Eski Tunceli Valisi Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı. Babasının işi sebebiyle sık sık şehir değişikliği yaptıkları için çok fazla arkadaş çevresinin olmadığını söyleyen Mustafa Türkay Sonel, az sayıda arkadaşıyla görüştüğünü, Tunceli’den de görüştüğü tek arkadaşının Uğurcan A. olduğunu belirtti.
‘BİZE FAŞİST-IRKÇI DERLERDİ’
“Okuduğum okullarda asker-polis çocukları gibi ben de akran zorbalığına maruz kalmışımdır” diyen Sonel, “Hatta Tunceli’de lise okuduğum dönemde İstiklal Marşı’nı bile bağıra bağıra okuyan asker polis çocukları ve bendim. Bundan dolayı da çok bize yönelik ‘faşist, ırkçı’ derlerdi” ifadelerini kullandı.
Sonel, ifadesinde hala Yeditepe Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler bölümü 4. Sınıfta okuduğunu söyledi.
‘ALTAŞ’IN ANNE BABASI SÜREKLİ KAVGA EDERDİ’
Uğurcan Açıkgöz ve Umut Altaş’ın Tunceli’de lise arkadaşları olduğunu söyleyen Sonel, “Umut Altaş’ın aile düzeni bozuktur. Beraber olduğumuz bir ortamda anne babasının sürekli kavga ettiğini ve durumlardan çok rahatsız olduğunu anlatmıştı. Hatta dayanılmaz bir hale gelerek bileğini cama vurarak kestiğini de biliyorum. Umut Altaş’ın abisi, Sidar Altaş’ın sevgilisi benim hakkımda Umut’a ‘Valinin oğlu ile arkadaşlık mı yapılır?’ dediğini duymuştum. Ancak Sidar Altaş, kız arkadaşının dediği konulara hiçbir zaman katılmamış, bana da ‘Boş ver onun söylediklerine takılma’ demiştir. Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ı da arkadaşımın babası olmasından dolayı tanırım.”
‘ARKADAŞLARIM UYUŞTURUCU VE ALKOL TÜKETİRDİ’
Üniversiteye başladığım zaman Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş, Ercem Çelebi ‘Hayırlı olsun’ ziyaretine İstanbul’a bir defa gelmişlerdi. Umut Altaş ile son fiziki görüşmem o tarihtir.” dedi. Avukatların ifadede kendisine hatırlatmak amacıyla telkinlerde bulunması üzerine bu kişilerin lise yıllarından uyuşturucu ve alkol tükettiklerini, Umut Altaş’ın yurt dışından arayarak kendisinden 10 bin dolar para istediğini iddia etti.
Zeynal Abarakov ve üvey babası Engin Yücer’i tanımadığını söyledi. Dönemin Vali Koruma Şefi Şükrü Eroğlu’nu tanıdığını söyleyen Sonel, genelde özel harekat polislerinin aileyi koruduğundan bahsetti.
‘HERKES GİBİ BEN DE BASINDAN TANIDIM’
Gülistan Doku’yu tanıyıp tanımadığı ve silinen veriler, valinin Doku ailesinden aldıktan sonra kaybolduğu iddia edilen yedek sim kart, sorulan Mustafa Türkay Sonel, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Her hangi bir yerde herhangi bir sürekle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Böyle bir şey mümkün değildir, benim veya bir yakınımın ilgisi yoktur. Sim kart ile ilgili de hiçbir fikrim yoktur.” Dedi.
‘ARKADAŞ GRUBUMDAN KİMSE GÜLİSTAN DOKU’YU TANIMAZDI’
Jandarma sorguda, “Gülistan Doku’nun, Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz veya arkadaş grubundan herhangi biriyle tanışıklığını, Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları başka telefon hattı veya patates hattı var mıydı?” diye sordu.
Bunun üzerine cevaben, “Ben, Gülistan Doku’nun kayıp olması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiçbirisi Gülistan Doku’yu tanımazdı. Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019-2020 yıllarında kullandıkları hatlardan başka hatları veya ‘patates hat’ diye tabir edilen hatlar konusunda ne desem yalan olur, bilmiyorum. Çünkü mesala benim numaram çocukluğumdan beri aynıdır, hiç değişmedi. Yıllardır da benden başkası bu hattı kullanmaz” ifadelerini kullandı.
UMUT ALTAŞ’IN İFADELERİNİ REDDETTİ
Bir kadını hamile bıraktığı iddiası da sorulan şüpheli Sonel, “Böyle bir durum söz konusu bile olamaz, öyle bir durum varsa ispatlasınlar.” dedi.
Umut Altaş’a silahını göstererek, “Ben bu silahla birisini vurdum” dediği iddiaları sorulan Mustafa Türkay Sonel, “Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bana Airsoft sporunu lise arkadaşım olan o dönem MİT müdürünün oğlu öğretmişti. Bu spor hobilerim arasında olduğu için bu sporda kullanılan boncuk atan (Fosforlu, Kırmızı, Yeşil, Beyaz renk) hatta bu spora ait evin bahçesinde oynadığımıza dair birçok fotoğraf ve video telefonumda mevcuttur.
Hatta bu sporda kullanılan silahların hepsinin faturası mevuttur. Bu sporda kullanılan silahları İzmir Av Market Airsoft isimli sarı renkli internet sitesinden sipariş verirdik. Hatta bu sporda kullanılan silahların boncuklarını da bu siteden sipariş verirdik. Bu silahlarda kullanılan boncuklara ‘B.B’ denir ve pahalı olduğu için bir sonrakinde kullandığımız zamanlarda tekrar yerden toplardık” dedi.
‘GİTMEDİM’ DEDİĞİ YER BAZ KAYITLARINDA ÇIKTI
2019-2020 yıllarında Umut Altaş’ın ve kız arkadaşlarıyla Moğultay Mahallesi’nde bulunan Gençlik Merkezi’nin 3. katına gittikleri iddiasını yalanladı. Kütüphaneye gidip ders çalıştığını söyledi. Ancak jandarma daraltılmış baz raporuna göre 27 Aralık 2019 günü 15:20-16:26 saatleri arasında Tunceli’nin Moğultay Mahallesi’nde bulunan Gençlik Merkezi binasında olduklarının tespit edildiğini belirtti. Bunun üzerine Sonel, “Aradan çok uzun bir zaman geçtiği için bu konu ile ilgili bir fikrim yoktur” dedi.
‘TECAVÜZ OLAYIYLA HİÇBİR ALAKAM YOKTUR’
27 Aralık’tan, 04 Ocak’a kadar defalarca Umut ve Türkay; Umut ve Uğurcan arasındaki telefon görüşmeleri, Gülistan Doku’nun çalıştığı ‘Hanımeli Kafe’ye 4 Ocak 2020 günü gitmeler, bahsi geçen gençlik merkezinde baz verdikleri hatırlatılarak, “Gülistan Doku’nun gençlik merkezinde tecavüze uğradığı doğru mu?” diye soruldu.
Telefon görüşmelerinin nedeninin olay olup olmadığı sorusu yöneltildi. Bunun üzerine cevaben, “Ben bana bahsettiğiniz telefon konuşmalarının içeriklerini uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur.
Bu konu çok korkunç ve iğrenç bir durumdur. Benim de bir kız kardeşim var. Yanlış hatırlamıyorsam bahsettiğiniz Hanımeli Kafe’nin sahibinin oğlu Sidar Elma bizim arkadaş grubunda okul arkadaşımdır. Hatta kendisine ‘Apple’ diyerek takılırdık.
Bu arada ben bu ‘Hanımeli’ isimli kafeye bir ya da iki kere gitmişimdir. O da arkadaşlarım Umut Altaş ve Ekincan’ın bu kafenin tatlılarını sevmeleridir. Ben zaten tatlı seven bir insan değilim. Geçerken onlar için oraya uğrar paket olarak tatlıları alırdık.
Hatta bana da tatlı yememi ısrar ederlerdi ancak ben tatlı yemezdim. Ben en çok ‘Balkon’ isimli kafeye giderdim. Benim bu konuşmaların içeriklerini aradan uzun zaman geçtiği hatırlamam mümkün değildir.”
‘DOKU AİLESİNE KIZMIYORUM’
“Belki bir oyun ile ilgili, belki sınav dönemi ile ilgili, belki üniversite seçimi ile ilgili olarak konuşmuş olabilirim. Birisinin doğum günü için konuşmuş olabilirim. Bahse konu tecavüz olayı ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim yoktur. Bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum. Bu tecavüz olayı varsa, yapan kişi aşağılık birisidir. Tekrar ediyorum, benim de bir kız kardeşim var. Böyle bir itham ile adımın yan yana gelmesi çok zoruma gidiyor. Ben de bir üniversite öğrencisiyim. Benim de çevrem, komşularım, kız ve erkek arkadaşlarım var. Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar. Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum.” dedi.
