• Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter
Serbest Görüş
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünde yeni soruşturma; 15’i gardiyan 16 kişi gözaltında

    TR724 HABER

    2027 yılı için Cumhurbaşkanlığı’na 27,5 milyar lira ödenek tavanı belirlendi

    Astronotların gözünden İstanbul: Uzaydan çekilen fotoğraflar paylaşıldı – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Astronotların gözünden İstanbul: Uzaydan çekilen fotoğraflar paylaşıldı – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Ünlü oyuncu Serhat Kılıç’ın cenaze programı belli oldu

    Ünlü oyuncu Serhat Kılıç’ın cenaze programı belli oldu

    Tr724 Haber Merkezi

    Ukrayna’dan Kushner ve Witkoff ziyareti değerlendirmesi: “Daha etkili öneriler getirildi”

    Psikolojik gerilim ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’ ile aksiyon-gerilim ‘Saldırı’ gösterime girdi

    Psikolojik gerilim ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’ ile aksiyon-gerilim ‘Saldırı’ gösterime girdi

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Yağma vardı, kimse mani olmadı

    Yağma vardı, kimse mani olmadı

    Şengal Halk Meclisi’nden Bağdat toplantısına tepki: İrademiz yok sayılamaz

    Şengal Halk Meclisi’nden Bağdat toplantısına tepki: İrademiz yok sayılamaz

    Amedspor, Kasımpaşa deplasmanından 1 puanla döndü

    Amedspor, Kasımpaşa deplasmanından 1 puanla döndü

    Libya’da tutuklu olan 36 Kürt genç Kürdistan Bölgesi’ne getirildi

    Libya’da tutuklu olan 36 Kürt genç Kürdistan Bölgesi’ne getirildi

    Tülay Hatimoğulları: Barışın gemisini o limana vardıracağız

    Tülay Hatimoğulları: Barışın gemisini o limana vardıracağız

    Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yeniden Eş Genel Başkan seçildi

    Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yeniden Eş Genel Başkan seçildi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Belgeselin ıskaladığı tarih: Hasidik Yahudiler kimler?

    Belgeselin ıskaladığı tarih: Hasidik Yahudiler kimler?

    Loris Karius: Kâbusun ardından gelen ikinci hayat

    Loris Karius: Kâbusun ardından gelen ikinci hayat

    Dua Peygamberi’nden (sas) günümüze: Mealli Dua Mecmuası

    Dua Peygamberi’nden (sas) günümüze: Mealli Dua Mecmuası

    Sezonun ilk derbisinde Beşiktaş güldü

    Sezonun ilk derbisinde Beşiktaş güldü

    Necip F. Bahadır

    Çekirgenin sakızı ve siyah gözlüğü…

    Saraybosna’nın yıkıntılarından çıkan bir elmas

    Saraybosna’nın yıkıntılarından çıkan bir elmas

No Result
View All Result
  • Haberler
    • All
    • Bilim ve Teknolji
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Kültür - Sanat
    • Politika
    • Spor
    • Yaşam
    TR724 HABER

    Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünde yeni soruşturma; 15’i gardiyan 16 kişi gözaltında

    TR724 HABER

    2027 yılı için Cumhurbaşkanlığı’na 27,5 milyar lira ödenek tavanı belirlendi

    Astronotların gözünden İstanbul: Uzaydan çekilen fotoğraflar paylaşıldı – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Astronotların gözünden İstanbul: Uzaydan çekilen fotoğraflar paylaşıldı – Son Dakika Yaşam Haberleri

    Ünlü oyuncu Serhat Kılıç’ın cenaze programı belli oldu

    Ünlü oyuncu Serhat Kılıç’ın cenaze programı belli oldu

    Tr724 Haber Merkezi

    Ukrayna’dan Kushner ve Witkoff ziyareti değerlendirmesi: “Daha etkili öneriler getirildi”

    Psikolojik gerilim ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’ ile aksiyon-gerilim ‘Saldırı’ gösterime girdi

    Psikolojik gerilim ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’ ile aksiyon-gerilim ‘Saldırı’ gösterime girdi

    Trending Tags

  • İnsan Hakları
    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    Jandarma karakolunda işkence: İki kişi öldürüldü; biri karakol bahçesine gömüldü

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    DEM Partili Kamaç: Diyanet’in 19 dilli yayınında Kürtçe yok!

