AKP yandaşı bir gazetecinin “intihar” benzetmesiyle başlayan transfer tartışması derinleşiyor. CHP’den istifa edip AKP’ye geçen Nimet Özdemir’in gerekçesi tartışma konusu. AKP’nin yolsuzlukla suçlanan isimlere kapı aralaması parti içinde de rahatsızlığa neden oluyor. Erdoğan’ın “AKP Türkiye kitabıdır!” sözü, bugün tersine dönmüş görünüyor. Kitabın kapağında artık ahlaksızlıkla suçlanan isimler var.
NECİP F. BAHADIR | YORUM
Başlıktaki tespit bana ait değil ama altına imzamı atıyorum. AKP yandaşı bir gazeteci milletvekili transferini eleştirirken kullandı. X’ten paylaştığı mesajda, “Bu kadını AK Parti’ye almak bir nevi intihar anlamı taşır.” dedi. Bu kadın dediği Nimet Özdemir. Duydunuz mu adını? İYİ Parti’den seçilmiş… Meral Akşener’in arkadaşı… ‘Cumhuriyet Kadını’ olduğunu hatırlayarak CHP’ye geçmiş. Ekrem İmamoğlu’nun afişini Boğaz Köprüsü’ne asacak kadar kaptırmış kendisini… Cumhuriyet kadını ya…
Ansızın istifası CHP’deki arkadaşlarını da şaşırttı. Bir sorunu yoktu çünkü. Partisinden de hayatından da memnundu.
Peki ne oldu?
‘Cumhuriyet kadını’ olmaktan mı vazgeçti? Bu bir siyasi kavram… Ve AKP’ye itirazın adı… Bir tepki duruşu… AKP’de ağzını ballandıra ballandıra, “Ben Cumhuriyet kadınıyım!” diyebilir mi? ‘Utanmadıktan sonra’ niye demesin? Ekürisini buldu. Grup toplantısında Özlem Zengin’in hemen yanında boy gösterdi. Zengin ‘utanmazlığın’ kitabını yazdı. Siyasette ‘hasletler’ bulaşıcıdır. Tuz gölüne düşersen tuz olursun…
Hatta, “Ben farkına varamamışım, Cumhuriyet kadınlarının adresi burasıymış!” bile dese şaşırmayın. Sadece Zengin değil, Hulki Cevizoğlu, Mehmet Ali Çelebi gibi arkadaşları var orada. Onlar da yıllarca AKP çizgisiyle mücadele etti, sonrası malum…
Bir ‘siyasi tevbeleri’ oldu mu? Duymadım ben! ‘Teğmen’ Çelebi bir ‘mavi bereli Zübük’ oldu çıktı. Şu sıralarda sessizliğe gömüldü. Kulağı mı çekildi? Belki… Cevizoğlu da suskun… ‘Salla başını al maaşını’ modunda… Hayat onlara güzel; ama şimdilik… AKP’den sonrası tufan… Bu rüzgârlar onları da yıkar geçer.
Nimet Özdemir, CHP’li Seyit Torun’a “Mecbur kaldım.” demiş… Ne demek mecbur kalmak? Tehdit mi edildi? Sonunda ölüm mü vardı? Ki siyaset uğruna o bile göze alınır. ‘Askerlikten’ başka mecburiyet diye bir şey var mı? O da erkeklere… Özdemir bir iş insanı… Bir inşaat şirketi sahibi. Firmanın adı da ilginç: ‘Altın Oran’… İmamoğlu sevgisinin kaynağı da buradan mı geliyordu? Araştırmak lazım. Muhalefette ‘altın oranı’ tutturabilmek zor. Nimet Hanım’ın sıkıntısının siyasi olmadığı şimdi anlaşıldı. Para söz konusu olan. Paranın olduğu yerde siyaset biter. Menfaat konuşur…
Yolsuzluk yapan soluğu AKP’de alıyor!
Eskiden yolsuzluk, hırsızlık yapanlar yurt dışına kaçardı. İyi kötü yolsuzlukların hesabını soran yargı vardı. AKP Türkiye’sinde ne oldu? Yolsuzluk yapan soluğu AKP’de aldı. Kaçış yurt dışına değil AKP’ye…
AKP dünden razı… Erdoğan’ın politikası bu: ‘Gel, gel…’
Seçici falan değil. Dosyası olmak özel tercih sebebi… “Liderler açığı olan milletvekili sever.” denirdi. AKP ispatladı bunu. Eskiden gizli saklı olurdu. AKP Türkiye’sinde aleni, herkesin gözü önünde… Bir siyaset tarzı bu… Saadet Partisi yerinde bir kampanyayla ‘AK-Matik’ dedi.
