• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Steam’den 12 TB’lık veri sızdırıldı!

    Steam’den 12 TB’lık veri sızdırıldı!

    Hürmüz'de İHA Savaşları Sürerken Trump Meydan Okudu: 'Gecede 30 Tanker Geçiyor, Petrol Güvende!'

    Hürmüz’de İHA Savaşları Sürerken Trump Meydan Okudu: ‘Gecede 30 Tanker Geçiyor, Petrol Güvende!’

    ‘Amadeus’ oyunu veda turnesine çıkıyor

    ‘Amadeus’ oyunu veda turnesine çıkıyor

    İzlanda’yı Parkeye Gömen 12 Dev Adam 2027 Dünya Kupası Biletini Kaptı

    İzlanda’yı Parkeye Gömen 12 Dev Adam 2027 Dünya Kupası Biletini Kaptı

    Araba satıcısıyken prens olduğunu öğrendi: Saklanan gerçek 26 yıl sonra ortaya çıktı

    Araba satıcısıyken prens olduğunu öğrendi: Saklanan gerçek 26 yıl sonra ortaya çıktı

    Diyarbakır'da Sürpriz Sonuç: Amed SK 90'da Attığı Golle Trabzonspor'u Devirdi!

    Diyarbakır’da Sürpriz Sonuç: Amed SK 90’da Attığı Golle Trabzonspor’u Devirdi!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Amedspor taraftarları: Irkçılığa karşı cevabı galibiyetle vereceğiz

    Amedspor taraftarları: Irkçılığa karşı cevabı galibiyetle vereceğiz

    Kobanê’de siyasi partilerden Kürtçe eğitim kararı tepkisi: Kabul edilemez

    Kobanê’de siyasi partilerden Kürtçe eğitim kararı tepkisi: Kabul edilemez

    Hesekê ve Qamişlo’da 3 saatlik Kürtçe ders kararına tepki

    Hesekê ve Qamişlo’da 3 saatlik Kürtçe ders kararına tepki

    DEM Parti Eş Genel Başkanlarından mitinge davet

    DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan Erhürman’a mektup

    Deniz Göktaş tahliye olduğu suçlamalardan yeniden tutuklandı

    Deniz Göktaş tahliye olduğu suçlamalardan yeniden tutuklandı

    DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12,3 milyona ulaştı

    DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12,3 milyona ulaştı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    Necip F. Bahadır

    Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    Steam’den 12 TB’lık veri sızdırıldı!

    Steam’den 12 TB’lık veri sızdırıldı!

    Hürmüz'de İHA Savaşları Sürerken Trump Meydan Okudu: 'Gecede 30 Tanker Geçiyor, Petrol Güvende!'

    Hürmüz’de İHA Savaşları Sürerken Trump Meydan Okudu: ‘Gecede 30 Tanker Geçiyor, Petrol Güvende!’

    ‘Amadeus’ oyunu veda turnesine çıkıyor

    ‘Amadeus’ oyunu veda turnesine çıkıyor

    İzlanda’yı Parkeye Gömen 12 Dev Adam 2027 Dünya Kupası Biletini Kaptı

    İzlanda’yı Parkeye Gömen 12 Dev Adam 2027 Dünya Kupası Biletini Kaptı

    Araba satıcısıyken prens olduğunu öğrendi: Saklanan gerçek 26 yıl sonra ortaya çıktı

    Araba satıcısıyken prens olduğunu öğrendi: Saklanan gerçek 26 yıl sonra ortaya çıktı

    Diyarbakır'da Sürpriz Sonuç: Amed SK 90'da Attığı Golle Trabzonspor'u Devirdi!

    Diyarbakır’da Sürpriz Sonuç: Amed SK 90’da Attığı Golle Trabzonspor’u Devirdi!

