İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından hazırlanan aylık veri bülteni İstanbul Barometresi’nin temmuz sayısı kamuoyuyla paylaşıldı. “İstanbul’da Kültür ve Eğlence Alışkanlıkları” temasıyla 758 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, kentteki kültürel yaşama katılım düzeyini ve ekonomik krizin sosyal alışkanlıklar üzerindeki somut etkilerini göz önüne serdi.
EN BÜYÜK ENGEL BİLET FİYATLARI
Araştırma sonuçlarına göre, İstanbulluların %45,8’i son bir yılda herhangi bir kültür-sanat etkinliğine katılım sağlayamadı. Etkinliklere katılanların ilk tercihi %33,9 ile konserler olurken; bunu %21,8 ile tiyatro/stand-up ve %21,2 ile sanat galerisi veya müze ziyaretleri takip etti.

Kültürel etkinliklere katılımı zorlaştıran etkenlerin başında ise %45’lik oranla “bilet ve giriş ücretlerinin yüksekliği” yer aldı. Katılımın önündeki ikinci büyük engel %38,1 ile “iş ve okul nedeniyle vakit bulamamak” olarak belirlendi.
HARCAMALARDA İLK KISINTI RESTORAN VE KAFELERDE
Ekonomik koşulların yansıması olarak, son bir yılda kültür ve eğlence harcamalarında en fazla kısıntıya gidilen kalem %41,4 ile restoran ve kafe gibi sosyal mekân harcamaları oldu. Katılımcıların %37,6’sı konser veya tiyatro bileti, %37,2’si ise sinema bileti alımını kıstığını belirtti.

Müze ziyaretlerinde %26, kitap ve dijital içerik alımlarında %25,9, yayın platformu aboneliklerinde ise %25,2 oranında kısıntıya gidildiği tespit edildi. Hiçbir harcamasından kısıntı yapmadığını belirtenlerin oranı %39,8’de kaldı.
SERBEST ZAMAN DİJİTALE AYRILIYOR
Fiziksel etkinliklere katılmayı tercih edenlerin oranı %56,9 seviyesindeyken, kültürel deneyimler yerine sosyal medya ve dijital içerikleri tercih edenlerin oranı %28,5 oldu. Dijital içeriğe yönelenlerin %34,3’ü bunu “zaman kısıtlıyken pratik olmasıyla”, %29,6’sı ise “daha erişilebilir ve uygun fiyatlı olmasıyla” gerekçelendirdi.

İstanbulluların günlük ortalama dijital eğlenceye ayırdığı sürenin (3 saat 8 dakika), toplam boş zamanlarına (3 saat 44 dakika) son derece yakın olması dikkat çekti.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































