ABD’de yaklaşık 66 milyon kişi kırsal bölgelerde yaşıyor. Ülke nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturan bu kesim için sağlık hizmetine ulaşmak uzun süredir kentlere göre daha zor ve daha pahalı. Ancak sağlık politikası uzmanlarına göre son dönemde yapılan federal düzenlemeler mevcut sorunları daha da ağırlaştırıyor.
Robert Wood Johnson Vakfı desteğiyle düzenlenen bir toplantıda konuşan uzmanlar, özellikle Medicaid harcamalarında planlanan kesintiler ve Uygun Fiyatlı Bakım Yasası (ACA/Obamacare) kapsamında verilen prim desteklerinin azaltılmasının kırsal sağlık sisteminde ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Sağlık politikaları üzerine çalışan KFF’nin tahminine göre, genişletilmiş prim vergi kredilerinin sona ermesinin ardından ACA üzerinden sigorta yaptıranların sayısı bir yıl içinde yaklaşık 5 milyon azalabilir.
700’den fazla hastane risk altında
Sağlık Hizmeti Kalitesi ve Ödeme Reformu Merkezi’nin verileri ise hastaneler açısından daha çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Kuruma göre ABD genelinde 700’den fazla kırsal hastane kapanma riski taşıyor. Bunların 300’den fazlası ise yakın vadede ciddi kapanma tehdidiyle karşı karşıya.
Kırsal bölgelerde hastanelerin mali yapısını zorlaştıran tek neden sigorta sistemindeki değişiklikler değil. Nüfusun azalması ve yaşlanması, yoksulluk oranlarının yüksekliği, sağlık personeli eksikliği ve hastaların tedavi için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalması da sistemi kırılgan hale getiriyor. Bu bölgelerde kronik hastalıklar, sigara kullanımı, aşırı doz vakaları ve intihar oranlarının daha yüksek olduğuna dikkat çekiliyor.
Medicaid’de yaklaşık 1 trilyon dolarlık kesinti
Uzmanların en fazla üzerinde durduğu başlıklardan biri Medicaid. Yeni federal bütçe düzenlemelerinin Medicaid harcamalarını önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 1 trilyon dolar azaltması bekleniyor. Bu değişikliklerin sağlık sigortası kapsamını da ciddi biçimde daraltabileceği hesaplanıyor.
Zaman Amerika‘nın haberindeki verilere göre, Medicaid ve ACA sistemindeki değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde, uzmanlar gelecek 10 yıl içinde 10 ila 15 milyon kişinin sağlık sigortasını kaybedebileceğini tahmin ediyor. ABD’de halen yaklaşık 30 milyon kişinin sağlık sigortası bulunmuyor. Sigortasını kaybeden kişilerin tedavi ihtiyacı ortadan kalkmadığı için mali yükün hastanelere kayması bekleniyor. Karşılığı alınamayan sağlık hizmetlerinin maliyetinin aynı dönemde yaklaşık 283 milyar dolar artabileceği öngörülüyor.
Hastane kapanınca yalnızca sigortasızlar etkilenmiyor
Kırsal kesimde işveren üzerinden sağlık sigortasına sahip olanların oranı kentlere göre daha düşük. Bu nedenle Medicaid ve ACA programları kırsal nüfus açısından daha büyük önem taşıyor. Ancak uzmanlar hastane kapanmalarının etkisinin yalnızca sigortasızlarla sınırlı olmadığına dikkat çekiyor.
Bir kırsal hastanenin kapanması veya bazı bölümlerini kapatması halinde Medicare ya da özel sağlık sigortası bulunan kişiler de sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük çekiyor.
Son yıllarda bazı kırsal hastaneler tamamen kapanmasa bile doğum, kemoterapi ve bazı uzmanlık hizmetlerini sonlandırdı. Bu durum hastaların tedavi için onlarca kilometre daha fazla yolculuk yapmak zorunda kalmasına neden oluyor.
Çiftçiler de prim artışlarından etkileniyor
Sağlık sigortasındaki değişikliklerin özellikle çiftçiler üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Aile çiftçilerinin önemli bir bölümü kendi hesabına çalıştığı için işveren üzerinden sağlık sigortası alamıyor ve ACA pazarındaki sigorta planlarına yöneliyor. Prim desteklerinin azalması, özellikle yaşları ilerlemiş çiftçilerin ödediği sigorta bedellerini belirgin biçimde artırıyor.
Uzmanlara göre bir bölgede hastanenin kapanması yalnızca sağlık alanında değil, o yerleşimin geleceği açısından da önemli sonuçlar doğurabiliyor. Sağlık hizmetinin uzaklaşması, özellikle yaşlı nüfusun bulunduğu küçük kasabalarda yaşamı doğrudan zorlaştırıyor.
