Çocuklarını Kürt özgürlük mücadelesinde yitiren Korkmaz ailesi İstanbul’da düzenlenen anmalarda yerini aldı. Anne Kadriye Korkmaz yaşamını yitiren oğulları için, ‘Yüreğim yandı ama ben yine her gün ellerimi açarak, bir barış olsun diye dua ediyorum’ derken, kardeş Abdullah Korkmaz, ‘Abilerimle gurur duyuyoruz. Onların eriştiği bu şerefe biz de yetişmek ve layık olmak için mücadelemizi sürdüreceğiz’ dedi
Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesine bağlı Şikeftika köyünün 1993 yılında zorla boşaltılması üzerine İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Korkmaz ailesinin iki çocuğu, Kürt özgürlük mücadelesine yaşamını yitirdi.
Mehmet Şerif Korkmaz (Kemal) 1991’de henüz ailesi köyde iken özgürlük mücadelesine katıldı. Bir diğer oğulları Mehmet Korkmaz (Bahoz) ise köylerinin boşaltılmasından kısa bir süre önce 1993’te özgürlük mücadelesinde yerini aldı. Mehmet Korkmaz, katılım yapmasından kısa bir süre sonra 3 Ekim 1993’te Êlih’ın Kercews (Gercüş) ilçesinde çıkan bir çatışmada, Mehmet Şerif Korkmaz ise 1994 yılında Botan’da bulunan Çiyayê Reşkê alanında yaşanan bir çatışmada yaşamını yitirdi.
‘Zulmü kabul etmedikleri için yola koyuldular’
Anne Kadriye Korkmaz (80) özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin aileleri ile birlikte İstanbul’da gerçekleştirilen anmalarda yerini aldı. Çocuklarının özgürlük mücadelesine katılmasını “Yüreklerinde mücadele sevgisi vardı ve gittiler” diye anlatan Kadriye Korkmaz, “Köyde iken yapılan hakaretleri, zulmü kabul etmedikleri için çocuklarım yola koyuldu. Halimiz vaktimiz yerindeydi ama üzerimize çok geldiler. Köyümüzü, evimizi, her şeyimizi yaktılar. Biz de köyümüzden çıkmak zorunda kaldık. Çaremiz kalmamıştı artık İstanbul’a göç ettik. Ama iki çocuğum köyden partiye katılım yaptı. Biz daha köyümüzden çıkmamıştık. İlk önce oğlum Şerif gitti. ‘Anne ben gidiyorum hakkını helal et, belki bu birbirimizi son görüşümüz’ dedi ve birbirimizi son görüşümüz oldu. Ben gitme deyince, ‘anne sen bize yaşatılan bu zulmü görmüyor musun’ diye sordu. İkisi de giderken benimle vedalaşarak gitti. Ben çocuklarımla gurur duyuyorum, başım dik. Anne yüreğidir içim yanıyor ama bir yandan da mutluyum” ifadelerini kullandı.
‘Yüreğim yandı ama barış olsun diye dua ediyorum’
Oğlu Mehmet Kormaz’dan bahseden Kadriye Korkmaz, “Bahoz gitmeden önce birkaç ay cezaevinde kalmıştı. Daha sonra bırakıldı ancak devlet peşini bırakmıyordu. ‘Bu sefer de cezaevine girersem beni öldürecekler, ben gideceğim’ dedi. Böylece o da gitti. Yüreğim yandı ama ben yine her gün ellerimi açarak, bir barış olsun diye dua ediyorum. Çocuklarımız gitti, evimizi kaybettik ama bu mücadeleden pişman değiliz. Neredeyse 30 yıldan fazla oldu, köyümden çıkalı ama halen hatırımdadır” diye konuştu.
‘Arkadaşlar gözümüzü açtı’
Abdullah Korkmaz da kardeşlerini anlatarak, özgürlük mücadelesi ile ailesinin 1991’de tanıştığını söyledi. Özgürlük mücadelesi gerillalarının ilk defa köylerine geldiği zamanları hatırlayan Abdullah Korkmaz, “Bize Kürdistan’ı ve Kürt tarihini anlattılar. Biz Kürt’tük ama arkadaşlar bizim gözümüzü açtı. Abilerimin de hareketi tanıması böyle oldu” dedi.
Ağabeyi Kemal’in (Şerif Korkmaz) annesine “artık özgürlükten mahrum kalmayacağız” diyerek, özgürlük mücadelesine katıldığını belirten kardeş Korkmaz, annesinin de “Eğer ardından şerefli bir mücadele bırakacaksan, git oğlum. Seninle başım hep dik olacak” dediğini söyledi. Abdullah Korkmaz, sonrasını ise “Bunun üzerine abimi uğurlamak için bir akşam bütün aile bir araya geldik, yemek yedik. Daha dün gibi aklımda, alnımdan öptü sarıldı bana, hepimizle vedalaşarak 1991 yılının bir kış gününde PKK’ye katıldı” sözleriyle anlattı.
‘Özgürleştirmemiz gereken bir halk bekliyor, diyerek gitti’
Ağabeyi Mehmet Korkmaz’ın (Bahoz) da günlerce gözaltında işkence görmesinin ardından 10 ay cezaevinde tutulduğunu belirten kardeş Korkmaz, ağabeyinin tahliye olmasının ardından özgürlük mücadelesine katıldığını hatırlattı. Ağabeyinin annesine “Özgürleştirmemiz gereken bir halk bekliyor” diyerek, gittiğini belirten Korkmaz, “Biz yıllar önce duygusal bir bağlılıkla partiye bağlıydık. Ama şimdi parti ve Başkan Apo sayesinde daha bilgiliyiz, gözümüz açıldı, kendimizi tanıdık” dedi.
‘Bedeli ne olursa olsun hiçbir zaman pişman olmadık’
Ne mücadeleden ne de direnişten vazgeçmeyeceklerini belirten kardeş Korkmaz, “Bedeli ne olursa olsun hiçbir zaman pişman olmadık, tek bir adım geri atmadık. Davamızdan yürümeye devam edeceğiz. Abilerimle gurur duyuyoruz. Onların eriştiği bu şerefe biz de yetişmek ve layık olmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar inandıkları fikir ve yol için canını verdiler. Bize düşen de onların yolunda ve izinde devam etmek olacak. Onlar canlarını feda etmeselerdi biz bugün dilimizi dahi konuşamazdık. Biz çocuklarımıza kendi anadilimizde bir isim dahi veremiyorduk. Benim çocuklarımın ismi Bahoz, Botan, Dicle. Onların verdiği emek, mücadele ve direniş sayesinde oldu bunlar. İnanıyorum ki mücadelemiz daha da büyüyecek ve kazanan biz olacağız” dedi.
Haber: Roza Arpa\MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































