Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu (BIPM) bünyesinde düzenlenen 28. Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı’nda, artık saniye uygulamasının 2027’den itibaren kaldırılması yönünde karar alındı. 15 Ekim’de yapılan oylamada 69 ülkenin temsilcileri, saat sisteminin yeni bir modele geçmesini destekledi. Yeni düzenlemenin 20 Mayıs 2027’de yürürlüğe girmesi planlanıyor. The Guardian’ın haberine göre, değişiklikle birlikte, saniyeler arasına düzenli aralıklarla ekleme yapmak yerine, atom saatlerine dayanan zaman sisteminin kesintisiz ilerlemesi sağlanacak.
Artık saniye neden kullanılıyordu?

Artık saniye, atom saatlerinin ölçtüğü zaman ile Dünya’nın dönüşüne dayanan astronomik zaman arasındaki farkı dengelemek için geliştirildi. Atom saatleri son derece hassas çalışırken Dünya’nın dönüş hızı sabit değil. Gezegenin iç yapısındaki hareketler, okyanuslardaki değişimler ve atmosferik olaylar Dünya’nın dönüşünü etkileyebiliyor. Bu nedenle bir günün uzunluğu, atom saatlerine göre tam olarak 24 saat olmayabiliyor.
Saniyenin modern bilimsel tanımı 1967’de atom fiziğine dayandırıldı. Uluslararası zaman standardı UTC ise 1972’den itibaren, Dünya’nın dönüşüyle arasındaki farkın 0,9 saniyeyi aşmaması için gerektiğinde ‘artık saniyelerle’ düzeltildi. İlk artık saniye 30 Haziran 1972’de eklendi. O tarihten bu yana toplam 27 artık saniye uygulandı. Son ekleme ise 31 Aralık 2016 tarihinde yapıldı. ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), uygulamanın temel amacını atomik zaman ile astronomik zaman arasındaki uyumu korumak olarak açıklıyor.
Artık saniye neden kaldırılıyor?
Uygulamanın sona erdirilmesinin temel nedeni, saniyelik zaman düzeltmelerinin modern bilgisayar sistemlerinde ve dijital altyapıda arızalara yol açabilmesinde yatıyor. Dakikanın alışılmış 60 saniyelik düzenine bir saniye eklenmesi, işletim sistemleri, sunucular ve zaman eşitleme yazılımları için beklenmedik sorunlar yaratabiliyor. Örneğin 2012’de uygulanan artık saniyenin ardından Reddit ve LinkedIn gibi internet sitelerinde kesintiler yaşandı. Qantas havayolunun operasyonları da zamanlama sorunlarından etkilendi.

Dünya’nın dönüş hızındaki son değişimler yeni bir risk ortaya çıkardı. Gezegenin dönüşü bazı dönemlerde hızlandığı için gelecekte ilk kez bir saniyenin çıkarılmasını gerektiren negatif artık saniye gündeme gelebilir. Daha önce uygulanmamış böyle bir düzeltmeye hazırlıksız olan yazılımlar, kritik altyapılarda daha ciddi sorunlara neden olabilir.
NIST’in 2024’te yayınladığı değerlendirmede atomik zaman ile astronomik zaman arasındaki izin verilen farkın artırılmasını ele alıyor. Amaç, küresel zaman standardının devamlılığını korurken saniyelik müdahalelerin yarattığı teknik riskleri azaltmak.
Yeni düzenlemeyle UTC, Dünya’nın dönüşüne bağlı olarak her birkaç yılda bir saniye eklenerek veya çıkarılarak düzeltilmeyecek. Bunun yerine, atom saatlerine dayanan zaman standardı kesintisiz biçimde ilerleyecek. Astronomik zaman ile UTC arasındaki farkın bir saate ulaşmasına izin verilecek. Bu farkın birikerek söz konusu sınıra ulaşmasının ise binlerce yıl sürmesi bekleniyor.
Günlük hayatımız değişecek mi?

Yeni düzenlemenin gündelik hayatta belirgin bir değişiklik yaratması beklenmiyor. Telefonların, bilgisayarların ve akıllı saatlerin gösterdiği saatler normal şekilde çalışmaya devam edecek. Kullanıcıların cihazlarını güncellemesi, saatlerini elle ayarlaması veya günlük rutinlerini değiştirmesi gerekmeyecek.
Değişikliğin asıl etkisi, saniye hassasiyetinde zaman eşitlemesine ihtiyaç duyan sistemlerde görülecek. Telekomünikasyon ağları, uydu navigasyonu, elektrik şebekeleri, finansal işlemler ve veri merkezleri kesintisiz zaman ölçümünden yararlanabilecek. Böylece artık saniyelerin farklı sistemlerde farklı yöntemlerle uygulanmasından kaynaklanan uyumsuzlukların azaltılması hedefleniyor.
Bununla birlikte, Dünya’nın dönüşü ile resmi zaman arasındaki bağ tamamen koparılmıyor. Yalnızca iki zaman ölçeği arasındaki farkın daha geniş bir aralıkta birikmesine izin veriliyor. Dolayısıyla değişiklik, zamanın kendisinin veya saniyenin tanımının ortadan kaldırılması anlamına gelmiyor.
Zaman ölçümünde yeni bir dönem
Artık saniye uygulaması, atom saatlerinin hassasiyeti ile Dünya’nın doğal hareketlerini uzlaştırmak amacıyla yarım yüzyıldan uzun süre kullanıldı. Dijital altyapının giderek daha fazla zaman eşitlemesine bağımlı hale gelmesi, bu yöntemin maliyetlerini ve risklerini de beraberinde getirdi. 2022’de alınan uluslararası kararlarla 2035’e kadar geçiş yapılmasının önü açılmıştı. Ekim 2026’da alınan yeni kararla geçiş takvimi öne çekildi ve 20 Mayıs 2027 tarihi belirlendi.
Bu değişiklik, insanların zamanı ölçme biçimini günlük hayatta değiştirmeyecek. Küresel iletişimden navigasyona kadar pek çok sistemin dayandığı zaman standardının, modern teknolojinin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesini sağlayacak.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