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Amedspor taraftarları: Irkçılığa karşı cevabı galibiyetle vereceğiz

    Amedspor taraftarları: Irkçılığa karşı cevabı galibiyetle vereceğiz

    Kobanê’de siyasi partilerden Kürtçe eğitim kararı tepkisi: Kabul edilemez

    Kobanê’de siyasi partilerden Kürtçe eğitim kararı tepkisi: Kabul edilemez

    Hesekê ve Qamişlo’da 3 saatlik Kürtçe ders kararına tepki

    Hesekê ve Qamişlo’da 3 saatlik Kürtçe ders kararına tepki

    DEM Parti Eş Genel Başkanlarından mitinge davet

    DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan Erhürman’a mektup

    Deniz Göktaş tahliye olduğu suçlamalardan yeniden tutuklandı

    Deniz Göktaş tahliye olduğu suçlamalardan yeniden tutuklandı

    DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12,3 milyona ulaştı

    DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12,3 milyona ulaştı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    Necip F. Bahadır

    Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı

SG by SG
31 Ağustos 2026
in Görüş & Analiz
0
Kur’ân’da Allah’ın varlığının ispatı


YÜKSEL ÇAYIROĞLU | YORUM 

Kur’ân-ı Kerîm’in en temel maksatlarından biri insana Rabbini tanıtmak, insanın Allah hakkında doğru bir telakkiye sahip olmasını sağlamaktır. Kur’ân, Allah’ın varlığını uzun nazarî ve felsefî delillerle ispatlama yoluna gitmez. Kur’ân, soyut kavramlar ve karmaşık akıl yürütmeler yerine çoğunlukla insanın bizzat müşahede edebileceği gerçeklerden hareket eder. Onun nazarını bir taraftan kendi yaratılışına, diğer taraftan çevresindeki varlık âlemine çevirir; göklerden yere, güneş ve aydan gece ve gündüze, yağmurdan rüzgârlara, bitkilerden hayvanlara, insanın anne rahmindeki yaratılışından bahar mevsiminde yeryüzünün yeniden diriltilmesine kadar sayısız âyeti önümüze serer.

“Kesin inanmak isteyenler için yeryüzünde birçok deliller vardır. Bizzat kendi varlıklarınızda da böyle deliller vardır. Hâlâ görmeyecek misiniz?” (Zâriyât sûresi, 51/20-21) âyetleri, Kur’ân’ın bu istidlal metodunu veciz bir şekilde ortaya koyar. Bir başka âyette ise “Onlara âyetlerimizi âfâkta ve kendi nefislerinde göstereceğiz ki onun hak olduğu kendilerine iyice belli olsun.” (Fussilet sûresi, 41/53) buyrularak insan hem dış dünya hem de kendi varlığı hakkında tefekkür etmeye davet edilir. Kur’ân verdiği misallerle, sorduğu sorularla, varlığa dair yaptığı izahlarla insanı eserden müessire, sanattan sanatkâra, nimetten nimet verene, yaratılmışlardan Yaratıcı’ya ulaştırır.

  1. Yaratma Delili

İnsan kendi varlığı ve içinde yaşadığı kâinat üzerinde biraz düşündüğünde, bütün bunların nasıl meydana geldiği sorusuyla karşı karşıya kalır. Varlık âlemi ortada olduğuna göre bunun bir açıklaması olmalıdır. Kendi kendine var olmayan, varlığı ve devamı için sayısız şarta muhtaç bulunan insanın kendisini veya kâinatı var etmiş olması düşünülemez. Kâinatın kendi kendisini meydana getirdiğini söylemek de akıl sahibi hiçbir insan tarafından kabul edilemez. Tesadüf de başlı başına yaratıcı bir sebep değildir. Bir olayın tesadüfen gerçekleştiğini söylediğimizde, onu meydana getiren müstakil bir faili göstermiş olmayız. Dolayısıyla geriye bütün bu varlık âlemini yokluktan varlığa çıkaran bir Yaratıcı’nın kabul edilmesi kalır.

