The Economist, Türkiye’deki fon krizinin iki günde yaklaşık 30 milyar dolarlık piyasa değerini sildiğini yazdı ve düzenleyici kurumların neden daha erken müdahale etmediğini sorguladı. Dergi, bazı fonlarda üç yılda yüzde 60 bini aşan, bazı şirket hisselerinde ise yüzde 7 bine yaklaşan yükselişlere dikkat çekti. MSCI’ın haziranda Türkiye piyasasında ortaklık yapılarındaki şeffaflık ve koordineli işlemlere ilişkin kaygıları gündeme getirdiğini hatırlattı. MSCI, kasıma kadar yeterli ilerleme görülmemesi halinde Türkiye’nin endekslerdeki konumuna ilişkin bir istişare başlatabileceğini açıklamıştı. Bu nedenle “gelişmekte olan piyasa” statüsünün kaybedilmesi henüz alınmış bir karar değil, düzenleyici sorunların devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek bir risk.
İngiliz The Economist dergisi, Türkiye’de bazı yatırım fonlarında başlayan likidite krizini ve ardından Borsa İstanbul’da yaşanan sert satış dalgasını mercek altına aldı. Dergiye göre bazı fonların yatırımcıların para çekme taleplerini karşılayamamasıyla başlayan süreç, 16 Eylül’de BIST 100’de yüzde 5’i aşan kayba yol açtı. İki günlük süreçte borsadan yaklaşık 30 milyar dolarlık piyasa değerinin silindiği belirtildi.
The Economist, krizin arka planında bazı fon ve hisselerde yıllar içinde oluşan olağanüstü getirileri öne çıkardı. Tera bağlantılı fonlardan birinin üç yılda yüzde 60 binin üzerinde yükseldiği, Destek Finans Faktoring hisselerinin ise halka arzından yaklaşık 17 ay sonra yüzde 7 bine yakın değer kazandığı belirtildi.
Derginin aktardığı mekanizmaya göre, işlem hacmi ve fiili dolaşımdaki hisse miktarı düşük şirketlerde fonların yoğun alımları fiyatları yükseltiyor; yükselen fiyatlar fonların performansını artırıyor, yüksek getiriler yeni yatırımcı çekiyor ve değerlenen hisseler yeni borçlanmalarda teminat olarak kullanılabiliyordu. The Economist, bir yetkilinin bazı yapıları “Ponzi benzeri” olarak nitelendirdiğini de aktardı. Bu ifade resmi bir hukuki tespit değil, dergide aktarılan bir değerlendirme.
UYARI İŞARETLERİ DAHA ÖNCE ORTAYA ÇIKMIŞTI
The Economist’in en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri düzenleyici kurumların müdahale zamanlamasına ilişkin oldu. Dergi, fonların düşük halka açıklık oranına sahip hisselerde yoğunlaşmasına ilişkin işaretlerin daha önce ortaya çıktığını, ancak SPK’nın fonlardaki yoğunlaşmayı sınırlayan kapsamlı düzenlemeyi ağustos sonunda devreye aldığını belirtti.
Yeni kurallara uyum için fonların bazı hisseleri satmaya başlaması fiyatları aşağı çekerken, düşüşlerin yatırımcı çıkışlarını hızlandırdığı; fonların artan nakit taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla likidite sorununun büyüdüğü değerlendirmesi yapıldı.
TÜRKİYE’NİN “GELİŞMEKTE OLAN PİYASA” STATÜSÜ RİSKTE Mİ?
Haberde uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın Türkiye’ye ilişkin haziran ayındaki uyarısı da hatırlatıldı. MSCI, Türkiye piyasasında ortaklık yapılarının şeffaflığı ve koordineli işlemlere yönelik kaygılar bulunduğunu açıkladı. Kurum, kasım ayındaki endeks değerlendirmesine kadar “yeterli, somut ve güvenilir ilerleme” görülmemesi halinde Türkiye ve Türk hisselerine nasıl yaklaşılacağı konusunda bir istişare süreci başlatabileceğini duyurdu.
Burada önemli bir ayrım var: MSCI şu aşamada Türkiye’nin “gelişmekte olan piyasa” statüsünü düşürme kararı almış değil. Türkiye halen MSCI’ın gelişmekte olan piyasalar sınıfında bulunuyor. The Economist’in gündeme taşıdığı risk, sorunların giderilmemesi halinde mevcut statünün gelecekte tartışmaya açılabilecek olması.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































