Amed’de gerçekleştirilen ‘Dil çalışmaları’ konulu söyleşide konuşan Prof. Joanna Bocheska Kürt halkıyala tanışmasını ve Kürtçe çalışmalarını anlattı. Bocheska, ‘Siyaset kültürün önüne geçmek istiyor ancak bunu yapamıyor. Çünkü kültürü, edebiyatı zengin bir dil var ortada’ dedi
Kürt Toplum Bilimleri Araştırma Derneği ile Amargi Kültür ve Sanat Derneği tarafından “Dil çalışmaları” konulu söyleyişi dernek bahçesinde gerçekleştirildi.
Söyleyişide konuşmacı olarak Prof. Joanna Bocheska katıldı.
Kürt halkının haklı direnişi ile tanışarak Kürtçe için çalışma yürüttüğünü belirten Joanna Bocheska şunları ifade etti:
“Burada olmaktan çok mutluyum. Bugün Amed’de Kürtçe konuşmak benim için çok önemli. Polonya’da dünyaya geldim. Kürtler ile tanışmam Bazid’e gelmem ile oldu. Ben Bazid yani Serhedliyim. Kürtlerin haklı mücadelesinde birçok yerde bulundum. Bunu yaparken de Kürtçeyi yavaş yavaş öğrendim. 2013’ün Haziran’ında Kürtlerin yaşamını konu bir proje başlattık. Proje kapsamında Başûr, Bakûr ve Rojava’da bulunduk. Kürt dili ve edebiyatı, kadınların direnişini, Kürt halkının kültürünü konu alan konularda çalışma yürüttük. Bunları kitap haline getirdik. Çok dili kitaplardı bunlar. Bunu hazırlarken Kürtlerin yaşamının direnişler ile dolu olduğunu gördüm.”
Kürt kültürü siyasetin inisiyatifine bırakamayız
Popülizm çağında Kürtlerin kültürünü korumasının önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Joanna Bocheska devamında şunları söyledi:
“Biz insanlara baktığımızda siyah veya beyaz olarak bakmıyoruz. İnsanlar kimliği, dili ve kültürü ile vardır. Popülist insanlar tamamen inkar üzerine bir kültür oluşturmaya çalışıyor. Kürtlere de bu dayatılıyor. Ancak Kürtler buna karşı dilini, kimliğini ve kültürünü her zaman korumuştur. Kürt kültürü zengin bir kültüre sahip. Dilleri canlı ve gelişen bir boyutadır. Zenginliğini sürekli ileriye götüren bir aşamada. Siyaset kültürün önüne geçmek istiyor ancak bunu yapamıyor. Çünkü kültürü, edebiyatı zengin bir dil var ortada. Kürtlerin komşusu olan halklar, kültürlerine hayran kalmıştır ve sürekli etkisi altında kalmıştır. Bu kültür enternasyonalist bir hal aldı. Kültürün gelişiminde kadının öncü rolü etkili oldu. Özellikle mücadelenin içinde yer alan kadınlar direniş ruhunu kültür ile birleştirip geliştirmiştir. Devletlerin inkarcı politikalarını sürekli boşa çıkarmıştır. Var olan durumu koruyup daha da ileriye götürmeliyiz. Bunu siyasilerin inisyatifine bırakamayız. Kendimizi bunu geliştirmeliyiz.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































