• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    TÜİK açıkladı: İşsizlik oranı temmuz ayında arttı

    Antikor Paradoksu; Almanya, Hitler’e geri mi dönüyor?

    Antikor Paradoksu; Almanya, Hitler’e geri mi dönüyor?

    Altında Sert Düşüş! Fiyatlar İki Haftanın En Düşük Seviyesine Geriledi

    Altında Sert Düşüş! Fiyatlar İki Haftanın En Düşük Seviyesine Geriledi

    Dünyanın en yüksek noktasında kabus: Everest’in ‘ölüm bölgesi’ insan vücuduna ne yapıyor?

    Dünyanın en yüksek noktasında kabus: Everest’in ‘ölüm bölgesi’ insan vücuduna ne yapıyor?

    Motorin ve benzine bir zam daha! Litresi 16 liraya dayanacak

    Motorine 3 lira 60 kuruş ÖTV zammı!

    Ekran başında yoran ve kuruyan gözler için: Bakışlarınıza canlılık katacak 3 doğal yöntem

    Ekran başında yoran ve kuruyan gözler için: Bakışlarınıza canlılık katacak 3 doğal yöntem

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Gazeteci Meltem Oktay’ın Nisêbîn tanıklığı: Sokakların Hafızası

    Gazeteci Meltem Oktay’ın Nisêbîn tanıklığı: Sokakların Hafızası

    Çocuklarının taziyesinden ‘barış’ mesajı: Herkes için barış istiyoruz

    Çocuklarının taziyesinden ‘barış’ mesajı: Herkes için barış istiyoruz

    Azadiya Welat ‘Amaçları barıştı’ manşetiyle çıktı

    Azadiya Welat ‘Amaçları barıştı’ manşetiyle çıktı

    Amûdê halkı Kürtçe eğitim hakkı için yürüdü: Vazgeçmeyeceğiz

    Amûdê halkı Kürtçe eğitim hakkı için yürüdü: Vazgeçmeyeceğiz

    Rengarenk toplumsal bir mozaik oluşturalım

    Rengarenk toplumsal bir mozaik oluşturalım

    Zeytinburnu’ndaki İETT otobüsü kazasında can kaybı 3’e yükseldi

    Zeytinburnu’ndaki İETT otobüsü kazasında can kaybı 3’e yükseldi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    Necip F. Bahadır

    Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

    Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..

    Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    TÜİK açıkladı: İşsizlik oranı temmuz ayında arttı

    Antikor Paradoksu; Almanya, Hitler’e geri mi dönüyor?

    Antikor Paradoksu; Almanya, Hitler’e geri mi dönüyor?

    Altında Sert Düşüş! Fiyatlar İki Haftanın En Düşük Seviyesine Geriledi

    Altında Sert Düşüş! Fiyatlar İki Haftanın En Düşük Seviyesine Geriledi

    Dünyanın en yüksek noktasında kabus: Everest’in ‘ölüm bölgesi’ insan vücuduna ne yapıyor?

    Dünyanın en yüksek noktasında kabus: Everest’in ‘ölüm bölgesi’ insan vücuduna ne yapıyor?

    Motorin ve benzine bir zam daha! Litresi 16 liraya dayanacak

    Motorine 3 lira 60 kuruş ÖTV zammı!

    Ekran başında yoran ve kuruyan gözler için: Bakışlarınıza canlılık katacak 3 doğal yöntem

    Ekran başında yoran ve kuruyan gözler için: Bakışlarınıza canlılık katacak 3 doğal yöntem

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Gazeteci Meltem Oktay’ın Nisêbîn tanıklığı: Sokakların Hafızası

