‘Çerçeve yasa’ya ilişkin konuşan TJA aktivisti Hatice Başkale, ‘umut hakkı’nın yer almamasının eksiklik olduğunu söyledi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında beklenen kanun teklifi olan çerçeve yasa, maddeleri açıklandı. Cuma günü komisyonda, pazar günü de Genel Kurul’da görüşülerek yasalaşacak olan 12 maddelik süreç düzenlemesinin yürürlüğe girmesi için Milli Güvenlik Kurulu’nca (MGK), PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahların tamamen bırakıldığını tespit ve teyit etmesi şartı aranacak.
Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Hatice Başkale, çerçeve yasanın Kürt sorunu gibi tarihsel ve ülkenin temel sorununa dar ve tüm toplumun beklentisine cevap olmadığını dile getirdi. Hatice Başkale, çerçeve yasanın bütünlüklü ve sorunun siyasal zemini oluşturması gerektiğini söyledi.
Hatice Başkale, şöyle konuştu:
“Biz de yasayı ilk adım için elbette pozitif olarak görüyoruz. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan buna ‘kapı aralama’ dedi. Bu yönüyle yapılan yasa düzenlemesi demokratik toplum ve kalıcı bir barışın tesisi konusunda umut verici bir gelişmedir diyebiliriz. Ancak esas muhatap olan Sayın Öcalan’ın kapsam dışında bırakılması sorunu hep diri tutacağı ve sahici bir barışa yol açması konusunda zayıf kalacağı kesindir. ‘Umut hakkı’ ilkesi çerçevesinde Sayın Öcalan’ın muhataplığı ve sorunun köklü çözümü açısından bu yasal çerçeveye dahiliyeti karşılıklı güvenin ve kalıcı barışın en önemli şartıdır. Bu yapılmamıştır. Onun için çerçeve yasanın esas bir çözüm olması şimdilik çok zayıf ve bu yanının kabul edilmesi mümkün değildir. Bildiğiniz gibi baş müzakerecisi Sayın Öcalan’dır. Bu gerçeklik temelinde toplumla, tüm çevrelerle ve en önemlisi hareketiyle bağ kurması bunun için tüm iletişim kanallarının yasal zeminde açık hale getirilmesi olmazsa olmazdır.”
‘Kendine güven ilkesi’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışır koşullarının yaratılması bu düzenlemede ilk güven adımı olması gerektiğinin altını çizen Hatice Başkale, sözlerini şöyle sürdürdü: “Herkes biliyor ki Sayın Abdullah Öcalan bütün süreçlerde yaşanan kriz ve tıkanmaları aşan, çözüm geliştiren belirleyici bir aktördür. Rolü bu kadar belirleyici ve büyük olan bir Önderlik gerçekliği yasal ve hukuki zemin olmadan rolünü nasıl icra edecek? Bu nedenle bu ilk adım pozitif bir zemin yaratacaksa peşinden Önder Öcalan’ın özgürlüğü ve ‘umut hakkı’ temelinde siyasal ve komplike bir mücadele hattı geliştirilmelidir.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın güveni esas aldığını belirten Hatice Başkale, “‘Devletten değil kendinden bekle’ ilkesini esas alıyor. Bu yasa düzenlemesinde demokratik siyaset stratejisine dahil olacak, öncülük edecek gerilla, Avrupa ve zindanlardan arkadaşları kategorize eden devlet aklını büyük eleştirdi ve ciddi bir yaklaşım olmadığını belirtti. Ama dediğimiz gibi Önderlik en zayıf zeminde en umudun zayıf olduğu anda çözümün en küçük ışığını yaratan bir hakikati esas alıyor ve hamlesini gerçekleştiriyor” diye belirtti.
‘Yetersiz yaklaşımlar mücadeleyle kırılabilir’
Hatice Başkale, sözlerini şöyle tamamladı:
“Devletin bu çerçeve yasada halen bu gerçeklikten uzak hareket ettiği açıktır. Toplumsal demokrasi mücadelesiyle, devletin bu yetersiz yaklaşımı kırılabilir. Asıl mesele ve asıl mücadele bundan sonra başlıyor. Örgütlü halk, halklar gerçekliğiyle bu ülkede demokratik bir yaşamın ve barışın önü açılacaktır. Bütünlüklü bir çerçeve yasa olarak sorunun çözümüne odaklanmadığı için toplumsal diğer tüm sorunlarda bu yasada göz ardı edildiği açıktır. Çatışmalı sürecin kapatılması yepyeni bir yasal ve siyasal zeminin yaratılarak ortak bir yaşamın kurulumuna gidiliyor. O açıdan çatışma döneminin tüm toplumsal sorunları olmak üzere ilk olarak bu ülkede kadın kırım politikalarını sonlandıracak bir yaklaşım olmak zorundaydı. Bu çerçeve yasa uygulama sürecinde bu yanları görmek geliştirmek durumundadır.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