    ‘Mansur Yavaş her şart altında aday’

    Adliye binalarımız güzel ama adalet var mı?

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Batman’da sert müdahalede bulunan polisler hakkında soruşturma başlatıldı

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    Esenyurtlular kayyıma tepkili: Hukuksuzluk ve adaletsizliktir

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt'taki Mitinge Neden Katılmadı?

    En Yakınındaki İsim Konuştu: Mansur Yavaş Esenyurt’taki Mitinge Neden Katılmadı?

    Trending Tags

  • 15 Temmuz
    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: Başta Hulusi Akar olmak üzere 15-20 kişi konuşmazsa bu iş açığa çıkmaz

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    Akın Öztürk: 15 Temmuz önlenirdi ama 2 buçuk saat refleks göstermediler

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    ”15 Temmuz gazisi” nasıl yakalandı? Kabinden çıkmaya ikna edilmesi yaklaşık 20 dakika sürdü

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Tel Aviv’de taciz şüphesiyle gözaltına alınan Türk görevli ”15 Temmuz gazisi” çıktı

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    Ertesi gün ne yapacaklardı? Ben Serhat Telli, 15 Temmuz günü yaşadığım olayları anlatmak istiyorum

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

    15 Temmuz’u kimin yaptığı sonuçlarında gizli

  • Kürt Meselesi
    Yağma vardı, kimse mani olmadı

    Yağma vardı, kimse mani olmadı

    Şengal Halk Meclisi’nden Bağdat toplantısına tepki: İrademiz yok sayılamaz

    Şengal Halk Meclisi’nden Bağdat toplantısına tepki: İrademiz yok sayılamaz

    Amedspor, Kasımpaşa deplasmanından 1 puanla döndü

    Amedspor, Kasımpaşa deplasmanından 1 puanla döndü

    Libya’da tutuklu olan 36 Kürt genç Kürdistan Bölgesi’ne getirildi

    Libya’da tutuklu olan 36 Kürt genç Kürdistan Bölgesi’ne getirildi

    Tülay Hatimoğulları: Barışın gemisini o limana vardıracağız

    Tülay Hatimoğulları: Barışın gemisini o limana vardıracağız

    Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yeniden Eş Genel Başkan seçildi

    Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yeniden Eş Genel Başkan seçildi

    Trending Tags

  • Görüş & Analiz
    Belgeselin ıskaladığı tarih: Hasidik Yahudiler kimler?

    Belgeselin ıskaladığı tarih: Hasidik Yahudiler kimler?

    Loris Karius: Kâbusun ardından gelen ikinci hayat

    Loris Karius: Kâbusun ardından gelen ikinci hayat

    Dua Peygamberi’nden (sas) günümüze: Mealli Dua Mecmuası

    Dua Peygamberi’nden (sas) günümüze: Mealli Dua Mecmuası

    Sezonun ilk derbisinde Beşiktaş güldü

    Sezonun ilk derbisinde Beşiktaş güldü

    Necip F. Bahadır

    Çekirgenin sakızı ve siyah gözlüğü…

    Saraybosna’nın yıkıntılarından çıkan bir elmas

    Saraybosna’nın yıkıntılarından çıkan bir elmas

No Result
View All Result
Serbest Görüş
No Result
View All Result
Home Görüş & Analiz

Belgeselin ıskaladığı tarih: Hasidik Yahudiler kimler?