    Gazeteci Meltem Oktay’ın Nisêbîn tanıklığı: Sokakların Hafızası

    Çocuklarının taziyesinden ‘barış’ mesajı: Herkes için barış istiyoruz

    Çocuklarının taziyesinden ‘barış’ mesajı: Herkes için barış istiyoruz

    Azadiya Welat ‘Amaçları barıştı’ manşetiyle çıktı

    Azadiya Welat ‘Amaçları barıştı’ manşetiyle çıktı

    Amûdê halkı Kürtçe eğitim hakkı için yürüdü: Vazgeçmeyeceğiz

    Amûdê halkı Kürtçe eğitim hakkı için yürüdü: Vazgeçmeyeceğiz

    Rengarenk toplumsal bir mozaik oluşturalım

    Rengarenk toplumsal bir mozaik oluşturalım

    Zeytinburnu’ndaki İETT otobüsü kazasında can kaybı 3’e yükseldi

    Zeytinburnu’ndaki İETT otobüsü kazasında can kaybı 3’e yükseldi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    ‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

    Necip F. Bahadır

    Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

    Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

    Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..

    Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana

SG by SG
31 Ağustos 2026
in Görüş & Analiz
0
‘Kızılelma’dan örnek şehre; Viyana


DR. YÜKSEL NİZAMOĞLU | YORUM

Osmanlı döneminde “Kızılelma” olarak hedeflenen ancak iki bin kilometreden fazla mesafe katedilerek yapılan iki kuşatmaya rağmen alınamayan Viyana, Osmanlılar tarafından sonraki dönemlerde örnek Avrupa şehirlerinden birisi olarak görülmüştür. Avusturya cephesinden bakıldığında ise Osmanlılar ve özellikle II. Viyana Kuşatması, tarihi hafızada önemini halen devam ettirmektedir.

KIZILELMA 

Bir uç beyliğinden doğan Osmanlı Devleti, fetih politikasında batıya ağırlık vermiş, Avrupa’da kısa sürede büyük topraklara hâkim olmuştu. Balkan coğrafyasına hakimiyet sonrasında Orta Avrupa’ya yönelen Osmanlılar, Kanuni devrinde Mohaç Muharebesiyle Macarları da büyük ölçüde hakimiyet altına aldılar. Bundan sonra ise karşılarında Avusturya- Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nu buldular.

Artık Osmanlı fetihleri için “Kızılelma” Viyana olmuştu. Osmanlılar başlangıçta Viyana’ya Macarca “Beç” demişler, XIX. Yüzyıldan itibarense “Viyana” ifadesini tercih etmişlerdir.

Osmanlı geleneğinde yeni hedefleri ifade eden “Kızılelma” sürekli değişiyordu. “Tarih ve Toplum” dergisinde konu üzerine uzun bir makale kaleme alan Orhan Şaik Gökyay “Kızılelma” için; “erişilmesi gereken ülkü, elde edilmesi amaçlanan muhayyel yer” ifadesini kullanır.

Kökü Orta Asya’ya kadar götürülen “Kızılelma”, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde İstanbul’un ve Roma’nın fethedilmesiyle, Türk cihan hakimiyeti idealinin gerçekleşeceği inancına dönüşmüştür.

Ziya Gökalp’ın 1913’te yayınladığı “Kızılelma” şiirinden sonra Ömer Seyfeddin de 1917’de yayınlanan “Kızılelma Neresi” adlı hikayesinde; “padişahın ayağının bastığı yer” dediği kızılelmayı, “erişilmek istenen ülke” olarak ifade etmiştir.

Osmanlı askerleri; “Padişahım, biz senin uğrunda ta Kafdağı’nın ötesine, kızılelmaya dek varırız” cümlesini dillerinden düşürmezlerdi.  İstanbul’un fethi sonrasında da “Kızılelma”; Roma ve Viyana olmuştur. Dolayısıyla Fatih devrindeki Otranto seferi, Kanuni devrindeki I. Viyana kuşatmasıyla IV. Mehmet devrindeki II. Viyana kuşatmasının bu ideali gerçekleştirmeye yönelik olduğuna inanılmıştır.

Görsel 1: Viyana Askeri Müzesinden bir görüntü.

