Cizîr’deki sokağa çıkma yasakları döneminde katledilen ve cenazesi derin dondurucuda bekletilen 10 yaşındaki Cemile Çağırga’nın annesi Emine Çağırga, ‘11 yıl geçti, hiçbir mahkeme bizi çağırmadı, bir şey sormadılar’ diyerek soruşturmanın yeniden açılmasını istedi
Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde 4-12 Eylül 2015 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının üzerinden 11 yıl geçti. 8 günlük yasakta aralarında çocuk ve yaşlıların da olduğu 21 kişi katledildi. 7 Eylül 2015’de keskin nişancılar tarafından katledilen çocuklardan biri de 10 yaşındaki Cemile Çağırga oldu. Cemile, vücuduna 3 kurşun isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi, cenazesi bozulmasın diye annesi tarafından günlerce evdeki derin dondurucuda bekletildi.
Aradan 11 yıl geçmesine rağmen annesinin “Cizîr” diye seslendiği Cemile’nin faillerinin yargılanması için etkili bir soruşturma yürütülmedi. Herhangi bir şüphelinin tespit edilmediği iddia edildi, dosya kapsamında tek bir emniyet personelinin dahi ifadesi alınmadı. Anne Emine Çağırga, soruşturmanın yeniden açılmasını ve kızının ölümünden sorumlu olanların yargılanmasını istedi.
9 yaşındaki Fatma da havan topuyla katledilmişti
Emine Çağırga’nın yaşadığı bu acı ise ilk değildi. 1992 yılında evlerine isabet eden havan topu nedeniyle o dönem 9 yaşındaki kızı Fatma Çağırga’yı yitiren Emine Çağırga, bu saldırıyı şöyle anlattı:
“1992’de akşam saat 19.00 gibi evdeydik. Çatışma çıktı, hepimiz içerideydik. Evimiz tek katlıydı. Silah sesleri geldi. Kayınpederim, ‘evinize girin, kapınızı kilitleyin, içeride kalın’ dedi. Silah sesleri geliyordu. Bir de büyük bir ses geldi, bomba gibiydi. Hiçbir şey görmedim. Bir baktım, kan geliyor. Kulağımın perdesi yırtıldı. Karanlıktı. Bebeğime yöneldim, onu almaya çalıştım. Bilincim yerindeydi. Eşim bana, ‘Çocuklar nerede, annem babam nerede?’ diye sordu. ‘Bilmiyorum’ dedim. Top evimize vurdu. Tekrar içeri girdim. Karanlıktı, bir yerlere dokundum, kan vardı. Dokunamadım. Hemen dışarı çıktım, nefes alamadım. Komşular bize yardıma geldi. O zaman kayınpederim, eltim, kaynım ve kızım Fatma dahil ailemizden 7 kişi yaşamını yitirdi.”
Yaralı halde Amed’e götürdükleri kızının hastanede yaşamını yitirdiğini söyleyen Emine Çağırga, “Kızım Fatma o zaman sağdı, ona serum takmışlardı. Serumu ben tutuyordum. Fatma orada yaşamını yitirdi. 8 gün hastanede kaldık. Doktorlar bakmadı bile. ‘Niye?’ bakmadıklarını sorduğumuzda ‘PKK’liler, biz o insanlara bakmayacağız’ dediler” ifadelerini kullandı.
‘Duvarlara panzerlerle sıktılar’
2015 yılındaki sokağa çıkma yasağının üçüncü gününde Cemile’nin vurulduğunu anlatan Emine Çağırga, kızının o sırada bahçede yanında olduğunu söyledi. Cemile’nin kendisiyle birlikte kalmak istediğini belirten Emine Çağırga, “Yasak zamanı Cemile okuyordu, babasıyla beraber mandırada çalışıyordu. Yasak başladı, üçüncü günüydü. Çatışma Nur Mahallesi’nde başladı. Bizim Cudi Mahallesi’nde bir şey yoktu. Pazartesi günü bahçede oturuyorduk, Cemile de oradaydı. Ben sandalyede oturuyordum, o ayaktaydı. ‘Sen içeri geç’ dedim. ‘Yok, biraz senin yanında kalayım’ dedi. Bir baktık, kurşun direkt geldi. Nasıl oldu, hiç anlamadık. Duvarlara panzerlerle o kadar sıktılar ki toz kalktı. Ben biber gazıdır sandım. Diğer çocuklarım da yanımdaydı. ‘Kendimizi içeri atalım’ dedim. Ayağım Cemile’ye çarptı. Biz ona Cizîr deriz, kimlikte adı Cemile’dir. ‘Cizîr, annem, kalk kalk’ dedim. Sesini çıkartmadı. Tekrar seslendim, ‘Neden kalkmıyorsun?’ dedim. Sadece ‘Ay anne’ dedi. O zaman kızımın yaralandığını anladım” ifadelerini kullandı.
