Licê’de hayvanlarını otlatırken karakolda atılan havan mermisi sonucu katledilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un ölümü üzerinden 17 yıl geçti. Ceylan’ın akrabası olan gazeteci Heval Önkol, ailenin ve Özgür Basın’ın tüm çabalarına rağmen dosyanın aydınlatılmadığını söyledi
Amed’in Licê (Lice) ilçesi Kanîsipî Mahallesi’ne bağlı Xombaz mezrasında, 28 Eylül 2009’da hayvanları otlatırken karakoldan atılan havan mermisiyle katledilen Ceylan Önkol’un (12) katledilmesinin üzerinden 17 yıl geçti. Ceylan Önkol’un katledilmesi kadar, ardından yaşananlar da hafızalara kazındı. Cenazesi saatlerce olay yerinde bırakıldı, aile kendi imkanlarıyla cenazeye ulaştı, soruşturma yıllarca sonuçsuz kaldı…
Aile, patlamanın ardından durumu jandarmaya ve savcılığa bildirdi. Ancak savcı ve otopsi yapacak doktor, bölgenin “Riskli” olduğu gerekçesiyle olay yerine gelmedi. Ceylan Önkol’un cenazesi 6-7 saat boyunca olay yerinde kaldı. Ceylan’ın annesi Saliha Önkol, kızının parçalanmış bedenini kendi elleriyle toplamak zorunda kaldı. Ardından Ceylan’ın cenazesi aile ve köylüler tarafından karakola götürüldü.
Sorular, büyüdü dosya küçüldü
Ceylan Önkol’un katledilmesine neden olan mühimmatın 40 milimetrelik bombaatar mühimmatı olabileceğine ilişkin raporlar dosyaya girdi. Aile ve insan hakları örgütleri ise mühimmatın bölgedeki askeri birliklerden atıldığına ilişkin iddiaların araştırılmasını istedi. Alternatif bir uzman raporunda da patlamanın Ceylan Önkol’un kendi müdahalesiyle gerçekleştiği iddiasını destekleyecek bir bulgu olmadığı belirtildi. Fakat yıllar geçti. Sorular büyüdü, dosya küçüldü.
Failler ceza almadı
Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Nisan 2013’te Ceylan Önkol’un katledilmesiyle ilgili failler hakkında “Görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Savcının, “Güvenlik” gerekçesiyle olay yerine götürülmemesinden sorumlu tutulan jandarma görevlileri hakkında da “Görevlerini ihmal ettiklerine ve suçun unsurlarının oluştuğuna dair delil bulunmadığı” gerekçesiyle kamu davası açılmasına yer olmadığına karar verildi. Böylece Ceylan Önkol’u katledilmesinin ardından aileye bir kez daha kapı kapandı. Fakat Ceylan Önkol’un annesi Saliha Önkol, kızının katledilmesinin peşini bırakmadı.
Yüzde doksan kusurlu bulundu
Dosya bu kez idarenin sorumluluğunun tartışıldığı mahkemeye taşındı. Bakanlık, idarenin kusurlu olmadığı yönünde savunma yaptı. Ancak mahkeme, Xambaz mezrasındaki alanın köylülerin hayvanlarını otlattığı, çocukların kullandığı ve yerleşim yerine yakın bir bölge olduğuna ilişkin bakanlık tarafından aksini gösteren herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığına dikkat çekti. Mahkeme, insanların sürekli kullandığı ve yerleşim yerine yakın bir alanda patlamamış mühimmatın bulunmasının, güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülmediğini belirterek, idarenin yüzde 90 oranında kusurlu olduğuna hükmetti.
Ceylan Önkol’a da yüzde 10 kusur!