Nitekim Tûr sûresinin 35 ve 36. âyetleri tam da bu noktada insan aklının önüne son derece yalın fakat güçlü sorular koyar: “Onlar bir yaratıcı olmaksızın mı yaratılmışlardır? Yoksa kendi kendilerini mi yaratmışlardır? Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yaratmıştır?” Böylece Kur’ân, insanı kendi varlığından ve müşahede ettiği kâinattan hareketle bunların arkasındaki yaratıcı kudreti düşünmeye sevk eder. Yaratılışın muhtemel açıklamalarını insanın önüne koyarak bunlar arasında en makul seçeneğe işaret eder.

Bediüzzaman’ın veciz ifadesiyle, basit bir iğne bile ustasız, tek bir harf dahi kâtipsiz olamazken sayısız varlığın son derece sanatlı ve ölçülü bir şekilde yer aldığı şu muazzam kâinatın failsiz ve sahipsiz meydana geldiği nasıl düşünülebilir?

Kur’ân’ın ispat-ı vâcip konusunda en fazla üzerinde durduğu hususlardan biri işte bu yaratma hakikatidir. Kelâmcılar yaratılmışlardan hareketle Yaratıcı’ya ulaşan bu istidlali “ihtirâ delili” olarak isimlendirmişlerdir. Esasen “imkân” ve “hudûs” delilleri de farklı yönlerden aynı hakikate işaret eder. Şöyle ki çevremizde müşahede ettiğimiz hiçbir varlık var olmak zorunda değildir; var olması da yok olması da mümkündür. Eğer bir şeyin varlığı zorunlu değilse, onu yoklukta bırakmayıp varlık sahasına çıkaran bir irade ve kudretin bulunması gerekir. İşte varlıkları yokluktan çıkarıp onlara vücut veren Allah’tır. Öte yandan çevremize baktığımızda varlıkların sürekli meydana geldiğini, değiştiğini ve yok olduğunu görürüz. Sonradan meydana gelen hiçbir şey kendi varlığının sebebi olamayacağına göre, onu varlık sahasına çıkaran bir Yaratıcı’nın bulunması gerekir.

Kur’ân’ın ifadesiyle “Allah her şeyin yaratıcısıdır.” (Mü’min sûresi, 40/62) ve O’ndan başka bizlere gökten ve yerden rızık veren başka bir yaratıcı yoktur. (Fâtır sûresi, 35/3) Sahte ilâhların hepsi bir araya gelseler bir sineği dahi yaratamazlar. (Hac sûresi, 22/73) Allah’ın kudreti açısından bütün insanların yaratılması ve yeniden diriltilmesi tek bir insanın yaratılması gibidir. (Lokmân sûresi, 31/28) Çünkü O’nun yaratması herhangi bir güçlük, araç veya yardımcıya bağlı değildir: “O, bir şeyi dilediğinde O’nun emri sadece ‘Ol!’ demektir; o da oluverir.” (Yâsîn sûresi, 36/82)

Yaratma yalnızca varlıkların ilk defa yokluktan var edilmesiyle de sınırlı değildir. Kur’ân, insanın anne rahmindeki yaratılışından bitkilerin topraktan çıkarılmasına, hayvanların yaratılmasından göklerin ve yerin var edilmesine kadar sürekli devam eden yaratılış tecellilerini insanın nazarına sunar. Böylece insanı bir zamanlar gerçekleşmiş ilk yaratılış üzerinde hayal kurmaya değil, hâlihazırda kendi varlığında ve çevresinde müşahede ettiği yaratma fiili üzerinde düşünmeye çağırır. Kâinattaki her yeni varlık, her doğum ve her oluş, varlık veren ve yaratması sürekli devam eden Allah’ın varlığına bir âyettir.

  1. Nizam Delili

Yaratılmış olmak, varlıkların Yaratıcı’ya delâlet eden tek yönü değildir. Kur’ân, insanın dikkatini sadece eşyanın var edilmiş olmasına değil, aynı zamanda nasıl yaratıldığına da çeker. Zira kâinata baktığımızda hem sayısız varlık görürüz hem de bu varlıkların birbirleriyle uyum içinde hareket ettiği, hassas ölçülerin gözetildiği ve belirli kanunların hüküm sürdüğü muhteşem bir düzenle karşılaşırız. Bu sebeple yaratma, bizi bir Yaratıcı’nın varlığına götürürken; yaratılıştaki ölçü, denge, uyum ve düzen de O’nun ilim, irade, kudret ve hikmetine şahitlik eder.