SG by SG
7 Eylül 2026
in Görüş & Analiz
0
Belgeselin ıskaladığı tarih: Hasidik Yahudiler kimler?


Ruhi Çenet’in Hasidik Yahudiler belgeseli, çarpıcı görüntülerin tarihsel bağlamın önüne geçtiği bir anlatı sunuyor. Oysa Hasidilik tek bir cemaat değil; Satmar’ın Siyonizm karşıtlığından Chabad’ın İsrail yanlılığına kadar birbirinden ayrı siyasi ve teolojik çizgiler taşıyor. Belgeselin asıl ıskaladığı hikâye ise Chabad içindeki Mesihçi bölünme ve 2024’teki tünel olayının ardındaki otorite kavgası. 

AYDOĞAN VATANDAŞ | YORUM 

Ruhi Çenet’in America’s Most Secretive Jewish Community: Hasidic Jews (48 Hours Inside) başlıklı belgeseli, birkaç gün içinde yaklaşık 50 milyon izlenmeye ulaşarak yalnız Türkiye’de değil, Amerika’da da büyük bir tartışma başlattı. Belgeselin başarısını küçümsemek mümkün değil. Çenet, modern New York’un ortasında dış dünyadan belirli ölçülerde yalıtılmış, kendine özgü kıyafetleri, aile düzeni, eğitim kurumları ve gündelik ritüelleri bulunan bir topluluğu geniş bir izleyici kitlesinin dikkatine sundu.

Ne var ki belgeselin en büyük başarısı aynı zamanda en büyük zaafını da doğurdu: Çarpıcı görüntüler, tarihsel bağlamın önüne geçti. “Hasidik Yahudiler” başlığı altında sunulan dünyanın kendi içinde ne kadar parçalı olduğu; bu grupların Siyonizm, İsrail Devleti ve Mesih fikri karşısında birbirinden ne kadar farklı tutumlar geliştirdiği yeterince anlatılmadı. Böylece izleyici, belirli bir Hasidik çevreden hareketle bütün Hasidiler hakkında genel bir kanaate ulaşmaya yöneltildi.

Oysa Hasidilik tek bir cemaat değildir. Chabad-Lubavitch de bütün Hasidiliğin diğer adı değildir.

“Hasid” ne demektir?

“Hasid” kelimesi İbranice ḥasid sözcüğünden gelir; “dindar”, “sofu”, “Tanrı’ya bağlı kişi” veya “takva sahibi” anlamlarına gelir. Çoğulu Hasidim, öğretinin ve hayat tarzının adı ise Hasiduttur. Kelime modern Hasidilikten çok daha eskidir; Yahudi geleneğinde yüzyıllar boyunca olağanüstü dindarlığı ve ahlaki titizliğiyle öne çıkan kişiler için kullanılmıştır.

Bugün Hasidilik denildiğinde ise esas olarak 18. yüzyılda, o dönemde Polonya-Litvanya Birliği’nin parçası olan ve bugün büyük ölçüde Batı Ukrayna sınırları içinde kalan Podolya ve Volhinya bölgelerinde ortaya çıkan mistik-dini hareket anlaşılır. Hareketin kurucu şahsiyeti, Baal Şem Tov—”İyi İsmin Efendisi”—lakabıyla tanınan Israel ben Eliezer’dir. Tarihçiler, onun bizzat örgütlü bir mezhep kurup kurmadığını tartışsalar da öğretisinin sonraki kuşaklar tarafından büyük bir dini harekete dönüştürüldüğü konusunda hemfikirdir. Oxford University Press’in Hasidilik tarihine ilişkin değerlendirmesi de Baal Şem Tov’un az yazdığını ve muhtemelen bilinçli biçimde yeni bir hareket kurma niyeti taşımadığını hatırlatır.

