NECİP F. BAHADIR | YORUM
‘Şüpheli’ sıfatıyla ifade vermek için adliyeye gelen Melih Gökçek’in en dikkat çekici yanı ağzındaki sakız ve gözündeki siyah gözlüktü. Gazetecilerin önünden hızlı adımlara yürüdü. İçeriye girdi. Savcıya neler söyledi bilmiyoruz. Selam verip çıkmadı ama onu biliyoruz zira 2 saat kaldı. Çıkışta dışarıda bekleyen gazetecilere, “Soruşturma gizli, detay veremem!” dedi sadece. Bu ülkede nice ‘gizli soruşturma’ afişe edildi. Soruşturma gizli olabilir ama iddialar aşikar. En azından kamuoyuna yansıyan iddialar hakkında söylediklerini anlatsaydı.
Hikaye burada bitmedi…
“Bu roman iyi bitmeyecek / Hep böyle havalar besler fırtınaları / Korkarım bu mavi ışık çabuk sönecek…”
AKPli Şamil Tayyar’ın ‘kusursuz fırtınası’ bu muydu? Savcı belediyeden ihale alan 36 şirketin dosyalarını istedi. Gökçek dönemi dahil. AKP’nin son döneminde hangi ihale mevzuata uygun yapıldı ki? Özellikle de bakanlıklar ve büyük ihaleler… Gökçek soruşturması dal budak mı salacak yoksa burada Mansur Yavaş’a mu yürünecek? Sanki her ikisi de… ‘Neden Gökçek…?’ sorusu vuzuha kavuşmuş değil.
Komplo teorilerinden başka elde veri yok.
“Erdoğan, Gökçek’i gözden mi çıkardı?” sorusu anlamsız. Gökçek ‘gözde değildi’ zaten. Çoktan düşmüştü. Gözden sadece yaş değil insanlar da düşer!
Yargı harekete geçti, AKP içinde ağlayanı çıkmadı Gökçek’in… Cemil Çiçek gibi aynı kökten gelenler dışında kimsenin umurunda değil. Bülent Arınç, “Konuşmaya hazırım!” diye ses yükseltti; “Koşa koşa gelirim…” dedi.
Bülent Arınç’ın da nereye koştuğu belli değil… Oradan oraya savrulmakta… Yine o bilinen karın ağrısı nüksetti. Ne kinmiş arkadaş! Kin taşıması ne ağır bir yüktür. Gökçek yarası herkesin malumu…
Arınç gibi bir ismin ‘tanıklığı’ muteber midir? Aralarındaki ‘husumet’ objektif ve tarafsızlığına gölgelemez mi? Normal şartlarda ‘evet…’ Fakat ne koşullar olağan ne de soruşturmanın bizzat kendisi… Sadece ‘kurtlukta’ değil, siyasette de düşeni yemek kanundur. Ortalık kan kokusu almış aç kurtlarla dolu… Melih Gökçek bunu fark etmiş olmalı. O da diğer AKP’liler gibi dostu ile düşmanını ayırt edemedi. Dün dün ile gitti. Bugün ‘elleri sıksam, yüreğinde bir sızı…’
Ama artık çok geç… Pişmanlığın yararı yok.
Melih Gökçek, Erdoğan ve AKP için ‘bitmiş ve tükenmiş’ bir figürdü. Ne bugünü ne de yarını söz konusuydu. Yaşı da çok ileri… Bakmayın ekranlarda simsiyah saçlarıyla arzı endam ettiğine… 1948 doğumlu… 80’nine yaklaştı. ‘Siyaset ateşi’ kolay sönmez veya küllenmez. Vaktini bekler. Doğru… Lakin Gökçek’in vakti kaldı mı ki?
Zamana direnilmez. Zaman herkesi yener. Pahalı saatleri koluna takabilirsin ama zamanı satın alamazsın… Erdoğan’ın da bileklerinde milyonluk saatleri var ve fakat zamanları yok.
Melih Gökçek’in AKP ve ülke için siyasi olarak bir anlamı yoktu. Dünü ve hatıralarıyla yaşayan biriydi. Torunlarıyla diyeceğim ama… Gelini ile arasının pek iyi olduğunu sanmıyorum. İstediği zaman torununu görme imkanı olduğunu da… Ahmet Gökçek ‘ailenin üvey evladı’ gibiydi. Uzak durdu veya uzak tutuldu. Gökçek ailesi aslında bu yönüyle de incelemeye değer. Melih Gökçek’in kardeşi Deniz, abisinin hareketlerini onaylamaz ve ondan uzak yaşar.
