NECİP F. BAHADIR | YORUM
Başlıktaki soruya cevap vererek başlayalım yazıya: Önemsiz olmadığı açık. Mansur Yavaş sıradan bir siyasetçi değil. Potansiyel cumhurbaşkanı adayı ve Erdoğan’ın en ciddi rakibi. MHP lideri Devlet Bahçeli’ye göre ‘ülkenin önemli konusu’ değil. Ve ekranlardaki Yavaş tartışması Erdoğan’ın BM konuşması ile ABD temaslarını gölgelemek için imiş! Erdoğan’ın konuşması sadece AKP tabanında yankılandı. Yeni bir şey söylemedi. Bilmem kaçıncı kez Sezai Karakoç’un şiirini okudu.
Rahmetli Karakoç sadece bir ‘şair ve düşünce adamı’ değildi. Aynı zamanda bir siyasetçiydi. ‘Diriliş Partisi’ni kurdu. Sonra adını ‘Yüce Diriliş’ diye değiştirdi. Bu partiden lideri ve genel başkanıydı. Erdoğan’ın başka bir siyasi parti liderinin şiirini veya metnini okuması ne kadar doğru? Siyaseti etiğe sığar mı? Bence doğru ve şık değil.
Ayrıca o sözler ağzına da pek yakışmadı. Çünkü o makamda değildi. Bu şiir ona karşı da çok söylendi.
Burada AKP ve Erdoğan’ı muhatap alarak defalarca yazdım. Tekrar hatırlayalım isterseniz; “Onlar sanıyorlar ki / biz sussak mesele kalmayacak / Halbuki biz sussak /tarih susmayacak / tarih sussa / hakikat susmayacak / Onlar sanıyorlar ki / bizden kurtulsalar mesele kalmayacak /Halbuki bizden kurtulsalar / vicdan azabından kurtulamayacaklar / Vicdan azabından kurtulsalar / tarihin azabından kurtulamayacaklar / Tarihin azabından kurtulsalar / Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar…”
Hakikati susturmak isteyen kim? Muhaliflerin sesini kısan kim? AKP iktidarı veya Erdoğan’dan başkası mı? Bu şiir sanki AKP baskı ve zulümlerine itiraz için yazılmış gibi durmuyor mu?
Öyle değil tabii. Çok eski tarihli… 1970’lere ait. Ancak ‘mazlumların sesi’ olabilir bu, zalimlerin değil! AKP ve Erdoğan ‘baskı politikasıyla’ konuşuyor zaten… Gerçeği dile getirenin sesi bastırılmakta… Ağzını açan soluğu dört duvar arasında almakta… Sokak röportajlarındaki sıradan insanların bile kaderi bu… Hapishaneler Erdoğan’a laf söylemiş muhaliflerle dolu.
Evet, inkarı anlamsız Erdoğan, Gazze konusunu uluslararası camiada, kameraların önünde sık sık gündeme getirdi. Peki, etkisi ne oldu? Gazzelinin hayatında bir şey değişti mi? Yoksa retorik olarak mı kaldı? O zaman insan sormadan edemiyor, Gazze çıkışları ‘istismar’ olamaz mı?
Trump’la görüşemeden döndü!
İsrail’e ambargo delik deşik… Tel Aviv’e petrolün Anadolu topraklarından gittiğini bilmeyen var mı? Erdoğan vanayı kapatmayı göze alabildi mi? İsrail en büyük kazanımlarını AKP’nin iktidar yıllarında yaptı. Bu tespit Numan Kurtulmuş’un…
Neyse konumuz bu değil. Erdoğan’ın dört gözle beklediği Trump görüşmesi gerçekleşmedi. Oysa AKP medyası ne büyük heyecanla duyurmuştu haberi. Erdoğan’ın da Trump’la fotoğraf verebilmek için yanıp tutuştuğunu bilmeyen yok. 2028 seçimlerine giderken Trump’ın himmetine muhtaçtı. New York’tan görüşemeden dönmek zorunda kaldı. Yani Bahçeli’nin endişesi yersiz; öyle Erdoğan’ın gölgelenecek ABD temasları falan olmadı.
Mansur Yavaş’ın CHP’den istifası elbette önemli… Yavaş, parti sözcüsünün açıklamasına alındı, kendisini hedef aldığını düşündü. Zaten parti ile arasına ‘soğukluk’ girmişti. CHP’nin 9 Eylül kuruluş etkinliklerine katılmadı. Parti yönetimi bunu ‘hayal kırıklığı’ olarak niteledi.
Mansur Yavaş fırsat kolluyordu!
Peki ne yaptı o gün? Saray’a gitti, Erdoğan’la görüştü. Ankara projelerini anlattı destek ve yardım istedi. Başka? Nicedir randevu talebi vardı fakat cevapsızdı. Sonunda Erdoğan kapıyı açtı. Neden?
