt dışına ilişkin… Yani mal varlığının hatırı sayılır bir kısmını yurt dışına çıkardığına dair söylentilerden bahsediyorum.
Erdoğan’ın son zamanlarda ‘yurtdışındaki mal varlıkları’ takıntısı olduğuna ilişkin bazı emareler mevcut. Hayır, ülkenin çıkarı veya menfaati için değil. Belki AKP, seçim ve ekonomi kaygısından söz edilebilir. Aralarında iş dünyasının da bulunduğu birçok çevre AKP sonrasını da düşünüyor.
Bu düşünce insanları ister istemez Edirne’nin ötesine yönlendiriyor. Dışarıda yatırım yapmak, mal mülk sahibi olmak suç mu? Değil, mevzuat ortada… Tabii paranın kaynağını açıklamak şartıyla… Ama ülkede “Nereden buldun?” diye soran var mı? Özellikle de AKP mahallesine… Sadece muhaliflerin para trafiği sıkı kontrol altında… MASAK’ın tek mesaisi bu.
Melih Gökçek’e, “Neden Almanya’da mülk edindin?” diye sorulabilir mi? Normal şartlarda hayır… Ancak Erdoğan isterse… Önce medyaya servis edilir. Gökçek birçok kesim için ‘nefret objesi’. Kurtlar nicedir aç… Erdoğan, Gökçek’i o kurtların sofrasına attı.
Neden? Gökçek’in hatası zamanlaması mıydı? Radara neden yakalandı? Savcılık ‘re’sen soruşturma’ başlattı. Erdoğan’dan habersiz olabilir mi? Öyle bir savcı var mı ülkede? Öyle yiğitler kaldı mı?
Ah, keşke… ‘Tuncay Özkan’ın şakirdi’ Murat Ağırel Almanya’ya kadar gitti. Elindeki bilgileri yerinden teyit etti. Savcıya ‘tanık’ sıfatıyla ifade verdi.
Bu iş büyüyecek!
Çıkışta da şunları söyledi; “Savcılık çok kapsamlı çalışma yapmış. Benim anlatmış olduğum bütün bilgileri savcılık belgelendirmiş. Elinde kronoloji var, benim anlattığım olay örgüsünden soruyor, kronolojiye hakim. Benim gördüğüm bu iş büyüyecek…”
Fazla ayrıntıya girmedi. Belli ki savcılık soruşturmanın gizliliğine riayet etmesini istemiş. Bu söyledikleri bile çok şey anlatıyor; yani aile ile sınırlı kalmayacak, başka isimlere uzanacak.
Gittiği yere kadar mı? AKP buna cesaret edebilir mi? Savcıya ‘sonuna kadar yürü’ diyebilir mi? Ben Ağırel kadar iyimser değilim. Yeni Parti lideri Özgür Özel de Gökçek soruşturmasını değerlendirirken, “Bu süreç orta oyunu mudur, kabare midir bilemem!” dedi.
Ankara’da ‘Erdoğan asla unutmaz’ diye söz vardır. Sabırsızdır ama yeri geldiğine intikam yemeğini soğuk yemeyi pek sever. Gökçek bunun en iyi örneği…
Önce koltuğunu aldı, sonra malını… Özgürlüğünden de eder mi? Hürriyetine, zürriyetine kasteder mi? Yoksa ‘murdar’ ettiği ile mi yetinir? Eskiden olsa ‘Gökçek kolay lokma değil’ derdim. Ama şimdi o eski halinden eser yok… Ve o acınası bir zavallı… Hastalığı da cabası… Kimseye söyleyecek sözü yok; kendi zırhını kendi çıkardı.
Eğer Ağırel’in iddia ettiği gibi Gökçek namlunun ucuna konduysa çok kişinin uykusu kaçar. En başta da Binali Yıldırım’ın… O da sırasını beklesin… Ankara’da bir şeyler döndüğünün farkındayım ama ‘Gökçek meselesini’ tam çözemedim…
Peki Erdoğan, Gökçek’i feda eder mi? Gözünün yaşına bakmaz… AKP’ye halel geleceğini düşünürse üzerine bir kırmızı çizgi çeker…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***


![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/Istanbulda-domates-alarmi-marketlerden-alinan-20-ornegin-19unda-pestisit-cikti-360x180.jpg)
![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/Ankara-Buyuksehir-Belediyesi-avukati-acikladi-Melih-Gokcek-hakkinda-iki-suc-360x180.jpg)
![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/Almanya-Turk-sofor-ariyor-mesleki-yeterlilik-sinavi-artik-Turkce-maas-360x180.jpg)
































