Kategori: Bilim ve Teknolji

  • NASA, Mars’ta oksijen üretti

    NASA, Mars’ta oksijen üretti



    NASA’nın keşif aracı Perseverance ile Kızıl Gezegene gönderilen “Mars Oksijen Yerinde Kaynak Kullanımı Deneyi (Moxie)” adı verilen cihaz, Mars’ta oksijen üretmeyi başardı.


    Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Mars’ta bir ilke daha imza attı. Şubat ayında yaşam izlerini aramakla görevlendirilen keşif aracı Perseverance ile birlikte Mars’a gönderilen “Mars Oksijen Yerinde Kaynak Kullanımı Deneyi (Moxie)” adı verilen cihazın, Kızıl Gezegen’deki atmosferden karbondioksiti çekerek saf oksijen üretmeyi başardığı duyuruldu.

    Moxie’nin yaklaşık 5 gram oksijen ürettiği ifade edildi. Bunun Mars’taki bir astronotun yaklaşık 10 dakika boyunca nefes alması için ihtiyaç duyduğu oksijen miktarına eş değer olduğu belirtildi.

    Mars’ta oksijen üretimi ile birlikte Kızıl Gezegenin kolonileştirilmesi konusunda önemli bir ilerleme kaydedildiğine dikkat çekildi.

    NASA Uzay Teknolojisi Görev Gücü’nden (STMD) Trudy Kortes, “Moxie, yalnızca başka bir gezegende oksijen üreten ilk cihaz değil, aynı zamanda gelecekteki görevlerin başka bir gezegenin kaynaklarından faydalanarak yaşamasına yardımcı olacak teknolojinin ilk örneği” ifadelerini kullandı.

    “MARS’TA İNSANLARI GÖRME HEDEFİNE İLERLERKEN BİR UMUT OLDU”

    STMD yöneticisi Jim Reuter ise “Bu, Mars’ta karbondioksiti oksijene dönüştürmede kritik bir ilk adım. Moxie’nin yapacak daha çok işi var, ancak bu teknolojinin sonuçları, Mars’ta insanları görme hedefimize doğru ilerlerken umut dolu. Oksijen yalnızca soluduğumuz havanın içinde yer almıyor. Roket itici, oksijene bağlı olarak çalışıyor ve geleceğin kaşiflerinin Dünya’ya dönmesi Mars’ta itici yakıt üretmeye bağlı olacak” dedi.

    Mars’ın atmosferi yüzde 96 karbondioksitten oluşuyor. Moxie, karbondioksit moleküllerinden oksijen atomlarını ayırırken yüksek ısıdan faydalanıyor. Saatte 10 grama kadar oksijen üretmek üzere tasarlanan Moxie’nin 1 Mars yılı (Dünyada yaklaşık 2 yıl) boyunca en az 9 kez daha oksijen üretmesi bekleniyor.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • James Webb Uzay Teleskobu uzaya fırlatıldı

    James Webb Uzay Teleskobu uzaya fırlatıldı



    ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve fazlası tarafından geliştirilen James Webb Uzay Teleskobu, başarılı şekilde uzaya gönderildi.

    NASA, Hubble Uzay Teleskobu’nun yerini alması planlanan dünyanın en büyük ve en gelişmiş uzay teleskobu James Webb’in defalarca ertelenen fırlatma işlemi gerçekleşti.

    NASA’nın Avrupa ve Kanada uzay ajanslarıyla ortak çalışmasının ürünü olan Webb, şimdiye kadar yapılmış en büyük ve güçlü bilim gözlemevi olarak Hubble Uzay Teleskobu’nun halefi olarak görülüyor.

    Kızılötesi tekniğe sahip olan ve 10 milyar dolar harcanan son teknoloji ürünü Webb, ileri optik donanımları sayesinde güneş sisteminden görüntülenebilir en uzak galaksilere kadar evrenin tarihinin tüm aşamalarını inceleyebilecek.