Kur’ân-ı Kerîm pek çok âyetinde insanı göklere, yere ve bunların içindeki varlıklara bakmaya; yaratılıştaki kusursuz düzen üzerinde düşünmeye davet eder. Mesela bir âyette şöyle buyrulur: “O, yedi göğü birbiriyle tam bir uyum içinde yaratandır. Rahmân’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi gözünü çevir de bak: Herhangi bir çatlak ve kusur görüyor musun? Sonra gözünü tekrar tekrar çevirip bak; göz, aradığı kusuru bulamadan âciz ve bitkin bir hâlde sana dönecektir.” (Mülk sûresi, 67/3-4)

Başka bir âyette ise yaratma ile nizam ve ölçü yan yana zikredilir: “O, her şeyi yaratmış, ona bir nizam vermiş ve mukadderatını (ölçüsünü) tayin etmiştir.” (Furkân sûresi, 25/2) Demek ki Allah varlıkları sadece yaratmakla kalmamış; her birine belirli özellikler, sınırlar ve ölçüler takdir etmiş, onları belli bir düzen içinde var etmiştir. Varlıkların büyüklüklerinden şekillerine, yapı ve özelliklerinden hareket tarzlarına kadar sahip oldukları ölçü ve düzen, yaratılışın tesadüf ve başıboşluğa yer bırakmadığını gösterir.

Kur’ân, bu nizamın en açık örneklerinden biri olarak gök cisimlerinin hareketlerine dikkat çeker: “Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir. Ay için de menziller tayin ettik… Ne Güneş’in Ay’a yetişmesi yaraşır ne de gece gündüzün önüne geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.” (Yâsîn sûresi, 36/38-40) Güneş’in, Ay’ın ve diğer gök cisimlerinin kendileri için belirlenen hassas ölçü ve dengeler içinde hareket etmesi; gece ile gündüzün şaşmaz bir düzen içinde birbirini takip etmesi, Kur’ân’ın nazarlarımızı çevirdiği hassas nizamın çarpıcı örneklerindendir.

Aynı şekilde şu âyet-i kerime de nazarlarımızı çevremizde olup biten tabiat olaylarına çevirir ve göklerden yeryüzüne, sudan canlılara, rüzgârlardan bulutlara kadar birbirine bağlı olarak işleyen mükemmel düzen üzerinde tefekkür etmemizi ister:

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yarar sağlayarak denizde akıp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip kendisiyle ölümünden sonra yeryüzünü dirilttiği suda, orada her türlü canlıyı üretip yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için deliller vardır.” (Bakara sûresi, 2/164)

Gerçekten de insan hangi varlığa dikkatle bakarsa baksın onda gelişigüzel bir oluşumdan ziyade ölçü, ahenk ve düzen görür. Atomlardan hücrelere, canlı organizmalardan ekosistemlere, dünyadan yıldız ve galaksilere kadar kâinatın her tarafında belirli kanunlar ve hassas dengeler hüküm sürer. Üstelik varlıklar yalnızca kendi içlerinde düzenli değildir; birbirleriyle de sıkı bir irtibat ve uyum içindedir. Yağmur toprağın imdadına yetişir, toprak bitkileri besler, bitkiler canlıların rızkına dönüşür; rüzgârlar bulutları taşır, gece ve gündüz hayatın devamına hizmet eder.

Bütün bunları görüp de Yaratıcı’yı kabul etmemek, ortadaki muhteşem eseri görüp onun sanatkârını görmezden gelmekten farksızdır. Zira böylesine muazzam bir düzenin ne kör tesadüflerle ne şuursuz sebeplerle ne de cansız maddeyle açıklanması mümkün değildir.

