Sahte ekspertiz raporlarıyla düşük bedelli gayrimenkullerin yüksek değerli gösterilerek yabancılara vatandaşlık kazandırıldığı iddiasına ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmasında 687 kişiye vatandaşlık kazandırıldığı ve Türkiye’ye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar TL’nin girişinin sağlanmadığı tespit edildi. Konunun 2024’te CHP Milletvekili Cevdet Akay tarafından Meclis’e taşındığı, ancak soruların yanıtlanmadığı belirtildi.
Sahte ekspertiz raporlarıyla gayrimenkullerin değerinin yüksek gösterilerek yabancılara Türk vatandaşlığı kazandırıldığı iddiasına ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve bu yolla Türk vatandaşlığı kazandırıldığı belirlendi. Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturmada, Türkiye’ye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar TL’lik tutarın girişinin sağlanmadığı, gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğu ve Türk vatandaşlığı almak isteyen yabancı uyruklu kişilerden menfaat temin edildiği tespit edildi.
Soruşturma dosyasına göre bu yöntemle 687 kişiye vatandaşlık kazandırıldı. Operasyonların ardından açığa çıkan skandalın, 2024 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındığı ancak dikkate alınmadığı belirtildi. CHP Milletvekili Cevdet Akay’ın 2024 yılında, “400 bin dolarlık gayrimenkul edinme şartının sahte ekspertiz raporlarıyla istismar edildiğini.” açıkladığı bildirildi. Akay’ın konuya ilişkin hazırladığı soru önergelerinde Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na iddiaların ayrıntıları soruldu.
Birgün’ün haberne göre Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın, önergeyi “Görev alanıma girmiyor.” gerekçesiyle yanıtlamadığı belirtildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ise soruları “Ticari sır.” gerekçesiyle yanıtsız bıraktığı aktarıldı. Uyarıların dikkate alınmamasını eleştiren Akay, iddiaların zamanında araştırılması halinde bugün 16 ilde operasyon yapılmasını gerektiren büyük bir organizasyonun ortaya çıkmayabileceğini söyledi. Akay, “İki yıl önce kamuoyunun dikkatine sunduğumuz bu iddialar ciddiyetle araştırılmış olsaydı, bugün 16 ilde operasyon yapılmasını gerektiren böylesine büyük bir organizasyon ortaya çıkmayabilirdi.” dedi.
Sahte ve muvazaalı gayrimenkul satışlarının yalnızca vatandaşlık mevzuatıyla sınırlı olmadığını belirten Akay, vergi kaybı ihtimaline de dikkat çekti. Akay, “Gerçek değeri çok daha düşük olan taşınmazların sahte ekspertiz raporlarıyla kat kat yüksek bedeller üzerinden gösterildiği iddiaları doğruysa burada yalnızca usulsüz vatandaşlık kazanımı değil, aynı zamanda ciddi vergi kayıpları da söz konusudur.” ifadelerini kullandı.
Bazı büyük inşaat firmalarının projelerinde yer alan bağımsız bölümlerin gerçek piyasa değerinin üzerinde bedellerle devredildiği iddialarının da araştırılması gerektiğini söyleyen Akay, henüz tamamlanmamış taşınmazların yüksek bedeller üzerinden satışa konu edildiği yönündeki iddialara da dikkat çekti.
Akay, olayın mali boyutunun da incelenmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Devletin vatandaşlık sistemini istismar edenler nasıl hesap vermek zorundaysa bu süreç üzerinden kamu gelirlerini zarara uğratanlar ve haksız kazanç sağlayanlar da hukuk önünde hesap vermelidir. Kamu vicdanının rahatlaması ve devletin mali çıkarlarının korunması için olayın yalnızca adli değil, mali boyutuyla da sonuna kadar araştırılması artık bir zorunluluktur.”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