KIZILELMA VİYANA

Osmanlı kuvvetlerinin ilk Viyana kuşatması Kanuni Sultan Süleyman devrinde 1529’da gerçekleşti. 10 Mayıs 1529’da İstanbul’dan hareket eden Osmanlı ordusu, asıl hedef Viyana olmadığından buraya ancak 27 Eylül’de ulaşabildi. Osmanlı kuvvetlerinin bu yolculuğu 141 gün sürmüş ve günde ortalama 15 kilometre mesafe alınarak yaklaşık 2.100-2.200 kilometre yol katedilmiştir.

Görsel 2. Birinci Viyana Kuşatmasında Osmanlı ordusunun takip ettiği güzergâh.

İmparator Ferdinand, şehrin savunmasını tecrübeli bir komutan olan Kont Nicolas von Salm’a bırakarak Linz’e çekildi. Bu arada şehrin sivil halkı, iaşe sıkıntısı çekilmemesi için şehir dışına çıkarıldı. Viyana’dan tahliye edilen halk gerek Osmanlı akıncıları gerekse disiplinsiz Avusturya kuvvetleri tarafından saldırılara maruz kaldı.

Hava muhalefeti nedeniyle ciddi seviyedeki kuşatma 1 Ekim’de başlamış, lağım patlamaları kuşatmanın ağırlık noktasını oluşturmuştu. Şehrin sadece iki aylık gıda stoku kalmıştı. Bu durum Eylül sonu yerine daha erken başlayabilecek bir kuşatmanın başarılı olacağını göstermektedir. Osmanlı askerinin mevcudu 100.000 civarında iken Viyana 21.000 asker tarafından savunuluyordu.

Budin-Viyana yolunun yağmurlarla bataklık hale gelmesinden dolayı ağır toplar getirilememişti. Ayrıca askerin huzursuzluğu ve gayrimemnun davranışları, Kanuni’nin de fazla kayıp vermek istememesi ve kış bastırmadan İstanbul’a dönmeyi arzu etmesi nedeniyle kuşatmaya devam edilmedi ve ordu, İstanbul’a doğru yola çıktı. Kuşatma Osmanlıların 20.000, Viyana’nın da 2.400 kaybı ile sona erdi. Osmanlı ordusu ancak 6 Aralık’ta İstanbul’a ulaşabildi.

Birinci Viyana Kuşatması sonrasında da 1532-Alaman Seferi, 1566-Zigetvar Seferi ve 1663’teki Fazıl Ahmet Paşa’nın Macaristan seferinde Viyana hep tehdit altındaydı. Nitekim 1683’te Osmanlı kuvvetleri bir kez daha Viyana kapılarına kadar geldi.

Osmanlı ordusu mart sonunda Edirne’de toplanmış ve Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa kumandasında harekete geçmişti. Ordu bugün Macaristan’da bulunan, o zaman Osmanlıların “İstolni Belgrad” dedikleri şehre geldiğinde toplanan meşveret meclisinde hedef önemsiz bir yer olan “Yanıkkale (Raab)” yerine “Viyana” olarak belirlenmişti.

Karar, Merzifonlu’nun emrivakisi olsa da padişah IV. Mehmed tarafından da onaylanmıştı. Meşveret meclisinde bu karara karşı çıkan Budin valisi İbrahim Paşa ile Kırım Hanı Murad Giray ile Sadrazam’ın arası açılmıştı. Sadrazam’a destek verenlerden birisi de bu sefere ordu vaizi olarak katılan Şeyh Vâni Efendi idi.

Padişah IV. Mehmed’in “kerhen verdiği” onay için şöyle dediği rivayet edilir: “Kastımız Yanık ve Komorn idi. Beç Kalesi dilde yoktu. Paşa ne acib saygısızlık edip bu sevdaya düşmüş. Hoş imdi Hak Teala âsân getire. Lakin bildireydi rıza vermezdim”. 