Hasidilik, dini hayatı yalnızca seçkin hahamların metin bilgisine indirgeyen anlayışa karşı duayı, sevinci, müziği, dansı, mistik tecrübeyi ve Tanrı’nın gündelik hayatın içinde hissedilmesini öne çıkardı. Ancak zaman içinde başlangıçtaki görece halkçı canlanma, her biri bir hahamın—yalnızca hukuk bilgini değil, karizmatik ve manevi önderin—etrafında örgütlenen “hanedanlara” dönüştü. Hahamlığın çoğu grupta babadan oğula veya aynı aile içindeki başka bir erkeğe geçmesi, bu cemaatlerin dini olduğu kadar sosyal ve hanedan temelli yapılara dönüşmesini sağladı.

Amerika’ya ne zaman ve nereden geldiler?

Doğu Avrupa’dan Amerika’ya 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında büyük bir Yahudi göçü yaşandı. Bu göçmenler arasında Hasidiler de vardı; fakat bugünkü kapalı, kurumsallaşmış Hasidik mahallelerin asıl gelişimi İkinci Dünya Savaşı ve Holokost sonrasına rastlar. Nazilerin Doğu Avrupa’daki Yahudi hayatını ve Hasidik merkezleri yok etmesinin ardından hayatta kalan hahamlar ve mensupları başta New York olmak üzere Amerika’ya, ayrıca Filistin’e ve daha sonra İsrail’e yerleştiler. Hasidilik klasik Doğu Avrupa dünyasını kaybetti fakat Amerika ve İsrail’de yeniden kuruldu.

Brooklyn’de Williamsburg, Crown Heights ve Borough Park; New York eyaletinde Monsey, New Square ve Kiryas Joel bu yeni dünyanın başlıca merkezleri oldu. Fakat Hasidiler yalnızca Amerika’da yaşamıyor. Marcin Wodziński’nin cemaat rehberleri üzerinden yaptığı kapsamlı çalışmada 2016 itibarıyla yaklaşık 129 bin Hasidik hane tespit edildi: Bunların yaklaşık 62 bini İsrail’de, 53 bini ABD’de, geri kalanı ise başta İngiltere ve Kanada olmak üzere Avrupa, Avustralya ve Latin Amerika’daydı. Rakamlar bugün değişmiş olsa da coğrafi tablo açıktır: Hasidiliğin iki büyük merkezi İsrail ve ABD’dir; fakat hareket küreseldir. Chabad ise dünyanın yüzü aşkın ülkesindeki merkezleri ve temsilcileriyle en görünür uluslararası ağa sahiptir.

Hangi Hasidik gruplardan söz ediyoruz?

Hasidik grupların çoğu adını Doğu Avrupa’da doğdukları şehirlerden alır. Satmar’ın adı bugün Romanya sınırlarında kalan Satu Mare’den; Lubavitch’in adı Rusya’daki Lyubavichi’den; Bobov’un adı Polonya’daki Bobowa’dan; Belz’in adı bugünkü Ukrayna’daki Belz’den; Ger’in adı ise Polonya’daki Góra Kalwaria’dan gelir. Bunlara Vizhnitz, Sanz, Skver, Karlin-Stolin ve başka birçok hanedan eklenir. Breslov ise kurucusu Haham Nahman’ın 1810’daki ölümünden sonra yeni bir haham tayin etmemesiyle farklılaşır.

Bu grupların kıyafetleri dışarıdan birbirine benzese de eğitim anlayışları, dış dünyayla temasları, teknolojiyi kullanma biçimleri, ibadet gelenekleri ve siyasi tutumları aynı değildir. Satmar son derece içe kapalı ve ideolojik olarak Siyonizm karşıtı bir çizgiyi temsil ederken Chabad, Yahudilere ulaşmayı amaçlayan küresel misyon ağı sayesinde dış dünyayla çok daha fazla temas kurar. Bir üniversite kampüsünde, havaalanında, turistik bir şehirde veya dünyanın uzak bir ülkesinde karşınıza çıkan Hasidik merkez büyük ihtimalle Chabad’a aittir.

