İBB davasının 46’ncı celsesinde savunmalar devam ediyor. Verilen ara sırasında duruşma salonundan çıkarılırken konuşan Ekrem İmamoğlu, “Benim Kartal Adliyesi’ne giderken arabam bozuk değildir ama Türk yargısını bindirdikleri araba hurdaya düşürülmüştür.” diyerek iktidarı hedef aldı. İmamoğlu’nu yargılandığı bir başka dava kapsamında geçtiğimiz hafta Silivri’den alıp Kartal Adliyesi’ne götüren cezaevi aracı 60 km yol gittikten sonra ‘bozuk’ olduğu gerekçesiyle geri dönmüştü.
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 46’ncı celsesi Silivri’de görüldü. Duruşma başlamadan önce reklamcı Murat Kapki söz aldı. Ortopedik boyunluk taktığı görülen Kapki, uzun süredir tutuklu olduğunu belirterek banka hesapları üzerindeki blokelerin kaldırılmasını istedi. Kapki, “Ben varlıklı bir adamım ama cezaevine girdiğimden beri yokluk çekiyorum. 16. aya gireceğiz. Ailem artık bildiğiniz sefalet çekiyor. Çocuklarımın okul parasını dahi ödeyemiyoruz. Çok zor durumdayız.” dedi.
Savcılar ‘Avukata gerek yok’ dedi!
İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar ise 18 Haziran’daki tutukluluk incelemesi öncesinde tüm tutuklulara söz hakkı verilmesini talep etti. Duruşmada daha sonra tutuklu reklamcı Serkan Öztürk’ün savunmasına geçildi. İBB iddianamesindeki bazı eylemlerden suçlanan Öztürk, savcılıkta verdiği ifadelerin bağlamından koparıldığını öne sürdü. Öztürk, “Toptancı bir anlayışla hakkımdaki tüm suçlamaları reddediyorum. Hepsinin iftira, dedikodu, etkin pişmanlıktan yararlanmak için süslenmiş ifadeler olarak karşıma çıktığını görüyorum. Suçsuz bir insanın kendini savunması öncelikle çok zor. Gözaltına alınmamdan bugüne kadar toplam beş ifadem oldu savcılar karşısında. 22 Mart’ta ilk gözaltına alındığımda verdiğim ifade tamamen doğrudur. Sonrasında dört tane ifadem var savcılıkta. Bu ifadelerimin üçünde avukat yoktu yanımda, birinde avukat vardı. Bu ilk üç ifadede soruldu, ‘Avukat istemiyorum’ şeklinde başlayan ifadelerimin hiçbirinde bunu söylemedim. Bu ilk üç ifadede, sayın savcıların huzuruna çıktığımda bir sohbet havasında olacağını, avukatlık bir durum olmadığını bizzat savcılar tarafıma söylemişlerdir ve benim bu ilk üç ifademde söylediklerim bağlamından tamamen koparılmış.”
Serkan Öztürk, etkin pişmanlık sürecinde avukat yönlendirmesi yapıldığını da öne sürdü. Rasim Ozan Kütahyalı’nın yanında İBB dosyasındaki bazı etkin pişmanların avukatlığını üstlenen İsmail Mirsad Albayrak hakkında şu ifadeleri kullandı: “Bir dilekçe yazdım ek ifade vermek için. Bana dedi ki ‘Öyle yazarsan çağırmazlar. İnan Güney’i eklemen lazım. Bir de etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum yazarsan kesin çağırırlar’ dedi. Hakikaten çağırdılar. Yani kendim için etkin pişman olmak istedim onu da olamadım.”
Dosyada Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in “kasası” olmakla suçlandığını belirten Öztürk, Güney’den hiçbir ihale almadığını anlattı. Öztürk, “İnan Güney benim dostum, dostlar kendi aralarında para trafiğine girebilir, Allah korumuş da girmemişiz yoksa size nasıl açıklayacaktık?” dedi. Savunmasında ailesine de değinen Öztürk, “11 yaşındaki kızım Nilsu ‘Babacığım sen oradan çıkmak için iftira atma. Onların da çocukları vardır. Senin yüzünden onlar üzülmesinler’ dedi” ifadelerini kullandı.
Duruşmaya verilen ilk aranın ardından salondan çıkarılan Ekrem İmamoğlu ise dikkat çeken bir açıklama yaptı. İmamoğlu şunları söyledi: “Hepinizi çok seviyorum. Benim Kartal Adliyesi’ne giderken arabam bozuk değildir ama Türk yargısını bindirdikleri araba ve onu süren bu ülkenin başındaki zihniyet, o arabayı hurdaya düşürmüştür. Yazıklar olsun.”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