Bu seferde Osmanlı kuvvetlerinin mevcudunun; 350.000’i muharip 150.000’i geri hizmet olmak üzere 500.000 olduğu iddia edilmiştir. Osmanlıların Viyana’ya yönelik harekâtı Avrupa’yı harekete geçirmiş ve Papa XI. Innocent liderliğinde Lehistan, Avusturya, Rusya ve Venedik’in katıldığı ittifakın oluşmasına zemin hazırlamıştı.

Osmanlı ordusu 14 Temmuz 1683’te Viyana önlerine ulaştı. 2.100-2.200 kilometre olarak hesaplanan yolculukta günde 20 kilometre katedilmişti. Teslim teklifinin reddedilmesi üzerine kuşatma başladı. Kayzer I. Leopold da birinci kuşatmada Arşidük Ferdinand’ın yaptığı gibi Viyana’yı terk ederek şehrin savunmasını Kont Ernst Rüdiger von Starhemberg’e bıraktı.

Görsel 3. Osmanlı ordusunun İkinci Viyana Kuşatmasında takip ettiği güzergâh

Avusturya ordularının başkumandanlığını ise Kayzer’in eniştesi Charles de Lorraine üstlenmişti. 80.000 civarında şehir ahalisi de Viyana’dan ayrılmıştı. Kayzer Passaut’ya çekilmiş ve burada tedbir almaya çalışmıştı.

Kuşatma önceden planlanmadığından gerekli olan büyük toplar getirilmemiş ve üstünlük Avusturya’ya geçmişti. Serdar-ı Ekrem Kara Mustafa Paşa, şehri hücumla değil teslimle almak istediğinden kuşatma sürekli uzamış, asker yorulmuş ve iki ayın sonunda gıda sıkıntısı başlamıştı.

Bu sırada Leh Kralı Jan Sobieski iki yüz topla Viyana’nın yardımına gelmiş ancak Kırım Hanı Murad Giray, Sadrazam’a kızgınlığından dolayı ciddi bir harekâtta bulunmamış ve Lehler, Kahlenberg mevkiini ele geçirmişlerdi. Kırım Hanı’nın bu tutumu bundan sonra da devam etmiş ve 12 Eylül günü “Kahlenberg (Almandağı) Muharebesi” başlamıştı.

Osmanlı kuvvetleri; sağ ve sol kanatların çökmesinden sonra geride üç yüz kadar top, on beş bin çadır, çok sayıda savaş levazımı ve ordu hazinesini bırakarak geri çekildi. Kara Mustafa Paşa, orduyu toparlamak için Belgrad’a çekildi ise de muhaliflerinin propagandasının etkisiyle padişahın emriyle 25 Aralık’ta idam edildi.

Görsel 4. Viyana’da St. Stephan Kirche duvarındaki figür.

Meşhur Avusturyalı tarihçi Hammer, Paşa’nın kafatasının Viyana’da olduğunu yazsa da dönemin tarihçileri Silahdar Mehmed Ağa ve Cantemir, kafatasının İstanbul’da defnedildiğini kaydetmişlerdir. Bozgun sonrasında “Kadızadeli” Şeyh Vâni Efendi de Kestel’e sürgüne gönderilmiş ve orada vefat etmiştir.

Buna karşılık Avusturyalı araştırmacı Kerstin Tomenandal, Merzifonlu’nun sadece kafatasının değil bir kaburga kemiğinin de Viyana’da olduğunu iddia etmektedir (Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Sempozyumu, 2000, s. 308-286).

Viyana Bozgunu aynı zamanda sayıları binlerle ifade edilen Müslüman kadın, çocuk ve askerin esir olmasıyla sonuçlandı. Bu esirler Avusturya, Bavyera, Sachsen ve Niedersachsen’da vaftiz edilip yeni isimler verilerek feodal beylerin hizmetinde istihdam edildiler.

Osmanlıların İstanbul sonrasındaki “Kızılelması” olan Viyana iki kuşatmaya rağmen fethedilememiş ve Karlofça ile sonuçlanacak büyük toprak kayıplarına zemin hazırlanmıştır. Buna karşılık Osmanlıların Avusturya ile savaşları XVIII. Yüzyılda da devam edecektir.