Dolayısıyla siyah palto, şapka, sakal ve yan buklelerden hareketle yekpare bir siyasi-dini topluluktan söz etmek mümkün değildir. Bütün Hasidiler Haredi-Ortodoks dünyanın parçasıdır; fakat bütün Harediler Hasidi olmadığı gibi bütün Hasidiler de Chabad mensubu değildir.

Hasidilik, Siyonizm ve Mesih beklentisi

Hasidik gruplar arasındaki en önemli ayrışmalardan biri Siyonizm konusunda ortaya çıkar. Klasik dini anlayışta Yahudilerin sürgününün sona ermesi, kutsal topraklara dönüş ve gerçek kurtuluş Mesih’in gelişiyle tamamlanacaktır. 19. yüzyıl sonunda ortaya çıkan politik Siyonizm ise çoğunlukla seküler milliyetçiler öncülüğünde, Mesih’i beklemeden bir Yahudi devleti kurmayı hedefledi.

Satmar geleneği bu teşebbüsü yalnızca siyasi açıdan değil, teolojik açıdan da yanlış görür. Satmar’a göre insanların Mesih gelmeden sürgünü kendi güçleriyle sona erdirmeye ve egemen bir devlet kurmaya kalkışması ilahi iradeye müdahaledir. Bu nedenle Satmar, İsrail’de yaşayan mensupları bulunmasına rağmen ideolojik olarak anti-Siyonisttir. Hareketin temel metinlerinden Va-Yo’el Moshe, akademik literatürde modern dönemin en güçlü anti-Siyonist ve İsrail karşıtı Yahudi metinlerinden biri olarak değerlendirilir.

Ancak buradan “Hasidiler genel olarak İsrail’e karşıdır” sonucu çıkarılamaz. Birçok hanedan İsrail Devleti’ne karşı pragmatik, tarafsız veya işbirliğine açık bir çizgi izler. Bazıları İsrail siyasetinde Haredi partiler üzerinden temsil edilir. Üstelik İsrail Devleti’ni teolojik olarak kutsamamak ile İsrail toplumunun güvenliğini, Yahudilerin kutsal topraklardaki varlığını veya belirli İsrail hükümetlerinin politikalarını desteklemek birbirinden farklı tutumlardır.

Chabad bu ayrımın en çarpıcı örneğidir. Tarihsel olarak seküler politik Siyonizme mesafelidir ve devleti Mesihçi kurtuluşun kendisi olarak görmez. Buna rağmen İsrail’e, İsrail’deki Yahudilerin güvenliğine ve “İsrail toprağının” dini anlamına son derece güçlü bağlılık gösterir. Toprak tavizlerine karşı çıkması, yerleşimlere yakınlığı ve güvenlikçi politikaları desteklemesi nedeniyle günümüz siyasal dilinde açık biçimde İsrail yanlısı, hatta sağa yakın bir pozisyonda görünür. Chabad’ın kendi yayınları da ilk liderlerinin Avrupa’daki milliyetçi Siyonizme karşı çıktığını, fakat İsrail’in kurulmasından sonra meselenin Yahudilerin hayatı ve güvenliği bağlamında daha farklı ele alındığını kabul eder.

Çenet’in belgesel sonrasında “Görüntülediğimiz Hasidiler Chabad-Lubavitch mensubuydu ve oldukça Siyonistti” açıklamasını yapması bu nedenle önemli, fakat kavramsal bakımdan eksiktir. Daha doğru ifade şudur: Chabad klasik Siyonist ideolojinin ürünü değildir; buna rağmen günümüzde güçlü biçimde İsrail yanlısı, kutsal toprak merkezli ve çoğu konuda İsrail sağının politikalarına yakın bir harekettir.

Chabad-Lubavitch’i farklı kılan nedir?