  1. Hikmet ve Gaye Delili

Kâinatta görülen düzen ve uyumun yanında Allah’ın varlığına ve birliğine delâlet eden bir diğer önemli husus da varlıkların belirli hikmet ve gayelere yönelik yaratılmış olmasıdır. Kur’ân, göklerin, yerin ve bunların arasındaki varlıkların boşuna ve anlamsız bir şekilde yaratılmadığını ısrarla vurgular. “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.” (Enbiyâ sûresi, 21/16-17) Başka bir âyette, “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık.” (Hicr sûresi, 15/85) buyrulur. Sâd sûresinde ise varlığın boş ve gayesiz yaratıldığı düşüncesi açıkça reddedilir: “Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır.” (Sâd sûresi, 38/27) Demek ki Kur’ân nazarında varlık âleminde abesiyete, başıboşluğa ve gayesizliğe yer yoktur.

Kur’ân kâinatın bir hikmet ve gayeye bağlı yaratıldığını bildirmekle kalmaz, buna dair müşahhas örnekler de verir. Mesela gece dinlenmek, gündüz çalışıp geçim temin etmek için yaratılmıştır. (Kasas sûresi, 28/73) Güneş ve Ay vakitlerin ve yılların hesabının bilinmesine hizmet eder. (Yûnus sûresi, 10/5) Yıldızlar insanların karada ve denizde yollarını bulmalarına vesile olur. (En‘âm sûresi, 6/97) Yağmurla ölü toprak diriltilir ve insanlara türlü rızıklar çıkarılır. (Nahl sûresi, 16/10-11) Hayvanlardan insanların yemeleri, giyinmeleri, yüklerini taşımaları ve daha başka şekillerde faydalanmaları sağlanır. (Nahl sûresi, 16/5-8)

İnsan, canlılar âlemine dikkatle baktığında da aynı hakikatle karşılaşır. Göz görmek, kulak işitmek, dil tatmak ve konuşmak, el tutmak, ayak yürümek için uygun bir yapıda yaratılmıştır. Hayvanların dişleri, pençeleri, kanatları, renkleri, derileri, duyu organları ve sahip oldukları farklı kabiliyetler onların beslenme, korunma, avlanma, saklanma ve nesillerini devam ettirme gibi ihtiyaçlarıyla uyumludur. Üstelik bir varlıktaki özellik yalnızca kendisine değil, çoğu zaman başka varlıklara da hizmet eder. Kâinat âdeta canlı bir organizma gibi çalışır; vücudun uzuvlarına benzer şekilde varlıklar arasında da son derece kapsamlı bir yardımlaşma ve dayanışma görülür.

Kur’ân’ın “Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren, sonra da ona yolunu gösterendir.” (Tâhâ sûresi, 20/50) âyeti bu hakikati veciz bir şekilde ifade eder. Varlıkların ihtiyaçları ile onlara verilen organ ve kabiliyetler arasındaki bu uygunluk; her şeyin başka şeylerle irtibatlı biçimde belirli neticelere yönelmesi, şuursuz tesadüflerden ve hedefsiz süreçlerden ziyade bilen, dileyen ve hikmetle iş gören bir Yaratıcı’ya delâlet eder.

  1. İhya Delili

Kur’ân’ın ispat-ı vâcip konusunda üzerinde durduğu diğer bir delil de hayat, yani canlılık olgusudur. Hayat, mahiyeti ve kaynağı itibarıyla insanın önünde duran en büyük sırlardan biridir. Bilimdeki büyük ilerlemelere ve canlılığın işleyişine dair elde edilen kapsamlı bilgilere rağmen hayatın mahiyeti ve özellikle cansız maddeden ilk canlılığın nasıl ortaya çıktığı meselesi bütünüyle açıklığa kavuşmuş değildir. Akıl ve şuurdan yoksun atomların belirli şekillerde bir araya gelmesiyle son derece kompleks canlı sistemlerin ortaya çıkması, üzerinde düşünülmesi gereken büyük bir hâdisedir. Her gün çevremizde sayısız örneğini gördüğümüz ihya hakikati (hayat verme), Kur’ân’ın defalarca nazarlarımızı çevirdiği ilâhî kudret delillerinden biridir.

