1996 tarihinde hem babasını hem de amcası kaybettirilen Cumartesi Anneleri’nden Emine Erbek, ‘Adalet Bakanı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir; taleplerimizi karşılasınlar, faili meçhulleri aydınlatsınlar ve failleri cezalandırsınlar’ dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, Gülistan Doku davasında aralarında eski Tunceli Valisi ve oğlunun da bulunduğu isimlerin tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulduğu duyuruldu. Bu birim aracılığıyla, başta kadın ve çocuk katliamları olmak üzere 75 ilde toplam 638 dosya ve 693 vakayı kapsayan bir inceleme süreci başlatıldı. Bakan, Türkiye tüm dosyaların titizlikle analiz edileceği iddiasında bulundu.
Türkiye’de faili meçhul ve zorla kaybetmeler denilince akla gelen ilk gelen Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışı oluyor. Emine Erbek; 1996 yılının Ocak ayında, Şirnex’in Basan (Güçlükonak) ilçesine bağlı köylerden gözaltına alınıp işkenceyle katledilen babası Ahmet Kaya ve amcası Halil Kaya’ya dair yaşananları anlattı. Kimliklerinin, onları gözaltına alan jandarma karakolunda bulunduğunu, cenazelerin içinde olduğu minibüsün ise taranıp yakıldığını söyleyen Emine Erbek, yaşananları şöyle ifade etti:
“Babamı götürdüklerinde amcamı da götürdüler; babamlarla birlikte toplam altı kişiyi gözaltına aldılar. Taşkonak Taburu’na götürüldüklerinde üç gün boyunca işkenceye maruz kaldılar. 15 Ocak 1996’da, içinde babam Ahmet Kaya ve amcam Halil Kaya’nın da bulunduğu altı kişinin bindirildiği minibüs, korucular ve askerler tarafından kurşunlanıp ateşe verildi. Devlet o dönem bu saldırıyı PKK’nin gerçekleştirdiğini öne sürdü ancak bunu PKK yapmamıştı. Devlet o katliamı kendisi gerçekleştirdi ve başkalarının üzerine atmaya çalıştı. Bize, ‘Babanızı teröristler öldürdü,’ dediler. Ben de onlara, ‘Babamı madem teröristler öldürdü, babamın kıyafetlerinin sizde ne işi var? Babamın kimliği ve parası sizde ne arıyor? Evet, herhalde terörist sizsiniz,’ dedim. Devlet o dönem bu saldırıyı PKK’nin gerçekleştirdiğini ileri sürse de PKK o tarihte tek taraflı ateşkes ilan etmişti. Beni de gözaltına aldılar ve ‘Seni baban gibi öldüreceğiz,’ dediler. Ben de, ‘Siz bugüne kadar babamı biz öldürmedik diyordunuz ama bugün itiraf ettiniz,’ dedim. Ancak biz hepimiz gerçeklerin ne olduğunu gayet iyi biliyoruz.”
‘Başka bir kayıp daha yaşanmasın diye mücadele ettik’
Yıllarca babasının faillerinin bulunması için büyük bir hukuk mücadelesi verdiğini söyleyen Emine Erbek, yaşamı boyunca kayıplar için mücadele edeceğini vurguladı. Emine Erbek, “Biz kayıp yakınları olarak yıllarca direndik ve mücadele ettik. Yıllarca Galatasaray Meydanı’nda oturma eyleminde bulunduk ve adaletin sağlanmasını talep ettik. Galatasaray Meydanı’na giderken hep bir umutla, kayıplarımızın orada olduğunu düşünerek gittik. Belki babamdan bir haber vardır umuduyla, yorulmadan ve bıkmadan eylemlere katıldım. Yedi yıl boyunca aralıksız bir şekilde eylemlere devam ettim. Kayıplarımız için sesimizi yükselttik. Evet, yakınlarımızı kaybettik ama başka bir kayıp daha yaşanmasın diye de mücadele ettik. Biz bu acıyı yaşadık; başkası yaşamasın diye çabaladık. Devlet eliyle yüzlerce kişi kaybedildi. Ben babamı kaybettim; başkası babasını, annesini, ailesini kaybetmesin diye, başkaları kaybolmasın diye direndim” şeklinde konuştu.
‘Tüm faili meçhullerin katili devlettir’
Cenazelerin o dönem jandarmalar tarafından toplu halde gömüldüğüne dikkat çeken Emine Erbek, 2012 yılında gömüldükleri yere giderek cenazelerini aldıklarını paylaştı. Emine Erbek, “Babamın kemiklerini o çukurdan çıkarıp köyüme götürdük. Tüm faili meçhullerin katili devlettir; bunu yapan devletin kendisidir. Tek talebim, bu kadar kaybın hesabının sorulması ve kayıplarımızın kanının yerde kalmamasıdır. Artık kimsenin ölmesini veya kaybedilmesini istemiyoruz. Meclis’e gittim; bu kayıp insanların bulunmasını istiyorum. İktidar bana, bu yaşananların kendi dönemlerinde olmadığını, Tansu Çiller döneminde gerçekleştiğini söyledi. Cezaevlerinde yaşanan işkencelerin son bulmasını istiyoruz. İnsanlar şu an kendi haklarını talep ettikleri için cezaevindeler; hak, hukuk ve adalet talebinde bulundukları için katlediliyorlar” dedi.
‘Bakan verdiği sözü yerine getirsin’
Adalet Bakanı’nın faili meçhullere dair yaptığı açıklamaya işaret eden Emine Erbek, “Adalet Bakanı madem böyle bir şey söyledi, sözünün arkasında dursun. Cezaevlerinin kapıları sonuna kadar açılmalı ve hasta tutsaklar bir an önce serbest bırakılmalıdır. Adalet Bakanı üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir; bizler bu konuda bir beklenti içerisindeyiz. Taleplerimizi karşılasınlar, faili meçhulleri aydınlatsınlar ve failleri cezalandırsınlar. Bakan, verdiği sözü yerine getirsin” diye belirtti.
Haber: Elfazi Toral/JINNEWS
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