    Geliştirilme süreci 1996 yılında başlayan James Webb Uzay Teleskobu, ilk olarak 2007 yılında uzaya fırlatılacaktı. Ancak teleskop, defalarca büyük değişikliklere uğradığından fırlatma tarihi de sürekli ertelendi. Son olarak hava şartları nedeniyle ertelenen fırlatma 25 Aralık’ta gerçekleşmiş oldu.

     

     


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya, kendi uzay istasyonunu kurmaya başladı

    Rusya, kendi uzay istasyonunu kurmaya başladı



    Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) Başkanı Dmitriy Rogozin, “Yeni Rus uzay istasyonu için ilk modül çalışmaya başladı” dedi.


    Rusya Federal Uzay Ajansı (Roscosmos) Başkanı Dmitriy Rogozin, uzay istasyonu kurmaya başladıklarını bildirdi.

    AA’da yer alan habere göre, Rogozin, Twitter hesabından yeni uzay istasyonunun kurulumuyla ilgili görüntü paylaşarak “Yeni Rus uzay istasyonu için ilk modül çalışmaya başladı” ifadelerini kullandı. Bu istasyonu 2025’te uzaya çıkartmayı hedeflediklerine dikkati çeken Rogozin, söz konusu sürecin “Enerji” Roket ve Uzay Şirketi tarafından yönetildiği bilgisini paylaştı.

    Rusya Başbakan Yardımcısı Yuriy Borisov da Uluslararası Uzay İstasyonu’nda teknik sorunların yaşandığını belirterek “Kozmonotların hayatını tehlikeye atamayız. İstasyon yapısı ve demirin eskimesi durumu, geri dönüşü olmayan sonuçlara, felakete yol açabilir. Buna izin verilmemesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Rusya’nın kendi uzay istasyonunu kurmayı planladığını söyleyen Borisov, bu istasyonun Ay’ın ve etrafındaki alanın incelenmesiyle ilgili uçuşlar için kullanılabileceğini dile getirdi.

    Borisov, Rusya’nın yeni istasyon projesini yapmaya gücünün yeteceğini ancak projeye uluslararası ortakların da katılabileceğini belirtti.

    RUSYA, 2025’TE ULUSLARARASI UZAY İSTASYONU PROJESİNDEN ÇEKİLECEK

    Rusya Başbakan Yardımcısı Yuriy Borisov, 18 Nisan’da ülkesinin 2025’te Uluslararası Uzay İstasyonu projesinden ayrılacağını belirterek “Ortaklarımızı 2025’te Uluslararası Uzay İstasyonu projesinden çıkacağımız konusunda dürüstçe bilgilendirmemiz lazım” ifadelerini kullanmıştı.

     

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 12 Nisan’da yetkililerle yaptığı toplantıda Uluslararası Uzay İstasyonu projesini ele almıştı. Bu toplantıda, Rusya’nın kendi uzay istasyonunu kurmayı planladığı belirtilmişti.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Facebook, ismini ‘Meta’ olarak değiştirdi

    Facebook, ismini ‘Meta’ olarak değiştirdi


    Bünyesinde Facebook, Instagram, WhatsApp, Messenger ve Oculus VR markalarını barındıran Facebook, radikal bir kararla şirket adını değiştirdiğini açıkladı.

    Facebook CEO’su Mark Zuckenberg yaptığı açıklamada şirketin yeni isminin ‘Meta’ olacağını duyurdu.

    Zuckerberg, şirketin, metaverse olarak bilinen çevrimiçi dijital alemlerdeki adaşı sosyal medya platformunun ötesindeki büyüme fırsatlarını yansıtmak için adını Meta olarak değiştireceğini söyledi.

    Metaverse olarak adlandırılan platform, 3D internet olarak nitelendiriliyor. Türkçe’ye sanal evren olarak çevrilebilecek olan metaverse kullanıcıların internet üzerinde var olan bir dünyaya bağlanmasını sağlıyor.