Kur’ân, hayatı ve ihyayı doğrudan Allah’a nispet eder ve farklı örnekler üzerinden insanı bunun üzerinde düşünmeye çağırır. “Ölüden diriyi çıkarır, diriden ölüyü çıkarır; yeryüzünü ölümünden sonra diriltir.” (Rûm sûresi, 30/19) buyurarak canlı ile cansız arasındaki geçişe dikkat çeker. Bir başka âyette, “Bir baksın insan, neden yaratıldı? Atılan bir sudan.” (Târık sûresi, 86/5-6) buyurarak insanın başlangıcına nazarları çevirir. Yine “Ölü toprak onlar için bir âyettir. Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkardık da onlardan yiyorlar.” (Yâsîn sûresi, 36/33) âyetiyle her bahar gözümüzün önünde gerçekleşen büyük ihya faaliyetini Allah’ın varlık ve kudretinin bir delili olarak gösterir. Aynı hakikat, “Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor.” (Rûm sûresi, 30/50) âyetiyle de nazara verilir.

Gerçekten de bir damla su ile akleden, gören, işiten, hisseden ve konuşan insan arasındaki muazzam mesafeyi yalnızca maddî sebeplerle açıklamak mümkün müdür? Hiçbir canlılık emaresi göstermeyen ölü toprak, ondan çıkan bütün bitkilerin gerçek kaynağı sayılabilir mi? Aynı toprak, aynı su ve aynı güneş ışığı nasıl oluyor da birbirinden farklı renk, koku, tat ve şekillere sahip binlerce bitkinin ortaya çıkmasına vesile oluyor? Kur’ân bu noktada tohumu ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran hakiki failin Allah olduğunu bildirir: “Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da hakikatten çevriliyorsunuz?” (En‘âm sûresi, 6/95)

Madde, enerji, tabiattaki kuvvetler ve diğer sebepler hayatın meydana gelmesinde sadece birer vasıtadan ibarettir; hayatın gerçek kaynağı olamazlar. Çünkü hayatın ortaya çıkması için yalnızca maddenin bulunması yeterli değildir; bu maddenin son derece hassas ve karmaşık bir düzen içinde organize edilmesi, canlılığın ihtiyaç duyduğu sistemlerin birlikte ve uyum içinde işlemesi gerekir. Kaldı ki bütün bunların mevcut olması da tek başına hayatı açıklamaya yetmez. Nitekim henüz hayatını kaybetmiş bir insanın bedeninde canlılık için gerekli organlar, hücreler ve maddî unsurlar büyük ölçüde mevcut olduğu hâlde kaybedilen hayatı geri getirmek insanın elinde değildir. Bu da hayatın, onu meydana getiren maddî unsurların toplamına indirgenemeyecek kadar derin bir hakikat olduğunu gösterir. Bütün bunlar, hayatın gerçek kaynağının cansız madde ve şuursuz sebepler değil, hayat sahibi ve hayatı veren Allah olduğunu gösterir.

  1. Vicdan Delili

İnsanı Allah’ın varlığına götüren deliller sadece dış dünyada değildir. İnsan kendi iç dünyasına, fıtratına ve vicdanına yöneldiğinde de Yaratıcısını gösteren güçlü işaretlerle karşılaşır. Kur’ân’ın haber verdiğine göre insan daha dünyaya gelmeden Rabbiyle bir ahitleşme ve şahitleşme yaşamıştır. Allah Teâlâ, Âdemoğullarına “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sormuş, onlar da “Evet, şahit olduk.” cevabını vermişlerdir. (A‘râf sûresi, 7/172) “Elest bezmi” veya “kâlû belâ” olarak bilinen bu ahitleşmenin mahiyeti hakkında farklı yorumlar yapılmış olsa da âyetin insan ile Rabbi arasında fıtrî ve derin bir bağ bulunduğuna işaret ettiği açıktır. Nitekim Kur’ân’ın, “Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah’ın yaratışında değişme yoktur.” (Rûm sûresi, 30/30) buyurması da insan tabiatının Allah’ı tanımaya ve O’na yönelmeye elverişli yaratıldığını gösterir.