‘ŞEHİRDE ARABALARIMIZLA TUR ATARDIK’
O dönem kullandığı aracın babası üzerine kayıtlı olduğunu söyleyen Sonel, “Uğurcan Açıkgöz beyaz Mercedes, beyaz Audi A3 ve beyaz Seat Leon, Umut Altaş’ın beyaz Skoda Octavia, Ercem Çelebi’nin siyah BMW 520 ve liseden arkadaşım Emre’nin beyaz Audi A7 yada A5 marka araçları vardı. Biz grupla hemen hemen her akşam toplanır şehirde tur atardık. Bazen araçları değiştirip kullanırdık” dedi.
TELEFON KAYITLARI SORULDU
Jandarma sorguda şüpheli gördüğü telefon trafiğine bir kez daha değindi. Umut Alta ile yan yana olmadıkları zamanlarda hemen hemen her gün günde birçok defa telefonla görüşmelerine rağmen, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 05 Ocak 2020 günü saat 02:32’den aynı günün akşamı saat 23:04’e kadar Umut Altaş’la hiç telefonla görüşmemelerine dikkat çekti.
“Bu saat aralıklarında Umut Altaş’la yan yana mıydınız? 05 Ocak 2020 günü saat 22:00’dan itibaren Şükrü Eroğlu, Umut Altaş ve sizin beraber olduğunuz, Umut Altaş’ın ise saat 19:28’den itibaren olmak üzere, Gülistan Doku’nun son baz verdiği ve görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü ve Rostan dinar mevkii civarından birlikte baz verdiğiniz daraltılmış baz raporuyla tespit edilmiştir. Ayrıca fotoğraflı PTS kayıtlarından da o bölgede olduğunuz tespit edilmiştir. Şükrü Eroğlu ve Umut Altaş’la 05 Ocak 2020 akşamı o kadar saat o bölgede ne yaptınız?” diye soruldu.
‘6 YIL ÖNCESİNİ HATIRLAMIYORUM’
Üzerinden çok zaman geçtiği hatırlamadığını söyleyen Tuncel, “Bana mesela dünü sorsanız size dakika dakika saniye saniye söylerim. Ancak siz bana 6 yıl önceki saat aralığını soruyorsunuz. Bunu hatırlamam mümkün değildir. Şükrü ile ilgili sorduğunuz soruya bir fikrim yoktur. O gün için özel değil ancak bahsettiğiniz bölgeyi benim anladığım kadarıyla araçlarımıza yakıt almaya gider orda turlardık. Hatta daha ileride bulunan yakıt istasyonuna kadar gider, dönerdik. Biz bahsettiğiniz yola farklı farklı araçlarla bazen toplu, bazen de Umut ile birlikte giderdik. Hatta Umut babasından arabayı her zaman alamazdı, bunun sıkıntısı çok yaşardı. Gönlü kırılmasın diye Umut’u kendi arabamla gezdirirdim” dedi.
‘GÜLİSTAN’I TANIMAM Kİ EŞYALARINI BİLEYİM’
Gülistan Doku’ya ait eşyaların intihar algısı yaratmak amacıyla yok edildiği belirtilirken, barajda ele geçen makas, reçete ve el yazılı not ile Mustafa Turkay Sonel’in arkadaşlarıyla HTS’den sinyal verdikleri yerin aynı olduğu kaydedildi. Gülistan’ın da en son görüldüğü bu viyadükte suç delillerini yok ettikleri iddiaları sorulunca, “Ben Gülistan Doku’yu tanımam ki eşyalarını bileyim. Zaten biz o bölgede yukarıda da söylediğim gibi araçlarda hareket halinde olurduk, yolda durup beklemezdik. Kaldı ki orada araç ile durabilecek bir yer yoktur. Bahsettiğiniz malzemeleri birisi atmış olsa bile ben onun kim olduğunu ve neden atıldığını bilmiyorum.” şeklinde konuştu.
‘ADIMIN GEÇMESİNİN TEK NEDENİ BABAMIN VALİ OLMASI’
Gülistan’ın son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü ve Rostan Dinar mevkii civarında bulunan alanda Gülistan Doku’yu öldürdüğü veya cansız bedenini teslim aldıktan sonra koruma şefi Şükrü Eroğlu’nu çağırarak başka bir yere gömmeye götürdüğü yönündeki gizli tanık beyanı sorulan Sonel, “Gizli tanığın bu beyanı tamamen asılsızdır. Tarafıma iddia edilen suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Bana ve aileme karşı yapılmış olan bir itibar suikastıdır.
İsmini dahi bilmediğim bir kızın olayında benim ismimin geçmesi de babamın vali olmasıdır. Benim gibi üniversite öğrencisi olan birisinin akşam saatlerinde evinden alınarak buraya getirilip gözaltına alınmam bu durumları yaşamamın tek sebebi babamın makamıdır. Ben sade bir Türk vatandaşıyım. Yaşantım da o yöndedir.
