İHD, Dünya Barış Günü kapsamında panel düzenledi
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 1 Eylül Dünya Barış günü kapsamında, ‘Barış için riskler, imkanlar ve sorumluluklarımız’ başlığıyla, Beyoğlu’nda bulunan dernek binasında panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak, Özgürlük için Hukukçular Derneği üyesi İlknur Alcan ve Araştırmacı yazar Erdoğan Aydın katılırken panelin moderatörlüğünü İHD İstanbul Şube Başkanı Jiyan Tosun üstlendi. Çok sayıda dernek üyesi, gazeteci ve yurttaş panele katıldı.
Cumhuriyet öncesi dönemde Kürt-Türk ilişkilerine değinerek sözlerine başlayan Aydın, “Türkiye’deki demokrasi güçlerine ağır sorumluluk veren kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu sürece olabildiğince duygularımızdan uzak, soğukkanlı, tarihin verdiği birikimle bakmaya çalışarak, farklı bakış açısıyla bakmalıyız. Bu yaşanan süreç Türkiye’nin iç dengeleri, psikolojisi çerçevesinde yaşanabilir en uygun süreç olduğu kanaatindeyim. Aynı zamanda bir dizi risk içeriyor. Örneğin devletin, iktidar partisinin süreci yönetme biçimine baktığımızda gerçek çözüm sürecinin içinde olmadığımız görüyoruz. Bölgedeki değişimlerden dolayı mecburen başladıkları bir süreç olduğu, kendi iktidarlarını kalıcılaştırmak için süreci araçsallaştırdıklarını görüyoruz. Fakat Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerinin, devrimcilerin yapması gereken ‘egemenlerin evde yaptığı hesabı nasıl bozarız’ sorusu” diye belirtti.
‘Eleştirel pozisyonda duranlar pozitif yerde durmuyor’
Sürecin Kürt halkları açısından nefes aldıran bir süreç olduğunu vurgulayan Aydın, “Türkiye’de Kürt Hareketi aslında ne zamandır artık ayrı devlet formülasyonundan çekilerek onun yerine daha az insanın öleceği, daha nefes alınan ara formülleri sistematize ediyor. Bölgenin bütününün barışa bir an önce ulaştırılabilmesi lazım. Ağır bedeller yaşayan Kürt halkının nefes alacağı, komşusunu ikna edebilme açısından izlenen stratejileri olduğu kanaatindeyim. Kürt Hareketi sadece kendisi izlediği yol ve yöntemlerle örgütleyerek, ulusu modern koşullara göre dönüştüren devrimsel bir atılım gerçekleştirdi. Bugün silahları neden bırakıyorsunuz diyerek eleştirel pozisyonda duranlar pozitif yerde durmuyor” dedi.
‘2005 öncesi kapsaması anayasaya aykırı’
Ardından söz alan İlknur Alcan, kanunun devletin bakış açısını yansıttığını dile getirerek, “Kanunun uygulanması açısından sorunlar doğacak. Kanun bir mahkemeye gittiğinde daha dar yorumlanacak, bir başka mahkemede geniş yorumlanacak. Burada farklı yorumlamalar söz konusu olacak. Aynı suç tipi açısından da uygulamalarda da farklılık olacak. 2005 öncesinde tutuklu kişilerin yararlanmaması anayasaya aykırılık. Sayın Öcalan’ın ve ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin kapsam dışı tutulma durumu var. ‘Terör’ suçu kavramının sınırlarının uygulanmasında sorun yaşanacak. Kişinin hangi davranışının ‘terör’ suçu olacağı yeni yorum istiyor. Bu noktada sınır tartışması var. Örgütün tamamen tasfiyesi meselesine dair; buradaki hukuki ölçüde belirsiz. Fiilen varlık ve tasfiyeden bahsediliyor ancak uygulamada sorun çıkacak. Fiili tasfiye olma durumu ne zaman anlaşılacak, kabul edilecek. Kanun tasfiyenin maddi kriterlerini karşılayamıyor. Bu noktada devam eden soruşturmalar, cezalar, kovuşturmalar, istinaftaki, yargıtaydaki dosyalar için son derece karışık olacak diye düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.
Panel, soru cevap kısmıyla devam etti.
Kaynak: MA
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***




