“Chabad” sözcüğü İbranice Hokhmah (hikmet), Binah (anlayış) ve Da’at (bilgi) kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Hareket, 18. yüzyılın sonlarında Shneur Zalman of Liadi tarafından kuruldu; temel metni 1796’da yayımlanan Tanya’dır. “Lubavitch” ise hareketin uzun süre merkez olarak kullandığı Rus kasabasının adıdır.

Altıncı Lubavitch Hahamı Yosef Yitzchak Schneersohn, Nazi işgali altındaki Avrupa’dan kurtarılarak 1940’ta New York’a geldi. Crown Heights’taki 770 Eastern Parkway binası aynı yıl hareketin merkezi oldu. Damadı Menachem Mendel Schneerson 1941’de New York’a ulaştı ve 1951’de yedinci Haham olarak hareketin başına geçti.

Schneerson, küçük ve savaşta büyük ölçüde yıkılmış bir Hasidik çevreyi küresel bir teşkilata dönüştürdü. Dünyanın dört bir yanına gönderdiği shluchim denilen temsilciler, Yahudi kimliği zayıflayan veya dini kurumlara erişimi olmayan insanlara ulaşmayı amaçladı. Chabad’ın görünürlüğü ve medya becerisi tam da buradan gelir. Onu Satmar gibi dış dünyaya kapanmayı tercih eden yapılardan ayıran özellik, modern araçları reddetmek yerine dini yayılma amacıyla seçici biçimde kullanmasıdır.

Ölmüş bir Mesih: Chabad’ın içindeki büyük paradoks

Chabad’ı diğer Hasidik hareketlerden ayıran ve belgeselin neredeyse bütünüyle ıskaladığı esas mesele, Menachem Mendel Schneerson etrafında gelişen Mesih inancıdır.

Schneerson’ın özellikle son yıllarında bazı takipçileri, onun beklenen Yahudi Mesihi olduğuna inanmaya başladı. 1992’de geçirdiği felçten sonra konuşma yetisini kaybetmesine ve 1994’te ölmesine rağmen bu inanç bütünüyle ortadan kalkmadı. Aksine bazı mensuplar ölümün yarattığı açık teolojik çelişkiyi, Schneerson’ın aslında ölmediği, gizlendiği veya yeniden ortaya çıkarak Mesih görevini tamamlayacağı düşüncesiyle aşmaya çalıştı. Harvard Divinity Bulletin’de yayımlanan bir çalışma, Haham’ın ölümünden onlarca yıl sonra bile bazı Chabad mensuplarının onun Mesih kimliğine inanmaya devam ettiğini inceliyor.

Buradaki absürtlük yalnızca dışarıdan bakan birinin “ölmüş bir insan nasıl gelecekte Mesih olabilir?” sorusundan ibaret değildir. İddia, Yahudi geleneğinin kendi içinde de son derece problemli görülmüştür. Yahudi tarihçi ve Ortodoks haham David Berger, Mesihlik görevini tamamlamadan ölen bir kişinin geri dönüp bu görevi tamamlayacağı düşüncesinin Yahudiliğin yaklaşık iki bin yıl boyunca Hristiyanlığa yönelttiği temel itirazla çeliştiğini savunur. Ona göre bu yaklaşım, Chabad Mesihçiliğini ironik biçimde Hristiyanlıktaki İsa’nın ikinci gelişi inancına yaklaştırmaktadır.

Fakat burada da adil olmak gerekir: Bütün Chabad mensupları Schneerson’ın Mesih olduğuna inanmaz. Hareket, ölümden sonra kabaca Meshichistler ve Mesih iddiasını reddeden ya da kamusal alandan uzak tutanlar şeklinde bölündü. Chabad’ın kurumsal ana akımı, Schneerson’ın mirasını ve otoritesini merkeze almakla birlikte ölmüş Haham’ı açıkça Mesih ilan eden söylemden uzak durmaya çalışır. Buna karşılık bazı gruplar onun hâlâ “Kral Mesih” olduğunu söylemekte, fotoğraflarının altına Mesihçi sloganlar yazmakta ve yeniden zuhurunu beklemektedir.