Görsel 5. Viyana’da Osmanlı mimarisi örnek alınarak inşa edilen Karlskirche.

EVLİYA’NIN VİYANA’SI

Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’da en büyük rakibi olan Avusturya’ya ve başkent Viyana’ya dair izlenimler, Evliya Çelebi tarafından da kaleme alınmıştır. Evliya, 1664’teki Vasvar Antlaşması’ndan sonra Elçi Kara Mehmed Paşa’nın maiyetinde 1665’te Viyana’ya gitmiş ve Kayzer I. Leopold’la görüşmüştür. Hatta bir izin belgesi alarak Hollanda, Danimarka ve Brandenburg’a gittiğini yazsa da bu ifadesi şüpheli olarak değerlendirilmektedir.

Evliya Çelebi savaş döneminde olunmadığından “Darü’l-sulh” olarak değerlendirdiği Viyana gözlemlerinde, Kayzer tarafından karşılanmalarına yer verdiği gibi şehrin sanat eserlerini de anlatır. Bunları bazen hayranlıkla anlatırken bazen de küçümser. Ancak genel kanaati sanat yönüyle Osmanlılardan üstün oldukları şeklindedir.

Toplum hayatına ve geleneklere dair gözlemlerinde ise “kâfir” bir halka bakışının yansıması vardır. Onların adetlerini, aktivitelerini çoğunlukla yadırgar, çünkü burası onun için “ötekidir”. Kiliseleri sanat yönüyle överken diğer taraftan puthaneye benzetmekten kendini alamaz hatta kilise papazına “ne kadar çok Allah’ınız var” der. Burada ve diğer “Kâfiristan’da” kadınlara çok saygı gösterildiğini ve bunun nedeninin “Meryem Ana aşkı” olduğunu yazar.

Onun Viyana’da dikkatini en çok; saat kuleleri, kurmalı saatler, Cennet Cehennem Tablosu ve Aziz Stephan Katedrali çekmiştir. Stephan Kilisesi’nde gördüğü kitapları; Mısır’daki Berkûk ve Ferec camileriyle İstanbul’daki Fatih, Beyazıt, Süleymaniye ve Yeni Cami’deki kitaplarla mukayese eden Evliya, bu katedraldekilerin daha fazla olduğunu, bunun nedeninin de bizdeki “suret (resim) haramdır” prensibinden kaynaklandığını yazar. Ayrıca bizde “Allah’ın kitaplarına kafirler kadar” saygı duyulmamasını da tenkit eder.

Viyana için “sedd-i Kızılelma-yı hasin Kal’a-i Beç” diyen Evliya Çelebi ilk kuşatmanın başarısız olmasından üzgün olup “…Hudâ yine dest-i İslâm’a müyesser ede” dediğinde onun ifadesiyle “Bir mecâzîbûndan kimesne” şu cevabı verecektir: “Allâh bu bâğı ve kal‘a-i Beç‘i (toksan dördde (1094-Miladi 1683) İslâm eline vermeye, zîrâ bu binaları cümle harâb ederler”.

Burada kastedilen 1683’teki II. Viyana Kuşatması olup, olay muhtemelen bir kurmacadır ve meczubun sözü, son tashih aşamasında, kuşatmanın başarısızlığını bilen Evliya tarafından ilave edilmiştir. Çünkü Viyana ona göre; “Avcı elinden kurtulmuş gazal (ceylan, geyik)” olup, “Allah isterse” nasıl ki bir dizi Kızılelma şehirleri fethedilmişse Viyana ve diğerleri de fethedilecektir.

VE SEFARETNAMELER

Evliya’nın temennisinin aksine Osmanlı ordusu bir daha Viyana önlerine gelemediği gibi 1715-1718 Osmanlı-Venedik-Avusturya Savaşları da mağlubiyetle sonuçlandı. Savaş sonunda yapılan Pasarofça Antlaşması ile de Belgrad Avusturya’ya bırakıldı. Osmanlılar bir süre sonra 1736-1739 yılları arasında Avusturya ve Rusya’ya karşı savaştılar ve Belgrad’ı geri almayı başardılar.

