• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam

    Yaz tatilini daha keyifli ve verimli geçirmek için 20 etkinlik

    FC 27’nin Türkiye ön sipariş fiyatı açıklandı

    FC 27’nin Türkiye ön sipariş fiyatı açıklandı

    Yaz tatilini daha keyifli ve verimli geçirmek için 20 etkinlik

    Epic Games’in 11 Haziran’a kadar ücretsiz olarak verdiği iki oyun belli oldu

    Epic Games’in 30 Temmuz’a kadar ücretsiz oyunu erişime sunuldu

    Yaz tatilini daha keyifli ve verimli geçirmek için 20 etkinlik

    Dünyada bu hafta bir dizi etkinlik sanatseverlerle buluşacak

    İstanbul ağustos ayında dünyaca ünlü isimleri ağırlayacak

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    2 oğlunu mücadelede yitirdi: O barış ortamı bir gün bu topraklara gelecek

    2 oğlunu mücadelede yitirdi: O barış ortamı bir gün bu topraklara gelecek

    Riha’da araç şarampole devrildi: 3 ölü, bir yaralı

    Riha’da araç şarampole devrildi: 3 ölü, bir yaralı

    Gever Belediyesi’nden ineğini kaybeden Özbek ailesine destek

    Gever Belediyesi’nden ineğini kaybeden Özbek ailesine destek

    Yeni partiye geçecekler: CHP’de milletvekili istifaları başladı

    Yeni partiye geçecekler: CHP’de milletvekili istifaları başladı

    Amed’de devasa doğa yağması

    Amed’de devasa doğa yağması

    Rojava Üniversitesi için entegrasyon yol haritası açıklandı

    Rojava Üniversitesi için entegrasyon yol haritası açıklandı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Hiç kimseye kalmayan dünya…

    Hiç kimseye kalmayan dünya…

    Tuncay Özkan kaç kişi?

    Tuncay Özkan kaç kişi?

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan’ın ‘CHP hesabı’ tuttu mu?

    Kumarbazın son mektubu!

    Kumarbazın son mektubu!

    2026 Dünya Kupası’nın bilançosu

    2026 Dünya Kupası’nın bilançosu

    Hocaefendi’nin bıraktığı boşluk doldurulabilir mi?

    Hocaefendi’nin bıraktığı boşluk doldurulabilir mi?

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam

    Yaz tatilini daha keyifli ve verimli geçirmek için 20 etkinlik

    FC 27’nin Türkiye ön sipariş fiyatı açıklandı

    FC 27’nin Türkiye ön sipariş fiyatı açıklandı

    Yaz tatilini daha keyifli ve verimli geçirmek için 20 etkinlik

    Epic Games’in 11 Haziran’a kadar ücretsiz olarak verdiği iki oyun belli oldu

    Epic Games’in 30 Temmuz’a kadar ücretsiz oyunu erişime sunuldu

    Yaz tatilini daha keyifli ve verimli geçirmek için 20 etkinlik

    Dünyada bu hafta bir dizi etkinlik sanatseverlerle buluşacak

    İstanbul ağustos ayında dünyaca ünlü isimleri ağırlayacak

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    2 oğlunu mücadelede yitirdi: O barış ortamı bir gün bu topraklara gelecek

    2 oğlunu mücadelede yitirdi: O barış ortamı bir gün bu topraklara gelecek

    Riha’da araç şarampole devrildi: 3 ölü, bir yaralı

    Riha’da araç şarampole devrildi: 3 ölü, bir yaralı

    Gever Belediyesi’nden ineğini kaybeden Özbek ailesine destek

    Gever Belediyesi’nden ineğini kaybeden Özbek ailesine destek

    Yeni partiye geçecekler: CHP’de milletvekili istifaları başladı

    Yeni partiye geçecekler: CHP’de milletvekili istifaları başladı

    Amed’de devasa doğa yağması

    Amed’de devasa doğa yağması

    Rojava Üniversitesi için entegrasyon yol haritası açıklandı

    Rojava Üniversitesi için entegrasyon yol haritası açıklandı

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Hiç kimseye kalmayan dünya…

    Hiç kimseye kalmayan dünya…

    Tuncay Özkan kaç kişi?