Bu inanç diğer Ortodoks ve Hasidik çevrelerde ciddi tepki doğurdu. Bazı hahamlar Chabad’ın boykot edilmesini istedi; bazıları ise Mesihçi kanadın inancını Yahudiliğin sınırlarının dışında gördü. Gerilim yalnızca Chabad ile diğer cemaatler arasında da kalmadı; Chabad’ın kendi içinde zaman zaman fiziksel kavgalara kadar vardı.

Tünellerin arkasındaki asıl hikâye

2024’te 770 Eastern Parkway’in altında ortaya çıkarılan izinsiz tünel, internette çocuk kaçakçılığı gibi komplo teorilerine bağlandı. Polis suçlamaları vandalizm, tehlikeye atma ve kamu görevlilerini engelleme gibi fiillerle ilgiliydi; tünelin bu karanlık iddialar için kullanıldığına ilişkin delil bulunmadı.

Fakat tünel iddiaları tamamen anlamsız da değildi. Hadise, Chabad içindeki Mesihçi hizip ile kurumsal yönetim arasında 770’in kontrolü ve Schneerson’ın binayı genişletme arzusunun nasıl yorumlanacağı konusundaki uzun gerilimin sonucuydu. Özellikle İsrail’in Safed kentindeki dini okul çevresinden gelen ve Tzfatim diye anılan radikal Mesihçi gençler, Haham’ın iradesini gerçekleştirdiklerini düşünüyordu. Kurumsal Chabad yönetimi ise onları “başıbozuk” ve “aşırıcı” olarak niteledi. Bu gruplar arasında yıllardır sloganların susturulması, kitapların tahrip edilmesi, sakal çekme ve yumruklaşmaya varan çatışmalar yaşanmıştı.

Dolayısıyla tünelleri anlamanın yolu Chabad’ın içindeki Mesihçilik ve otorite kavgasından geçer. Çenet’in belgeselinin dramatik potansiyeli en yüksek tarihsel hikayelerden biri tam da buydu. Ne var ki tünel görüntüleri kullanılırken onları üreten inanç ve hizip çatışması yeterince açıklanmadığı için izleyiciye gizem verildi, anlam verilmedi.

Muhafazakâr izleyici neden etkileniyor?

Belgeselden akılda kalan yalnızca kapalılık, kamu yardımları veya siyasi nüfuz değildi. Aynı zamanda dinin gündelik hayatın her ayrıntısını belirlediği; geniş ailelerin, cemaat dayanışmasının, geleneksel cinsiyet rollerinin ve kuşaklar arası devamlılığın öne çıktığı bir hayat tarzı sergilendi.

Bu görüntülerin Amerikan muhafazakâr Hristiyanlarında, hatta muhafazakâr Müslümanlarda belirli bir hayranlık uyandırmış olması mümkündür. Çünkü sekülerleşme, aile kurumunun zayıflaması, yalnızlık ve kimlik kaybı karşısında Hasidik hayat dışarıdan bakıldığında güçlü aidiyet, disiplin ve anlam sunuyor gibi görünür. Burada bir tür muhafazakâr ayna etkisi vardır: İnançlar farklı olsa da modern dünyaya yöneltilen itirazlar ve korunmak istenen değerler benzerdir.

Belgeselin temel yanılgısı: Parçayı bütünün yerine koymak

Ruhi Çenet’in belgeseli kötü niyetli olduğu için değil, tarihsel perspektifi zayıf olduğu için sorunludur. “Hasidik Yahudiler” başlığı, izleyicide bütün Hasidik dünyaya girildiği beklentisini yaratıyor. Oysa kamera, ağırlıklı olarak belirli kişiler, mekânlar ve Chabad çevresi üzerinden ilerliyor. Satmar’ın Siyonizm karşıtlığı, Ger ve Belz’in farklı siyasal pratikleri, Breslov’un lidersiz yapısı ve Chabad’ın diğerlerine göre dışa dönük misyoner karakteri anlatılmadığında “Hasidiler” tek bir siyasi iradeye sahip homojen bir blok gibi görünüyor.

