Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, son duruşmasında, 2024 yılında ABD’de hayatını kaybeden Fethullah Gülen hakkında daha önce çıkarılan yakalama kararının yürürlükte kalmasına karar verdi. Nordic Monitor tarafından yayımlanan mahkeme tutanaklarına göre karar, 14 Mayıs tarihli duruşmada alındı. Gülen, uzun süredir sürgünde yaşadığı ABD’de 20 Ekim 2024’te çeşitli sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi görürken hayatını kaybetmişti. Mahkeme heyeti, dosyada yer alan sanıklar hakkındaki mevcut yakalama kararlarının infaz edilmediğini belirterek, bu kararların yerine getirilinceye kadar yürürlükte kalmasına hükmetti
Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vefatı, saatler içinde kamuoyuna duyurulmuş, New Jersey’de binlerce kişinin katıldığı bir cenaze töreni düzenlenmiş ve ölüm belgesi ABD Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla resmi kanallardan Türk makamlarına iletilmişti. Buna rağmen Erdoğan hükümeti, son 10 yılda Gülen hakkında açılan yüzlerce siyasi nitelikli davayı sürdürmeye devam ediyor.
Hukukun nasıl ortadan kaldırıldığının son örneği, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 2015’ten beri devam eden “Çatı davası”nın son duruşmasında ortaya çıktı. Hakimler Necati Görgülü, Ebru Kotan Acar ve Dilara Zorluer’den oluşan heyet, Gülen ve dosyada yer alan diğer sanıklar hakkındaki yakalama kararlarının yürürlükte kalmasına hükmetti. Mahkeme tutanağında, resmi kayıtlara geçmiş olan Gülen’in ölümüne dair tek bir ifadeye dahi yer verilmemesi dikkat çekti. Oysa Türk makamları, ABD’den diplomatik kanallarla gelen resmi bildirimi kabul etmiş, devletin resmi ajansı Anadolu Ajansı bunu haberleştirmişti.
Karardaki gariplikler yalnızca Gülen ile sınırlı kalmadı. Beyin kanaması sonucu 2 Haziran 2020’de Mısır’da hayatını kaybeden eğitimci Ali Bayram ile 22 Kasım 2021’de Arnavutluk’ta vefat eden kapatılan Cihan Haber Ajansı’nın eski genel müdürü Mehmet Erdoğan Tüzün hakkında da yakalama kararları yenilendi. Ayrıca Gülen’in yakın çalışma arkadaşlarından Mehmet Ali Şengül’ün Almanya’da 11 Temmuz 2021’de ölmesine rağmen hakkındaki yakalama kararının hâlâ infaz edilmediği belirtildi.
Dosyaya göre bu kişilerin ölümleri, aile bireyleri tarafından yapılan resmi bildirimler sonrasında Türkiye’nin nüfus kayıt sistemine işlenmişti. Buna rağmen mahkemenin yakalama kararlarını yürürlükte tutması, Türkiye’de siyasi davalarda hukukun nasıl ayaklar altına alındığını ve muhalifler söz konusu olduğunda temel yargısal ilkelerin nasıl çiğnendiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