    Tuncay Özkan kaç kişi?

    Necip F. Bahadır

    Erdoğan’ın ‘CHP hesabı’ tuttu mu?

    Kumarbazın son mektubu!

    Kumarbazın son mektubu!

    2026 Dünya Kupası’nın bilançosu

    2026 Dünya Kupası’nın bilançosu

    Hocaefendi’nin bıraktığı boşluk doldurulabilir mi?

    Hocaefendi’nin bıraktığı boşluk doldurulabilir mi?

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Hukuka uygunluk değil, hukuka aykırılık; devlet değil, devletsizlik karînesi

SG by SG
17 Ocak 2023
in Görüş & Analiz
0
Hukuka uygunluk değil, hukuka aykırılık; devlet değil, devletsizlik karînesi


TDK’nın Türkçe Sözlük, karîneyi “Karışık bir iş veya sorunun anlaşılmasına, çözümlenmesine yarayan durum, ipucu” ve “belirti” diye tanımlıyor. İlhan Ayverdi’nin büyük eseri Misalli Büyük Türkçe Sözlük’teki tanım daha açıklayıcı. Buna göre karîne, “bir meselenin çözülmesine, belirli ve açık bir şekil almasına yarayan işâret, ipucu”. Gündelik dilde herhâlde artık pek kullanılmayan bu sözcük, hukuk alanında hâlâ kullanılmakta olan, çok da önemli bir kavram.

Örneğin, Türk Medenî Kanunu’nda, “ölüm karînesi” başlıklı bir madde var. Buna göre, “bir kimse ölümüne kesin gözüyle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile ölmüş sayılır.” Söylemeye gerek yok herhâlde, bir kimsenin ölmesi, hukukun miras başta olmak üzere önemli sonuçlar doğuran bir olaydır.

Bir kimsenin ölüp ölmediği ise, o kimsenin fizikî varlığı, bedeni üzerinden anlaşılır. Kişi kayıptır, yâni fizikî olarak bedeniyle ortada görünmediği gibi, nerede olduğu bilinmemekte, haber dahi alınamamaktadır. Kaybolmadan önce en son, sözgelimi, deprem nedeniyle yerle bir olmuş bir binaya girerken görülmüştür. Bu durumda, kişinin hukuken ölmüş sayılması gerekmektedir. Bu örnek üzerinden, tanımı daha da netleştirmek amacıyla, karîneyi “bilinenlerden hareketle, kesin olarak bilinmeyen sonuçlara erişme imkânı sağlamak” biçiminde de tanımlamak mümkündür.

HUKUKA UYGUNLUK KARÎNESİ

Hukukta karîne, yalnızca yukarıda verdiğim örnekle sınırlı değil. Özel, yâni kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuktan farklı olarak, kişilerle devlet ve devlet içindeki kamu kurumları arasındaki ilişkileri ilgilendiren kamu hukukunda da karîne çok merkezî yeri olan bir kavram.

Karînenin kamu hukukunda, özellikle de idâre hukukunda iyi bilinen kullanımı, “hukuka uygunluk karînesi”. Bunu, “idâre ne yaparsa, hukuka uygun yapar” biçiminde kolay bir formüle dönüştürebiliriz. Olur da, idârenin yaptığını hukuka aykırı buluyorsak, bunu yargı önünde iddia ve isbat etmemiz gerekir.

Türkiye’de idâre dediğimiz zaman en geniş anlamıyla yürütme organını ve ona hiyerarşik olarak tâbi konumda bulunan merkezî devlet örgütünü anlamaktayız. Buna, yerel ve yerinden yönetim organlarını, kamu kurumlarını da ekleyebiliriz. İşte, “hukuka uygunluk karînesi”, bu en geniş kapsamlı hâliyle, yürütme ve idârenin tek taraflı işlem yapabilmelerinin bir sonucu olarak kabûl edilmiş olan bir ayrıcalık olarak açıklanmaktadır.

Karşılaştırmalı olarak açıklamak gerekirse, özel kişiler arasındaki ilişkilerde temel ilke özgür irâdelerin uyuşması anlamında, “karşılıklı anlaşma”dır. Bu nedenle, özel hukukta bir kişinin kendi irâdesiyle hukukî bir sonuç elde etmesi, ancak istisnâî olarak mümkündür. İdâre hukukunda ise, aksine, idâre bir işlem yapacağı zaman muhatabının, yâni karşı tarafın rızâsına ihtiyâcı yoktur.

İdâre, kural olarak tek taraflı olarak iş yapar, muhataplarından da itaat bekler. Örneğin, bir yönetmelik çıkarılacağı zaman o yönetmeliğe tâbi olacakların rızâsını alma gereği yoktur. “Hukuka uygunluk karînesi” de varlığını bu “tek taraflı işlem yapabilme” yeteneğinden alan bir ayrıcalıktır: İdârenin eylemleri de işlemleri de “hukuka uygun” kabûl edilir. Burada, dikkat edilirse, kesin olarak bildiğimiz şey şudur: Ortada bir hukukî işlem vardır, meselâ bir yönetmelik çıkarılmıştır. Bu işlemi yapan, idâre, örneğin bir bakanlıktır veya örneğin YÖK’tür.

Peki, bu yönetmelik hukuka uygun mudur? Bunu kesin olarak bilmiyoruz çünkü bu konuda nihâî hüküm ancak yargı tarafından verilebilir. Bu durumda, idârenin yaptığı her işlemi önce yargıya mı soracağız? Tabiî ki böyle bir şey olmayacağı için, bir hukukî işlem idâre tarafından yapılmış ise onu hukuka uygun kabûl etmekle mes’ele çözme yoluna gidilmiştir.

YASAMA YARGI İŞLEMLERİNİN HUKUKA UYGUNLUĞU

İdâre hukukundaki “hukuka uygunluk” karînesini genişleterek, devletin yasama ve yargı organlarının kararlarına da uygulamak mümkün müdür? Kanımca evet ve pek sözü edilmese de, zâten böyle bir hukuka uygunluk karînesinden yasama ve yargı da yararlanmaktadır.

Örneğin, TBMM bir kanûn çıkardığı zaman, bu kanunun hukuka uygun olup olmadığı konusunda kuşkumuz olsa bile, kanun önce yürürlüğe girmekte, sonra bu kuşkumuzu gidermek için konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımaktayız. Nihâî kararı AYM versin diye böyle yapıyoruz ama, TBMM’nin çıkardığı bir kanun, kanunlaştığı ândan îtibâren AY’ya ve hukuka uygun kabûl ediliyor, TBMM’nin AY’ya aykırı kanun yapmayacağı varsayıldığı için. Burada da bir karîne var, yâni bilinenden (kanunu TBMM’nin yapmış olması), bilinmeyen bir sonuca (kanunun hukuka uygun olduğu) varıyoruz, meğer ki kanun AYM tarafından hukuka aykırı bulunup iptal edilsin. Tabiî, tersi de olabilir, yâni AYM kanunu hukuka uygun da bulabilir. Sorun yok, AYM hükmü kesindir ve bağlayıcıdır.

Ama, ya AYM, yâni yargı kararı da hukuka aykırı ise? Daha doğrusu, yargı kararlarının hukuka uygun olup olmadığı sorgulanamaz mı? “Kesin hüküm” bize, bunun sorgulanamayacağını söylüyor.

Örnekten gidersek, AYM kararları kesindir ve herkesi bağlar. Akademik veya siyâsî yâhût başka amaçlarla yapılan eleştiriler, bu durumu değiştirmez. Bu durumda, AYM örneğinde olduğu gibi, yargı kararlarının “hukuka uygunluk karinesi”nden kesin hüküm bakımından mutlak olarak yararlandığını söyleyebiliriz çünkü, kesin hüküm niteliğindeki yargı kararlarının hukuka aykırılığının ileri sürülmesi ve kanıtlanması imkânı yoktur diye düşünebiliriz.

Tabiî durum pek de böyle olmayabiliyor. Örneğin uluslararası yargı yetkisine sâhip mahkemeler, kesin zannettiğimiz hükümlerin hukuka aykırılığına karar verebiliyorlar veyâ adlî ve idâri yargıda ortaya çıkan kesin hükümlerin hukuka aykırılığı, bireysel başvuruyla AYM tarafından belirlenebiliyor. Ezcümle, sâdece en geniş anlamıyla yürütme ve idârede değil, yasama ve yargı alanlarında da “hukuka uygunluk karînesi”ni uygulamakta olduğumuzu söyleyebiliriz ki, vurgulamak gerekirse, devlet olmanın bir uzantısıdır. Bir diğer deyişle, devletin yasama, yürütme ve idâre ve yargı organlarının eylemleri ve işlemleri, kural olarak, “hukuka uygunluk karînesi”nden yararlanırlar. Hukuka uygunluk karînesi,“bir işlemi devlet yapmışsa, hukuka uygun yapıyordur” kabûlünün bir diğer ifâdesi olmaktadır.

TÜRKİYE’DE DURUM: HUKUKA AYKIRILIK KARÎNESİ

Türkiye’nin son dönemlerdeki tablosu, hukuka uygunluk karînesinin tersine çevrildiğini düşündürtüyor. Birkaç örnek üzerinden düşünelim. Biraz geriye, 2016’ya gideceğim. 2016 Mayıs’ında, TBMM, AY değişikliği niteliğinde bir kanun yaparak, bâzı milletvekillerinin dokunulmazlıklarını toplu olarak kaldıran bir geçici maddeyi AY’ya koydu. AYM, bu kanunun AY’ya aykırılığı iddialarını, işin esâsına girmeksizin reddetmiş, konu daha sonra AİHM tarafından değerlendirilmiştir. Burada yaptığı değerlendirmede AİHM, AY değişikliği ile dokunulmazlıkları topluca kaldıran kanunun bir “hukuk kuralı” değeri taşımadığı sonucuna varmıştır ki bu, kanımca, “hukuka aykırılık”tan da ağır bir değerlendirmedir. Özetle AİHM, TBMM tarafından, üstelik de AY değişikliği yaptığı için nitelikli çoğunlukla kabûl edilmiş olan bir kanunun hukuken mevcut sayılamayacağı sonucuna varmıştır.

Bu değerlendirme, kanımca kritik önemdedir çünkü hem yasama organının hem de yargının işlemlerinde hukuka uygunluk karînesinin geçerli olmayabileceğini düşündürtmektedir.

Buna eşlik eden bir diğer örnek, sendikalara “toplu sözleşme ikramiyesi” için kanunla yüzde ikilik baraj şartının getirilme girişimi verilebilir. Daha önce yüzde bir olarak getirilen ve Danıştay tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilen şartın şimdi, bu kez kanunla iki katına çıkarılmak istenmesi, yasama organının hukuka uygunluk karînesinden yararlanması konusunda ciddî tereddütlere neden olmaktadır. Bunlara, olağanüstü hâl döneminde yapılan işlemlerin bir kanunla olağanüstü hâl sona erdikten sonra da devam ettirilmesini amaçlayan kanunu ekleyebiliriz. Birkaç gün önce bâzı hükümleri AYM tarafından iptâl edilmiş olan bu kanun da, yasama faaliyetinin hukuka uygun olarak sürdürülmesi gerektiği yönündeki varsayımı geçersizleştiren örneklerdendir.

Son bir örnek olarak AYM’nın HDP’nin hazine yardımını bloke etme yönünde verdiği “tedbir kararı”nı verebiliriz. Bu, bir yargı kararıdır, bir kesin hüküm değil, yargılama devam ederken verilmiş bir ara kararıdır.

Bu ara kararı ile, bir “tedbir” alınmakta, yâni yargılamanın sonuçlanmasına kadar geçecek olan sürede ortaya çıkabileceği düşünülen telâfisi imkânsız zararları önlemek amaçlanmaktadır. Böyle genel terimlerle ifâde edildiğinde bir sorun yokmuş gibi görünen bu karar, özel olarak AYM’nin, genel olarak da yargının içinde bulunduğu olumsuz durumu açığa vurmaktadır.

