Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Ahmet Şık, AKP’nin olası bir seçimle iktidarı devretmeyeceğine inandığını söyledi. Gazeteci Timur Soykan’ın sunduğu ve YouTube’da yayınlanan programına konuk olan Ahmet Şık, “Yani herkes diyor ki bak seçim olacak mı? Ya da AKP kaybederse iktidarı verecek mi? Vermeyecek.” dedi.
Gazeteci kökenli isimlerden olan Ahmet Şık, konuşmasının devamında bu görüşünü şöyle temellendirdi:
- “Ha şu nedenle söylüyorum bunu. Çünkü biz bunu daha önce iki kere yaşadık. 7 Haziran 2015 seçimini AKP kaybetti mi? Tek başına iktidarını o zaman yitirdi. O zaman önünde bir denklem vardı. Ya iktidarını demokratik teamüllerle paylaşacaktı ya da mevcut iktidarını koruyacak birtakım girişimlerde bulunacaktı. İkinciyi tercih etti. Türkiye kan banyosuna girdi. Şimdi dolayısıyla bir seçim iptal oldu ve o kan banyosunun arkasından yapılan seçimle insanların güvenlik kaygılarının zirveye çıktığı bir seçim yaşandı. İktidarını sürdürdü.
- Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanlığının ilk kazandığı seçim iptal edilmedi mi? Edildi. Peki Ekrem İmamoğlu şimdi nerede? Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyacağı konuşulurken, Erdoğan’ı en ürküten muhalefetin ortak adayı olma kimliğini taşırken bir anda kendini hapishanede buldu. Selahattin Demirtaş da orada (cezaevinde). Yani Erdoğan’ın siyasal haritasında, yol haritasında pürüzlü olarak görünen herkese bir had bildirme hali var.
- Şimdi buradan yola çıkarak, ‘seçimde acaba iktidarı kaybederse verir mi?’ Yani ben sadece diyorum ki verir vermez bilemiyorum ama yaşadığım şeyler bize bu işin o kadar da kolay olmayacağını gösteriyor. Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyanlardan kim var? Selahattin Demirtaş Cumhurbaşkanı adayıydı hapiste. 7 Haziran 2015’te Erdoğan’a hezimet yaşattığı için. Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayıydı. Hapiste. Defalarca Ümit Özdağ hani siyasal olarak sevmeyiz ama o da cumhurbaşkanı adayıydı. O da hapse girdi çıktı.
- Muharrem İnce kurduğu parti üzerinden, kendi doğduğu partiye verdiği zarar üzerinden o da bir geldi gitti. Doğu Perinçek Cumhurbaşkanı adayıydı. Şimdi AKP’de yani söylemeye çalıştığım şey şu: Erdoğan’ın karşısına rakip olanlar olarak çıkanlar ya hapisteler ya da AKP’nin içerisinde rantiyeye bulaşmış durumdalar. Tamam mı? Yani denklem böyle.
- Şimdi buradan yola çıkarak herkesin kendine bir soru sorması lazım. Bu iş toplumsal mücadeleyi büyüterek herkesin ortak paydayla ve ortak gelecek tahayyülüyle hareketiyle mi çözülür yoksa ne idüğü belirsiz bir seçimle mi? Bir de hegemonyayı da kuranın saray rejimi olduğu ortadayken!
Ahmet Şık, iktidarın yeni süreçle ilgili tavrını da şöyle anlattı:
- Benim tahminim şu. Bu yasal düzenlemelere ilişkin seçim bitene kadar olası genel seçim bir adım atılmayacağı yönünde. İktidarın bunu sündüreceği. Umarım yanılıyorumdur. Çünkü Erdoğan garanti istiyor. Erdoğan çok bütün mevzulara çok pragmatik yaklaşan, çok öznel bir yerden değerlendiren ve hırsıyla hareket eden birisi. Erdoğan şöyle bakıyor. ‘Şimdi hakları veririz ama bunlar işbirliğine devam eder. Ben de seçimi kaybedersem bir de üstüne intikam da alamam. Hem iktidarı kaybederim.’ O yüzden bir şey yapmamayı ve sündürmeyi daha rasyonel buluyor kendi açısından.
ÖNCEKİ YAZIBeyin hasarından anlam krizine: Bağımlılığın “ontolojik sürgünü”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