Ne var ki insanın fıtratında bulunan bu yöneliş zamanla gaflet, alışkanlıklar, çevrenin tesiri ve farklı düşünceler altında perdelenebilir. Fakat insanın sebeplerden ümidini kestiği, kendi acizliğini bütün ağırlığıyla hissettiği zamanlarda bu perdeler aralanır ve vicdanın derinliklerinde saklı bulunan yöneliş kendisini daha açık gösterir. Kur’ân denizde fırtınaya yakalanan insanların hâlini buna çarpıcı bir misal olarak verir: “Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Nihayet gemilerde bulunduğunuz, gemilerin de içindekileri güzel bir rüzgârla götürdüğü ve onların bununla sevindikleri sırada şiddetli bir fırtına çıkar, her taraftan dalgalar üzerlerine gelir ve kuşatıldıklarını anlarlar. İşte o zaman dini yalnız Allah’a has kılarak O’na yalvarırlar…” (Yûnus sûresi, 10/22)

Benzer şekilde başka âyetlerde de gemiye bindiklerinde dini yalnız Allah’a has kılarak O’na yalvaran, karaya çıkarıldıklarında ise tekrar şirke dönen insanlardan söz edilir. (Ankebût sûresi, 29/65; Lokmân sûresi, 31/32) Kur’ân’ın tasvir ettiği bu hâl, insanın bütün dayanakları elinden çıktığında vicdanının onu mutlak güç sahibine yönelttiğini gösterir.

Esasen Kur’ân, Allah’ı inkâr eden veya O’na ortak koşan insanların dahi yaratılış konusunda içten içe Allah’ın rubûbiyetini kabul ettiklerine dikkat çeker. “Andolsun onlara, ‘Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş’i ve Ay’ı kim emrinize verdi?’ diye sorsan mutlaka ‘Allah’ derler.” (Ankebût sûresi, 29/61) Başka bir âyette, “Hiç gökleri ve yeri yaratan yüce Yaratıcı hakkında şüphe edilebilir mi?” (İbrâhim sûresi, 14/10) buyrularak Allah’ın varlığının insan fıtratına ne derece açık olduğu hatırlatılır. Bu sebeple Kur’ân çoğu zaman Allah’ın varlığını hiç bilinmeyen bir hakikati ispat eder gibi anlatmaz; insanın zaten bildiği, fakat gaflet ettiği bir hakikati ona yeniden hatırlatır.

Bir sonraki yazıda Kur’ân’da anlatılan tevhid hakikati üzerinde duracağız.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: Allah'ın varlığı ve birliğiimankur'an ve allah'ın varlığı
ShareTweet
Previous Post

Torbalı’da edebiyat ve sanat şöleni: 2. Güz Kitap Günleri kapılarını açıyor

Next Post

NASA evrenin gizemini çözmek için düğmeye bastı: Evrenin genişleme sırrını çözecek teleskop yörüngeye fırlatıldı

Related Posts

‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana
Görüş & Analiz

‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

31 Ağustos 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

30 Ağustos 2026
Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!
Görüş & Analiz

Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

29 Ağustos 2026
Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…
Görüş & Analiz

Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

29 Ağustos 2026
Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak
Görüş & Analiz

Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

29 Ağustos 2026
Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..
Görüş & Analiz

Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..

28 Ağustos 2026
Next Post
NASA evrenin gizemini çözmek için düğmeye bastı: Evrenin genişleme sırrını çözecek teleskop yörüngeye fırlatıldı

NASA evrenin gizemini çözmek için düğmeye bastı: Evrenin genişleme sırrını çözecek teleskop yörüngeye fırlatıldı

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter