DEM Parti Kepez İlçe Örgütü 3’üncü Olağan Kongresinde konuşan Saruhan Oluç, komisyon raporuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, ‘İşi uzatmayın. Zamana yaymayın. İpe un sermeyin. Bu sürecin bozulmasını isteyen çok sayıda güç var. Siz geciktirdikçe onların eli güçleniyor. Güven artırıcı adımlar atın’ çağrısında bulundu
Antalya’da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kepez İlçe Örgütü 3’üncü Olağan Kongresini “Barış ve demokratik toplum için örgütleniyoruz” şiarıyla gerçekleştirdi. Mimar Sinan Kongre Salonu’nda yapılan Kongreye DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, DEM Parti il, ilçe örgütleri, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Kongrede konuşan Oluç, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat 2025’te Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tarihi bir çağrı olduğunu dile getirerek şöyle konuştu:
“27 Şubat’ta, İmralı’da Abdullah Öcalan, son derece önemli, tarihsel ve stratejik bir açıklama yaptı. Bu açıklamayla birlikte barış ve demokratik toplum mücadelesinde yeni bir evreye geçildi, yeni bir dönemin kapısı aralandı. Neredeyse bir yıl geçti. Bu bir yıl içinde çok hızlı gelişmeler yaşandı. Kısaca hatırlatmak istiyorum. 27 Şubat 2025 çağrısında Sayın Öcalan iki temel noktaya odaklandı. Birincisi, kendi örgütüne yaptığı çağrıydı. Kongrenin toplanmasını, fesih kararı alınmasını ve silahlı mücadelenin sona erdirilmesini istedi. İkincisi ise devlete ve Türkiye toplumuna yönelikti. Demokratik toplumun önünün açılması, barışın hukuki ve siyasal zeminde inşa edilmesi çağrısıydı. Yani bu çağrı iki taraflıydı. Bu çağrının ardından PKK çatışmasızlık kararı aldı, Mayıs ayında kongresini topladı ve alınan kararların uygulanacağını ilan etti. Sayın Öcalan’ı baş müzakereci olarak kabul etti. Ardından sembolik silah yakma töreni yapıldı. Bu, silahların bir daha kullanılmayacağına dair açık bir mesajdı. Türkiye’ye, Ortadoğu’ya ve dünyaya verilen çok güçlü bir mesajdı. Sonrasında Zap bölgesinden ve Türkiye’den çekilme kararları alındı. Bunların tamamı barış için atılmış tek taraflı adımlardı.”
‘Meclis Komisyonu Raporunda ‘Kürt Sorunu’ Yok’
“Ancak şunu sormak zorundayız: Tek kanatlı kuş uçar mı, uçmaz” diyen Oluç, şöyle devam etti:
“Diğer tarafın, yani devletin ve iktidarın da adım atması gerekiyordu. Bu noktada, Sayın Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının sonunda özellikle vurguladığı bir hususu hatırlatmak istiyorum. Sorunun hukuki ve siyasi zeminde çözülmesi ve bunun için Meclis’te bir komisyon kurulması gerektiğini söylemişti. Bu çağrının hayata geçirilmesinde büyük emeği olan, barış mücadelesine çok önemli katkılar sunan, aramızdan erken ayrılan Sırrı Süreyya Önder’i burada bir kez daha saygıyla anıyorum. Uzun müzakerelerin ardından, 5 Ağustos’ta Meclis’te bir komisyon kuruldu. Ben de DEM Parti adına bu komisyonda yer aldım. Yaklaşık 137 kişi ve kurum dinlendi. Neredeyse tamamı Kürt sorununun kök nedenlerini anlattı. İnkâr politikalarını, ana dili, eşitlik ve özgürlük taleplerini… Ama gelin görün ki, hazırlanan raporda ‘Kürt sorunu’ ifadesi yer almadı. Sorun yine güvenlik ve terör parantezine sıkıştırılmak istendi. Biz buna itiraz ettik. Şerhimizi koyduk. Çünkü Kürt sorunu bir güvenlik sorunu değil; kimlik, kültür, eşitlik, özgürlük ve adalet sorunudur. Ana dilde eğitim sorunudur, kayyım rejimi sorunudur, güçlü yerel yönetimler sorunudur.
Gecikme süreci zedeliyor
Raporda yer alan iki önemli başlık ise son derece kritiktir. Birincisi, bizim ‘Barış Yasası’ dediğimiz özel bir yasanın çıkarılmasıdır. Silahlı mücadeleyi sona erdirenlerin toplumsal ve siyasal hayata nasıl katılacağı bu yasayla güvence altına alınmalıdır. İkincisi ise demokratikleşme başlığı altında, İnfaz Yasası, TMK, Ceza Yasası ve özellikle kayyım atanmasını mümkün kılan maddelerin değiştirilmesidir. Buradan, Antalya Kepez’den iktidara açıkça sesleniyoruz: İşi uzatmayın. Zamana yaymayın. İpe un sermeyin. Bu sürecin bozulmasını isteyen çok sayıda güç var. Siz geciktirdikçe onların eli güçleniyor. Güven artırıcı adımlar atın. Kayyımları geri çekin, belediye başkanlarını görevlerine iade edin. Cezaevlerindeki siyasi tutuklular için adım atın. Başta Selahattin Demirtaş olmak üzere, hakkında kesinleşmiş hüküm olmayan tutuklular serbest bırakılmalıdır. Ve en önemlisi; bir yıldır barış için tüm varlığını ortaya koyan Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma ve yaşama koşulları sağlanmalıdır. Bu yalnızca bir örgütün değil, barış isteyen herkesin talebidir.
Son olarak şunu da vurgulamak isterim. Rojava ve Kobani’de, Kürt halkı tarihsel bir kazanım elde etti. Yıllarca kimliği bile tanınmayan bir halk, bugün kendi kendini yönetebilecek bir noktaya geldi. Bu mücadelede yaşamını yitirenlere selam olsun. Direnenlere selam olsun. Barışta ısrar edenlere selam olsun.”
Konuşmaların ardından gidilen seçilme DEM Parti Kepez İlçe Eşbaşkanlığına Meryem Uzay ve Abdurrahman Balcı seçildi.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