‘CHP sözcüsünün söyledikleri’ sadece gerekçe… İstifanın asıl nedeni bu değil. Belli ki Yavaş fırsat kolluyordu. Fırsat doğunca değerlendirdi. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki ‘butlan yönetimine’ mesafeli durduğunu defalarca hissettirdi. Zaten gönül olarak kopmuştu. Resmen de ‘ayrılık’ gerçekleşti.
Geride bıraktığı ‘evlad u iyâl’ yok. CHP eski havasını ve gücünü yitirdi. Bırakın ‘ana muhalefeti’, ‘yavru muhalefet’ bile değil. AKP’nin uzantısına dönüştü. Kılıçdaroğlu’nun Ekrem İmamoğlu’m muhalefeti Erdoğan’a muhalefetinin çok önünde… “Siyasi tutsak değil” dedi.
Mansur Yavaş’ın istifası niye önemli? Cumhurbaşkanı adaylığı nasıl etkilenecek? CHP’siz kazanma şansı nedir? CHP Erdoğan, Yavaş ikileminde kimi destekler?
Mansur Yavaş, Özgür Özel’in Yeni Partisi’ne de katılmayacak. Bir süre ‘partisiz, bağımsız’ kalacak. Seçimlere kadar mı? Pek sanmıyorum. Parti kararını siyasi şartlar belirler. ‘Bağımsız’ ama ‘bağlantısız’ olmadığı açık. Yeni Parti ile dirsek teması sürüyor… İyi Parti’nin desteği arkasında… Zafer Partisi ve Anahtar Parti de mesafeli değil. CHP’den boşandı fakat bir ‘çatı aday’ pozisyonunu yitirmiş değil. Hala en güçlü isim…
İstifasının Erdoğan görüşmesinden sonra gelmesi tesadüf mü? İkili bir araya gelir de cumhurbaşkanlığı seçimlerini görüşmemiş olabilir mi? Bu hayatın olağan akışına uymaz. Benim zihnimde soru işareti… Acaba Yavaş, Erdoğan’la konuştuktan sonra ‘strateji ve planlarında’ herhangi bir değişikliğe gitti mi? Hala o plana sadık mı?
Benim tereddütlerim var. Erdoğan’ın Yavaş’ın kafasını karıştırmış olmasından şüpheleniyorum. AKP’ye dümen kırar anlamında söylemiyorum ama seçeneğe de tümden ‘hayır’ diyemiyorum.
İktidarın ‘Öcalan’ tercihi oyları nasıl etkileyecek?
Mansur Yavaş’ın önündeki ‘peynir’ de büyük, tehlike ve risk de… Eğer seçime kadar sağ salim ayakta kalabilirse sandıktan ülkenin bir numaralı adamı olarak çıkması işten bile değil. AKP ve Erdoğan’ın üzerinde dolaşan kara bulutlar yoğunlaştı. Ekonominin toparlanması çok zor.
Fon depremi iktidarı sarstı. Fatura çok ağır; Yaklaşık 20 milyar dolar. Dile kolay, 500 bin mağdur söz konusu. Ki bunların büyük bölümü AKP’nin tabanı… Ekonomi yönetimi eleştirilerin odağında. SPK gibi kurumlar sorgulanır hale geldi.
Erdoğan Mayıs seçimlerinde ‘güvenlik ve terör’ karşıtlığıyla ancak ikinci turda ipi güç bela göğüsleyebilmişti. ‘Öcalan’a iki katlı Bahçeli evi’ izah edebilir mi? Meclis’i Öcalan’ın ayağına götürmesini anlatabildi mi?
AKP kitlesi gözünü kapatsa da toplum olup bitenin farkında… Erdoğan çoktan ‘şapkadaki tavşanları’ tüketti. Sandık sihirbazlığı da bir yere kadar… Erdoğan’ın Yavaş ile yarışmaya gücü de takati de yetmez. AKP ve Bahçeli’nin sancısı bu yüzden… Seçmene ne vaat edebilir? 23 yılın sonunda ülkeyi getirdiği yer ortada…
Tam bir enkaz ve yıkım…
Mansur Yavaş’ın CHP’den istifası ‘cumhurbaşkanı adaylığı’ açısından önemli… Yoksa partisini terk etmiş, kimin umurunda? CHP’siz Yavaş iddiasından pek bir şey yitirmez. Tabii tek çare de Mansur Yavaş değil. Erdoğan’ın en büyük rakibi kendisiydi, kendisine yenildi.
‘Mansur Yavaş plana sadık kalmadı, başka yollara saptı’ diyelim; siyaset kendi içinde çareyi üretir. Siyasi umut tükenmez. Erdoğan kesinlikle rakipsiz kalmaz.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***



![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/Demirtas-duyurdu-Selcuk-Mizrakli-8-Eylulde-tahliye-olacak-360x180.jpg)



























![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/Demirtas-duyurdu-Selcuk-Mizrakli-8-Eylulde-tahliye-olacak-350x250.jpg)