Ancak aynı kararda, bilirkişi raporunda yer alan ve Ceylan Önkol’un elindeki cisimle bomba atara vurması sonucu patlamanın meydana geldiği yönündeki değerlendirmeye atıf yapılarak, Ceylan Önkol’a da yüzde 10 kusur verildi. O yaşta bir çocuğun eline geçmiş bir cismin ne olduğunu bilmesi, taşıdığı tehlikeyi öngörmesi beklenirken, onu korumakla yükümlü olanların sorumluluğu ise mahkeme kararıyla yüzde 90 olarak belirlendi.
Tazminat kararı verildi
Mahkeme, Ceylan Önkol’un yüzde 10 kusurlu kabul edilmesi nedeniyle annenin 124 bin 700 TL’lik maddi tazminat talebinin 112 bin 230 TL’sini kabul etti. Babası Raif Önkol için talep edilen 77 bin 890 TL maddi tazminatın ise 70 bin 101 TL’sine hükmedildi. Anne ve babanın talep ettiği manevi tazminat kapsamında da 50’şer bin TL olmak üzere toplam 100 bin TL ödenmesine karar verildi.
Ceylan katledildiğinde henüz altı yaşında olan akrabası gazeteci Heval Önkol da yaşadıklarını anlattı.
Heval Önkol, yalnızca Ceylan’ın annesinin feryatlarını hatırladığını söyledi. Olayın aydınlatılmaması ve gerçeklerin karanlıkta bırakılmasına karşı gazetecilik yapmaya başlayan Heval Önkol, aile içerisinde Ceylan’a dair anlatılanların kendisinde derin izler bıraktığını söyledi.
Kürt çocuklarının küçük yaşlardan itibaren devlet şiddetiyle karşı karşıya kaldığını belirten Heval Önkol, Ceylan’ın ölüm haberini aldığı günü anlattı:
“Sokakta oyun oynarken annemlerin feryat sesleriyle haberi aldım. Daha çok küçük olmanın vermiş olduğu duyguyla yaşananların ne olduğunu çok anlamasam da devletin Kürtler ve çocuklara karşı canice katliamlarını hep bilirdim ve bu bilinçle büyütülmüştüm.
Çok şey hatırlamasam da Ceylan’ın annesinin ‘Ceylanımmm’ diye bağırarak yaktığı feryat beynime kazındı. Bu feryat, bende devlete karşı olan öfkeyi katbekat artırdı. O yaşta bu mücadelenin hangi boyutta olacağını tam olarak kestiremeyecek kadar küçüktüm; ancak devlete karşı direnmenin ve hakikat arayışının zorunluluğunun bilincindeydim. Çünkü ben de her Kürt çocuğu gibi gözlerimi devletin zulmüyle açmıştım.”
‘Her çocuk haberinde aklıma Ceylan’ın gözleri geliyor’
Büyüdükçe Ceylan Önkol’un yanı sıra 12 yaşında 13 kurşunla katledilen Uğur Kaymaz, hava saldırısında yaşamını yitiren Solin bebek ve ekmek almaya giderken katledilen Berkin Elvan gibi çocukların hikayelerini öğrendiğini belirten Heval Önkol, yaşananların duyurulması ve faillerin açığa çıkarılması amacıyla Özgür Basın geleneğinde yer almaya karar verdiğini söyledi:
“Her çocuk katledildiğinde haberini yaparken aklıma ilk olarak Ceylan’ın parçalanan bedeni ve ceylan gözleri geliyor. Ve her defasında içimden, ‘Bir Ceylan daha yaşamından koparıldı’ diyorum.”
Ailenin hukuki mücadelesi sürüyor
Ceylan Önkol dosyasında aradan geçen 17 yıla rağmen tek bir failin dahi yargılanmadığını belirten Heval Önkol, ailenin ve Özgür Basın’ın tüm çabalarına rağmen dosyanın aydınlatılmadığını söyledi. Tek bir failin dahi mahkeme karşısına çıkarılmamasının adalet sistemine ilişkin ciddi bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Heval Önkol, ailenin hukuki mücadelesini sürdürdüğünü ekledi.
Kaynak: JINNEWS \ ANF
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































