HASAN CÜCÜK | ANALİZ
İspanya Süper Kupası finalinde Real Madrid’in ezeli rakibi Barcelona’ya 3-2 mağlup olması, teknik direktör Xabi Alonso’nun görevine son verilmesiyle sonuçlandı. Büyük umutlarla 1 Haziran 2025’te başlayan Alonso dönemi yalnızca 225 gün ve 34 maç sürdü. Genç teknik adamın ayrılığında saha içi sonuçlar kadar, hatta belki onlardan daha fazla, soyunma odasında yaşanan krizler etkili oldu. Vinicius Jr. ve Jude Bellingham’la yaşanan sorunlar ve yönetimin yıldız futbolculardan yana tavır alması, Alonso döneminin sonunu hazırladı.
İtalyan teknik adam Carlo Ancelotti’nin, 2024-25 sezonu sonunda Real Madrid’den ayrılarak Brezilya Milli Takımı’nın başına geçeceğini açıklamasının ardından, kulüp yeni teknik direktörünü uzun süre aramadı. Tercih, bir dönem eflatun-beyazlı formayı da giyen Xabi Alonso oldu. Real Sociedad B takımından Bayer Leverkusen’e uzanan kariyerinde hızla yükselen Alonso, 2024 yılında Bundesliga tarihine geçti. Leverkusen’i tarihinde ilk kez, hem de namağlup şekilde şampiyonluğa taşıdı. Almanya Kupası’nı da kazanan genç teknik adam, UEFA Avrupa Ligi finalinde Atalanta’ya kaybetse de Avrupa futbolunun vitrinine çıktı.
Alonso’nun adı ilk olarak Liverpool ile anıldı. Jürgen Klopp sonrası için biçilmiş kaftan olarak görülüyordu; kulübün eski bir oyuncusu olması da önemli bir avantajdı. Ancak Alonso, bu teklifi reddederek Leverkusen’de kalmayı tercih etti. Bir yıl sonra kapısını bu kez Real Madrid çaldı. Bundesliga şampiyonluğu yeniden Bayern Münih’e gitmişti ve Alonso için Leverkusen defteri kapanmıştı. Artık yeni bir meydan okuma zamanıydı.
3-2 kaybedilen Barcelona karşılaşması Alonso’nun son maçı oldu.
1 Haziran’da ateşten gömleği giyen Alonso’nun ilk sınavı, FIFA Kulüpler Dünya Kupası oldu. İlk kez 32 takımla düzenlenen turnuvada Real Madrid, yarı finalde PSG’ye 4-0 yenilerek elendi. Alonso, “Bu takımı ben kurmadım” diyerek kendini savundu ve haksız da değildi. Asıl sınav sezonla birlikte başlayacaktı. Hazırlık döneminde ise nasıl bir teknik adam olacağının sinyallerini net biçimde verdi. Alonso, Real Madrid’de yüksek pres, kolektif disiplin ve savunma katkısı üzerine kurulu modern bir yapı inşa etmek istiyordu. Vinicius Jr. ve Bellingham gibi yıldızlara karşı tavizsizdi; herkesin savunma yapmasını talep ediyordu.
Başlangıçta sonuçlar oldukça etkileyiciydi. 14 maçta 13 galibiyet alındı. Takım düzenli, güçlü ve organizeydi. Ancak saha içindeki başarı, soyunma odasındaki huzursuzluğu gizleyemedi. Bazı yıldız oyuncular Alonso’nun yaklaşımını benimsemedi. Teknik adam, saygı görmediğini düşünmeye başladı ve soyunma odasında ciddi çatlaklar oluştu. Takım kaptanlarından Valverde, taktik tercihlere yönelik rahatsızlığını açıkça dile getirdi.
Kopuş süreci resmen Ekim ayındaki El Clasico ile başladı. Real Madrid, üst üste kaybettiği dört El Clasico’nun ardından Barcelona’yı mağlup etti. Ancak 70. dakikada oyundan çıkan Vinicius Jr.’ın Alonso’ya yönelik el-kol hareketleri galibiyetin önüne geçti. Kulüp, oyuncuya herhangi bir ceza vermedi. Bu durum, Alonso’nun otoritesine ağır bir darbe vurdu. Yalnız bırakılan genç teknik adam, ilkelerinden geri adım atmak zorunda kaldı. Yıldızlar eski özgürlüklerine kavuştu, yüksek pres terk edildi ve Alonso’nun projesi çöktü.
Kimliğini kaybeden Real Madrid’de sonuçlar da hızla kötüleşti. 4 Kasım – 10 Aralık arasında oynanan 8 maçta yalnızca 2 galibiyet alınabildi. Soyunma odasındaki kriz, sahaya da yansıyınca Alonso’nun koltuğu sallanmaya başladı. Son darbe ise Süper Kupa’daki Barcelona yenilgisi oldu.
Kulüp, yolların karşılıklı anlaşmayla ayrıldığını duyurduğu açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Xabi Alonso, tüm Madrid taraftarlarının sevgisini ve hayranlığını her zaman kazanacaktır. Çünkü o bir Real Madrid efsanesidir ve kulübümüzün değerlerini her zaman temsil etmiştir. Real Madrid her zaman onun evi olacaktır. Kulübümüz, bu süreçte gösterdikleri emek ve adanmışlık için Xabi Alonso ve teknik ekibine teşekkür eder, kariyerlerinin yeni döneminde kendilerine başarılar diler.”
Haziran 2028’e kadar sözleşmesi bulunan Xabi Alonso’nun Real Madrid macerası yalnızca 225 gün sürdü. 34 maçta 24 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 yenilgi alan Alonso, 2,24 puan ortalaması yakaladı. Real Madrid ligde Barcelona’nın 4 puan gerisinde kaldı, Şampiyonlar Ligi’nde ise 4 galibiyet ve 2 mağlubiyet aldı. Alonso’dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna ise geçici olarak Álvaro Arbeloa getirildi.
Xabi Alonso, sahadaki sonuçlardan çok soyunma odasında kaybetti. Vinicius Jr. ve Jude Bellingham gibi “dokunulmaz” yıldızlarla yaşadığı problemler, yönetimin teknik direktör yerine futbolcuların safında durmasıyla geri dönülmez bir noktaya ulaştı. Real Madrid, bir kez daha hocasını değil, yıldız egolarını korumayı tercih etti.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



