Vay be… Nereden nereye?
Sözde ‘erdemliler hareketiydi.’ Yola öyle çıkılmıştı. Hırsızların, uğursuzların, yolsuzların sığınağı oldu. Onun için sık sık, “Erdoğan aynaya bir baksa… Ve gerçeklerle yüzleşiverse…” temennisini yazmaktan geri duramıyorum. Ayna ona artık tanınmaz halde olduğunu gösterecek…
Etrafında gerçeği söyleyebilecek bir dil yok. Kendisini Saray’a hapsetti. Çevresi ‘dalkavuklardan’ ibaret. Hakikat kimsenin umurunda değil. Herkes günü kurtarmanın peşinde… Hadi ‘günü kurtardın,’ yarını ne yapacaksın? Değer mi lanetle anılmaya?
Daha bir kaç yıl önce AKP’yi devirmek için ‘istihbarat’ toplayan ‘tegmen’ Mehmet Ali Çelebi, bugün iktidarın saflarında muhalefete saldırıyor…
AKP Sapanca’da kampa girmiş… ‘Efsane Büyük Başkan’ diye bir şarkı dinletildi milletvekillerine… Erdoğan’a övgüden ibaret! Bir metin bu kadar mı zayıf olur Allah aşkına? Bir ilkokul çocuğunun şiirinden farksız. Milletvekilleri ayakta dinledi. Alkış kıyamet…
Görüntü bana Kuzey Kore’yi hatırlattı. Bu sevimsiz tablo haber olacağı yerde, şarkıya eşlik etmeyen, alkışlamayan isimler öne çıktı. En ön sırada Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Binali Yıldırım’da coşkudan eser yok.
Bir tepki mi bu? Keşke olsa! Ama halden memnun olmadıkları ortada. AKP ‘parti’ olmaktan çıktı. Bir aile şirketine döndü. Şarkının nesi var ki alkışlansın…
Rozetlerini Erdoğan taktı!
Tek transfer Nimet Özdemir değildi. Keçiören ve Nevşehir Belediye Başkanları da AKP rozetini yakalarına taktı. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a parti içinden ciddi itirazlar vardı. Yolsuzlukla suçlanıyordu. AKP’li Osman Gökçek açıkça bayrak açtı. Bir süre beklemeye alındı. Sonra ‘buyur’ dendi, kapı ardına kadar açıldı. Gökçek ile Özarslan aynı partide nasıl siyaset yapacak? Bu soru normal zamanlarda, normal partiler ve normal siyasetçiler için geçerli…
AKP’nin hiçbir şeyi normal değil ki… Umarım vatandaş farkındadır. Erdoğan’ın teshiri altındaki AKP tabanını kastediyorum; sokaktaki vatandaş eskisi gibi değil elbette, olup bitene uyandı.
Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın siyasi macerası tam ibretlik! İl binasına girerken bir fotoğrafı yayınlandı. Eliyle küfür anlamına gelen o hareketi yapıyordu. Yayınlayan İl Başkanı… Tepkiler üzerine Arı inkâr etti.
Cemal Enginyurt’un bir mesajında gördüm. Vaktiyle Erdoğan, Arı için şu ifadeleri kullanmış: “Ahlaksızın tekiydi. Bizden belediye başkanı adayı yapılırken, geçmişini araştırmadık. Ancak daha sonra yaptıklarıyla kendini ele verdi, yakalandı. Biz de partiden ihraç ettik…” İYİ Parti’ye gitti, oradan seçildi. Adı transfer iddialarına karışınca güya ironi yapmış ve “Benim gibi ahlaksızların yeri AKP değildir.” demişti.
Günün sonunda ne oldu? O da hırsızların, ahlaksızların ‘sığınağı’ haline gelen AKP’ye kapağı attı. Bize de şu tespiti yapmak düştü: Erdoğan tuhaf bir benzetmeyle “AKP Türkiye kitabıdır.” dedi ya… O kitabın kapağı Rasim Arı, Nimet Özdemir, Mehmet Ali Çelebi gibi isimler…
Evet, ‘AKP intihar etti’…
Ve bu tespit muhalefetten falan değil. İçeriden sayılır. Yandaş bir gazeteciden… AKP’li Şamil Tayyar da benzer fikirde… Transferlere tepkileri dile getirirken, “Seçimde görürüz.” dedi. Bir partinin intiharı nasıl oluyormuş, AKP gösterdi.
İbretlik bir son…
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