Benim şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken sizin karşınızdayım ve bu durum benim çok fazla zoruma gidiyor. Bahsettiğiniz tarih çok eski, benim için sıradan ve normal bir gün olduğu için hatırlamıyorum. Şükrü ağabeyin orada olup olmadığını da hatırlamıyorum. Şükrü ağabeyi benim çağırıp çağırmadığımı da hatırlamıyorum. Şükrü ağabeyin o bölgeye hangi araç ve kiminle ne için geldiğini bile bilmiyorum. Kendimin bile orda olup olmadığımı bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
‘TANIMADIĞIM İÇİN İÇERİDE OLSA BİLE FARK ETMEM’
4 Ocak Günü Gülistan’ın çalıştığı kafeye iddiaya göre Mustafa Türkay Sonel ve arkadaşları beraber gitti. Burada Gülistan’a telefondan bir şey gösterdiler ve daha sonra buradan ayrıldılar. Akabinde Gülistan Doku’dan iş yerindeki ilk iş gününde izin aldı ve 15 dakika sonra apar topar buradan ayrıldı.
Bu iddianın sorulduğu Sonel, “Arkadaşlarım o kafenin tatlısını sevmesinden dolayı ve arkadaşım Sidar’ın babasının işlettiği işletme olduğu için tatlı almaya gitmişizdir. Yanımdaki kişileri o tarih itibariyle hatırlamam mümkün değildir. O gün değil başka günler için de söylüyorum, ben kavgaya meyilli birisi değilim.
Ben Gülistan Doku’yu tanımadığım için kafenin içerisinde olsa bile fark etmem. Ben genelde tanıdığım insanların dışında kimse ile konuşan bir insan değilimdir. O gün de yine tek münasebetim alışveriş olmuştur.” dedi. PTS Kayıtlarına göre aracıyla 5 Ocak gecesi Elazığ’dan Tunceli’ye girişi görünürken çıkışı görünmüyordu. Bunun nedeni sorulduğunda bilmediğini ve kimseden çekincesinin olmadığını söyledi.
TUTUKLULUĞA SEVK YAZISI
Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun Mustafa Türkay Sonel hakkındaki tutukluluğa sevk yazısında şu ifadeler yer aldı:
“Dosyada mevcut gizli tanık beyanına göre şüpheli maktuleyi yanında diğer şüpheli Umut Altaş da olduğu halde öldürdü. Olay yerine koruma polisi Şükrü Eroğlu’nu çağırdı. Şükrü cansız bedeni alarak Tunceli ili, Pertek ilçesi; Koçpınar köyü’nde bulunan mezarlığın yanındaki ağacın altına gömdü.
Ancak yaklaşık 1-2 yıl önce cansız bedenin yerini değiştirildi. Tunceli İI Jandarma Komutanlığı yer altı görüntüleme cihazı uzman kullanıcısı ile birlikte gizli tanığın tarif ettiği bölgeye 12/01/2025 tarihinde JASAT ekipleri ile birlikte gidildi. Gizli tanığın beyanında geçen yer gösterilmeden geniş alanın taranması istendi.
Uzman, gizli tanığın beyanında geçen mezarlığın yanında bulunan büyük ağacın altındaki noktada daha önceden kazı yapıldığı ve boş olduğunu, cansız bedenin gömüldükten sonra tekrar çıkartılarak başka yere nakil yapılmış olabileceğini belirtti. Bunun üzerine cihazla bu bölgenin tamamı tarandı, uzman kullanıcının tarama sonucunda gizli tanığın tarif ettiği bölgede bir şahsın gömülerek belli bir süreden sonra çıkartıldığı, bu sürenin yaklaşık 1-2 yıl içerisinde olduğu belirtildi.
Tespit edilen boşluğa cansız beden ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu sebeple oluştuğu belirtildi. Bu tespit üzerine Tunceli İI Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Ekipleri bölgeye çağrıldı, ilgili alan kazıldı ancak herhangi bir insana ait cansız bedene veya kemik parçasına rastlanmadı.”
YGC cihazıyla yapılan arama faaliyeti sonucu düzenlenen uzmanlık raporu ile gizli tanık beyanının uyumlu olduğu ve bu açıdan gizli tanık beyanına itibar edilebileceği kaydedilerek tutuklama talep edildi.
Kaynak: İHA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































