MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Halep’te yaşananlara ilişkin DEM Parti’nin yaptığı açıklamalara tepki gösteren Bahçeli, “Hiç kimse bilhassa DEM Parti, Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını söylemez, söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diye başlayan söz ve açıklamaları YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri çok üzücü ve sorunlu bir dildir.” dedi. Bahçeli’nin hedefinde Donald Trump da vardı…
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye gündeminden dünya siyasetine önemli konularda değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli’nin konuşmalarından satır başları şöyle:
ABD Başkanı Trump’ın geçen toplantısında ‘Kendi ahlakım kendi aklım. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok’ sözleri büyük basiretsizliktir. Trump adımı küresel çeteleşmedir. Trump hukuku çiğnerse suç örgütünden farkı kalmaz. ABD’nin dünyayı ateşe sürüklediği kıyamet senaryolarına refakat ettiği artık inkar edilmeyecek bir gerçektir.
Demokrasi artık dünyada hepten kayıp ve yok hükmündedir. Dizginlenemeyen hırslar, insan aklının önüne geçmiştir. Venezuela konusu sadece bir testtir. Şimdi sıra Danimarka Grönland’da. Bir NATO üyesi ülkenin başka bir ülkeye çökme ve işgal planı nasıl olacaktır?
Zamanında Osmanlı’ya ‘hasta adam’ yaftası vurmuşlardı. Şimdi asıl ‘Hasta adam’ ABD’dir. Başkalarının senaryolarında oyalanacağımız vaktimiz yoktur. Devletimizin küresel güç olması hedefimizdir. Türkiye’miz bir kutup başı olmalıdır.
İran’daki olaylar ülke geneline yayıldı. Bunlar emperyalist kumpas ve planlardır. İran’daki şiddet olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. İran’ın sancısı içinde kıvranması Türkiye ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir. Komşu ülke İran’ın huzur iklimi Türkiye için hayati öneme sahiptir. Buzdağının sadece görünen kısmına değil görünmeyen kısmını da iyi incelemek lazım. Mihrakların hürriyetleri belli ve hedefleri bellidir.
Gezi Parkı ile İran’daki olayların benzerliğine dikkat edilmelidir. İran’daki olaylara mutlaka karşı durulmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın siyonistlere karşı çok daha güçlenmesi hepimiz için önemli olacaktır. İran halkı emparyalizmin köstebek siparişine hizmet etmeyecektir.
Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerini içine alan çatışmalar her açıdan düşündürücüdür. SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Halep oradaysa, arşının Şam’da olduğu netleşmiştir. Trump ayaküstü bunları satmıştır. PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG ve YPG’nin akıbeti de aynı olmalıdır.
Bizim için geçerli olan İmralı’nın 27 Şubat çağrısı barışa ve kucaklaşmaya davettir. SDG ve YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Özellikle Mazlum Abdi denen terörist siyonizmin yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır. PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse bilhassa DEM Parti, Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını söylemez, söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez.
Kürt kardeşlerimizin acısı bizim acımızdır. Masumların arkasına saklanan SDG ve YPG’dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla tahliye etmeyi başarmıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diye başlayan söz ve açıklamaları YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri çok üzücü ve sorunlu bir dildir.
Terörsüz Türkiye’nin adım adım gerçekleştiği bir süreçte her türlü fedakarlık yapılırken birden bire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek sivri dile saplanıp kalmak, Diyarbakır’dan İstanbul’a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




