‘Kalp masajı yaptık, sabaha kadar bekledik’
Cemile’nin vurulduktan sonra evde yaşamını yitirdiğini belirten Emine Çağırga, ambulans ve kolluk kuvvetlerinden yardım istediklerini ancak kimsenin gelmediğini söyledi. Emine Çağırga, “Ne yaptıysam orada yaşamını yitirdi. Kimse evde yoktu. İnsanları çağırdım. Komşular, kızım ve gelinim geldi. Kaldırıp içeriye taşıdık. Yere yatak serdik, üzerine koyduk. Babası geldi. ‘Ne oldu Cemile’ye?’ dedi. ‘Cemile şehit düştü’ dedim. O akşam sabaha kadar elim kalbindeydi. ‘Belki kalbi durmuş, belki korktu ya da başka bir şey oldu’ dedim. Kalp masajı yaptım. Sabaha kadar bekledik. Baktım ki Cizîramin ölmüş. ‘Ay anne’ dediği zaman yaşamını yitirmiş” diye anlattı.
‘Kimse gelmedi’
Ambulans, karakol ve savcılıktan yardım istediklerini ancak sonuç alamadıklarını dile getiren Emine Çağırga, “O akşam ambulansı çağırdık, gelmedi. Karakolu çağırdık, gelmedi. Savcılığı aradık, kimse gelmedi. Babası, ‘Böyle durursa kokar’ dedi. Kalkıp yıkadık, kefenledik. Kınasını yaptım, saçına ve eline kına yaptım. Babası, ‘Dondurucuya koyun, Cemilem kokmasın’ dedi. Derin dondurucuyu getirip odaya koyduk. 2 gün dondurucuda kaldı” dedi.
‘Biz Cizîr’e getirene kadar 9 gün bitti, yasak kalktı’
Cemile’nin cenazesinin daha sonra Şirnex’e götürüldüğünü ve ailesinin cenazeye müdahale edilmesine izin vermediğini aktaran Emine Çağırga, yasak nedeniyle yaşanan zorlukları anlattı. Emine Çağırga, “2 gün sonra milletvekilleri geldiler. Ambulansı ve karakolu aradılar. ‘Bu cenaze burada, gelin alın’ dediler. Onlar da ‘Yasaktır, gelemeyiz’ dediler. Sonra ‘Siz yola kadar getirin, oradan ambulans alacak’ dediler. İki sopa ve battaniyeyle taşıma yaptılar. Erkek kardeşi, ‘Ben götüreyim, ambulansla hastaneye bırakıp geleyim’ dedi. ‘Yok, yasak’ dediler, izin vermediler. O zaman Şirnex’e götürdüler. İki gün sonra bizi aradılar. ‘Biz cenazeyi yıkayacağız’ dediler. Biz kabul etmedik. ‘Siz dokunmayın. Biz yıkadık, kefenledik, her şeyini yaptık’ dedik. Biz Cizîr’e getirene kadar 9 gün bitti, yasak kalktı. Bu yasakta 21 kişi yaşamını yitirdi. Hepsini getirip mezarlığa defnettik” diye konuştu.
‘Hiç açmadılar mahkemeyi’
Cemile’nin ölümünün ardından inceleme yapıldığını ancak aradan geçen 11 yılda herhangi bir dava sürecinin başlamadığını belirten Emine Çağırga, faillerin ortaya çıkarılmasını istedi. Emine Çağırga, “Devlet geldi, kurşunu götürdüler, keşfe geldiler. Bizi ifadeye çağırdılar. ‘Kim yaptı?’ diye sordular. Biz de dedik: ‘Siz biliyorsunuz. Silah sizin elinizde, siz kendiniz biliyorsunuz kim yaptı. Kendiniz arayın suçluyu.’ 11 yıl geçti, hiçbir mahkeme bizi çağırmadı, bir şey sormadılar. Hiç açmadılar mahkemeyi. Bu devlet politikasıdır. Eğer Adalet Bakanı ‘Herkesin failini çıkaracağız’ dediyse sadece Cemile değil, binlerce Cemile gibi insan var. Failleri belli olmayan herkesin failini çıkartsınlar” dedi.
‘Doğrusu, devlet eliyle öldürüldü’
Evinde 8 kişinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Emine Çağırga, “Benim evimden 8 kişi öldü. Devlet öldürdü, kimse öldürmedi. Devlet bundan bahsetmiyor. Bunların hepsini çıkartmaları gerekiyor. Doğrusu, devlet eliyle öldürüldü. Soruşturma yeniden açılsın. Cemile’yi öldürenler adalet karşısına çıkarılıp yargılansın. Sormak istiyorum, ‘Neden Cemile’yi öldürdünüz?’ Ne suçu vardı? Ne yaptı size? Evinde oturuyordu Cemile. Şimdi yaşasaydı belki doktor olurdu, avukat olurdu” diye belirtti.
‘El ele verin, barışı isteyin’
Yaşadıkları acılara rağmen barış çağrısını sürdüren Emine Çağırga, hiçbir annenin çocuklarını savaşlarda kaybetmemesi gerektiğini söyledi. Emine Çağırga, şöyle devam etti:
“Biz hala barış istiyoruz. Bizim yüreğimiz yandı, artık kimsenin yüreği yanmasın. Buradan bütün anneleri, yüreği yanan anneleri çağırıyorum. El ele verin, barışı isteyin. Yüz yıl böyle savaş olsa ne olacak? Ne güzelliği var? El ele verelim, güzel bir barış isteyelim, kötülük istemeyelim. Bu topraklar bizim. Kimliğimizi, topraklarımızı, dilimizi istiyoruz.”
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