Neyse… Yeri gelirse ayrıntılarını konuşuruz.
Osman Gökçek’in vekilliği mi? Melih Gökçek isminin ve siyasi mirasının Osman Gökçek üzerinden yürümesini çok istedi. “Onda benim meziyetlerim var.” dediğini duymayan yoktur. Osman Gökçek’i ‘belediye başkan adayı’ yapmak için çok çabaladı, çok didindi. Erdoğan’a çok dil döktü. Yalvardı, yakardı adeta… Nihai amacı büyükşehirdi. Fakat Erdoğan yüz vermedi. Günün sonunda sıradan bir milletvekili yaptı. Ama bu bayrak değişimi falan değildi, parası ve medyası içindi. Gökçek’in arzusu başkaydı.
Melih Gökçek’ten Saray’a sakızlı mesaj!
Gökçek’in veya Çekirge’nin ağızdaki ‘sakız’ ve yüzdeki ‘siyah gözlük’ hukuk ve siyaset tarihine geçti. Melih Gökçek’in iddialara verdiği cevap buydu. Belki boyalı siyah saçı da buna dahil etmek lazım. Ben ikisine takıldım. Boyalı siyah saça siyaset esnafında sık rastlanır. Sakız ve gözlüğün kuşkusuz anlamı başkadı.
Tepkiler karşısında Osman Gökçek babasını savunmaya kalktı. Sakızı şeker hastalığı ve ağız kuruluğuna bağladı. Bu biraz değil fazlasıyla zorlamaydı. Ben ağzında sakızla dolaşan şeker hastası görmedim. Yanında pekala su taşıyabilirdi. Veya saniyelik görüntüler için bir ek tedbire gerek duymuyabilirdi.
İşi Sarkozy’ye kadar götürenler çıktı. Orada Gökçek ‘sakıza sakızla’ karşılık vermişti. Acaba o günleri mi hatırladı.
Sakız bir meydan okuma mı?
Evet… Bir ‘meydan okuma’ söz konusu… Soruşturmayı ciddiye almadığının göstergesi… Mesaj yargıya mı? Hayır… Gökçek yargının kendi inisiyatifiyle soruşturma açmayacağını bilmez mi? Mesaj Saray’a… Dikenin battığı yere… Yani doğrudan Erdoğan’a…
Erdoğan düğmeye bastı, Gökçek sakızla cevap verdi. “Önemsemiyorum… Bunu bana yapmayacaktın…!” dedi. Ama bu dışa yansıyan yüzüydü… Yoksa iç dünyasında fırtınalar koptuğu kesin. Bir yanda öfke diğer yanda korku ve kaygı…
Korku ve tedirginliği hangi organ ele verir? Gözler tabii ki…
Ama o gözleri siyah gözlükle gizledi. ‘Korku ve tedirginliği’ belli olmasın istedi. Kameralar gözlerini göremedi. Kamuoyu gözlerine yansıyan duyguları okuyamadı. Bir cesaret mi yoksa korku mu sinmişti, anlayamadı. Siyah gözlük örttü çünkü.
Korku ve tedirginliğini tahmin etmek zor değil. AKP’nin devri iktidarında hesaba çekileceğini hiç düşünmemişti. Bir çekirge gibi çok sıçradı. Bir, iki değil… Bizzat kendisi “500 kere…” dedi. Bir çekirge 500 defa sıçrar mı? Gökçek siyasette yakayı ele vermeden 500 kere sıçramayı başarmış bir aktör… Söylediği doğru… Onca açığına rağmen her defasında sıçradı ve kurtuldu. Nasıl başardığı da Ankara’da herkesin bildiği ‘sır…’
Yarın her şey unutulur, sakız ve siyah gözlük ise hep hatırlanır. O gün çekirgenin sakızı ve gözlüğü vardı, denir.
Asıl soru şu; Peki bu kez 501. defa da sıçrayabilecek mi çekirge?
Ne dersiniz? Siyah saçlara aldanmayın, kanatlarının kırılmış olma ihtimalini uzak tutmayın!
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***





![Tr724 [Haber Merkezi]](https://serbestgorus.com/wp-content/uploads/2026/09/ABD-Turk-bankasini-yaptirim-listesine-aldi-Iran-baglantisi-iddiasi-360x180.jpeg)































