Xebat Andok, demokratik ulus sosyalizmi ve özgürleşen Kürt aklı üzerine yazdığı makalede önemli tespitlerde bulundu
Xebat Andok’un Özgür Halk Dergisi‘nin Eylül sayısında yayımlanan “Ortak Vatanda Demokratik Ulus Sosyalizmi ve Özgürleşen Kürt Aklı” başlıklı makalesinde, varlığın doğal dengesinden toplumsal öze, kapitalist modernitenin tahribatlarından Kürt toplumsallığına kadar birçok temel konuyu ele aldı. Xebat Andok, makalesinde insanlığın ve Kürt halkının tarihsel-toplumsal yolculuğunu demokratik ulus sosyalizmi perspektifiyle kapsamlı bir şekilde inceledi.
Varlık, doğal denge ve insanın toplumsal özü
Doğada her varlığın kendine göre bir akla ve devinime sahip olduğunu belirten Xebat Andok, anlamı oluşturan bilincin varlığın temel ögesi olduğunu vurguladı. İnsanın ve insanı var kılan toplumsallığın yok olma tehlikesiyle karşılaşmasının trajik sonuçlar doğurduğunu ifade eden Xebat Andok, insanın anlam yükleyen, duygularını, adalet ve özgürlük arayışını geleceğe taşıyan karmaşık yapısıyla küçük bir evren niteliği taşıdığını belirtti.
Kapitalist modernitenin kırımları ve ulus-devlet hastalığı
Kapitalist modernitenin kapitalizm, ulus-devlet ve endüstriyalizm sacayakları üzerinden kurumsallaştığını ifade eden Xebat Andok, bu sistemin doğayı ve toplumları büyük yıkımlarla karşı karşıya getirdiğini dile getirdi Ulus-devlet anlayışının tek tipleştirmeyi dayatarak yüzlerce dili, kültürü ve inancı yok ettiğine dikkat çeken Xebat Andok, durumu şu sözlerle özetledi:
“Şayet dünyayı bir bahçe, her bir halk ve inancı da bir çiçek ya da gül sayarsak, bahçede bulunan çeşitli gül ve çiçeklerin giderek tek tip haline getirilmeye çalışıldığını görürüz. Ulus-devlet anlayışı, her ulusun kendini var kılmak için ille de ulus-devleti benimsemesi ve kurması gerektiğini; birlikte yaşadığı diğer halkları ve inançları da yok etmesi gerektiğini dayatır, yani paradigması bu sonucu ortaya çıkarır.”
Tarihsel toplumsallıktan soykırım eşiğine kürt gerçekliği
Kürtlerin tarihsel süreçte klan ve kabile konfederasyonlarından Zerdeşt’in ideolojik hamlesine kadar geçirdiği aşamaları aktaran Xebat Andok, Kapitalist Modernite koşullarında Kürtlerin soykırım eşiğine getirildiğini vurguladı. Asimilasyon politikalarının toplumsal dokuyu parçaladığını kaydeden Xebat Andok, yürütülen mücadeleye ilişkin şu tespitte bulundu:
“Son iki yüz yıldaki tüm isyanların ağır katliamlarla, sürgünlerle, baskılar ve cezalandırmalarla sonuçlandırılması, ardından Kürdistan coğrafyasında ekonomik çökertme politikasının devreye sokularak Kürtlerin açlığa mahkûm edilmesi, Kürdistan’daki toplumsal dokuyu parçalamış, insanların kendi ailelerini geçindirmekten başka bir şey düşünemez hale gelmelerine neden olmuştur. Kürt halkını bu tablodan kurtarmak, tekrar kendi varlığına, diline, kültürüne sahip çıkmasını sağlamak zorlu bir mücadeleyi gerektirmekteydi.”
Apocu yaşam felsefesi ve ‘çağdaş kürt tarihi’nin doğuşu
Özgürlük Hareketi ile birlikte Kürt ve Kürdistan tarihinde yeni bir sürecin başladığını belirten Xebat Andok, bu dönemi “Çağdaş Kürt Tarihi” olarak tanımladı. Mücadelenin Kürtlerdeki kendi varlığından kaçış pratiğini tersine çevirdiğini belirten Xebat Andok, dağıtılan toplumsal aklın yeniden ortak bir Kürt aklı şeklinde inşa edildiğini kaydetti.
Evrensel, tikel ve tekil diyalektiğinde ortak Kürt aklı
Kürdistan coğrafyasındaki antropolojik, etnolojik ve sosyolojik gerçekliğin evrensel insanlık tarihiyle doğrudan bağlantılı olduğunu savunan Xebat Andok; evrensel, tikel ve tekil ilişkisinin bu coğrafyada iç içe geçtiğini ve Kürtlerin tarih boyunca komünal değerleri koruduğunu ifade etti.
Demokratik komünalite, demokratik ulus ve özgür geleceğin inşası
Kürt toplumunun tarihsel karakterinin devletçi zihniyetle uyumsuz olduğunu ve varlığın özgürlüğünün ulus-devletleşmeyle sağlanamayacağını belirten Xebat Andok, çözümün demokratik komünalite ve demokratik ulus çizgisinde olduğunu vurgulayarak makalesini şöyle tamamladı:
“Kürt tarihi bugünden sonra demokratik komünalite ile demokratik ulusun inşasının tarihi olacaktır. Bu, hem Ortadoğu’nun tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna hem de Kürt halkının toplumsal karakterine en uygun olan yoldur.”
HABER MERKEZİ
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































