PROF. DR. MEIR LITVAK | YORUM*
İran’daki Kürtler arasında rejim değişikliği isteyenlerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum. Ancak Kürtlerin çoğunluğunun İran’dan ayrılmak istediğinden emin değilim. Bir tür kültürel özerklik ya da başka bir özerklik istediler ve İran rejimi bunu onlara vermedi.
Kürtler arasında şikâyetler vardı ve Kürt bölgeleri hâlâ İran’ın en yoksul bölgeleri arasında görülüyor. Belucistan daha da kötü, ancak Kürt bölgesi muhtemelen sadece bir basamak daha iyi durumda. Belucistan’da Sünniler ve Pers olmayanlar var, dolayısıyla iki dezavantajı birden yaşıyorlar.
Son yıllarda Kürtler arasında rejim tarafından idam edilen Kürtlerin sayısının diğer gruplardan çok daha yüksek olduğuna dair şikâyetler vardı. Rejim bu kişilerin suçlu olduklarını iddia ediyordu, ancak gerçekte idam edilenlerin Kürt aktivistler olduğu söyleniyordu.
2022’de Mahsa Amini olayından sonra gerçekleşen protestolara bakarsanız — kendisi Kürttü — Kürt bölgelerinde ve başka bölgelerde daha yaygın gösteriler gördük. Çünkü belki de onun polis tarafından öldürüldüğünü düşündüler; Kürt olduğu için daha sert muamele gördüğünü düşündüler.
Dolayısıyla İran’daki mevcut rejime karşı birçok Kürt arasında daha güçlü bir öfke olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle varsayımım çoğunun rejim değişikliği istediğidir. Yine özerklik, eşitlik gibi şeyler istiyorlar, fakat kesinlikle mevcut rejimin bunu sağlayabileceğine inanmıyorlar.
Azeriler ve Persler rejime yaklaşır!
Kürtlerin ABD ve İsrail’den destek alsalar bile İran rejimini devirmeye yardımcı olabilecekleri konusunda şüpheliyim. Bunun akıllıca bir politika olduğunu düşünmüyorum. Diyelim ki birkaç bin Kürt savaşçı var. Ama karşılarında Pasdaran, Devrim Muhafızları ve Besic’in on binlerce savaşçısı var. Kürt bölgeleri Tahran’a yüzlerce kilometre uzaklıkta. Kürt bölgelerinde bulunan bu güçler Tahran’daki rejimi nasıl devirecek?
Daha da önemlisi ya da en az onun kadar önemli olarak, şu anda Kürtler rejime karşı bir ayaklanma başlatırsa, bu bir Kürt ayaklanması olarak görüleceği için birçok Pers ve Farsça konuşanı rejimi desteklemeye itebilir. Çünkü İran’ın parçalanacağından korkacaklardır.
Tarihsel olarak da bakarsanız, 1945–46 dönemini inceleyin. Sovyetlerin desteğiyle İran’da yarı özerk Azerbaycan Cumhuriyeti vardı ve aynı zamanda Mahabad Cumhuriyeti de vardı. O dönemde Azeriler ile Kürtler arasındaki ilişkiler çok iyi değildi. Aralarında gerginlikler vardı.
Dolayısıyla bir Kürt hareketi ortaya çıkarsa, Şii olan Türkler ve Azerilerin bundan memnun olacağından emin değilim. Bu nedenle bunun akıllıca bir politika olduğunu düşünmüyorum ve İran’da rejimi değiştirmede gerçekten önemli bir rol oynayabileceğinden ciddi şekilde şüpheliyim.
Azeriler İran’ın parçalanmasını istemez
Benim tahminim İran’daki Azerilerin çoğunun İran’ın parçalanmasını istemediğidir. Belki bazıları kültürel özerklik isteyebilir. Bazen hükümetin kendilerine iyi davranmadığını düşünebilirler.
Bir örnek vereyim. Azerbaycan’daki Urumiye Gölü trajedisini biliyorsunuz. İran’ın en büyük gölü ve neredeyse tamamen kurudu. Bu büyük bir ekolojik felaket. İran’daki birçok Azeri hükümetin bu sorunu çözmek için yeterince tedbir almadığından şikâyet etti. Hatta neredeyse hiçbir şey yapmadığını söylediler. Neden? Çünkü biz Azeriyiz dediler.
Ama aynı zamanda birçok Azeri İran sistemine iyi şekilde entegre olmuştur. İran sisteminde birçok üst düzey pozisyonda olduklarını düşünüyorlar. Eski başbakan Mir Hüseyin Musavi’yi düşünün; kendisi Azeriydi ve dokuz yıl İran başbakanıydı. Başka örnekler de var: generaller, üst düzey ayetullahlar vb. Bu yüzden İran’dan ayrılmak istediklerini düşünmüyorum.
Başka bir örnek vereyim. Yaklaşık 30 yıl önce İran Azerbaycanı’ndaki Erdebil kentinde protestolar olmuştu. Talepleri, Erdebil’in bir eyalet başkenti olmasıydı. Argümanları şuydu: İran-Irak savaşında İran’ı savunurken en fazla şehidi biz verdik. Dolayısıyla bu statüyü hak ediyoruz dediler. Bu arada başarılı oldular. Kendilerini İranlı vatanseverler olarak vurguladılar.
Bu yüzden Azerilerin çoğunun İran’ı bölmek isteyeceğinden ciddi şekilde şüpheliyim.
İsrail’in İranlı Kürtlerle herhangi bir bağı yok
Tarihsel olarak İsrail ile Irak Kürtleri arasında iyi ilişkiler vardı. Bu ilişkiler 1975’te İran Şahı Irak’taki Kürtleri terk edince sona erdi. İsraillilerin Kürtlere karşı belli bir sempatisi var. Ancak pratikte İsrail’in İran’daki Kürtlerle nasıl güçlü ilişkiler kurabileceğini göremiyorum. Coğrafyaya bakın: Türkiye, Irak ve İran ile çevrililer ve bu ülkeler Kürtlerin siyasi hedeflerini desteklemiyor.
Şah döneminde İsrail Kürtlerle İran üzerinden ilişki kurabiliyordu. Bugün böyle bir yol yok.
Suriye ve Irak’taki Kürt grupların İran’a karşı operasyonlara katılması pek olası değil. Öncelikle Suriye’deki Kürtler Amerikalılar tarafından terk edildi ve savaşı kaybettiler. Irak’taki Kürtlerin bazıları belki katılabilir. Ancak burada hangi Kürt grubundan bahsettiğinize bağlı. Talabani’nin PUK hareketi tarihsel olarak İran’a daha yakındı. Barzani hareketi ise Türkiye’ye daha yakındı. Türkiye’nin desteğini kaybetmek istemezler.
Barzani hareketi İran’a karşı ciddi bir kin taşıyor olabilir. Çünkü birkaç yıl önceki bağımsızlık girişimlerini bastırmaya yardım eden kişi Kasım Süleymani idi. Ama bu kini eyleme dönüştürebilirler mi, bu başka bir mesele. Bu, silah ve kaynak desteğine bağlı.
*İran Araştırmaları İttifak Merkezi Direktörü
Parviz ve Pouran Nazarian Modern İran Araştırmaları Kürsüsü
Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Tarihi Bölümü
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































