Tahliyesi ertelendikten sonra kalp krizi geçiren ağır hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım’ın ailesi, ‘Süreçten bahsediliyor ancak cezaevlerinde rehine hukuku uygulanıyor. Sait Yıldırım ve hasta tutsaklar bir an önce tahliye edilmeli’ çağrısında bulundu
Cezaevlerinde siyasi tutsaklara dönük hak ihlalleri sürüyor. Özellikle Cezaevleri İdare ve Gözlem Kurulları’nın (İGK) keyfi infaz ertelemeleri ve hasta tutsaklara yönelik hak ihlalleri devam ediyor.
İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 33 yıllık ağır hasta tutsak 75 yaşındaki Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından üçüncü kez ertelendi. Avukatlarının aktardığına göre Yıldırım, 24 Ağustos’ta İdare ve Gözlem Kurulu görüşmesinin ardından kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Yıldırım’a anjiyo yapıldı ve kalbine iki stent takıldı.
Günlerdir Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliye edilmesini bekleyen Çewlîg (Bingöl) Kanîreş’teki (Karlıova) ailesi yaşananlara tepki gösterdi.
Yürütülen sürece rağmen cezaevlerinde sergilenen bu keyfi tutum ve dayatmaların kabul edilemez olduğunu vurgulayan aile, cezasını tamamlamış ve ağır sağlık sorunları yaşayan Mehmet Yıldırım’ın derhal serbest bırakılmasını istedi. Aile, 32 yıldır cezaevinde bulunan Mehmet Sait Yıldırım’ın ömrünün son yıllarında memleketinin havasını solumasını ve bir an önce kendilerine kavuşmasını talep etti.
Kurul görüşmesinden sonra fenalaştı
Abisi Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesinin daha önce de ertelendiğini ve normal şartlarda 25 Ağustos’ta kurula çıkarılmasını beklediklerini ifade eden Selim Yıldırım, görüşmenin kendilerinden habersiz şekilde bir gün öne çekildiğini söyledi. Tahliye haberini beklerken cezaevine giden avukat aracılığıyla ağabeyinin hastaneye kaldırıldığını öğrendiklerini aktaran Selim Yıldırım, kurul görüşmesinde yaşanan sert tartışmalar ve dayatmalar karşısında ağabeyinin fenalaştığını kaydetti.
‘Koşulları hayati riski arttırıyor’
Koğuşa götürülürken kalbi sıkışan Mehmet Sait Yıldırım’ın önce Buca’ya, ardından gece saat 04.00’te ambulansla İzmir Şehir Hastanesine sevk edildiğini belirten Selim Yıldırım, yapılan anjiyo operasyonuyla tıkalı damara iki stent takıldığını aktardı. Abisinin ameliyatın ardından henüz iyileşmeden havalandırması ve penceresi bulunmayan kuyu gibi bir mahkum koğuşuna konulduğunu dile getiren Selim Yıldırım, “Bu koşullar hayati riski artırıyor” dedi.
Abisinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın arkadaşı olduğunu vurgulayan Selim Yıldırım, devlete ve kamuoyuna seslenerek, yürütülen bu politikaların farkında olduklarını dile getirdi. “Pişmanlık” dayatmasını “onur kırıcı” olarak nitelendiren Selim Yıldırım, pişman olacak bir insanın ne bu mücadeleye gireceğini ne de 33 yıl cezaevinde kalacağını belirtti. Yıldırım, ağabeyinin kurul üyelerine “Devlet Güvenlik Mahkemesi bana idam cezası verdi, sonra bunu müebbette çevirdi. Sizler ise şimdi bu idamı gerçekleştirmek istiyorsunuz. Getirin, mertçe cezaevi kapısına darağacını kurun ve bir seferde infaz edin” tepkisinde bulunduğunu söyledi.
‘İGK İstiklal Mahkemelerim gibi çalışıyor’
Son erteleme kararının ardından ağabeyiyle görüşme imkanı bulamadıklarını aktaran Yıldırım, durumunu görmek için İzmir’e gideceğini söyledi. Mayıs ayındaki görüşmede tahliye umudunu taşıdıklarını belirten Selim Yıldırım, sürece rağmen İGK’lerin kaldırılmamasını eleştirdi. Bu kurulların kaldırılması için yasaya dahi gerek olmadığını dile getiren Selim Yıldırım, “İGK’ler adeta dönemin İstiklal Mahkemeleri gibi işlev görüyor. Toplum örgütlü ve bilinçli; uzatılan el tutulmalı. Devlet yetkililerinin ve Erdoğan’ın sürece katılım çağrıları var. Öncelikle süreci sabote eden hukuk dışı yargı mensuplarının engellenmesi ve halkın karşısına mertçe çıkılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘Hasta tutsaklar serbest bırakılmalı’
Tahliye beklentisi içindeyken erteleme ve kriz haberiyle sarsıldıklarını belirten Sait Yıldırım’ın kız kardeşi Hanım Yıldırım, iki üç gün önce tahliye mesajı beklediklerini ifade etti. Ancak tahliyenin gerçekleşmediğini ve görüşmedeki “pişmanlık dayatması” nedeniyle ağabeyinin kriz geçirdiğini öğrendiklerini aktaran Yıldırım, sevinçlerinin derin bir üzüntüye dönüştüğünü söyledi.
Hanım Yıldırım, 2 yıldır keyfi gerekçelerle içeride tutulduğunu ifade etti. Hanım Yıldırım, “Cezası biten bir insan cezaevinde tutulmamalı. Cezasının infazı tamamlanan tüm hasta tutsaklar acilen serbest bırakılmalı. Ağabeyim ömrünün son yıllarında memleketinin havasını solumalı ve ailesine kavuşmalı. Bunu talep ediyoruz” dedi.
Adalet ve tahliye çağrısı
Akrabası ve arkadaşı Vecide Yıldırım ise adalet ve tahliye çağrısında bulunarak, “Biz Kürt halkı olarak onun bu şekilde ceza çekmesini, bu durumu kabul etmiyoruz. Biz arkadaşımızın yanındaydık, mücadelesine tanıktık. Bugün onun tahliye edilmesini tüm arkadaşları ve ailesi için istiyoruz. Biz barış isteyen bir aileyiz; gezmek, huzurla yaşamak istiyoruz. Sayın Öcalan’ın üzerindeki kilitlerin kırılmasını ve toplumsal barışın gelmesini temenni ediyoruz. Dünyada barıştan daha güzel bir şey yoktur. Son olarak onun ve tüm tutuklu arkadaşların bir an önce cezaevinden çıkmasını diliyorum” dedi.
Haber: Mazlum Bucuka / MA
Hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım için çağrı: Derhal serbest bırakılmalı
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