Osmanlı Devleti XVIII. Yüzyılın son Avusturya savaşında ise 1787’de Rus-Avusturya   ittifakına karşı savaşa girdi ve savaş sonunda Ziştovi Antlaşması (1791) yapıldı. Bundan sonra iki taraf arasında iki imparatorluğun yıkılışına kadar savaş olmadı. 1878-Berlin Antlaşması ile Bosna-Hersek Avusturya yönetimine bırakılmasına rağmen iki devlet, Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ve Bulgaristan’la aynı ittifakta yer aldı.

Savaş yaşanmayan dönemlerde iki devlet arasında elçiler gidip gelmekteydi. Bunlardan birisi olan Mustafa Hatti Efendi, 1748’de Viyana’ya gitmiş ve İmparatoriçe Maria Theresia tarafından çok iyi karşılanmıştı. Operaya götürülen, Schönbrunn Sarayı’na davet edilen Mustafa Hatti, yaklaşık beş ay Viyana’da kalmıştı.

Viyana’ya giden elçilerden birisi de Ahmet Resmî Efendi’dir. 1757’de III. Mustafa’nın tahta çıkışını haber vermek üzere Viyana’ya gelen Ahmet Resmî, Evliya Çelebi’nin aksine Avusturya’nın devlet sistemini de aktarır. O, bu dönemde Avrupa’da yükselen “Merkantilizm” doğrultusunda paranın ve değerli madenlerin ülke içinde tutulması, ithalatın azaltılması, ihracatın artırılması uygulamasını bile fark etmiştir.

Dikkatini çeken bir başka husus da devletin vergiyi adaletli bir şekilde toplaması, vergilerin kayıt altına alınması, saray yerine ordu ve halkın refahı için harcanmasıdır. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin aksine devlet işleri rüşvet ve iltimasla değil liyakat ve yazılı kanunlar çerçevesinde yapılmaktadır.

Sefaretnameler bile Osmanlı Devleti’nin artık bir zamanlar küçümsediği Avrupa ve Kızılelma Viyana’yı “örnek alınacak yerler” olarak gördüğünün ispatıdır. Nitekim Ahmet Resmî, gerçekçi bir portre çizerek artık “Kızıl Elma hayallerinden uzaklaşılması gerektiğini” söylemekte ve Batılı devletlerle savaş yerine barışa ağırlık veren politikalar oluşturulmasını teklif etmekteydi.

Görsel 6. Viyana’da Schönbrunn Sarayı.

Osmanlı-Avusturya mücadelesi ve iki defa gerçekleşen Viyana kuşatmaları Avusturya hafızasında hiç unutulmadı. “Avrupa’yı titreten Türkler”, “Viyana önlerine kadar gelen Osmanlı ordusu” gibi figürler şehrin değişik yerlerinde günümüze kadar yaşadı.

St. Stephan Kilisesi’nin çanı, Osmanlı ordusundan ele geçirilen top, gülle, kılıç ve diğer materyallerin eritilmesiyle yapılmıştı. II. Dünya Savaşı’nda hasar gören çan, 1957’de yeniden yerleştirilmiştir.

Aynı kilisenin duvarında yer alan ayaklar altındaki Osmanlı askeri figürü ise bugün hala durmaktadır. Hatta doğru olmasa da “Merzifonlu’nun kafatasının, Kanuni Sultan Süleyman’ın otağının Viyana’da olduğu” iddia edilmektedir.

Kahvenin Avrupalılarca II. Viyana Kuşatması sonrasında öğrenilmesi ve Viyana’da ilk kahvehanenin Franciszek Kulcsycki tarafından açılması yanında kruvasanın birinci ya da ikinci kuşatma esnasında yaşanan ekmek kıtlığı nedeniyle “hilal” şeklinde yapılmasının da Avusturya’da “Türk etkisi ve korkusunu” yansıttığı söylenebilir.

