30 yılı aşkındır tutsak olan Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi 3’üncü kez ertelendi. Tahliyesi ‘serbest bırakılırsa örgütle ilişkisini sürdüreceği’ kanaati getirilerek, engellendi. İnfaz Hakimliği’ne yapılan itiraz da reddedildi
1995’te Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezası verilen ve otuz yılı aşkın süredir tutsak olan Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) tarafından ertelendi. İzmir 2. İnfaz Hakimliği, Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesine ilişkin İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu İGK kararına yaptığı itirazı reddetti. Hakimlik, 3 Eylül 2026 tarihli kararında cezaevi kurulunun kararında “usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” kanaatine vardı.
Gerekçeli kararda, İGK Mehmet Sait Yıldırım’ın cezaevindeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, toplu yaşamın gerektirdiği sorumluluklara uygun davrandığını, kurum demirbaşlarına zarar vermediğini ve oda yerleşimi ile temizlik kurallarına uyduğunu bildirdi. Kurul ayrıca Mehmet Sait Yıldırım’ın cezaevi görevlileri veya diğer mahpuslara yönelik tehdit, tahrik ve kavga gibi davranışlarda bulunmadığını, sportif etkinliklere katıldığını, kitap okuma alışkanlığının olduğunu ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunmadığını kaydetti. Mehmet Sait Yıldırım’ın eşya, mektup ve para yatırma işlemlerinde de “örgütsel faaliyete ilişkin bir emareye rastlanmadığını” belirtti.
Vasisiyle görüşmesi tahliyenin ertelenmesine gerekçe yapıldı
Kurul buna karşın Mehmet Sait Yıldırım’ın 30 Mart 2026’da vasisiyle yaptığı kapalı görüşmedeki bazı ifadelerini “örgüt ideolojisini sahiplendiği” ve “örgütsel düşünceden sıyrılmadığı” yönünde değerlendirdi. Mehmet Sait Yıldırım’ın deneme sürecini “siyasi rehin” olarak nitelendirmesi ve Abdullah Öcalan’ın yakalanmasıyla ilgili süreci “uluslararası komplo” olarak değerlendirmesi, tahliye edilmesi halinde “örgütle ilişkisini devam ettireceği” kanaatine dayanak yapıldı.
Kurul ayrıca Mehmet Sait Yıldırım’ın psiko-sosyal servisle görüşmek istememesini, kendisine yapılan bireysel görüşme talebini kabul etmemesini ve “pişmanlığını ifade eden olumlu bir gelişme gözlemlenmediği” yönündeki değerlendirmeleri gerekçe göstererek “iyi halli olmadığına” karar verdi. Mehmet Sait Yıldırım’ın 27 Ağustos 2026 itibarıyla koşullu salıverilmesinin uygun olmadığına ve üç ay daha denemeye tabi tutulmasına hükmetti.
Kurul “Yıldırım’ın örgütle ilişkisini devam ettireceği” değerlendirmesine rağmen kararda PKK’nin Mayıs 2025’te aldığı fesih kararının veya sonrasında başlayan silah bırakma ve hukuki düzenleme sürecinin bu değerlendirmeye etkisinin ele alındığına ilişkin bir ifadeye yer vermedi.
Karar sonrası kalp krizi geçirmişti
Mehmet Sait Yıldırım, İGK’nin 24 Ağustos’ta verdiği kararın ardından kalp krizi geçirmiş. İzmir Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Mehmet Sait Yıldırım’a burada anjiyo yapılmış ve kalbine iki stent takılmıştı. Yoğun bakım sürecinin ardından da taburcu edilerek tekrar cezaevine gönderilmişti.
Mehmet Sait Yıldırım, 30 yıllık kesintisiz infaz süresini 27 Şubat 2025’te tamamlamış, bunun üzerine koşullu salıverilme hakkı doğmuştu. Ancak Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi bu tarihten itibaren İGK kararlarıyla üç kez ertelendi. Ertelemelerin toplam süresi 21 aya ulaştı.
Kaynak: BİANET
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





