Bu eksiklik, “Acaba Siyonistler bu insanları kontrollü biçimde gündeme mi getiriyor?” sorusuna da zemin hazırlıyor. Fakat böyle bir yönlendirme bulunduğunu söylemek için somut delil gerekir. Daha makul açıklama şudur: Chabad zaten dış dünyaya açık, medya kullanmayı bilen, küresel ölçekte örgütlenmiş ve belgeselcilere Satmar gibi kapalı gruplardan daha kolay erişim sağlayan bir yapıdır. Bu erişilebilirlik de onun bütün Hasidiliğin temsilcisiymiş gibi görüntülenmesine yol açmaktadır.

Asıl eleştiri komplo ihtimaline değil, belgesel yöntemine yöneltilmelidir. Çenet, güçlü görüntüler yakalamış fakat görüntülediği cemaatin Hasidik haritadaki yerini yeterince tarif etmemiştir. Chabad’ın tarihsel olarak politik Siyonizmle mesafesini, günümüzdeki güçlü İsrail yanlılığını; Schneerson’ın ardından gelişen Mesihçi bölünmeyi ve tünellerin bu bölünmeyle ilişkisini anlatsaydı, ortaya yalnızca çok izlenen değil, aynı zamanda çok şey öğreten bir belgesel çıkabilirdi.

Çünkü bu hikâyenin en ilginç tarafı siyah şapkalar, uzun sakallar veya internetsiz evler değildir. Asıl hikâye, modernliğe direnen bir hareketin modern dünyanın en etkili iletişim ağlarından birini kurması; politik Siyonizme teolojik mesafe koyarken İsrail’in en güçlü savunucularından birine dönüşmesi ve Hristiyanlığın Mesih anlayışına itiraz eden bir geleneğin içinden, ölmüş liderinin geri dönüşünü bekleyen bir grubun çıkmasıdır.

Belgeselin ıskaladığı büyük paradoks tam da budur.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Tags: hasidic yahudilerhasidiler
ShareTweet
Previous Post

2027 yılı için Cumhurbaşkanlığı’na 27,5 milyar lira ödenek tavanı belirlendi

Next Post

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünde yeni soruşturma; 15’i gardiyan 16 kişi gözaltında

Related Posts

Loris Karius: Kâbusun ardından gelen ikinci hayat
Görüş & Analiz

Loris Karius: Kâbusun ardından gelen ikinci hayat

6 Eylül 2026
Dua Peygamberi’nden (sas) günümüze: Mealli Dua Mecmuası
Görüş & Analiz

Dua Peygamberi’nden (sas) günümüze: Mealli Dua Mecmuası

6 Eylül 2026
Sezonun ilk derbisinde Beşiktaş güldü
Görüş & Analiz

Sezonun ilk derbisinde Beşiktaş güldü

5 Eylül 2026
Necip F. Bahadır
Görüş & Analiz

Çekirgenin sakızı ve siyah gözlüğü…

5 Eylül 2026
Saraybosna’nın yıkıntılarından çıkan bir elmas
Görüş & Analiz

Saraybosna’nın yıkıntılarından çıkan bir elmas

4 Eylül 2026
Davutoğlu nasıl miras bırakacak?
Görüş & Analiz

Davutoğlu nasıl miras bırakacak?

4 Eylül 2026
Next Post
TR724 HABER

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünde yeni soruşturma; 15’i gardiyan 16 kişi gözaltında

  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter

No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • Gizlilik politikası
  • Görüş & Analiz Gönder
  • Newsletter