15 Temmuz kumpasının 10. yılında ‘Mavi Otobüs 2′ belgeseli Youtube’da yayınlandı… Harbiyeliler, 15 Temmuz öncesi ve o gece neler yaşadıklarını ayrıntılı olarak anlatıyor. Yaklaşık 4 yıl önce yayınlanan ilk belgeselde gerçeklere önemli bir kapı aralanmıştı; şimdi karanlıkta kalan bir çok nokta tanıkların ifadeleriyle gün yüzüne çıkıyor! O gün, “Terör saldırısı var!” denilerek bir emirle otobüse bindirilen çocuklar, ardından ‘darbecilikle, vatana ihanetle, terör örgütü üyesi olmakla’ suçlandı. 15 Temmuz’da 18-19 yaşında olan Harbiyeliler, o gün ve o günün gecesinde neler yaşadıklarını, vatandaşların kendilerine nasıl saldırdığını, emniyette nasıl darp edildiklerini anlatıyor…
- “O gün dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal sürpriz bir şekilde kampa geldi ve durduk yere, ‘Arkadaşlar! Bizler laik Türkiye Cumhuriyeti’nin askerleriyiz, görevimiz neyi gerektiriyorsa yerine getiririz.’ dedi.”
- “Otobüslere binin dediler bindik. Ülkede karışıklık olduğunu, terör saldırısı olduğunu, daha güvenli olduğu için İstanbul’a Hava Harp Okulu yerleşkesine döneceğimiz söylendi.”
- “Köprüden para ödeyerek geçtik. Paramız çıkışmadı, aramızda para topladık. Parasını ödedik, öyle geçtik.”
- “Bir sivil araç otobüsün önüne kırdı ve durdurdu. Ön cama vurmaya başladı. Biz terör saldırı var diye biliyoruz. Bu adam her şey olabilir diye düşündük.”
- “Otobüsten indik, insanlarla birebir muhatap olduk. Bize darbe olduğunu, durmamız gerektiğini vs. söylediler. Darbe olduğunu orada, vatandaşlardan öğrendik.”
- “Camın kenarında bir kız vardı. Sabaha karşıydı. 14-15 yaşında… ‘Asker uyuma’ diye bağırıyor, çağırıyor. Allah’ım dedim, yani 14-15 yaşında bir kız çocuğu üniformalı bir askerden seni bu kadar nefret ettirecek motivasyon ne olabilir.”
- “Çarşaflı bir kadın, Kur’an’ı kerim okuyor. Sonra bize bakıp hayatımda hiç duymadığım küfürler savuruyor. Yahu biz öğrenciyiz, 19 yaşındayız”
- “Kamyonlarla insan yığdılar. Yüzleri kapalı. Camlarımızı kapatıyorlar hava almayalım diye. Camlara vuruyorlar, küfür ediyorlar. Türkçe konuşmayanlar da vardı aralarında!”
- “Biz hala o gece nereye gittiğimizi, nereye götürüldüğümüzü bilmiyoruz. Biz neden oradaydık bilmiyoruz. Bizi neden oraya götürdüler, bilmiyoruz.”
- “Bir polis komiser yardımcısına sordu. ‘Tutuklulara kumanya verecek miyiz’ dedi. Komiser yardımcısı, “Bir de besleyecek miyiz bunları! dedi.”
- “Annemize, babamıza, ailemize hakaret ediyorlar. Çok zoruma gitti. Çok aşağılanmış hissettim.”
- “Nezarethanenin kapıları açık. Herkese diz çöktürmüşler. Bir polis memuru bizim videomuzu, fotoğrafımızı çekiyordu. Sanki vahşi hayvan yakalamış gibi…”
Yüzlerce askeri öğrenci tutuklandı
Türkiye’nin KHK’lılardan sonra en büyük kanayan yaralarından biri de askeri öğrenciler. Zira Yalova’daki kamptan ‘terör eylemi var’ denilerek otobüslere doldurulan 18-19 yaşındaki askeri öğrenciler, ‘darbeye teşebbüs’ten ‘müebbet hapis’ cezasına çarptırılmıştı. Çocukların darbeden haberinin olmadığı hem komutanlarının, hem de kendilerini sokakta karşılayan vatandaşların ifadeleriyle sabitti. Ancak yapılan ‘sözde’ yargılama sonrasında 355 öğrenci tutuklandı. Yetmedi, ‘müebbet hapis’ cezasına çarptırıldı.
Tutuklu askeri öğrencileri toplam 5 dosyaya ayırdılar. Her biri gruplar halinde farklı dosyalarda yargılandı. Sultanbeyli dosyası, TRT/Digiturk dosyası, Orhanlı dosyası, Boğaz Köprüsü dosyası ve FSM Köprüsü dosyası. Yapılan sözde yargılamalarda bu çocuklara ‘darbeden’ müebbet hapis cezaları verildi.
ÖNCEKİ YAZIAFAD duyurdu: Elazığ’da 4 büyüklüğünde depremSONRAKİ YAZIProfesyonel liglerdeki kulüp yöneticilerine bahis operasyonu; 17 gözaltı
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































