NECİP F. BAHADIR | YORUM
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ‘işkence’ diye yazmıştım daha beteri geldi. Her ikisi de tutanaklara girdi. İmamoğlu’nun yaşadığı hem skandaldı, hem de işkence… Ülkeyi yöneten iktidar cephesinden ses çıkmadı. Duymazdan geldi, kulağının üstüne yattı. İşkence bir insanlık suçu ve zaman aşımı yok. Bir gün hesabı mutlaka sorulur.
Erdoğan’ın suç ve günah galerisi o kadar kabarık ki… Koltuktan düşmesini bekleyenler o kadar çok ki… Er ya da geç o gün gelecek. Bir gün güneş ‘Erdoğansız’ ülkenin üzerine doğacak.
İnsan onurunu hedef alan işkencenin hafifi, ağırı olmaz. İmamoğlu’nun maruz kaldığı muamele nispeten daha katlanılabilir. ‘Hafif’ falan demiyorum… Mahpusların ‘tabuta benzettiği’ o arabalarla yolculuk yapmanın ne menem bir şey olduğunu az çok tahmin edebiliyorum. ‘Kötülüğün sıradanlaşmasına’ isyan ve itiraz olsun diye yazmıştım. Maalesef siyasi arenada pek umursayan olmadı.
CHP ve sol kanat bile kıyameti koparmadı. Ortalığı ayağa kaldırmadı. Gök kubbeyi Erdoğan’ın başına geçir(e)medi.
Evet, arkasından gelen daha beter… Daha İmamoğlu’nun sözleri mahkeme duvarlarında çınlarken bir başka işkence çığlığı duyuldu. Pınar Türker… İBB davasında yargılanan bir sanık. Belediye yöneticisi… İki çocuk sahibi bir anne… Hakkındaki iddia ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet… İmamoğlu’nu tasfiye etmeyi amaçlayan siyasi bir davanın mahpusu… Söz sırası Pınar Türker’deydi. Savunma yapacaktı. Fakat önce yaşadığı utancı anlattı.
Utanç onun değil, önce AKP’nin sonra tüm ülkenin… Bu kaçıncı feryat?
‘Çıplak arama’ Meclis gündemine geldi. Sert tartışmalara neden oldu. AKP’nin kadın yöneticisi Özlem Zengin, “Yok…” dedi kestirip attı. Bir ihtiyat payı bile bırakmadı. “Bir kadını çıplak arayacaksın, dakikasında bundan rahatsızlığını beyan eder, bir sene beklemez. Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez.” diyebildi. Laf mıydı bu!
Dünyadan haberi yok. İnsan biraz kulak kabartır. Sıradan bir kişiyi dinlese gözaltı ve sonrasında ne tür işkencelere maruz kaldığını anlatır. Herkesin bildiği, yüzbinlerin yaşadığı bir gerçek bu… Ayrıca işkencede cinsiyet ayrımı yok. Başına gelenleri çok az kişi anlattı. Çoğu içine attı, söylemeye dili varmadı. “Salonda çoluk çocuğumun önünde nasıl anlatabilirim!” dedi. Haysiyetine yediremedi. Mahkeme-i Kübra’ya, Hesap Günü’ne bıraktı.
Onurlu ve ahlaklı bir kadın hemen anlatırmış! Sanki hemen anlatsa Özlem Zengin ‘kulak verecek’ ve gereği için harekete geçecek. Kim bilir ona da ne tür bahane ve gerekçeler üretir. ‘Utanmazlığını’ itiraf eden Zengin gibi bir siyasetçinin onur ve ahlak kelimelerini kullanmasını yadırgamamak mümkün mü?
Onur, haysiyet kim sen kim? Çıplak ama Zengin ‘yok’ deyince ‘yok’ olmuyor. İşte bir yenisi daha… Bu kez Zengin’in herhangi bir itirazını görmedim. Geçmişte söylediklerinden utanır mı acaba? Bir özeleştiri yapar mı? Hiç sanmıyorum.
Pınar Türker kürsüye geldi. Orada değildim. T24’ten Hasan Cemal’in yazısından tüm ayrıntılarıyla okudum. Cemal’in ilerleyen yaşına rağmen ‘köşe muhabiri’ gibi çalıştığını söylemek lazım. Çok duruşma izledi, mahkeme salonlarının aşina olduğu bir isimdi. Oralardan ayrım yapmaksızın çok yazı yazdı. Nice savunmayı tarihe not düştü. Hakkını teslim etmeliyim. Keşke sayıları daha fazla olsaydı. Maalesef Anadolu’nun muhtelif şehirlerindeki duruşmalar nasıl hukuk ve adaletten yoksunsa medyadan da yoksundu. Nice keyfi uygulamalara sahne oldu. Kendilerini izleyen bir göz olsaydı, heyetler o kadar pervasız davranamazdı.
Pınar hanım savunmasına geçmeden önce ‘çıplak arama’ işkencesini anlattı. “Ben değil, onlar utansın!” dedi. Onlar dediği AKP’nin bürokratları… AKP’nin çünkü sırtlarını Ankara’ya yasladıkları için başlarının ağrımayacağını düşünüyorlar. Kendilerini her halükarda savunacak Özlem Zengin gibi destekçileri var. Evet, onlar utansın…
Ve ülke utansın… Hiçbir şey olmamış gibi olup biteni izleyen tepkisiz, ruhsuz kitleler ve toplum utansın… İşkenceyi bile ‘sıradanlaştıranlar’ utansın… O konuştu, konuşmayan, konuşmayanlara da bir bakıma tercüman oldu. İyi de yaptı.
Maruz kaldığı muameleyi paylaşmalı mıyım? Evet…
AKP Türkiyesi’nin ülkeyi nereye getirdiğini göstermek ve anlatmak için aktarmalıyım. “Vatan’a girdik… Emniyet’e…” diye başladı söze. İşkencenin mekanı Vatan Emniyet… Tek başına değil. Gözaltına alınan başkaları da var. AKP’nin yargı operasyonları ‘dalgalar’ şeklinde gerçekleşiyor. Bir ara gözaltına alınacakları taşıyacak araç kalmamıştı da başka kurumlardan temin edilmişti. Ülke bunu bile gördü. “Sırayla götürüyorlar bizi…” dedi. Nereye götürdükleri meçhul… Özel sorguya olmalı… Orası emniyet çünkü…
Sıra Pınar Türker’e geldi. Yaşadıklarını onun ağzından aktarıyorum, mahkeme zabıtlarına da girdi; “Ben de gittim. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. ‘Soyun’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim. Eldiven taktı eline. Arkada böyle klasörler, çok küçük bir oda. ‘Üstünü çıkar’ dedi, ‘Üstümü çıkardım.’ Ama üstünü çıkarmanın hani zaten çıplaksın, ne kontrol edeceksin ama kontrol yaptı, ‘Tamam’ dedi. ‘Üstünü giyebilirsin.’ ‘Peki’ dedim, ‘Gidebilir miyim?’ ‘Hayır’ dedi. ‘Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’. ‘Nasıl yani’ dedim? ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi… Bu onurunu, gururunu insanların belki şeyini yıkmak için yapılıyormuş ama hani yapan utansın, ben utanmıyorum. ‘Cinsel organını aç’ dedi. Başını, arkanı dön, eğil filan…”
Gerçekten utanç verici… Okurken yüzüm kızardı.
Doğru olduğuna zerrece şüphem yok. Resmi makamlar yalanladı. AKP Türkiye’si burası… Doğrulaması mı bekleniyordu? Adalet Bakanı Akın Gürlek’e soruldu, oralı bile olmadı, “Toplantım var…” dedi, gitti.
AKP’nin klasik tarzı… İnkar etmek ve duymazdan gelmek… Oysa en azından, “İddiadır, bir bakalım!” denirdi. ‘Çıplak arama’ bir iki değil, o kadar çok kişi gündeme getirdi ki… En son da Pınar Türker konuştu. Bir işkence çığlığıydı bu… Feryattı.
Fakat ne Ankara duydu, ne toplum ne de medya… Basit bir haber olarak geçiştirildi.
Şekil A’da da görüldüğü gibi işkence bir AKP gerçeği! Ve her gün tekrarlamakta… İnsanlık haysiyeti ve onuru ayaklar altına alınmakta… Ne yazık ki bunların çok azı açığa çıkmakta…
Bu kadarı bile hüküm vermek için yeterli. İnsan hakları savunucusu ve DEM Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Pınar Türker’in anlattıklarını Meclis gündemine taşıdı.
Özlem Zengin’in bu kez yüzü kızarır mı? Sanmıyorum. İnsan sadece aklı ve vicdanıyla değil ‘ar sahibi’ olmasıyla da diğer canlılardan ayrılır. Utanma duygusunu yitirenden her şey beklenir. Günün sonunda AKP adına da utanmak bize düştü.
Ve diyorum ki bu utanç hepimizin. Kimse masum değil.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