XIX. yüzyıla gelindiğinde ise artık Osmanlıların nazarında farklı bir Viyana vardır. Hatta Avrupa’da eğitim almak üzere öğrenci gönderilen şehirler arasında Paris, Londra ve Berlin yanında Viyana da yer almış ve 1835’ten itibaren buraya öğrenciler gelmiştir. Viyana’ya gönderilen öğrenciler burada; Almanca ile beraber askerlik, mühendislik, tıp gibi alanlarda eğitim almışlardır.

Sonuçta; Osmanlıların “Kızılelma” dediği Viyana iki defa kuşatılmasına rağmen fethi mümkün olmamış, sonraki yüzyıllarda ise örnek bir şehir olarak algılanmıştır.

Buna karşılık Osmanlı ordusunun İstanbul’dan yola çıkıp iki bin kilometreden fazla yol kat edip Viyana’yı kuşatması, şehrin hafızasında çok belirgin bir şekilde yer etmiş olup bu izleri bugün de şehrin birçok yerinde görmek mümkündür.

Kaynaklar: Okyay, O. Ş. (1986), “Kızılelma Üzerine; Tarih ve Toplum, S. 25, 26, 27, 28; Beydilli, K. (2013), “Viyana”, DİA; C. 43, s. 113-119; Öztuna, Y. (1979), “Birinci Viyana Kuşatması”, Tarih ve Edebiyat Dergisi, S. 9, s. 11-16; Savaşkurt, A. (1999), “Birinci Viyana Kuşatması”, Belgelerle Türk Tarihi Mecmuası, S. 27, s.47-57; Millar, S. (2015), Viyana 1683, İstanbul, İş Bankası Yayınları; Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Sempozyumu, Ankara, 2001, Merzifon Vakfı;  Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2003, Yapı Kredi, C. VII; Bakıcı, A. (2019), “Evliya Çelebi’nin Viyana İzlenimleri ve “Freng-Pesend Kavramı Üzerinden Görsel Sanatlara Bakışı”, Türkoloji Araştırmaları Dergisi, S. 4, s. 61-82; Tezcan, S. (2013), “Kızılelma Viyana, bir ümidin sönüşü”, Cahiers balkaniques S. 41, s. 2-13; Kaçan Erdoğan, M. (2001), II. Viyana Kuşatması, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Doktora Tezi, İstanbul.

Anahtar Kelimeler: Viyana, Osmanlılar, Kızılelma.

 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: KızılelmaosmanlıViyanaviyana kuşatmasıviyana seferi
ShareTweet
Previous Post

Antikor Paradoksu; Almanya, Hitler’e geri mi dönüyor?

Next Post

TÜİK açıkladı: İşsizlik oranı temmuz ayında arttı

Related Posts

Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Akın Gürlek’e sormak lazım: Bir Porsche kaç tapu eder?

30 Ağustos 2026
Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!
Görüş & Analiz

Tarikatlarin, cemaatlerin kökünü kazımak!

29 Ağustos 2026
Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…
Görüş & Analiz

Keşke kendime mutlu olma fırsatı verseydim…

29 Ağustos 2026
Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak
Görüş & Analiz

Hintli hanende: Ölümü beklerken hayatı bulmak

29 Ağustos 2026
Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..
Görüş & Analiz

Bir tarafta tümör, diğer tarafta devlet: Meslektaşım Haşim Söylemez’in ardından..

28 Ağustos 2026
Alvarez savaşı: Barcelona’ya karşı Atlético’nun onur mücadelesi
Görüş & Analiz

Alvarez savaşı: Barcelona’ya karşı Atlético’nun onur mücadelesi

28 Ağustos 2026
Next Post
TR724 HABER

TÜİK açıkladı: İşsizlik oranı temmuz ayında arttı

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter