Türkiye’de bahis operasyonları, yasadışı kumar ağlarını önlemek için değil, milyarlarca dolarlık bir sektöre “çökmek” ve bahis lordlarını “koparmak” için bizzat Saray kontrollünde yapılır.
NEDİM HAZAR | YORUM
Bu alandaki hayranlık verici araştırmaların sahibi ekonomist ve sosyolog Thomas, gelir eşitsizliği yüksek olan toplumların kumarhane oyunları ve talih oyunlarına katılım oranı artığı sonucuna ulaşmış. Aslında sebebi çok basit.
Bir insan, emeğiyle zengin olamayacağını anladığında talih oyunları, tek “gerçekçi” zenginleşme yolu hâline geliyor. Loto’yu tutturmak, bahiste doğru tahmin yapmak, kripto token’ında vurgun yapmak vesaire düzenli çalışmaktan daha “makul” görünmeye başlıyor.
Türkiye’de bu dinamik, son on yılda aşırılaşmıştı hatta bir devlet organizasyonu haline geldi maalesef. Geldi çünkü reel ücretler düştü, özel sektörde iş güvenliği bitti, asgari ücret bir aileyi geçindiremez hâle geldi. Bununla beraber sosyal medyada özellikle bahis ve talih oyunlarının gözlemlenebilir başarı hikayeleri dolaşıp duruyor. Kim kripto paradan vurgun yapmış, bahisten milyonlar götüren akademisyen gibi…
Belki bu hikayeler, belki gerçektir, belki abartılıdır ama önemli olan, halk tarafından inanılması. Varılan netice ise kumarın yoksulluk döneminin en makul yatırım yöntemi gibi görünmesi!
Farkındasınızdır son dönemlerde fuhuş ve uyuşturucu operasyonları kadar popüler bir operasyon türü daha türedi; bahis operasyonu. Emniyet, İstanbul’da “illegal bahis bölgesini” basıyor, MİT offshore bahis sitelerine erişim sağlayan serverları kapatıyor, gözaltılar yapılıyor. Savcılıklar görünürde dava üzerine dava açıyorlar.
Gelin görün ki, işin içinde bir bit yeniği olduğuna bizi artık alıştırdı Tayyip Erdoğan ve sarayı. Şu sorular akıllarımızda dönüp duruyor: Bu operasyonlar, asıl bahis lordlarına yönelik midir? Cevap: Hayır.
Peki neye yönelik? Cevap: Son kullanıcılara ve “ayakçılara” (ara satıcılara) yönelik.
Neden?
Cevap: Çünkü asıl bahis lordları, genellikle belirli şebeke ve “çatı” altında faaliyet gösterir ve onlara dokunmak iktidarın işine gelmez.
Türkiye’deki bahis işletmeciliğinin yapısını şöyle izah edilebiliriz:
Katman 1 (Saray/Devlet çevresi): Belirli işadamları ve yöneticiler. Bunlar, resmi veya gayri resmi olarak, bahis operasyonlarından “pay” alırlar. Operasyonun ne zaman yapılacağını, kimi vurulacağını, kime yol yani “serbest geçiş” verileceğini bilirler.
Katman 2 (Bahis Lordları): Gerçek para ve operasyon akışını kontrol eden kişiler. Bunların çoğu eski mafyatik tipler, suçlu geçmişi olanlar veya bu çevrelerde büyümüş girişimciler. Operasyonlardan korkmazlar çünkü vaktinde sinyal alırlar.
Katman 3 (Ağ): Bahis alanlarını işleten, internet kafe ve bar sahipleri. Bunlar, Katman 2’den emir alırlar, ama Katman 1’in (polisin) radarında da olabilirler.
Katman 4 (Müşteriler ve Ayakçılar): Son kullanıcılar ve onları bahise çeken “referans” sistemi kullanıcıları. Operasyonlarda, çoğu zaman bunlar yakalanır.
Sıkıntılı bir durum olduğunda katman 1 ve 2 bir şekilde “anlaşma”ya varır ve genellikle şöyle geçici bir algı kurgulanır: “Bu ay, Katman 4’ü vur. Ağları kapatmış görünelim siz de yandaş medyada haber çıkarın. İçişlerinin, polisin ve istihbaratın başarısını gösterin. Ancak kesinlikle Katman 2’ye dokunmayacaksınız!
Bunun apaçık kanıtı ise bugüne kadar asla asıl bahis lordlarından herhangi biri yakalanıp mahkemelik olmamıştır. Eğer işin sonuna kadar gidilecekse, mesela koparılacak parayı ödemeyi düşünmüyorsa, son bir iyilik olarak yurt dışına tüymesi söylenir!
Ve fakat asıl oyun burada değil. Çünkü operasyonların bir kısmı, aslında Katman 2’nin (bahis lordlarının) “soygunlarına” yol vermek için yapılır.
Peki bu çark nasıl işliyor?
- Bir bahis lordu, belirli dönemde çok para biriktirir. Örneğin, sonu “bet” ile biten bir sitede, maçlar, goller, kartlar hakkında tahminler yapılır bahisler açılır. (Buyrun size bir de futbolda şike operasyonlarının uçları)
- Bu parayı gizlemek zordur. Çünkü kripto hesaplarında bile, izler vardır. Zira devletlerin, blockchain analitiği şirketleri var.
- İşte o zaman Katman 1 (saray/bürokrasi/emniyet), devreye girer: “Sana bir operasyon yapacağız. Basına haber verilecek. Bahis lordu yakalandı’ diye yazılacak. Seni bir süre cezaevinde misafir edip. Millet utunca salacağız” denilir. Elbette bunun bir bedeli vardır, Saray’da buna “Ceza kesmek” deniyor. Reis sana bu kadar ceza kesti!” çok meşhurdur mesela.
- Sonraki aşamada birikmiş zenginlik, ‘varlıklara el konulması ve hesapların dondurulması’ adı altında çıkarılır, hesaplanır. Burada paylar, yüzdeler yerlerine ulaştırılır tabi.
- Aslında bu operasyona bahis lordları çok fazla karşı da çıkmaz, tepki de göstermezler. Zira böylece yasal olmayan muazzam bir birikimi yasal hâle getirmiş olur. Hapis cezasının ardından serbest kalınır varlığın bir kısmı “ceza kesintisi” adı altında iç edilir. Bir kısmı, “etkin pişmanlık” yapan lordun avukatı aracılığıyla, maskelenmiş biçimde geri verilir.
- Katman 1’in (saray), bu işlemde de bir payı var elbette. Operasyondan elde edilen “ceza”, genellikle Türkiye Varlık Fonuna devredilir ve buranın hesabını Erdoğan başka bilen tek bir kişi bile yoktur!
Bahis aleminde buna koparma operasyonu deniyor.
Devam edeceğiz… Yarın büyük resme bakalım.
NOT: Herkesin bayramını tebrik ederim.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































