Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Borsa İstanbul’da 16 Eylül’de BIST 100 endeksinde kaybın yüzde 6’yı aşarak devre kesicinin çalışmasına yol açan sert satışların ardından ekonomi yönetimini ve piyasa denetim mekanizmalarını eleştirdi. Erbakan, yaşananları “iş kazası” veya “piyasa dalgalanması” olarak görmediğini belirterek “çok ağır bir dolandırıcılık vakası” olduğunu öne sürdü. MSCI ve S&P Dow Jones’un Türkiye piyasasına yönelik uyarılarını hatırlatan Erbakan, “16 Eylül 2026 tarihini not alıyoruz” dedi.
YRP lideri Fatih Erbakan, Borsa İstanbul’da yaşanan sert satışların ardından X hesabından kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Erbakan, küçük yatırımcıların zarar gördüğünü belirterek sermaye piyasalarındaki son gelişmeler konusunda düzenleyici kurumlara ve iktidara bir dizi soru yöneltti.
YRP lideri, yaşananları piyasalardaki olağan bir düzeltme olarak değerlendirmediğini belirterek, “Dün Borsa İstanbul’da yaşanan büyük çöküş bir ‘iş kazası’ veya ‘piyasa dalgalanması’ değil; göz göre göre gelen, doyumsuzluğun, denetimsizliğin ve liyakatsizliğin eseri olan çok ağır bir dolandırıcılık vakasıdır” ifadelerini kullandı.
“MİLYONLARCA KÜÇÜK TASARRUF SAHİBİ ZARAR GÖRDÜ”
Yatırım fonları ve Borsa İstanbul üzerinden tasarruflarını değerlendiren küçük yatırımcıların yaşanan gelişmelerden ağır biçimde etkilendiğini savunan Erbakan, yatırımcıların “devletin kurduğu sisteme” güvenerek birikimlerini sermaye piyasalarına yönlendirdiğini belirterek, yaşanan kayıpların sorumlularının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
ERBAKAN’DAN MSCI VE S&P SORUSU
Erbakan’ın açıklamasında öne çıkardığı başlıklardan biri de uluslararası endeks sağlayıcılarının Türkiye sermaye piyasasına ilişkin daha önce yaptığı uyarılar oldu.
“S&P ve MSCI gibi uluslararası kuruluşların aylar öncesinden Türkiye’ye yaptığı açık uyarılar neden kulak ardı edildi?” diye soran Erbakan, bu uyarılar karşısında yeterli düzenleyici önlem alınıp alınmadığının açıklanmasını istedi.
“ŞİRKETLERİN DEĞERLERİNİN 80-100 KATINA ÇIKMASINA KİM GÖZ YUMDU?”
Erbakan, bazı şirketlerin borsadaki değer artışlarını da gündeme getirdi. YRP lideri, ekonomik faaliyetleriyle borsa değerleri arasında büyük fark bulunduğunu savunduğu bazı şirketlerin kısa sürede çok yüksek piyasa değerlerine ulaşmasına hangi kurumların izin verdiğini sordu.
“Hiçbir ekonomik dayanağı, üretimi ve karşılığı olmayan şirketlerin halka arz değerlerinin 80-100 katına çıkmasına kimler, hangi menfaatler karşılığında göz yumdu?” ifadelerini kullanan Erbakan, Türkiye’nin köklü sanayi şirketlerinin piyasa değerlerine kısa sürede yaklaşan şirketlerin denetlenip denetlenmediğinin ortaya çıkarılmasını istedi.
FON ŞİRKETLERİNE İLİŞKİN SORULAR
Erbakan, açıklamasında fon piyasasının işleyişine ilişkin de bir dizi soru yöneltti. Fon şirketlerinin tasarruf finansman şirketleriyle finansal ilişkilerinin nasıl düzenlendiğini soran Erbakan, “inançlı mülkiyet esası” kapsamında fon varlıklarının yatırımcıların menfaatine uygun şekilde yönetilip yönetilmediğinin araştırılmasını istedi.
YRP lideri ayrıca, piyasalardaki olası sıkıntıları önceden öğrenerek pozisyonlarını kapatan siyasetçi veya bürokratların bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini savundu.
“ÖNCEDEN HABER ALIP SERMAYESİNİ KURTARAN VAR MI?”
Erbakan’ın en dikkat çekici sorularından biri ise olası içeriden bilgi kullanımına yönelik oldu. “Küçük yatırımcı bu enkazın altında can çekişirken, yaklaşan kaosu önceden haber alıp sermayesini kurtaran siyasetçi ve bürokratlar var mıdır?” diye soran Erbakan, varsa bu kişilerin açıklanmasını istedi.
“16 EYLÜL 2026 TARİHİNİ NOT ALIYORUZ”
Erbakan açıklamasının sonunda, yaşanan piyasa hareketlerinin kapsamlı biçimde soruşturulmasını istedi. YRP lideri, sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini savunarak, “Bu organize dolandırıcılığın hesabını hukuk sormayacaksa kim soracaktır?” dedi.
Yeniden Refah Partisi olarak konunun takipçisi olacaklarını belirten Erbakan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“16 Eylül 2026 tarihini not alıyoruz. İktidarımızda, bu günü yaşatan suistimalcilerden ve işbirlikçilerinden hukuk önünde hesap soracağız.”
MSCI VE S&P UYARMIŞTI
MSCI, Haziran ayında Türkiye hisse senedi piyasasında ortaklık yapılarının şeffaflığı ve olası koordineli işlemlere ilişkin kaygılarını açıklamış; Kasım 2026’ya kadar yeterli ilerleme sağlanmaması halinde Türkiye’nin piyasa sınıflandırmasının yeniden değerlendirilmesine yönelik bir istişare başlatabileceğini duyurmuştu.
S&P Dow Jones Indices da 8 Temmuz’da Türkiye’yi piyasa sınıflandırmasının düşürülmesi ihtimali nedeniyle izleme listesine almış; hisse sahipliği şeffaflığı ile piyasa erişilebilirliğine ilişkin “yapısal endişeleri” takip ettiğini bildirmişti.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































