Fon soruşturmasında SPK’nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği 26 Eylül tarihli yazı ortaya çıktı. Mahmut Sütcü imzalı belgede, Başsavcılığın piyasa dolandırıcılığı ve suç geliri elde edildiğine yönelik “kuvvetli suç şüphesi” tespitleri aktarılırken, 131 fonun TEFAS işlemlerine kapatıldığı hatırlatıldı. SPK, “sorumlu tüzel kişiler” ve “sorumlu fonlar” listelerindeki şirket ve fonlara ilişkin tespitlerin yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağını bildirdi. Yazıda doğrudan “tedbirler kaldırılsın” ifadesinin bulunmaması dikkat çekti.
Fon soruşturmasında şirketler ve fonlar hakkında uygulanan adli tedbirlerin yeniden değerlendirilmesi sürecine ilişkin kritik bir belge ortaya çıktı. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Mahmut Sütcü imzasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 26 Eylül 2026 tarihli yazıda, Başsavcılığın aynı tarihli müzekkeresine yanıt verildi.
SPK yazısında, Başsavcılığın soruşturma kapsamında ulaştığı tespitler şöyle aktarıldı: “Yazınızda özetlenen gelişmelerin 6362 sayılı Kanunun 107. maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçuna vücut verdiği ve bu bağlamda da suç geliri elde edildiği yönünde kuvvetli suç şüphesi oluştuğu…”
Yazıda ayrıca SPK Karar Organının 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla 131 fonun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda alım ve satım işlemlerine kapatıldığı hatırlatıldı. Ancak belgenin en önemli bölümü son paragrafta yer aldı. SPK, Başsavcılığa şu değerlendirmeyi iletti: “Söz konusu tespitlerinizin; sorumlu tüzel kişiler listesinde yer alan firmalar ile sorumlu fon listesinde yer alan fonlar açısından tekrar değerlendirilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.”
“TEDBİRLER KALDIRILSIN” DEMİYOR
Belgedeki ifade önemli bir ayrımı ortaya koyuyor. SPK, Başsavcılığın piyasa dolandırıcılığı ve suç geliri şüphesine ilişkin değerlendirmesini aktarıyor ancak şirketler ve fonlar yönünden doğrudan “malvarlığı tedbirleri kaldırılsın” talebinde bulunmuyor. Kurulun kullandığı ifade, bu şirket ve fonlar hakkındaki tespitlerin “tekrar değerlendirilmesi”.
Bu nedenle daha sonra şirketlerin hesapları ve ticari faaliyetleri üzerindeki bazı kısıtlamaların kaldırılmasına ilişkin kararın, SPK’nın doğrudan bir “tedbir kaldırma” talebinden değil, bu yeniden değerlendirme sürecinden sonra alınmış olması önem taşıyor.
131 FON VURGUSU
SPK’nın yazısında 17 Eylül’de alınan 131 fonluk kararın özellikle hatırlatılması da dikkat çekiyor. Kurul, söz konusu fonları TEFAS üzerinden alım ve satıma kapatmış ve ardından tasfiye sürecini başlatmıştı. Dolayısıyla yazıda bir taraftan fon sisteminde alınan ağır idari tedbirler hatırlatılırken, diğer taraftan soruşturmadaki şirket ve fonların tamamının aynı hukuki çerçevede değerlendirilip değerlendirilmemesi gerektiği yeniden gündeme getiriliyor.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































