İki oğlu tutsak olan Dilaver Anığ, ‘çerçeve yasa’ kapsamında oğlunun ve siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini belirterek, ‘Tutuklu iki oğlumuz halkın şerefi, vicdanı ve dilleri için tutuklandı. Biz sadece hak, adalet ve barış istiyoruz’ dedi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında 10 Ağustos’ta Meclis’te kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin tartışmalar sürüyor. Yasanın Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, siyasi tutsakların durumuna ilişkin atılacak adımlar yakından takip ediliyor. Sürece destek veren tutsak yakınları ise yasanın daha geniş bir kapsamda uygulanmasını ve somut adımların atılmasını talep ediyor.
Agirî’de (Ağrı) yaşayan ve iki oğlu cezaevinde tutulan Dilaver Anığ, tutsakların serbest bırakılması çağrısında bulundu. 12 yıldır tutsak olan büyük oğlu Sipan Anığ’a, gizli tanık beyanları gerekçe gösterilerek 31 yıl hapis cezasının verildiğini kaydeden Dilaver Anığ, oğlunun Agirî’den İzmir Buca Cezaevi’ne sevk edildiğini ve tek kişilik hücrede tutulduğunu söyledi.
Küçük oğlu Welat Anığ ise “örgüte üye” ve ” örgüte yardım” ettiği iddiasıyla 2021 yılında tutuklandı. Welat Anığ’a ise yargılandığı davada 26 yıl hapis cezası verildi. Temyiz sürecinin ardından cezası 13 yıla indirilen Welat Anığ, Rize Cezaevi’ne gönderildi.
Her iki oğlunun farklı ve uzak cezaevlerinden tutulmasından kaynaklı ziyaret edemediğini kaydeden baba Dilaver Anığ, çocuklarıyla birlikte bütün siyasi tutsakların serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Aile de cezalandırılıyor
Oğlu Sipan’ın tutuklanması ardından farklı cezaevlerine sevki yapılarak ailenin cezalandırıldığını dile getiren Dilaver Anığ, mesafeden dolayı görüşlerine gidemediğini söyledi.
Dilaver Anığ, şöyle konuştu:
“Mahkemede tutuklandıktan sonra Ağrı’dan sırasıyla Erzurum Oltu, Van, Adana ve son olarak İzmir Buca Cezaevi’ne sevk edildi. Şu an İzmir’de tek başına hücrede tutuluyor. Uzaklık nedeniyle ailecek görüşe gidemiyoruz. Gidebildiğimiz tek seferde ise cezaevi yönetiminin ayakkabı tabanlarına kadar varan onur kırıcı ve insan haklarına aykırı ağır arama dayatmalarıyla karşılaştık. Sanki cezaevine bomba götürüyormuşuz gibi muamele olunması vicdanımızı yaralıyor.”
‘Bir hafta işkence gördü’
Diğer oğlu Welat’ın yakalanma sürecini anlatan Dilaver Anığ, şunları anlattı:
“Welat’ın yakalandığı gün ise ikimiz bir kahvehanedeyken operasyon düzenlendi. Beni dışarıda bırakıp Welat’ı, ardından eve gelip diğer oğlumuz Serhat’ı götürdüler. Bir hafta süren işkencenin ardından mahkemeye çıkarıldılar. Serhat serbest bırakılırken Welat tutuklandı. Ağrı’daki bir yıllık tutsaklığın ardından Rize Cezaevi’ne nakledildi.”
‘Onurlu barış istiyoruz’
Onurlu bir barış istediklerini dile getiren baba Dilaver Anığ, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Türkiye’de başlayan demokratik toplum süreci vicdanlı ve dürüst bir şekilde ilerlerse sonuna kadar arkasındayız ve destekliyoruz. Türk, Kürt, Arap; hepimiz insanız. Allah bize bir dil vermiş. İnsanın hakkı neyse biz de onu istiyoruz. Kanın dökülmesini istemiyoruz, bir an önce onurlu bir barışın gelmesini diliyoruz. Çocuklarımıza ‘terörist’ denilmesini kabul etmiyoruz. Ne ben, ne çocuklarımız, ne de torunlarımız bunu asla kabullenmeyeceğiz. Tutuklu iki oğlumuz halkın şerefi, vicdanı ve dilleri için tutuklandı. Biz sadece hak, adalet ve barış istiyoruz.”
‘Süreçte samimiyelerse İGK kararları kaldırılmalı, tutsaklar tahliye edilmeli’
Haber: Serkan Satılmış / MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