    Facebook, getireceği yenilikler ile sanal gerçeklik teknolojileri aracılığıyla kullanıcılara çevrimiçi etkileşime girme imkanı sunacak.

    Yeni isimle birlikte açıklanan yeni logoyu da tanıtan Zuckenberg, “Eskiden klasik araştırmaları severdim, Meta kelimesi de ‘sonra’ anlamına gelen yunanca kelimeden geliyor. Bu kelime benim için, her zaman başka bir şey inşa edebileceğiniz gerçeğini sembolize ediyor” ifadesini kullandı.

    Sanal evrenin adı ise “Horizon” olacak

    Facebook’un kendi sanal evrenine verdiği isim ise Horizon.

    Zuckerberg bugün düzenlenen konferansta Facebook Horizon’a ilişkin bilgiler de verdi.

    Henüz piyasa sürülmemiş olan Horizon’la insanlar sanal ortamda bir araya gelecek. Bu platform hem iş hem eğlence için kullanılabilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski çalışanı Senato’da Facebook’a karşı: Demokrasileri zayıflatıyor, çocukları anoreksiye sürüklüyor

    Eski çalışanı Senato’da Facebook’a karşı: Demokrasileri zayıflatıyor, çocukları anoreksiye sürüklüyor


    ABD Senatosunun tüketici koruma, ürün güvenliği ve veri güvenliği alt komitesi ile yapılan duruşmada Haugen ilk kez kamuoyu önüne çıktı.

    Haugen Pazar akşamı, Wall Street Journal’a sızdırılan binlerce sayfalık şirket araştırmasının kaynağı olarak kendini ifşa etmişti.

    Belgelerden elde edilen bilgiler, Facebook’un özellikle çocukların ve gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisi konusunda yeni bir endişeye yol açtı. Haugen ifadesinde, Facebook’taki deneyimini ve şirketin kanunlarla nasıl düzenlenebileceğine dair vizyonunu halka açık bir şekilde paylaştı:

    “Facebook’ta yapılan birçok dahili araştırmada, Facebook’un ergenler, gençler ve çocuklar üzerinde ciddi anlamda negatif bir etkisi olduğu görüldü.”

    “Bugün buradayım çünkü Facebook’un ürünlerinin çocuklara zarar verdiğine, bölünmeyi körüklediğine ve demokrasimizi zayıflattığına inanıyorum. Şirketin üst yönetimi Facebook’u nasıl daha güvenli hale getireceğini biliyor ancak astronomik kârlarını insanların önüne koyduğu için gerekli değişiklikleri yapmıyor.”

    “Facebook, öne çıkarma algoritmalarında, çocukları “sağlıklı tarifler” gibi masum içeriklerden çok kısa sürede anoreksiyi teşvik eden içeriklere yönlendirdiğini biliyor”

    Haugen dün CBS’te yayınlanan “60 Dakika” programında verdiği röportajda, “Facebook’un yaptığı pek çok şey yasa dışı değil çünkü politikacıların buna yönelik düzenlemeler oluşturmak için ihtiyaç duyacağı bilgileri sakladılar” demişti.

    Haugen, Senato milletvekillerini, teknoloji devlerinin zararlı içeriği çoğaltırlarsa “serbest geçiş” almamaları gerektiğini savunarak, dijital platformları içerik davalarından koruyan yasayı elden geçirmeye çağırdı.

    Haugen, Senato duruşmasında, “Algoritmaları üzerinde yüzde yüz kontrolleri var ve Facebook, büyümeyi, yayılmayı ve etkileşimi kamu güvenliğine tercih etmesinin bedelini ödemeli” dedi.

    Haugen ayrıca, endüstriyi denetlemek için federal hükümette “özel bir gözetim organı” oluşturulma önerisini gündeme getirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • WhatsApp, kripto para transfer özelliği getiriyor

    WhatsApp, kripto para transfer özelliği getiriyor



    Mesajlaşma uygulaması WhatsApp, uygulama içinde kripto para transferine olanak tanıyan yeni pilot özelliğini ABD’de sınırlı sayıda kullanıcısının hizmetine sundu.


    Uygulama içindeki kripto para transferi, Facebook ve WhatsApp’ın çatı şirketi Meta’nın dijital cüzdan geliştiricisi Novi tarafından yürütülüyor.

    Haberi Novi’nin yöneticisi Stephane Kasriel duyurdu. WhatsApp’ın yöneticisi Will Cathcart da Twitter’da yaptığı paylaşımda Novi’nin insanlara anında, güvenli ve ücretsiz olarak kripto para transferi yapmasına yardım edeceğini yazdı.

    Uygulama içerisindeki kripto para transferi bir ABD dolarına sabitlenmiş bir kripto para olan Pax Dolar (USDP) ile yapılacak.

    Novi’nin websitesinde yer alan bilgilere göre, para transferi özelliği tıpkı fotoğraf, konum ve döküman gönderimi gibi çalışacak.

    Para göndermek ya da almak için herhangi bir ücret kesintisi olmayacağını belirten Novi, transferlerde sıklıkla ilgili bir kısıtlamanın olmayacağını da aktardı.

    Pilot özellik şu anda sadece İngilizce ve İspanyolca dillerinde hizmete sunuldu.

    6 hafta önce çalışmaya başlayan Novi, şu anda yalnızca Orta Amerika ülkesi Guatemala ve Amerika Birleşik Devletleri’nde hizmet sunuyor. Ancak WhatsApp’taki para transferi özelliği şimdilik Guatemala’da aktif değil.

    Öte andan ödeme yapmak WhatsApp’ın uçtan uca şifreleme özelliğini de etkilemeyecek.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NASA helikopteri Ingenuity, Mars’ta ilk uçuşunu yaptı

    NASA helikopteri Ingenuity, Mars’ta ilk uçuşunu yaptı



    NASA, şubat ayında Perseverance görevi kapsamında Mars’a gönderdiği minyatür helikopter Ingenuity, bugün ilk uçuşunu başarılı bir şekilde gerçekleştirdi.


    Uçuşla ilgili elde edilen verilerin yaklaşık 3 buçuk saat sonra dünyaya ulaştığı belirtildi.

    NASA’dan yapılan açıklamada, helikopterin yaklaşık 3 metre kadar yükseldiği ve bir dakikadan daha az bir süre havada kaldıktan sonra geri döndüğü açıklandı.

    Ingenuity, NASA’nın Perseverance adlı keşif aracının içinde 18 Şubat’ta Mars’a iniş yapmıştı.

    Perseverance’a bağlı halde duran helikopterin 11 Nisan’da ilk uçuşunu gerçekleştirmesi planlanırken, çıkan sorun nedeniyle uçuşun ertelenmesine karar verilmişti.



     


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Facebook geri döndü ama interneti bugün çok yavaşlatacak

    Facebook geri döndü ama interneti bugün çok yavaşlatacak


    Facebook sıkıntısının yaşanma düzeyini gösterir grafik (Türkiye’de İnternet Trafik Değişim Noktası olmadığı için kırmızı değiliz).

    4 Ekim’de TSİ 18:44’te başlayan Facebook grubu kesintisi sadece kullanıcıları değil, kendi çalışanlarını da etkilemiş. Mailleşemedikleri, iletişim kuramadıkları ve hatta kimlik kartları çalışmadığı için binaya kilitlenmiş oldukları raporlanıyor.

    Facebook ve alt platformlarının 4 Ekim 2021 Pazartesi günü yaşadığı 5 saatlik sıkıntıyı, Cloudflare şirketi analiz ederek blogunda ve Twitter üzerinden yayınladı. Kısaca şöyle özetlenebilir;

    • “Facebook’un DNS adları çözümlenmesi durdu ve altyapı IP’lerine erişilemedi.”

    İnternet IP denilen numaralarla haberleşir. Hem siteler, hem de internet açık herşeyin adresi bir IP numarasıdır. Yani bir siteyi açmak için onun IP numarasını kullanırsınız. Facebook IP’si 31.13.79.35. Ama size bu numarayı hatırlayın, sonra da filanca gazete için başka 4 bloklu numarayı aklınızda tutun denemeyeceği için bunlar bir sunucuda (root server) isimlendirilir. Yani 31.13.79.35=Facebook.com gibi. İşte sorun bu. Facebook ile 31.13.79.35 eşleştirilememiş. Bunun nedeni uzun detaylı ama olay kısaca bu.

    İnternet şebekesi çok büyük olduğu için, bellekleme yapılır. Yani siz Facebook dediğinizde her seferinde root sunucuya gitmezsiniz. Yakınınızdaki cihazın ön belleğinde en çok kullandıklarınız bulunur. Bu hız ve trafiğin kolaylaştırılması için gereklidir. İnternet böyle çalışır. Tersine, bu durum bir bozuldu mu, sıkıntı büyür. Zaten Cloudflare yöneticileri de bunu anlatıyor;

    • “Facebook DNS sunucuları çevrimdışı oldu. Tüm dünyadaki DNS çözümleyicileri alan adlarını çözümlemeyi bıraktı. Bunun nedeni, İnternet’teki diğer birçok sistem gibi DNS’nin de kendi yönlendirme mekanizmasına sahip olmasıdır. Birisi tarayıcıya https://facebook.com URL’sini yazdığında, alan adlarını bağlanılacak gerçek IP adreslerine çevirmekten sorumlu DNS çözümleyici, önce önbelleğinde bir şey olup olmadığını kontrol eder ve kullanır. Değilse, genellikle kendisine sahip olan varlık tarafından barındırılan alan ad sunucularından yanıtı almaya çalışır. Ad sunucularına erişilemiyorsa veya başka bir nedenle yanıt veremezse, bir SERVFAIL döndürülür ve tarayıcı kullanıcıya bir hata verir.”

    Bu arada Cloudflare kendilerinde bir hata olup olmadığını kontrol etmiş.

    Şimdi gelelim “bu sorun nasıl oluştu” konusuna?

    Burada garip yorumlar var. Gibson Araştırmadan Steve Gibson diyor ki; “Rutin Facebook BGP güncellemesinde sorun çıkmış. Olayı uzaktan erişen birileri düzeltmeye kalkmış. Sunucuya fiziksel erişimi olanların ise yetkisi yokmuş”.

    Cloudflare da benzer bir şey söylüyor ve salgın nedeniyle veri merkezlerindeki personel sayısının azalmasından kaynaklanabileceğine değiniyor. CloudFlare Reddit’te yayınlanan ama sonra silindiği kaydedilen bir yoruma da değiniyor.

    • “FB hizmetlerinin DNS’i etkilendi. Bu muhtemelen asıl sorunun bir belirtisi. Büyük olasılıkla kesintiler meydana gelmeden kısa bir süre önce yürürlüğe giren bir yapılandırma değişikliği nedeniyle, 15:40 UTC’de başlayan olayda, Facebook eşleme yönlendiricileriyle BGP eşlemesi çöktü. …”

    Kısacası Türkiye’deki operatörler için son zamanlarda çok duymaya başladığım “eleman azlığı” ya da “nitelikli eleman azlığı” sorunu olmuş. Ya da en azından nitelikliler uzaktan çalışırken, sunucuların yanındaki elemanlar yeterince nitelikli değillermiş. Bunu birileri “ucuzcu” diye de yorumlamış ama sizlerin de bildiği gibi sosyal medyada her türlü yorum olur. Doğruları olduğu gibi, sırf kızdığı için birileri gereksiz yorumlar yapabilir. 

    • Yarın ve birkaç gün internet trafiği zorlanacak

    TSİ ile 00:20’de geri dönen Facebook ve alt sitelerinin yarın bütün bu milyonlarca cihaza tekrar hatırlatılması (ya da yeniden tanımlanması) ve belleğe alınması işlemi olacağından internet bir hayli yoğun olacak. Steve Gibson bunun 30 kat olacağını belirtiyor;

    Son olarak da Cloudflare yorumunu kaydedelim;

    “5 milyar kullanıcının çalışmasını sağlamak için İnternetteki milyonlarca sistem ve protokolünün, standardizasyon, işbirliği ve güven sayesinde çalışıyor.”

    Bunu unutmayalım ve internetin altyapısını kuran ve devamlılığı sağlayanlara şükran duygularımızı iletelim. Facebook, Instagram ya da WhatsApp sevenler, bugün bile bunun olmadığında ne yaşadığınızın bir örneğini hissettiniz mi?

    Kaynak: https://turk-internet.com

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çin’den itiraf: Aşılarımızın etkisi düşük

    Çin’den itiraf: Aşılarımızın etkisi düşük


    2017’den beri Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Direktörü ve 2015’ten beri Çin Bilimler Üniversitesi Savaid Tıp Fakültesi Dekanı olan Gao Fu, dün Çin’de düzenlenen Ulusal Aşı ve Sağlık konulu konferansta daha Çin’in koronavirüse karşı geliştirdiği aşıların etkililiğinin düşük olduğunu kabul etti. Gao, “Çin aşıları çok yüksek koruma oranlarına sahip değil” dedi ve etkililik derecesini arttırmak için aşıları karıştırmayı düşündüklerini söyledi.

    Sinovac ve Sinopharm aşıları Türkiye, Meksika, Brezilya, Endonezya ve Macaristan’ın da aralarında bulunduğu 22 ülkeye satıldı.

    Çin Komünist Partisi, Çin aşılarını pazarlarken, Pfizer-BioNTech’in kullandığı mRNA teknolojisi hakkında şüphe yaymayı da ihmal etmemişti ancak Gao dün “Şimdi bağışıklık için farklı teknik alanlardan farklı aşı kullanımı konusu resmi değerlendirmeye tabii tutuluyor” dedi.

    Gao, Çin’in aşı stratejisinde yapılması mümkün değişikliklere ilişkin bilgi vermedi ancak mRNA teknolojisinden bir olasılık olarak bahsetti. Daha önce mRNA teknolojisini sağlıklı kişilerde ilk kez kullanıldığı için sorgulayan Gao, BioNTech aşısının ilk kullanımından bu yana 6 ay geçtikten sonra “Herkes mRNA aşılarının insanlığa sağlayacağı faydaları dikkate almalı” dedi.

    Çin Hastalık Kontrol Merkezi’nin bir başka yetkilisi olan Wang Huaqing de araştırmacıların mRNA bağışıklık teknolojisi üzerine kurulu bir aşı üzerinde çalıştıklarını doğruladı. Huaqing, “Ülkemizde geliştirilen mRNA aşıları da klinik deney safhasına girdi” dedi. Huaqing, mRNA teknolojisini kullanan Çin aşıların ne zaman hazır olacağı hakkında bilgi vermedi.

    Brezilya’da yapılan araştırmada, Sinovac aşısının koronavirüs semptomatik enfeksiyonlarını önlemede etkililik oranı yüzde 50,4 olarak belirlenmişi. Hacettepe Üniversitesi’nin FAZ 3 sonuçlarına göre ise Sinovac aşısının etkililiği yüzde 83,5.

    Aynı oran Pfizer-BioNTech aşısı için yüzde 97.

    Sinovac Sözcüsü Liu Peicheng da aşının etkililik oranının farklılık gösterdiğini kabul etti bunun araştırmada yer alan kişilerin yaşları ve virüsün varyantı ile başka faktörlerden kaynaklanabileceğini söyledi.

    Çin devlet medyası ve sosyal medyada sağlık ve bilim konusunda yazan Çinli bloggerlar da mRNA teknolojisinin güvenliğini ve etkililiğini sorgulama kampanyasına yoğun olarak katılmışlardı. (AP)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 1 milyon doları reddeden matematikçi Perelman şimdi ne yapıyor?

    1 milyon doları reddeden matematikçi Perelman şimdi ne yapıyor?


    ABD merkezli Clay Matematik Enstitüsü, yeni bir binyılın başladığı 2000’de o güne kadar çözülemeyen bir dizi matematik problemini “Bin Yılın Soruları” başlığı altında listeledi ve bunları çözecek kişiye, problemin zorluk derecesine göre değişen çeşitli para ödülleri vaat etti.

    Bu sorulardan biri de matematikçi Henri Poincare’nin 1904′te ortaya attığı ‘Poincare varsayımı”ydı. Enstitü, problemi çözecek kişiye 1 milyon dolarlık bir ödül vereceğini açıkladı.

    Birçok kişi tarafından günümüzde de ‘dünyanın en zeki insanı’ olarak gösterilen Rus matematikçi Grigori Perelman 2002’de problemi çözdü ve çözümünü, 33 sayfalık bir makale eşliğinde internete koydu.

    ‘İmkânsız’ problem çözülmüştü ama, problemi çözen matematikçinin tavrı, problemin çözümünün önüne geçti; Grigori Perelman hipotezin ispatına katkısının ünlü matematikçi Richard S. Hamilton’dan daha fazla olmadığını gerekçe göstererek, ödülü de ödülle birlikte verileceği duyurulan 1 milyon doları da reddettiğini açıkladı.

    Moskova Merkezli Turkrus.com, 10 yıldır annesiyle birlikte yaşadığı ‘yoksul evi’nden nadiren sokağa çıkan bu ilginç insanın şimdi ne yaptığını, elde edebildiği birkaç bilgi kırıntısıyla şöyle anlatıyor:

    ***

    Rus basını 2014’te Perelman’ın İsveç’te nanoteknoloji alanında çalıştığını yazmış, ancak matematikçi kısa bir süre sonra yeniden memleketi St. Petersburg’ta ortaya çıkmıştı.

    Bir dönem Amerika Birleşik Devletleri’nde dersler veren matematikçinin bu işten elde ettiği gelirle yaşamını sürdürdüğü tahmin ediliyor. Rusça yayın organları ayrıca Perelman’ın kız kardeşinin Rusya dışında yaşadığını ve kardeşine yardım ettiğini yazıyor.

    55 yaşındaki Perelman St. Petersburg’da annesiyle birlikte yaşıyor. Ancak Perelman’ın halen matematikle uğraşıp uğraşmadığı belirsiz. Medya zaman zaman evinin önünde pusuya yatsa da, çok az sokağa çıkan dahi matematikçinin nasıl yaşadığı ve neler yaptığına dair fazla bir bilgi alınamıyor.

    Mart 2010’da Perelman’ın başarısı ve sorulara verdiği yanıt medyaya şöyle yansımıştı:

    “Dr. Grigory Perelman Dünyanın en zeki insanı olduğunu ispat etti. Dünyanın en zor matematik sorularından birini çözen Perelman kendisine sunulan 1 milyon dolarlık ödülü ise reddetti.

    “Dünyanın en zeki adamı olarak kabul edilen Doktor Grigory Perelman St. Petersburg’da bakımsız ve böceklerle dolu bir apartman dairesinde oturuyor. Ancak ‘her istediğime sahibim’ diyor.

    “100 yıldır matematikçilerin çözemediği ‘Poincare Conjecture’ adı verilen matematik problemini çözen Perelman, ‘Meşhur olmak istemiyorum. Kahraman falan değilim’ diyor. Perelman’ın komşusu Vera Petrovna, ‘Bir kere dairesine girdim ve şoke oldum. Sadece bir masası, bir klozeti ve daha önceki oturanlar tarafından bırakılmış kirli bir yatağı vardı. Apartmandaki hamam böceklerinden kurtulmaya çalışıyoruz, ama onun dairesinde saklanıyorlar’ dedi.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***