50 milyar dolarlık fon tartışma başlattı
Federal hükümet, kırsal sağlık sistemini desteklemek amacıyla 50 milyar dolarlık Kırsal Sağlık Dönüşüm Fonu oluşturdu. Fonun 2026-2030 döneminde eyaletlere dağıtılması planlanıyor. Ancak uzmanlara göre bu miktar Medicaid’de yapılması öngörülen yaklaşık 1 trilyon dolarlık kesintiyle karşılaştırıldığında oldukça sınırlı kalıyor.
Eleştirilerin bir diğer noktası ise fonun önemli bölümünün hastanelerin günlük mali açıklarını kapatmak yerine teknoloji yatırımları, pilot projeler ve yeni sağlık modellerine yönlendirilmesi. Fonun beş yıl sonra sona erecek olması da sistemdeki uzun vadeli finansman sorunlarının devam edeceği yönündeki kaygıları artırıyor.
Tennessee’de 12 hastane kapanabilir
Krizin en belirgin görüldüğü eyaletlerden biri Tennessee. Birinci basamak hekimi Dr. Amy Gordon Bono’nun aktardığı verilere göre Tennessee’deki kırsal hastanelerin yaklaşık yüzde 36’sı ciddi mali sorunlarla karşı karşıya. En az 12 hastanenin önümüzdeki birkaç yıl içinde kapanma riski taşıdığı belirtiliyor.
Tennessee aynı zamanda Medicaid programını genişletmeyen eyaletlerden biri. Eyalette sağlık güvencesi olmayan kişiler için özellikle kronik hastalıkların erken teşhis ve tedavisi büyük sorun oluşturuyor.
Sigortasını kaybetti, tedavi olamadı, felç geçirdi
Dr. Bono toplantıda sağlık sistemindeki sorunu bir hastasının yaşadıkları üzerinden anlattı. 60’lı yaşlarının başındaki kadın hasta, işvereni tarafından sağlık sigortası sağlanmadığı için ACA üzerinden sigortalıydı. Ancak artan primleri karşılayamayınca sigortasını kaybetti. Doktor kontrollerine gidemedi, ilaçlarını düzenli alamadı ve bir süre sonra felç geçirerek kırsal bir hastaneye kaldırıldı.
Bono, olayın uygun sağlık hizmetine zamanında erişilebilmesi halinde önlenebilecek bir sağlık sorununun ağır sonuçlara dönüşmesine örnek olduğunu belirtti. Hastanın tedavi edildiği hastanenin ise verilen hizmetin bedelini tahsil edemeyeceğini söyledi.
Sigortası olanlar da yüksek faturalarla karşılaşıyor
Sorun yalnızca sigortasızlarla sınırlı değil. Stanford Üniversitesi iktisat profesörü Neale Mahoney’e göre kırsal bölgelerde yaşayanların yaklaşık yüzde 92’sinin bir sağlık sigortası bulunmasına rağmen, birçok poliçe ciddi bir hastalık veya acil durumda hastayı yüksek cepten ödemelerle karşı karşıya bırakıyor.
İşveren tarafından sağlanan sağlık sigortalarında ortalama bireysel muafiyet tutarının son 20 yılda yaklaşık 500 dolardan 2 bin dolara yükseldiği belirtiliyor. Aile poliçelerinde ise bu tutar daha da yüksek olabiliyor. Bu nedenle sağlık sigortası bulunan bazı aileler bile acil bir operasyon veya ciddi hastalık durumunda binlerce dolarlık faturalarla karşılaşabiliyor.
Sağlık sisteminde “üçlü şok”
Uzmanların dikkat çektiği bir başka nokta ise üç farklı alandaki maliyet artışının aynı döneme denk gelmesi. ACA üzerinden sigorta alan yaklaşık 20 milyon kişinin yükselen primlerden etkilenmesi bekleniyor. Yaklaşık 160 milyon Amerikalıyı kapsayan işveren sigortalarında ise prim artışlarının yüzde 9-10 düzeyine ulaştığı belirtiliyor. Bu oran son yirmi yılı aşkın sürenin en yüksek artışlarından biri olarak gösteriliyor.
Medicaid kapsamında bulunan kişilerin ise yeni bürokratik şartlar nedeniyle sigortalarını kaybetme riskiyle karşılaşabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre bu üç gelişmenin aynı anda yaşanması, özellikle kırsal Amerika’da sağlık hizmetlerinin finansmanını ve erişilebilirliğini önümüzdeki yıllarda daha da kritik hale getirebilir.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/10/Bir-gozalti-yuz-binlerce-dolar-ABDde-tartismali-gocmenlik-tesviki-360x180.jpg)





























![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/10/ABDde-saglikta-kriz-Primler-artiyor-Medicaid-daraliyor-hastaneler-kapanma-asamasinda-700x375.jpg)
![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/10/Bir-gozalti-yuz-binlerce-dolar-ABDde-tartismali-gocmenlik-tesviki-350x250.jpg)