Bir kere, daha önce de önüne gelmiş olan bu tür tedbir taleplerini reddetmiş olan AYM, bu defa neden böyle bir karar verdiğini açıklamamıştır. “Gerekçesiz” olması nedeniyle hukuka aykırı olan bu “ara kararı”nın konusu, yargılamanın sonucu olarak uygulanabilecek olan müeyyideyi “tedbiren” öne almak biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Müeyyidenin tedbir olarak uygulanması, geçici de olsa, hukukla bağdaşır bir durum değildir. Tablo gösteriyor ki, seçimlere çok kısa bir zaman kala verilen bu tedbir kararının siyasî süreçteki etkisi, AYM öyle görse de görmese de, kararın hukuka aykırılığının da peşine takılmaktadır.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Sâdece yürütme ve idârenin değil, aynı zamanda yasamanın ve hattâ kimi zaman yargının dahi yararlandığı bir ayrıcalık olarak “hukuka uygunluk karînesi”, bir bakıma “devlet olma karînesi” olarak da anlaşılabilir. Bunu, “devlet varsa, hukuka uygun davranır” diye de ifâde edebiliriz. Bu karînenin ortadan kalkması ve yerini “hukuka aykırılık karînesi”ne, yâni “devlet varsa, hukuka aykırılık vardır!” yargısına ve bunun uzantısı olan “devletsizlik karînesi”ne bırakması kimsenin arzusu olmamalıdır ama …


Levent Köker: Ankara Hukuk Fakültesi mezunu (1980). Yine Ankara’da, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Siyaset Bilimi doktorası yaptı (1987). Gazi Üniversitesi’nde, Siyasal Teoriler doçenti (1990) ve Genel Kamu Hukuku profesörü (1996) oldu. ODTÜ, Bilkent, Atılım ve Yakın Doğu üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı. 1997’de Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin Kurucu Dekanlığını üstlendi. Oxford , Princeton, New School for Social Research ve Northwestern (2017-18) üniversitelerinde konuk araştırmacı olarak çalıştı. Barış İçin Akademisyenler’le birlikte “Bu Suça Ortak Olmayacağız” beyanında bulunduğu için, Yakın Doğu Üniversitesi’ndeki görevinden uzaklaştırıldı (2016). Modernleşme, Kemalizm ve Demokrasi, İki Farklı Siyaset, Demokrasi, Eleştiri ve Türkiye adlı kitapların yazarıdır.

Levent Köker

Kaynak: Artı Gerçek
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Share1Tweet1
Previous Post

Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock, Türk Büyükelçisini çağırıp nota verdi: Sürgün avı ve nefret söyleminin Almanya’da yeri yoktur.

Next Post

İsrail ordusu 14 yaşındaki Filistinli çocuğu öldürdü

Related Posts

Hiç kimseye kalmayan dünya…
Görüş & Analiz

Hiç kimseye kalmayan dünya…

24 Temmuz 2026
Tuncay Özkan kaç kişi?
Görüş & Analiz

Tuncay Özkan kaç kişi?

24 Temmuz 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Erdoğan’ın ‘CHP hesabı’ tuttu mu?

23 Temmuz 2026
Kumarbazın son mektubu!
Görüş & Analiz

Kumarbazın son mektubu!

23 Temmuz 2026
2026 Dünya Kupası’nın bilançosu
Görüş & Analiz

2026 Dünya Kupası’nın bilançosu

22 Temmuz 2026
Hocaefendi’nin bıraktığı boşluk doldurulabilir mi?
Görüş & Analiz

Hocaefendi’nin bıraktığı boşluk doldurulabilir mi?

22 Temmuz 2026
Next Post
İsrail ordusu 14 yaşındaki Filistinli çocuğu öldürdü

İsrail ordusu 14 yaşındaki Filistinli çocuğu öldürdü

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter